İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/814 E. 2023/1086 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/814
- Karar No
- 2023/1086
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/814 Esas KARAR NO : 2023/1086 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2019 KARAR TARİHİ : 27/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.12.2017 tarihinde Ankara ..... ACM'de ( ....-E. sayısı ile) ... hakkında açılan davada, Davalılardan ...... ın, 04.05.2016 tarihinde, .... Mah. ... Sk. No:.... Ortahisar/TRABZON adresinde faaliyet gösteren iş yerinde yapılan denetimlerde ele geçen ..... adlı gıda takviyesi ürününün içinde ..... Maddelere (....) rastlanması ve analiz sonucunun .... Gıda Kodeksine aykırı olması, ürün etiketinde müvekkili ..... in ticaret unvanının gösterilmiş olması sonucu, Kişilerin Hayatını ve Sağlığını Tehlikeye Sokacak Biçimde İlaç Yapma veya Satma suçunu işlediği iddia edilmiş olduğunu, davanın halen devam ettiğini, 20.01.2016 tarihinde, davalılardan ... (..... Sağlık Ürünleri)'nın, ... Mahallesi, ... Cd. ... Pasajı K:1 No:42/18 DENİZLİ adresinde faaliyet gösteren işyerinde yapılan denetimde, .... isimli üründen alınan numunenin analizinde sildenafil ve kafein etken maddesine rastlanması ve etiketlerde ..... in ticaret unvanının gösterilmiş olması sonucu 25.05.2016 tarihinde .... Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, ..... hakkında 15.466,00 TL tutarında idari para cezası kestiğini, Ank...... SCMde (..... Değ.İş sayılı) para cezasının iptali istenmiş ise de reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, 26.05.2017 tarihinde, Ankara Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi, bu cezaya ilişkin 14.12.2016 vade tarihli Ödeme Emri düzenlediğini, ödeme emrinin iptali dava edilmiş ise de, İdare Mahkemesi tarafından davanın reddedildiğini, karar aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş ise de istinaf sürecinin henüz sonuçlanmadığını, 10.02.2017 tarihinde Ankara ..... ACMde (.... E. sayılı) ... hakkında, Kişilerin Hayatını ve Sağlığını Tehlikeye Sokacak Biçimde İlaç Yapma veya Satma ithamı (TCK-md.187) ile dava açıldığını, cezaya hükmedilerek HAGB'na karar verildiğini, karara itiraz edilmiş ise de itirazdan sonuç alınamadığını, .... ile .... firması arasındaki ilişki 2014 yılı başında sona ermiş olmasına rağmen sonraki süreçte, davalıların kendi ürettikleri/pazarladıkları ve içinde etken madde olduğu anlaşılan ürünleri ... ve ...... in ismini kullanarak sattıkları ve bu hukuka aykırı eylemlerinden dolayı müvekkilleri hakkında yasal yaptırımlar uygulanmasına yol açtıkları görüldüğünü, oysa, gerek ...'ın, gerekse ...... in bu eylemlerden sorumlu olmaları fiilen mümkün olmadığını, Trabzon ...... Noterliği'nde 25.07.2012 tarih ve .... -Yevmiye sayısı ile düzenlenen TEK DAĞITICILIK SÖZLEŞMESİ ile [2016 yılında ..... tarafından açılan davada Ankara .... ATM, sözleşmenin tek yanlı olmakla birlikte ...'ın adı-ünvanı kullanılarak üretilen] ürünlerin ...... 'a ait olduğunun kabul edildiğini, 26.07.2012 tarihli ..... arasındaki protokole göre Tek Dağıtıcı firma (.....), gerçekte aynı zamanda ürünlerin sahibi olduğunu, Bakırköy ..... Noterliğinin 22.10.2013 tarih ve ..... Yev. Sayısı ile düzenlenen Marka Devir Sözleşmesi ile .... ın ürettiği gıda takviyelerinin markaları ...... 'a devrettiğini, markaları devrinin iptali dava edilmiş ise de, reddedilen davanın halen istinaf incelemesinde olduğunu, davalı ..... markaların fiilen tasarruf edeni olduğunu, Bakırköy ..... ATM'nin .... E. Ve Ankara .... ATM'nin .... E. Sayılı dosyaları ile tarafların, ticari ilişkinin sona ermesine bağlı olarak bir diğeri aleyhine alacak-tazminat davası açtıklarını, 26.01.2015 trh. ve ..... Yev. Sayılı Beyoğlu ..... Noterliğinden gönderilen ihtarname ile, ... ve .... ve şirketleri ..... Grubu arasındaki sözleşmeleri feshettiğini ve zararlarının tazminini talep ettiklerini, davalıların haksız ve hukuka aykırı eylemleri sonucu müvekkillerinin hukuki yaptırımlara maruz kaldıklarını, haklarında açılan davalar nedeniyle mağdur olduklarını, tüm bunlardan dolayı davacıların maddi ve manevi zararlarının belirlenmesi ile 1 nolu davalıdan tamamının, 2 ve 3 nolu davalılardan sorumlulukları oranında birlikte ve müteselsilen tahsilini dava etme zorunluluğu doğduğunu, delil listesi ile bildireceğiniz delillerin toplanmasına, davalıların eylemleri sonucu oluşan davacıların maddi ve manevi zararlarının belirlenerek, fazlaya ilişkin her tür istem ve davanın saklı tutulması kaydıyla, belirlenecek zararlardan: 10.000,00-TL manevi zararın davalılardan sorumlulukları oranında (1 nolu davalı tamamından, 2 nolu davalı ¼ ve 3 nolu davalı ¾) birlikte ve müteselsilen tazminine; şimdilik 7.500,00-TL maddi zararın davalılardan sorumlulukları oranında (1 nolu davalı tamamından, 2 nolu davalı ¼ ve 3 nolu davalı ¾) birlikte ve müteselsilen tazminine; hükmedilecek tutara, haksız eylem tarihlerinden itibaren T.C.M.Bankasının ticari kredilerde uyguladığı avans faiz oranında faiz yürütülmesine; yrgılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılardan sorumlulukları oranında birlikte ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça açılan huzurdaki davada, ürün sahibi olan davacının, hatalı ürettiği üründen dolayı almış olduğu cezayı ürünü satanlara rücu etmeye çalışmakta olduğunu, böyle bir davanın belki de Türk Hukuk Tarihinde bir ilk olduğunu, davada haksız fiil olarak adlandırılan olayların 2016 yılında gerçekleşmiş olduğunu ve davacıların bu fiiller sonucu idari yaptırım uygulandığı için o yıl haberleri de olduğunu, bu nedenle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız eylemlerde zamanaşımına ilişkin 72.maddesindeki "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." hükmü gereğince talebin zamanaşımına uğradığını, ayrıca müvekkilinin ...... ürünleriyle ticareti olduğunu, davacılarla herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, bu nedenle husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın haksız olarak açıldığını, davanın öncelikle usul (zamanaşımı ve husumet yokluğu) ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ..... Sağlık Ürünleri Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacının haksız fiil nedeniyle tazminat talebinde bulunmakta olduğunu, haksız fiil nedeniyle tazminat taleplerinde zaman aşımı süresinin; öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl olduğunu, davacının Mayıs/2017'den önce davaya konu ettiği söz konusu eylemden haberdar olmasına karşın davayı 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen Trabzon ili Ortahisar ilçesinde alınan ürün numunesine ilişkin olay ile ilgili olarak, İlçe tarım müdürlüğünden davacılara bildirildiği tarih itibariyle olaydan haberdar olduğunu, 2 yıllık sürenin o tarih itibariyle başlayacağını, husumet itirazında bulunduklarını, söz konusu eylem nedeniyle müvekkili davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davacı ..... Limited şirketi ve ortağı / müdürü olan diğer davacı ...'ın, uzunca bir süre Kibarlı markalı bitkisel ürünlerin üreticisi olduğunu, "...... " markası ve bu ürünleri dağıtıp pazarlama hak ve yetkisi müvekkili davalı şirkete ait olmakla birlikte ürünün sahibi/ üreticisi davacı şirket olduğunu, bir ürünün marka sahibi olmak yada tek satıcısı olmak ile üreticisi olmak ayrı şeyler olduğunu, ürünün üretilmesinden kaynaklanan bir hatadan sorumlu olacak olan ürün sahibi / üreticisi olduğunu, dava dilekçesinde ifade edildiği üzere; Yetkili idari mercilerce numune olarak alınan ürünleri davcı .... Ltd.Şti. ürettiği için davacı muhatap alındığını, davacı kendi kusuru ile uğradığı zarardan dolayı müvekkili davacıya yada başka birine sorumluluk yükleyemeyeceğini, başka bir deyişle ve Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere; kimse kendi kusuru ile bir hak elde edemeyeceğini, bu nedenle dava dilekçesinde anlatılan olaya dayanılarak müvekkili davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, öncelikle ilk itirazları dikkate alınarak davanın reddine, değil ise hukuki ve maddi dayanağı olmayan davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi Mali Müşavir ..., Eczacı ...... 'nın 09/03/2022 tarihli raporunda özetle; Gerek sunulan mali kayıtlar ve gerekse dosya münderecati üzerinde yapılan teknik incelemeler sonucunda davalı şirketin davacının unvanını kapsayan bir takım ilaç sattığını somut bir şekilde ispatlayamadığı bu nedenle davacıların talebinin bu aşamada ispata muhtaç olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi Mali Müşavir ..., Eczacı ..... 'nın ek raporunda özetle: rapor içerisinde açıklanan nedenlerle;Davacılar vekili tarafından sunulan dilekçelerdeki beyan ve dilekçe ekinde belgeler incelendiğinde; Yasaklı madde tespit edilen ...... seri no'lu ...... ürünü için hazırlanılan kök bilirkişi rapordaki kanaati değiştirecek belge görülmediğinden,kök rapordaki kanaatte herhangi bir değişikliğe gidilmediği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; davacılara ait ismin kullanılarak davalılar tarafından bitkisel ürün satımı yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise davacının bundan ötürü maddi, manevi zarara uğrayıp uğramadığı, maddi manevi zarara uğradının tespiti istemine ilişkindir. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü zarara uğradığını iddia eden davacı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvacehe ölçüsünde değerlendirilmiştir. Davacı iddiaları bakımından mahkememizce bilirkişi heyetinden rapor alınmış alınan rapor ve ek rapora göre, davalıların kusurlu hareketleri nedeniyle davacının zarara uğrayıp uğramadığına dair bir tespit yapılamadığına dair dosyamıza rapor sunulmuştur. Davacı tarafça her ne kadar rapora itiraz edilmiş ise de, mahkememizce HMK madde 31 gereği davacı tarafa, davalılar hakkında idari işlem ya da cezai işlem yapılıp yapılmadığına dair bilgi belgeleri sunması için süre verilmesine rağmen bu konuda da mahkememizi aydınlatıcı bilgi belge sunamamıştır. Davalılar hakkında idari işlem ya da cezai soruşturma-kovuşturma yapıldığına dair dosyada delil olmadığı gibi, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde da davalıların kusuru ya da sorumluluklarına dair tespit yapılamamış olduğu, davacının iddiasını ispata yarar somut deliller dosyaya sunamadığı dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-DAVACININ MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL harcın peşin alınan 298,86-TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 29,01-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafça yatırılan harçların ve yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Maddi tazminat talebi yönünden: Davalı ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak Davalılar ... ve ... 'a VERİLMESİNE, 5-Manevi tazminat talebi yönünden: Davalı ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 7.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak Davalılar ... ve ... 'a VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı ..... şirketi vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2023 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza