İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1053 E. 2024/157 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1053
Karar No
2024/157
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1053 Esas KARAR NO : 2024/157 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/10/2022 KARAR TARİHİ : 21/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; davaya konu ...Bank A.Ş. ... Şubesi'ne ait .... seri numaralı 28.06.2021 tarihli, 45.000 TL bedelli çeke dayanılarak Bursa ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra dosyası üzerinden müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili firma yetkilisinin ... olduğunu, ancak bu çekteki imzanın müvekkili firma yetkilisine ait olmadığını, müvekkili firmanın böyle bir çek ile hiçbir ilgisi bulunmadığını ve Bursa ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası kapsamında kendisine ödeme emri gönderilmesiyle böyle bir çekin varlığından haberdar olduğunu, her ne kadar çek üzerindeki imza müvekkiline ait olmasa da imzaya itiraz süresini kaçırdığı için söz konusu çeke süresinde itiraz edemediğini, müvekkili firmanın ... İnş. Ltd. Şti. isimli firma ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, hiçbir alacak-borç ilişkileri bulunmadığını ve müvekkili firma yetkililerinin bu şahsı tanımadığını, dolayısıyla dava konusu çeki hiçbir surette keşideciden lehtar olacak şekilde düzenlettirmediklerini, ayrıca icra takibi konusu çekin arka kısmında müvekkili firmanın kaşe ve imza yoluyla atılmış cirosu bulunduğunu, icra takibine konu edilen ...Bank A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı 28.06.2021 tarihli, 45.000 TL bedelli çekteki ciroda bulunan imza ve kaşenin müvekkili firma yetkililerine ait olmadığını, müvekkili firmanın davalılara hiçbir borcu bulunmadığını, dolayısıyla kaşeyi, imzayı ve borcu kabul etmediklerini iddia ederek; davanın kabulü ile öncelikle takdiren teminatsız olarak dava neticesinde müvekkilinin mağdur olmaması amacıyla icra dosyasına yatacak paraların alacaklı davalı tarafından çekilmemesi, dosyanın üçüncü şahıslara temlik edilmemesi ve de dava sonuçlanıncaya kadar icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Bursa ....İcra Müdürlüğü'nün ... Es. Sayılı dosyası ile icra takibine konan ...Bank A.Ş. .... Şubesi'ne ait ... seri numaralı 28.06.2021 tarihli, 45.000 TL bedelli çek nedeniyle müvekkilinin davalıya karşı borçlu bulunmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde müvekkili aleyhine takip yapıldığından %20’den aşağı olmamak üzere müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davaya konu çekte ciranta konumunda olup .... San. Ltd. Şti. unvanlı şirket ile olan ticaretine karşılık çeki bu şirketten aldığını, yine davaya konu çek üzerindeki ciro silsilesi incelendiğinde silsilede herhangi bir kopukluk olmadığının da görüldüğünü, dolayısıyla müvekkilinin ciranta olduğu da gözetildiğinde çek üzerinde yer alan keşidecenin imzasının sıhhatini teyit etme imkanı olmadığının da açık olduğunu, bunun yanı sıra davacı şirketin "... Mahallesi ....Sk. B10 Blok Apt. No:10/19 Akhisar/MANİSA" adresinde .... İç ve Dış Ticaret A.Ş. Unvanı ile 20.01.2020 tarihinde tescil edildiğini, işbu tescilin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 29.01.2020 tarihinde ilan edildiğini, daha sonra davacı şirketin unvan değişikliği yaptığını, halihazırdaki unvanını kullanmaya başladığını, şirketin kurucusunun ise ... olduğunu, 05.11.2021 tarihinde ...'in şirketteki hisselerini ....'e devrettiğini, bu hususun 08.11.2021 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, şirketin tek ortaklı bir şirket haline geldiğini, 23.11.2021 tarihinde ise ... isimli eski şirket ortağının temsile ilişkin yetkilerinin sonlandırıldığını, davaya konu çekin ibraz tarihinin ise 30.10.2021 olup davacı şirketin tek ortaklı bir şirket haline gelmesinden ve ... isimli eski şirket ortağının temsil yetkilerinin sona ermesinden önce olduğunu, dava dilekçesinde bu hususlardan herhangi bir şekilde bahsedilmediğini, şirketin çekin keşide tarihinde tek yetkilisi varmış ve o da ... isimli kişiymiş gibi beyanda bulunulduğunu, bu hususun açıkça somut gerçeklerin çarptırılmasından ibaret olup davaya konu çekin keşide tarihinde şirketin iki yetkilisinin mevcut olduğunu, dolayısıyla çek üzerindeki imza ve kaşenin geçerli olup çekin keşide tarihinde şirketi temsile yetkili diğer kişi tarafından imzalanmış olmasının yüksek ihtimal olduğunu, bu nedenle dava dışı eski şirket yetkilisinin imza örneklerinin alınarak davaya konu çek üzerindeki imzanın dava dışı ...'in eli ürünü olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, her ne kadar davacı şirket yetkilisi ..., imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmekteyse de çek üzerinde yer alan imzanın çekin keşide tarihindeki temsile yetkili diğer şirket ortağına ait olması halinde kaşe ve imzanın geçerli olduğu dolayısıyla da davacının itirazlarının yersiz olduğunun açıkça ortaya çıkacağını, huzurdaki davanın çekin ibraz tarihinin ve icra takibinin üzerinden uzunca zaman geçtikten sonra ikame edildiği gözetildiğinde kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davaya konu çeki ticaretine istinaden elinde bulundurduğundan iyi niyetli hamil konumunda olup keşideci tarafından ileri sürülen iddiaların bu nedenle dinlenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin alacağının gerçek bir alacak olup çek üzerinde ciranta olduğu da gözetildiğinde keşidecinin imzasının sıhhatini teyit etme imkanı bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin haklı alacağının tahsilini sağlamak amacıyla cebri icra yoluna başvurmuş olup icra takibi ikame etmekte haksız yahut kötü niyetli olmadığını savunarak; haksız ve yersiz olarak ikame edilen huzurdaki davanın reddine, müvekkilinin ciranta olduğu ve keşidecinin imzasının sıhhatini sorgulama imkanı bulunmadığından davacının asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesi talebinin reddine, davacı huzurdaki davayı ikame etmekte kötü niyetli olduğundan davacı aleyhine İİK md.72 hükmü gereğince asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, huzurdaki davanın açılmasına müvekkili sebep olmadığından müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça davanın Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esasında açılmış olduğu; Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/10/2022 tarih ... Esas ve ... K. Sayılı ilamı ile "...Mahkememizce yapılan incelemede; davanın, çekten kaynaklanan ticari uyuşmazlığa dayalı menfi tespit iptaline ilişkin olduğu, dava dilekçesinde, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile görülmek üzere açıldığı, mahkememizin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile yargılama yapma yetki ve görevinin belirtilen HSK kararı uyarınca Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine devredilmiş olduğu" gerekçesiyle gönderme kararı nedeniyle dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, imza inkarı sebebi ile icra takibinden sonra İİK 72. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. HMK 137. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Bursa ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına konu 30/10/2021 keşide tarihli ... seri numaralı 45.000,00-TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, takibe ve davaya konu çekteki davacı şirket adına atfen atılan imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı, davacının menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bursa ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde; alacaklısının ..., borçluların ....San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... İç ve Dış Ticaret A.Ş. olduğu, 30/10/2021 keşide tarihli ... seri numaralı 45.000,00-TL bedelli çek dayanak gösterilerek toplam 51.456,77-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının .... Ticareti (....) isimli gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğunun bildirildiği görülmüştür. Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının 01/07/2015 tarihinden itibaren ... Mah. .... Sok. No:11AA/1 Avcılar/İstanbul adresinde ... - Et toptan ticareti (av hayvanları ve kümes hayvanları etleri hariç ) faaliyet ile mükellefiyet kaydının olduğu, yazı tarihi itibariyle faal olduğu, mükellefin 2021 yılı Gelir Vergisi Beyannamesine göre bilanço usulüne göre defter tuttuğu ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 176'ncı maddesine göre 1. Sınıf tüccar sayıldığı hususlarının bildirildiği görülmüştür. ...bank A.Ş. Ne müzekkere yazılarak; davaya konu keşidecisi ... San. Ve Tic. A.Ş. olan; 30/10/2021 keşide tarihli .... çek seri nolu 45.000-TL bedelli çek ile ilgili olarak; çek hesabının kime ait olduğu, bankaya ibraz edilip edilmediği, edilmişse tarihi ve kim tarafından ibraz edildiği hususlarında bilgi verilmesi istenilmiş; müzekkereye verilen cevapta davaya konu çekin hesap sahibinin ....San. Ve Tic. A.Ş. olduğu, çekin 01/11/2021 tarihinde ... Bankasına ibraz edildiği hususlarının bildirildiği görülmüştür. Bilecik Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davacı şirketin sicil dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ... Bankası A.Ş. Tuzla/İstanbul Şubesine müzekkere yazılarak; davaya konu ...bank A.Ş ... Şubesine ait, ... seri numaralı, 30/10/2021 keşide tarihli 45.000,00-TL bedelli çek hesabının kime ait olduğu, bankaya ibraz edilip edilmediği, edilmişse tarihi ve kim tarafından ibraz edildiği hususlarında bilgi verilmesi istenilmiş; müzekkereye verilen cevapta davaya konu çekin .... İnşaat Sanayi Tic. Ltd. Şti. tarafından 02/11/2021 tarihinde ibraz edildiği hususlarının bildirildiği görülmüştür. Dava ve takibe konu çek aslı (....bank A.Ş .... Şubesine ait, ... seri numaralı, 30/10/2021 keşide tarihli 45.000,00-TL bedelli) Bursa .....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından celp edilerek ... numarasına kayıtla Mahkememiz kasasına alınmıştır. Davacı vekiline ön inceleme duruşması 2 numaralı ara kararı gereği müvekkili şirket yetkilisi/yetkililerinin dava konusu çekin düzenleme tarihinden önce ve düzenleme tarihine yakın imzalarının (2021 yılı ve öncesi) yer aldığı belge asıllarının bulunduğu kurumları Mahkememize bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği ve aksi takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, aynı duruşmada davacı vekiline 4 numaralı ara karar ile davacı şirket yetkilisi/yetkililerinin imzasını içeren vekaletname aslını sunmak üzere iki hafta kesin süre verilmesine karar verildiği, verilen kesin süreler içerisinde ara karar gereklerinin davacı vekili tarafından yerine getirilmemiş olduğu görülmüştür. Davacı şirket yetkilisi ...'in imza ve yazı örneklerinin alınması için Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, usulüne uygun yapılan tebligata rağmen davacı şirket yetkilisi duruşmaya katılmadığından talimatın bila ikmal iade edilmiş olduğu görülmüştür. Davacı şirketin Bilecik Ticaret Sicil kayıtlarına göre önceki yetkilisi olduğu anlaşılan ...'in isticvabına karar verilmiş, usulüne uygun yapılan tebligata rağmen davacı şirket yetkilisinin duruşmaya katılmadığı görülmüştür. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi). Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. İddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bursa ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Davacı tarafça, Bursa ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takip dayanağı yapılan ...bank A.Ş... Şubesine ait, ... seri numaralı, 30/10/2021 keşide tarihli 45.000,00-TL bedelli çek üzerindeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle icra takibine konu çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talepli eldeki davanın açıldığı, çek aslının dosyaya getirtildiği, davacı vekiline ön inceleme duruşması 2 numaralı ara kararı gereği müvekkili şirket yetkilisi/yetkililerinin dava konusu çekin düzenleme tarihinden önce ve düzenleme tarihine yakın imzalarının (2021 yılı ve öncesi) yer aldığı belge asıllarının bulunduğu kurumları bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği ve aksi takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, ancak verilen kesin süre içinde ara karar gereğinin yerine getirilmediği, davacı şirket yetkilisi ...'in imza ve yazı örneklerinin alınması için Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, usulüne uygun yapılan tebligata rağmen davacı şirket yetkilisi duruşmaya katılmadığından talimatın bila ikmal iade edilmiş olduğu, davacı şirketin Bilecik Ticaret Sicil kayıtlarına göre önceki yetkilisi olduğu anlaşılan ...'in isticvabına karar verildiği, usulüne uygun yapılan tebligata rağmen davacı şirket yetkilisinin duruşmaya katılmadığı görülmekle; davacı vekilinin dosyaya iddiasını kanıtlayacak mahiyette yazılı ve kesin delil sunamadığı, dolayısıyla ispat yükü üzerinde olan davacının bu iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine, verilen tedbir kararı da teminat yatırılıp icra dairesince uygulanıp takip durdurulmadığı dikkate alındığında İİK 72.madde kapsamında şartları oluşmadığından alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 878,75 TL harçtan mahsubu ile artan 451,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde DAVACIYA İADESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan 163,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2024 Katip .... Hakim ...

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1053, K. 2024/157, T. 21.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-1053-e-2024-157-k-a826d72600dd