İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1068 E. 2023/1199 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1068
- Karar No
- 2023/1199
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/1068 Esas KARAR NO : 2023/1199 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/12/2021 KARAR TARİHİ : 27/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin palet ve ahşap ürünleri alım satımı yaparak ticari faaliyetini yürütmekte olduğunu, davalı ...... ile palet satımı şeklinde ticari iş yaptığını ve bu işlere ait 9 adet irsaliyeli fatura düzenlediğini, alım satıma konu malların müvekkilinin sağladığı nakliye aracı ve nakliye elemanları tarafından davalı şirketin .... Mah. .... Cad. No:30 Silivri adresinde bulunan işyerine teslim edildiğini, Ekim 2020-Aralık 2020 tarihleri arasında yapılan 9 alım satım işlemine ait irsaliyeli faturalara teslim alındığına dair davalının aynı çalışanı tarafından isim belirtilerek ve imza atılarak ürünlerin teslim alındığını, bu kişinin davalı şirketin halen çalışanı olduğunu, başta müvekkilinin olmak üzere diğer işletmelerin de mallarını teslim almaya yetkili olup çeşitli teslimlerde yer aldığını, müvekkili tarafından teslim edilen faturaya ilişkin yasal süresi içerisinde herhangi bir şekilde itiraz edilmediğini ve faturaların karşı tarafın kabulünde sayıldığını, müvekkiline uzun bir süredir ödeme yapılacağı belirtilmişse de geçen sürede herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin pandemi döneminde müvekkili dışında palet satımı yapan diğer satıcılarla da ödemelerin yapılması konusunda sorun yaşadığının haricen öğrenildiğini, müvekkilinin kanuni yükümlülüklerini yerine getirerek ilgili faturaları vergi beyanına eklediğini, faturalardan kaynaklı KDV ve diğer vergilerin ödemesini gerçekleştirdiğini, Silivri Vergi Dairesi/Gelir İdaresi Başkanlığından müvekkilinin ve davalının ilgili faturaları beyan edip etmediğinin sorulmasını, davalının BA/BS formlarını verip vermediğinin, tarafların alacak ve borçlarını yasal ticari defterlerine işleyip işlemediğinin araştırılmasını talep ettiklerini, davalı şirketin belirtilen ödemeleri gerçekleştirmemesi üzerine Silivri İcra Müdürlüğü’ nün ..... E. Numarası ile davalı aleyhine takibin başlatıldığını ve takibe davalı tarafından takip dayanağı olan irsaliye ve faturaların kabul edilmediği, irsaliyelerdeki imzaların davalı şirket yetkilisine veya elemanına ait olmadığı, takip dosyasında belirtilen ürün/hizmet alınmadığı, şirket ticari defter ve kayıtlarında böyle bir borç olmadığı yönünde hukuka aykırı olarak itirazda bulunulması neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini iddia ederek; davanın kabulü ile takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamı ile ödenmeyen fatura bedellerinin icra takibinde belirtilen faiziyle birlikte ödenmesine, alacağın %20 sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça, dava dilekçesinde belirtilen hususların gerçeklerle bağdaşmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketçe davacıdan, icra takibine konu edilen ve dava dosyasında belirtilen ürünlerin satın alınmadığını, davacı taraftan ürün satın alındığına ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, iddia edilen satım işleminden 1 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra alacak talebinin ileri sürülmesinin, davacının davada samimi olmadığının göstergesi olduğunu, tarafların tacir olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve borç alacak durumunun kesin delillerle ispatlanması gerektiğini, bu kapsamda, davanın ve alacak iddiasının özünü oluşturan irsaliyeli faturaların ve bu faturalara konu ürünlerin, müvekkili şirkete veya temsilcisine teslim edilmediğini, irsaliyelerdeki imzaların müvekkili şirket çalışanına ait olmadığını, irsaliyelerde teslim alan kısmında "......" ismi ve imzasının yer aldığını, müvekkili şirket çalışanı ..... 'un bu irsaliyeli faturaları ve içeriklerinde yer alan ürünleri teslim almadığını, imzaların müvekkili şirket çalışanına ait olmadığını, Mahkemece, adı geçen şirket çalışanının imza örnekleri alınarak, fatura asılları ile birlikte imza incelemesi yaptırılmasını talep ettiklerini, alacağın tespitinin ancak fatura, irsaliye, ticari defter ve şirket kayıtları ile yapılabileceğini, dava konusu fatura ve irsaliyelerin, müvekkili şirket kayıtlarında yer almadığı gibi, müvekkili şirkete tebliğ de edilmediğini, bu nedenle bu irsaliyeli faturalara dayandırılan alacak iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, asıl alacak ile ilgili iddianın hukuki dayanaktan yoksunluğu yanında, tebliğ edilmeyen faturalarla ilgili birikmiş faiz talep edilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, bu sebeple davacı iddialarının tümünün gerekçesiz olduğunu, müvekkili