İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/631 E. 2024/1221 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/631
- Karar No
- 2024/1221
- Karar Tarihi
T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/06/2024 KARAR TARİHİ : 05/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (kambiyo senetlerinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Tedarikçisi davalı olan ... İli .. ve Merkez İlçeleri ...’ncı Paket Kırsal ... Adet Hafif Çelik Konut (...) Yapım işi ve Gerekirse İş Artışı Kapsamında Yapılacak Hafif Çelik Konutlara Ait Hafif Çelik İmalat İşleri ile ilgili ... tarihli tedarikçi sözleşmesi imzalandığını, Söz konusu sözleşmede ödeme şekli ve planı olarak ... TL miktarlı ... vadeli çek, ... TL miktarlı ... vadeli çek, ... TL miktarlı ... vadeli çek ... TL miktarlı ... vadeli çek ile ödeme yapılacağı kararlaştırıldığını, imzalanan sözleşme ile kararlaştırılan ödemeler karşılığı olarak çeklerin davalı tarafa ticari ilişkiden kaynaklı olarak sözleşmenin imzalandığı tarihte teslim edildiğini, ancak söz konusu işin ifasının müvekkili açısından imkansız hale geldiğinden (işin yapılamamasından) dolayı, ... tarihli sözleşmenin 11. Maddesi gereğince müvekkili tarafından sözleşmenin feshedildiğini, ortaya konulan bu fesih iradesinin müvekkilince davalı şirkete bildirildiğini ve herhangi bir mal ve hizmet alınmayacağının davalı şirkete iletildiğini, akabinde sözleşmenin feshedilmesiyle birlikte müvekkili şirketçe sözleşme gereğince davalı şirketten mal ve hizmet almadığından dolayı davalı şirkete iade faturaları düzenlendiğini, söz konusu iade faturalarının da davalı şirkete bildirildiğini ve bu iadelerin de davalı şirketçe kabul edildiğini, sözleşme konusu bahsedilen çek yapraklarının iadesi talep edilmiş ise de çeklerin iade edilmediğini, ... Bankasına ait ... numaralı ... TL miktarlı ... vadeli çek ile ... TL miktarlı ... vadeli çek haksız olarak bankaya ibraz edildiğinden dolayı karşılığında mal veya hizmet alınmamasına rağmen ödeme yapma zorunluluğu doğduğunu ve söz konusu çek miktarının müvekkilince ödenmek zorunda kalındığını, bu durumun müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu, müvekkilinin herhangi bir şekilde davalı şirketten mal almadığı gibi davalı şirketin de herhangi bir şekilde müvekkiline mal teslim etmediğini, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir şekilde davalı şirkete borçlu olmayıp çeklerini geri iade alamadığını, bu bağlamda ... TL miktarlı ... vadeli çek, ... Bankasına ait ... numaralı ... TL miktarlı ... vadeli çek bedellerinin davalı şirketten alınarak avans faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine ve yine müvekkiline iade edilmesi gereken ancak iade edilmeyen ... Bankasına ait ... numaralı ... TL miktarlı ... vadeli ve ... Bankasına ait ... numaralı ... TL miktarlı ... vadeli çekler yönünden müvekkilin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, müvekkilininin ticari hayatının davalı şirketin söz konusu çekleri kendisine teslim etmemesi nedeniyle etkilendiğini, ticari piyasada iş yapamayacak duruma geldiğini, müvekkilinin ... Bankasına ait ... numaralı ... TL miktarlı ... vadeli çek ile ... TL miktarlı ... vadeli çek bedellerini ödeme zorunda kaldığını ve kendisine iade edilmeyen çekler içinde önünde nasıl bir sürecin onu beklediğini bilemediğini, çeklerin vade günü geldiğinde söz konusu çek bedellerini nasıl karşılayacağını dahi bilemediğini, şimdiye kadar ödemesi yapılan çek bedellerini de büyük güçlüklerle ödemek zorunda kaldığını ve adına kayıtlı olan birçok mal varlığını da çek bedellerini ödemek için satmak zorunda kaldığını beyanla; ... TL miktarlı ... vadeli çek ve ... Bankasına ait ... numaralı ... TL miktarlı ... vadeli çek bedellerinin davalı şirketten alınarak her çek yönünden ayrı ayrı çeklerin bankaya ibrazı ile birlikte ödemelerin yapıldığı tarih itibari ile avans faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, yine müvekkiline iade edilmesi gereken ancak iade edilmeyen ... Bankasına ait ... numaralı ... TL miktarlı ... vadeli ve ... Bankasına ait ... numaralı ... TL miktarlı ... vadeli çekler yönünden müvekkilin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, davalı şirketin kötü niyetli olması nedeniyle dava değerinin %20 ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili firma ile davacı arasında ... adet hafif çelik yapı konut yapım işi için hafif çelik konutlara ait hafif çelik karkas imalatı konusunda sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmenin akdinden sonra müvekkili firmanın imalat için gerekli çelikleri tedarik ettiğini, yüklenici tarafından kesin projenin tedarikçiye verilmesine müteakip 45 gün içinde ilgili hafif çelik karkas imalat işleri tamamlanarak sevkiyata hazır hale geleceği sözleşme maddesi gereği bu kadar kısa sürede teslim edilebilmesi için önceden çelik alımının yapılması mecburi olduğunun öngörüldüğünü, müvekkili şirket tarafından malların tedarik edilerek hazır edildiğini, ancak davacı tarafından sözleşmenin haksız şekilde feshedildiğini, davacı tarafın önceden sözleşme ön koşulu olan işveren tarafından kesin projenin tedarikçiye verilmesini yerine getirmediği için söz konusu çelik yapıların müvekkili firma stoklarında bekletildiğini, davacı tarafın haklı bir sebep olmaksızın dürüstlük kurallarına aykırı olarak sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı ediminin davacının edimine bağlı olduğunu, müvekkilinin kötüniyetinin söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. DEĞERLENDİRME : Dava menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; eser sözleşmesi nedeniyle iş sahibi davacı tarafından yüklenici davalı lehine keşide edilen 1 adet çek nedeniyle menfi tespit ve sonrasında istirdat, 2 adet çek nedeniyle istirdat talebinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davacı vekili ... tarihli beyan dilekçesi ile; davalı Şirket tarafından dava konusu olan bir kısım alacağa karşılık gelmek üzere müvekkiline ... tarihinde ....-TL, ... tarihinde ....-TL, ... Tarihinde ...-TL ve ... tarihinde ...-TL olmak üzere toplamda ...-TL ödeme yapıldığını, ödenen miktarlar yönüyle faiz alacağının devam ettiğini belirtmiştir. Mahkememizin ... tarihli celse 4 no'lu ara kararı gereğince, davacı vekiline ... tarihli beyan dilekçesinde belirtilen ödemelere ilişkin dekont örneklerini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş olup, davacı vekili tarafından ... tarihli dilekçe ekinde 4 adet dekont sunulduğu, toplamda ...-TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Mahkememizin ... tarihli celse 8 no'lu ara kararı gereğince, davacı vekiline dava dilekçesi ekinde sunduğu ihtarnamenin tebliğ şerhini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş olup, davacı vekili tarafından ... tarihli dilekçe ekinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin tebliğ şerhinin sunulduğu görülmüştür. Mahkememizin ... tarihli celse 8 no'lu ara kararı gereğince, davalı vekiline ödemelere ilişkin dekont örneklerini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davalı vekili tarafından ... tarihli dilekçe ekinde çek suretleri ile 4 adet toplamda ...-TL ödeme yapıldığına dair ödeme dekontlarının sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin ... tarihli celse 6 no'lu ara kararı gereğince; davalı vekiline sözleşme bedeli ile satın alındığı bildirilen çelik malzemeyi başka bir işte kullanıp kullanmadıkları hususunda beyanda bulunmak, kullanılmadı ise yerini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin sürede bildirilmediği takdirde mevcut delil durumuna göre karar verileceği hususu ihtar edilmiştir. Davalı vekili tarafından herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür. Eser sözleşmesi TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Eser sözleşmesinde taraflardan biri iş sahibi, diğeri ise yüklenicidir. Eser sözleşmesinde, işin uzmanı sayılan yüklenici, yapımını üstlendiği işi, özen borcu gereği fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla yükümlüdür. Eser sözleşmesini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran en önemli özelliklerinden birisi sonuç sorumluluğudur. Bununla yüklenici tarafların iradeleri doğrultusunda sonucun meydana getirilmesi taahhüdü altına girmektedir. Zira, eser sözleşmesinde bir eserin yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu taahhüdün altına giren yüklenici işin niteliği gereği, işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin eser sahibinin yararına olacak şeyleri yapması ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınmasıdır. Eser sözleşmesinde yüklenici belli bir sonucu (eser) taahhüt ettiğinde sonuç gerçekleşirse, yüklenici borcunu ifa etmiş sayılır. İş sahibinin borcu ise kararlaştırılan bedeli ödemektir. TBK'nın 479. maddesinde, "İş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur." düzenlemesi yer almıştır. Eser sözleşmesi ilişkisinde, yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalâtın iş sahibi tarafından reddedilemeyecek bir oranda tamamlanmamış olması halinde, haksız dahi olsa sözleşme tek taraflı irade beyanıyla feshedilebilir. Yargıtay uygulamasında geriye etkili fesih olarak da adlandırılan bu halde; fesih, karşı tarafa varmakla hukuki sonuç doğurur. Sözleşmenin bu şekilde feshedilmesi halinde, sözleşme ilişkisi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tasfiye edilir ve herkes aldığını iade eder. Buna karşılık; işin, iş sahibi tarafından reddedilemeyecek bir oranda tamamlanmış olması ya da imal edilen malzemenin iş sahibi için özel olarak üretilmesi ve bu nedenle başka bir iş için kullanılmasının mümkün olmaması halindeyse, sözleşmenin tek taraflı olarak ve geriye de etkili olacak şekilde feshedilmesi mümkün değildir. Zira bu halde fesheden tarafın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde anlamını bulan sübjektif iyi niyet kurallarına uygun davrandığından söz edilemez. Sözleşmenin bu halde feshi durumunda da, fesih ileriye etkili olacağından, yüklenici fesih tarihine kadar yaptığı imalâtın bedelini, iş sahibi de yapılan imalâtın teslimini talep edebilecektir." (YARGITAY 15. Hukuk Dairesi 19.01.2015 tarih, 2014/6400 Esas- 2015/220 Karar) Eser sözleşmesi ile ilgili yukarıda zikredilen yasal düzenlemeler ve Yüksek Mahkeme uygulamaları karşısında somut dava değerlendirildiğinde; Taraflar arasında; ... tarihli "... İli ... ve ... İlçeleri ..’ncı Paket Kırsal ... Adet Hafif Çelik Konut (...) Yapım işi ve Gerekirse İş Artışı Kapsamında Yapılacak Hafif Çelik Konutlara Ait Hafif Çelik İmalat İşlerine Ait Tedarikçi Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalanmıştır. İşin kapsamı malzemeli olarak çelik karkas konut imalatı olarak tanımlanmıştır. İş bedeli malzeme ve işçilik dahil götürü olarak 18.984.000,00.-TL (+) KDV olarak kararlaştırılmıştır. İşin teslim süresi, sözleşme tarihinden itibaren 45 gün olarak olarak belirlenmiştir. Davacı imalat bedeli olarak 4 adet çek keşide etmiş ve davalıya teslim etmiştir. Bu çeklerin hepsi için dava açılmış, ... keşide tarihli çek harç yatırılmaması nedeniyle işbu dosyadan tefrik edilerek başka bir esasa kaydedilmiştir. Davacı taraf ihaleyi alamaması nedeni ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmiştir. Davalıya Diyarbakır ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilmiştir. Bu ihtarname davalıya ... tarihinde e-tebligat olarak gönderilmiştir. ... tarihinde tebliğ edilmiş sayılmıştır. ... Bankasına ait ... numaralı ... TL miktarlı ... vadeli çek, ... tarihinde, ... Bankasına ait ... numaralı ... TL miktarlı ... vadeli çek ... tarihinde ve ... Bankasına ait ... numaralı ... TL miktarlı ... vadeli çek ... tarihinde davalı tarafından tahsil edilmiştir. Toplam tahsil edilen para ...-TL'dir. Taraf vekillerinin beyanları ve sunulan dekontlara göre, davalı tarafından davacıya ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL, ... Tarihinde ...-TL ve ... tarihinde ...-TL olmak üzere toplamda ...-TL geri ödeme yapılmıştır. Davacı vekili bu paraları asıl alacağa mahsup etmiş, faizlerini talep ettiğini bildirmiştir. Bu geri ödemeler bakımından Mahkememizce yapılan hesaba göre; ... tarihinden ... tarihine kadar 1.000.000,00.-TL için 102.082,19.-TL; ... ve ... tarihinden ... tarihine kadar 5.580.000,00.-TL için 973.098,49.-TL; ... tarihinden ... tarihine kadar 400.000,00.-TL için 70.323,29.-TL; ... tarihinden ... tarihine kadar 500.000,00.-TL için 93.575,00.-TL olmak üzere toplam 1.239.078,97.-TL avans faizi hesap edilmiştir. Faiz hesabı yapılırken TBK'nın 117/2 son cümle dikkate alınmış, davalının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden, ...'te yapılan tahsilat bakımından temerrüt ihtarı tebliğ edilmiş sayılan ...'e göre hesap yapılmıştır. İlk çekten sonraki iki çek tahsilatı ...'ten sonra olduğundan bu ödemeler için temerrüt tarihi tahsilat tarihi olarak kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, sunulan sözleşme ve ekleri, ihtarname, müzekkere yanıtları hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında; ... tarihli "...İli ... ve ... İlçeleri ..’ncı Paket Kırsal ... Adet Hafif Çelik Konut (...) Yapım işi ve Gerekirse İş Artışı Kapsamında Yapılacak Hafif Çelik Konutlara Ait Hafif Çelik İmalat İşlerine Ait Tedarikçi Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığı, davacı iş sahibi tarafından sözleşmenin tek taraflı irade beyanıyla geriye etkili olarak feshedildiği, davalı iş sahibi tarafından temin edilen çelik malzemenin başka bir işte kullanıldığı, sözleşmenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerektiği. Çeklerin ve paranın iadesi ne dair Diyarbakır ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin davalı yükleniciye ... tarihinde tebliğ edildiği. ... Bankasına ait ... numaralı ... TL miktarlı ... vadeli çek, ... tarihinde, ... Bankasına ait ... numaralı ... TL miktarlı ... vadeli çek ... tarihinde ve ... Bankasına ait ... numaralı ... TL miktarlı ... vadeli çek ... tarihinde davalı yüklenici tarafından tahsil edildiği, davalı tarafından davacıya ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL, ... Tarihinde ...-TL ve ... tarihinde ....-TL olmak üzere toplamda ...-TL geri ödeme yapıldığı. davacının bu paraları asıl alacağa mahsup ederek faizlerini talep ettiği, yukarıda detaylı açıklandığı üzere temerrüt ve ödeme tarihlerine göre Mahkememizce toplam 1.239.078,97.-TL avans faizi hesap edildiği, davalının geri ödemediği asıl alacak ile birlikte 1.239.078,97.-TL avans faizini de davacıya ödemesi gerektiği sonucuna varılmış, bu kısım için açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Geri ödemesi yapılan 7.750.000,00.-TL'den, bu ödemeler için işeyen 1.239.078,97.-TL avans faizi düşüldüğünde kalan 6.510.921,03.-TL yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Konusuz kalan kısım bakımından davalının haksız olduğu anlaşıldığından, yargılama giderinden davalı sorumlu tutulmuş ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. 6325 sayılı Kanun 18/A-14. bendinin 2. yarı cümlesi ve Yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü uyarınca, arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre hak sahibi çıkan taraftan tahsilinin gerekmesi, ileride arabuluculuk ücretinin hak sahibi tarafından tahsil edileceğinin kesin olması, bu hususun kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle, 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Açıklanan tüm nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-6.510.921,03.-TL yönünden dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-9.435.638,97.-TL yönünden açılan davanın KABULÜNE, 9.435.638,97.-TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, a)Hüküm altına alınan alacağın 5.695.200,00.-TL'sine ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, b)Hüküm altına alınan alacağın 2.501.360,00.-TL'sine ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, c)Hüküm altına alınan 1.239.078,97.-TL alacak asıl alacaktan kalan faiz alacağı olduğundan faiz işletilmesine yer olmadığına, 3-Koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE, 4-Alınması gereken 644.548,50.-TL harçtan, peşin alınan 272.327,36.-TL harcın mahsubu ile bakiye 372.221,14.-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 5-6183 sayılı Kanun gereğince, dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına, 6- Davacı tarafından yatırılan 272.327,36.-TL peşin harç ve 427,60.-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 272.754,96.-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 137,50.-TL tebligat, müzekkere gideri ile 300,00.-TL posta gideri olmak üzere toplam 437,50.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 767.465,60.-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Başkan Üye Üye Katip