şirketin uzun yıllardır hizmet verdiği sektörde, önde gelen bir firma olduğunu, tüm hesapların, ticari defter ve kayıtların tam bir şeffaflık içinde tutulduğunu, bu kapsamda şirkete gönderilen veya teslim edilen bir faturanın kayda alınmamasının imkansız olduğunu, teslim edilen bir ürünün faturasız veya irsaliyesiz teslim alınmasının da aynı şekilde imkansız olduğunu savunarak; haksız ve yersiz davanın reddine, davacı takipte haksız ve kötü niyetli olduğundan takip konusunun %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, dava masraf ve vekalet ücretinin de davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; Taraflar arasında palet alım satımından kaynaklı ticari ilişki bulunup bulunmadığı, Silivri İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında takibe konu davacı tarafından düzenlenen faturalardan kaynaklı davacının alacağının olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu, faturadan kaynaklı icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı; davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Silivri İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 35.636-TL asıl alacak, 4.906,43-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.542,43-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 04/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin 10/11/2021 tarihinde takibe ve borca itiraz ettiği, davalı vekilinin itirazı üzerine 11/11/2021 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, durdurma kararının alacaklı vekiline 16/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünden; davalı şirketin 2020 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Silivri Sosyal Güvenlik Merkezinden; davalı şirketin 2020 yılı sigortalı bildirimi yapılan çalışanlarının listesi celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalı tarafın savunması, sunulan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve Silivri İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 18/04/2022 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 18/04/2022 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı taraf ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; dava konusunun, davacının, davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan fatura alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı Serbest Meslek Defteri usulüne uygun şekilde tutulmakla beraber, bu defter yapısı itibarıyla, gerçek borç - alacak ilişkisini tespite imkan vermeyen bir ticari defter olduğundan davacının 2020 ve 2021 yılları davalı yandan olan alacak miktarının tespit edilme imkanı bulunmadığı, davalının 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının incelenen 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinde; davalının davacı ile ticari ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiği, takip konusu alacağın davacının davalıya düzenlemiş olduğu 9 adet toplamda 35.636,00 TL tutarlı faturalardan kaynaklı olduğu, mezkur faturalar içeriğindeki ürünlerin davalıya teslimi hususu ile ilgili olarak; mezkur faturaların teslim alan kısmında .... isminin bulunduğu, Silivri Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 29.12.2021 tarihinde dosyaya sunulan davalı şirkete ait 2020 yılı Aylık Prim Hizmet Belgeleri incelendiğinde ....’un davalı şirket ..... ’lı çalışanı olduğu anlaşıldığından, mezkur faturalar içeriğindeki ürünlerin davalı şirkete tesliminin kabulünün gerekeceği, ancak davalının isim ve imza taklidi yapıldığı konusundaki itirazın uzmanlık alanı dışında olduğundan bu konudaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, neticeten nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davacı yanca takip konusu alacağa dayanak faturaların davalı çalışanı ..... ’a teslim edildiğinin Sayın Mahkemece kabulü halinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 35.636,00 TL alacaklı olduğu, takip öncesi işlemiş faiz talebine ilişkin dayanak bulunmadığından takip öncesi faiz hesabı yapılamadığı, Sayın Mahkemece aksinin kabulü halinde teslim olgusunun ispata muhtaç olduğundan takip konusu alacağın da ispata muhtaç olduğu sonucuna varılacağıi'' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Dava ve takibe konu fatura karbon suretleri celp edilerek ..... numarasına kayıtla Mahkememiz kasasına alınmıştır. Davalı tarafça imza itirazında bulunulması nedeniyle davalı şirket çalışanı dava dışı .... 'un imzalarının bulunduğu belge asılları imza incelemesine esas olmak üzere celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Dava dışı ....... mahkememizce bizzat dinlenilmiştir. Mahkememizce dinlenen ....... beyanında, " 06/07/2020 tarihinden itibaren mal kabul sorumlusu olarak davalı şirkette çalışıyorum, bana göstermiş olduğunuz 27/11/2020 tarih 2.737,60 TL bedelli 25/11/2020 tarih 2.950,00 TL bedelli 24/11/2020 2.950,00 TL bedelli, 12/11/2020 tarihli 3.422,00 TL bedelli, 11/11/2020 tarihli 4.484,00 TL bedelli 19/10/2020 tarih 4.277,50 TL bedelli 15/10/2020 4.956,00 TL bedelli 09/10/2020 tarih 4.897,00 TL bedelli, 08/10/2020 tarih 4.961,90 TL bedelli irsaliyeli faturanın karbon suretleri altında adımın üzerindeki imzalar tarafımdan atılmamıştır, yazı da bana ait değildir" demiştir. Davalı çalışanının ayakta ve oturarak sağ ve sol el ile imza örnekleri alınarak dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, dava konusu 27/11/2020 tarih 2.737,60 TL bedelli 25/11/2020 tarih 2.950,00 TL bedelli 24/11/2020 2.950,00 TL bedelli, 12/11/2020 tarihli 3.422,00 TL bedelli, 11/11/2020 tarihli 4.484,00 TL bedelli 19/10/2020 tarih 4.277,50 TL bedelli 15/10/2020 4.956,00 TL bedelli 09/10/2020 tarih 4.897,00 TL bedelli, 08/10/2020 tarih 4.961,90 TL bedelli irsaliyeli faturaların karbon suretleri altında ....... adına atfen atılan imzaların .......'un toplanan emsal imzaları ile huzurda alınan imza örnekleri mukayese edilerek .......'un eli ürünü olup olmadığı hususlarında rapor hazırlanması için imza incelemesi konusunda uzman 3 kişilik grafolog bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 21/07/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;" ...Tetkik konusu ..... ve Orman Ürünleri Alım Satımı .... antetli, toplam 9 adet İrsaliye Fatura karbon nüshalarında Teslim Alan’a atfen (.... ) isim yazısı ve imza oluşumlarının mevcut mukayese imzalara ve yazılara kıyasla .......’un eli ürünü OLMADIĞI" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli .... E. .... K. sayılı, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli .... E. .... K. sayılı, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli ..... E. .... K. sayılı, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli ... E. .... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. Yemin delili, HMK'nın 225. ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Bununla birlikte, iddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için, yemin deliline açıkça dayanılmış olması da zorunludur. Bu kapsamda; davacı vekiline, dava dilekçesinin deliller kısmında yemin deliline açıkça dayanmış olduğu anlaşılmakla; yemin teklif etme hakları hatırlatılmış, davacı tarafça yemin teklifinde bulunulması üzerine 27/12/2023 tarihli duruşmada davalı şirket yetkilileri tarafından yemin eda edilmiştir. İddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Silivri İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası, 18/04/2022 tarihli bilirkişi raporu, 21/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, denetime uygun ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporunda; tarafların 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 35.636,00-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde davalı şirketin davacı ile ticari ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiği, kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtlarının tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağı, dolayısıyla davacının fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorunda olduğu, davacı faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak davacı tarafça teslime ilişkin olarak karbon kağıda basılı irsaliyeli fatura nüshalarının dosyaya sunulduğu, davalı tarafça da sunulan belgelerdeki teslim alan kısımdaki imzanın çalışanlarına ait olmadığının belirtildiği, Mahkememizce dinlenen davalı şirket çalışanı .......'unda imzaların kendisine ait olmadığını beyan ettiği, ayrıca Mahkememizce de yaptırılan imza inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda da imzanın davalı şirket çalışanına ait olmadığı kanaatinin bildirilmiş olduğu görülmekle, kesin delil niteliğinde bulunan yemin deliline dayanan taraf, bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; davacının iddiasını ancak açıkça dava dilekçesinde veya delil listesinde dayanılmış olması şartı ile yemin delili ile ispatlaması lazım geldiği kabul edilerek, davacı vekiline yemin hakkı hatırlatılmış, davalıya gerekli uyarıyı da içerecek şekilde yemin metni tebliğ edilerek, yeminin ifası istenilmiş, davalı şirket yetkililerinin yeminli beyanı ile takibe ve davaya konu faturalardan kaynaklı davalının davacıya borcu bulunmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan 489,66 TL harçtan mahsubu ile artan 219,81 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE, Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden ve devlet hazinesinden kaynaklanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 500,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2023 Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır