İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/312 E. 2023/1057 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/312
Karar No
2023/1057
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/312 Esas KARAR NO : 2023/1057 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/03/2018 KARAR TARİHİ : 15/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ... kontrolünde davalı ... adına kayıtlı ... plakalı araç ile yolcu olarak seyahat ederken 07.04.2017 tarihinde kaza geçirdiğini, geçirmiş olduğu bu kazaya bağlı olarak müvekkilinin 07.04.2017 tarihinde ... Hastanesine yattığını ve 10.04.2017 tarihinde epikriz raporundan da anlaşılacağı üzere taburcu olduğunu, müvekkilinin kazadan kaynaklı olarak ... numaralı ameliyat raporundan da anlaşılacağı üzere yine ... Hastanesinde ameliyat olduğunu, taburcu olan müvekkilinin .... Hastanesinden alınan 26.09.2017 tarihli ... rapor numaralı Engelli Sağlık Kurulu Raporundan da anlaşılacağı üzere sol bacağında 2 cm kalıcı kısalık kaldığını ve %5 kalıcı engel oranının ortaya çıktığını, davalı ... Sigorta bünyesinde başvuruları üzerine .... numarası ile hasar dosyası oluşturulduğunu, kazadan sonra davalı sigorta şirketine 10.11.2017 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunulduğunu, 15.11.2017 tarihli cevabi yazı ile inceleme başlatıldığı, ek belge ihtiyacı olursa taraflarına başvurulacağının bildirildiğini, akabinde, 22.11.2017 tarihli başkaca bir yazı ile kazayı ilgilendirir belgelerin aslı veyahut aslı gibidir onaylı suretlerinin talep edildiğini ve %5 özür oranına 10.513,02 TL bir tazminat tutarı belirlendiğini ve ekli havale formunun doldurulmasının istendiğini, sonrasında 13.12.2017 tarihli başvuruları ile hesaplamanın eksik olduğunu ve ibraz ettikleri yeni belgeler ile tekrar değerleme yapılmasını talep ettiklerini ancak sigorta şirketince taleplerinin aksine yukarıda belirtilen tutarın taraflarına ödendiğini, müvekkilinin kazadan kaynaklı rahatsızlığı müddetince maddi kayıplar yaşadığını, işe gidemediğini ve işleriyle ilgilenemediğini, müvekkilinin sanayici bir iş adamı olduğunu, yurt içi ve yurt dışında yatırımlarının mevcut olduğunu, bu rahatsızlıkları nedeniyle yurtiçi ve yurt dışındaki toplantılarına katılamadığını, davalı sigorta şirketince tarızim edilen poliçedeki teminat tutarları ile müvekkiline yapılan ödeme arasında hakkaniyete uymayan bir tutarsızlık olduğunu, tazminat tutarı belirlenirken tabi tutulan izafi kriterler ile nasıl bir belirleme yapıldığının muamma olduğunu, yapılan ödeme ile müvekkilinin hastane masraflarının dahi karşılanamadığını, ortada kalıcı sakatlık söz konusu olduğunu, müvekkilinin bu sakatlığın geçebilmesi için iki kere ameliyat olmak durumunda kaldığını, müvekkilinin ... Hastanesinde ... numaralı ameliyat raporundan da anlaşılacağı üzere bacaktaki kısalık için tekrar ameliyat olmak zorunda kaldığını, kazadan sonra işlerinde de ciddi aksaklıklar olduğunu, kazanın üzerinden çokça zaman geçmesine rağmen müvekkilinin halen tedavi gördüğünü ve tam manasıyla iyileşemediğini, müvekkilinde kalıcı hasarlar oluştuğunu, müvekkilinin yukarıda anılan ameliyatlar için yüklü miktarda ücret ödemek zorunda kaldığını, işbu ametiyatlar için yapılan ödeme belgelerini Mahkemeye ibraz edeceklerini, bahse kanu zararların telafisinin mümkün olmadığını, ancak yine de hafifletilmesi için işbu dava ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmak zorunluluğunun doğduğunu, müvekkilinin hala koltuk değnekleri ile yürümek zorunda olduğunu, ayağında kalan kalıcı kısalığın müvekkilinde sürekli elem ve kedere sebep olduğunu, ev işlerine artık yardım edemediğini aksine hep yardım edilen kişi olmak mecburiyetinde kaldığını, ailesi ile gönlünce vakit geçiremez hale geldiğini, yaşadığı bu elim kaza neticesinde psikolojisinin yıprandığını ve aksi bir adam haline geldiğini, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının .. sor. numaralı dosyası üzerinden yapılacak inceleme ile kaza ile ilgili durumun çok daha net ortaya çıkacağını, müvekkilinin yaşadığı mağduriyetlere kayıtsız kalındığını, dolayısıyla maddi zararlarının yanında manevi zararlarının da tazmininin gerektiğini iddia ederek; maddi ve manevi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari şimdilik 1.000,00-TL maddi, 30.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... işbu dava ile 07.04.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı olduğundan bahisle müvekkili ... adına maddi tazminat talep ettiğini, ... adına kayıtlı ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe no ile 08.11.2016 – 08.11.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile teminat altına alındığını, davacı ... 1.000,00-TL maddi tazminat talebinin tam olarak ne tür bir zarar olduğu ve ne kadarının hangi zararına ilişkin olduğunun anlaşılamadığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun bedeni zararlarda 330.000,00-TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi teminatı dışında olduğunu, davacı tarafın manevi tazminata ilişkin talebinin müvekkili sigorta şirketi yönünden reddi gerektiğini, zorunlu trafik sigortasının bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesinin söz konusu olmayıp, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazminin esas olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapıldığını, müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, dava konusu kaza nedeniyle oluşan zararın hesaplanarak tespit edilen tazminat miktarının davacıya ödendiğini ve müvekkili sigorta şirketinin sorumluluktan kurtulduğunu, davacı ... tarafından, müvekkili sigorta şirketine dava konusu kaza nedeniyle yapılan başvuru üzerine ... numaralı hasar dosyası açıldığını, işbu hasar dosyası kapsamında, 21.11.2017 tarihinde davacı ...’a 10.513,02-TL ödeme yapıldığını, müvekkili sigorta şirketinin davacı tarafa ödeme yaparak sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, başkaca bir hukuki sorumluluğunun kalmadığını, Mahkemece tazminat hesabı yapılmasına karar vermesi halinde, ödeme tarihindeki verilerin dikkate alınması ve ödemelerin güncellenerek tazminat miktarından indirilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin davacı tarafa ödenmesi gereken tüm tazminat miktarını ödediği için, ödenmesi gereken fark tazminat miktarı kalmayacağını ve davanın reddinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından 21.11.2017 tarihinde davacı tarafa yapılan ödemenin güncellenerek indirilmesi halinde, davacı tarafa ödenmesi gereken fark tazminat miktarı kalmayacağını, müvekkili sigorta şirketi ödeme yapmış olduğundan herhangi bir hukuki sorumluluğu kalmadığını, davanın reddinin gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde yol ya da araç kusurunun (teknik arıza) bulunup bulunmadığının tespitinin yapılması ve tazminat hesabı yapılması halinde şartları var ise tazminat tutarından birlikte kusur ve emniyet kemeri indiriminin yapılması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından kazaya karışan ... plakalı araca ilişkin Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlenmiş olmasının tek başına poliçede yer alan teminat tutarının tamamının müvekkili şirket tarafından ödeneceği anlamını taşımadığını, öncelikle müvekkili şirket sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun davacı tarafından ispatı gerektiğini, kaza tespit tutanağında belirtilen ancak plakası tespit edilemeyen siyah aracın tespit edilmesi ve kusur durumunun dikkate alınmasının gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsüne/işletenine rücu hakkı doğuracağından sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kaza meydana geldiği esnada alkollü içki ve/veya uyuşturucu madde etkisinde olup olmadığı, geçerli sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı anlaşılmadığından bu konuya ilişkin de Mahkeme vasıtasıyla araştırma yapılmasına karar verilmesi gerektiğini, öte ... dava konusu kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin her durumda araştırılması gerektiğini, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunup bulunmadığının da ayrıca belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araçta meydana gelen teknik bir arızanın kazanın oluşmasına sebebiyet verip vermediği hususunun da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, davacı ... dava konusu kaza esnasında sigortalı araçta yolcu olup, emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususunun Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Dairesi tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda incelenmesi gerektiğini, davacı tarafça müvekkili sigorta şirketine sunulan raporun 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları a.5/2.’ye uygun bir rapor olmadığından taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, keza meydana gelen kaza ile raporda belirtilen maluliyet oranı arasında herhangi bir illiyet bağı da kurulmadığını, davacı ... tarafından %32 olarak sunulan sağlık kurulu raporu kanunen Özürlü Sağlık Kurulu Raporu vermeye yetkili olmayan .. Hastanesi tarafından düzenlenmiş olduğundan söz konusu raporun kabul edilebilir olmadığını, keza işbu raporda belirtilen “diabet ve diabetik retinopati” rahatsızlığına ilişkin maluliyet oranının kaza ile illiyet bağı olmadığının belirtildiğini, tedavi ve tedavi giderlerinden sayılan geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri nedeni ile doğan zararlarına ilişkin maddi tazminat taleplerinin sigorta poliçesi teminatı dışında olup müvekkili şirketin bu talepler nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde kazadan kaynaklı olarak ameliyat olduğunu ve buna ilişkin giderleri talep ettiğini ifade ettiğini, dava konusu kaza nedeniyle yapılan tedavi masraflarının müvekkili şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını, Davacı tarafın dilekçe içeriğinde bahsettiği gelir kaybı, iş durması vb. taleplerinin 01.06.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları gereği poliçe teminatı kapsamında bulunmadığından müvekkili şirket yönünden bu husustaki taleplerin reddine karar verilmesini, dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde maluliyet hesabının, Sigorta Aktüerleri Yönetmeliği uyarınca Hazine Müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından ve TRH 2010 ulusal mortalite tablosunda yer alan verilere göre yapılması gerektiğini, aynı zamanda davacıların maluliyetlerine ilişkin yapılacak tazminat hesabında davacıların mesleği, dava konusu kaza öncesinde ve sonrasında gelir durumu ve tazminata etki edecek diğer tüm hususların dikkate alınması gerektiğini, öte ... davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, her durumda tazminat tutarına ilişkin yapılacak aktüer incelemesinde davacıların aylık ücret tutarına ilişkin SGK kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu olayda hatır taşıması söz konusu olduğunu, hatır taşıması nedeniyle zarar miktarında ayrıca indirim yapılması gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, her durumda, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olması halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren faiz talep etmesinin yasaya aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu tazminatın ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte talep edilebileceğini, müvekkili şirket ödemeyi gerçekleştirdiğinden, temerrütten bahsedilmesinin mümkün olmadığını savunarak; müvekkil sigorta şirketi tarafından ödeme yapılması nedeniyle herhangi bir sorumluluğu kalmadığından davanın reddine, kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, davacının maluliyetinin ve illiyet bağının tespitinin “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’e göre belirlenmesi dosyanın Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, Sosyal Sigortalar Kurumu’na müzekkere yazılmak suretiyle var ise, davacıya dava konusu kaza nedeniyle ödenen rücuya tabi geçici iş görmezlik ödeneğinin ve var ise bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin ve tenzile tabi olup olmadığının sorulmasına, Mahkeme tarafından kusur ve maluliyetin tespitinin ardından aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüerler tarafından yerine getirilmesine, davacının zararının daha fazla olduğunun ispatı halinde yapılan ödemenin güncellenerek tazminat miktarından indirilmesine, davacının müterafik kusurunun araştırılmasına ve varsa tazminattan indirilmesine, başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinin reddine, davaya yönelik tüm beyanlarımız dikkate alınmak suretiyle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçemizde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi davalılar ... ve ....'a usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı taraflarca davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalılar cevap dilekçesi sunmayarak tüm vakılara inkar etmiş sayılmıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın, davacının yaralandığı trafik kazasında kazaya karışan tarafların kusur durumunun ne olduğu, davacının bu yaralanma dolayısıyla iş görememezlik durumunun olup olmadığı, var ise bunun miktarının ne olduğu, davacının uğradığını söylediği maddi ve manevi zararın ne olduğu hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları kolluk vasıtası ile araştırılmıştır. ... Hastanesinden; davacının Hastane nezdinde görmüş olduğu tedavilerini gösterir tüm tıbbi belge ve evraklar celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. .... Devlet Hastanesinden; davacının Hastane nezdinde görmüş olduğu tedavilerini gösterir tüm tıbbi belge ve evraklar celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Şişli Sosyal Güvenlik Merkezine müzekkere yazılarak; davacı adına 07/04/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı sürekli sakatlık, geçici iş göremezlik veya malüliyet ve emeklilik nedenleriyle herhangi bir tazminat, aylık ödemesi yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş; 16/04/2018 tarihli cevabi yazıda, davacının herhangi bir başvurusuna rastlanmadığı, geçici iş göremezlik sisteminde kayıtlı ödemeye rastlanmadığı hususları bildirilmiş, müzekkere cevabı incelenerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünden; .... plakalı aracın malik ve araç teknik bilgilerini gösterir trafik kaydı celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. .... Sigorta A.Ş.'den; .... numaralı sigorta poliçesi ve bu poliçeye ilişkin .... numaralı hasar dosyasının bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacı vekili tarafından bildirilen tanıklar mahkememizce bizzat dinlenilmiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında," Babam 2017 yılında traafik kazası geçirmiştir. Gecenin bir yarısı eve dönerken kaza haberini önce annem almış ardından da bize söylemiştir. En yakındaki hastaneye kaldırıldıktan sonra bizim tarafımızdan babam ... hastanesine nakliye ettirildi. Hastanede 10 gün yattı. Kaza nedeniyle bir bacağı kırıldı. Normalde A tipi denilen şeker hastalığına sahiptir. 10 günün sonunda bizi eve istirahate yolladılar. Babam altı ay evde istirahat etmek zorunda kaldı. Bu süre içerisinde bacağı nedeniyle platin takılma ameliyatı yaşadı. Bacağı 5 cm kısaldı. Bu kısalma yüzündende halen topallayarak yürümektedir. Bu olaylar nedeniyle de psikolojisi bozuldu ve şeker hastalığınında etkisiyle prostat kanserine yakalandı. Ve vücudunda yaralar oluştu. Bu 6 aylık sürede prostat ameliyatı da oldu. Yine bu dönemde babamı psikoloğa götürmek zorunda da kaldık. Anti depresan ilaçları almaya başladı. Daha sonra dönemsel olarak bırakarak tekrar anti depresan ilaçlara başlamaktadır. 6 ayın sonunda bir de safra kesisinin patlamasından kaynaklı ameliyat oldu. Tüm bunlar trafik kazasından kaynaklı silsileyle vücudun verdiği tepkilerdir. Bu arada babamın evde olduğu dönemde ben ve annem baktık" demiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında," 2017 yılında eşim işten gelirken trafik kazası haberini aldık. Bir gece ...'de yattı ertesi gün ...e naklettirdik. Eşimin kaza nedeniyle sağ bacağı kırıldı. 10 gün kadar hastanede yattı. Hastanede yattığı dönemde olsun evdeki döneminde olsun diyabetli olması ve yapılı olması nedeniyle tedavisi çok zor oldu. Hastaneden taburcu olduktan sonra 6 ay kadar da evde yattı. Bu 6 aylık dönemde ....de de ameliyat oldu. Eşim normalde yapı olarak hareketli birisidir. Yaşadığı kazadan sonra kendisi mutsuz oldu ve yaşam kalitesi düştü. Onun mutsuz olması yüzünden çocuklarımda mutsuz oldu. Çocuklarımın okul hayatını da etkiledi. Ona ben baktım. Bu kaza yüzünden ona bakım esnasında bende çok yıprandım. Bu zamana kadar hep bastonla dolaşmak zorunda kaldı. Yakınlarda bastonu bırakmış olsa da yanında birimizin olmasını istemekte" demiştir. 07/04/2017 tarihinde tanzim edilen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre," ... istikametinden .... istikametine gitmekte olan ... plakalı oto sürücüsü ...'in ... varyantı geçip D-100 güney transit yolda ... hastane inşaatı karşısına geldiği esnada kendisinin beyanına göre bir ... siyah aracın sağından geçerek önüne sürtmesi sonucu direksiyon hakimiyetini kaybetmesine neden olması ile araç aydınlatma direğine çarparak (....) metrobüs bariyerlerini ve telleri ezerek 10 metre bariyer üzerinde gitmesi sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kazada; 2918 Sayılı KTK'ndaki maddelerden ihlalde bulunan ... plakalı araç sürücüsü ...'in 56/1-a (şerit izleme kuralını) kuralını ihlal ettiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. sayılı dosyası celp edilmiş incelenmesinde; müştekinin ... şüphelinin ... olduğu, Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan yapılan soruşturma sonucunda 06/07/2017 tarih ve ... Sayılı Karar ile; "... Şüphelinin alınan beyanında sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde olduğu bir sırada plakasını alamadığı ancak ... marka olduğunu tahmin ettiği bir aracın makaslama yaparak kendisine çarptığını ve kaza gerçekleştiğini, tespit edilecek araç sürücüsünden davacı ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği, müşteki ...'in alınan beyanında özetle, şüphelinin aracında uyuduğu bir sırada kazanın gerçekleştiğini, olayı hatırlamadığını ancak ... marka bir aracın zigzag yaptığının kendisine söylendiğini belirterek tespit edilecek araç sürücüsünden şikayetçi olduğunu, şüpheli ...'den davacı ve şikayetçi olmadığını beyan ettiği, 26/04/2017 tarihli CD izleme tutanağında E-5 yolu üzerindeki tüm mobese kameralarının incelendiği ancak kazayla ilgili bir görüntünün tespit edilemediğinin belirtildiği, mevcut olayda şüpheli beyanı haricinde kazaya karışan bir başka araç olduğuna dair görgüye dayalı bir beyanın bulunmadığı, bu itibarla mücerret iddia dışında bir delilin elde edilemediği, Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda da başkaca bir araca kusur izafe edilmediği, müşteki Mehmet beyanının da görgüye değil duyuma dayalı olduğu anlaşılmakla; Şüpheliye atılı taksirle yaralama suçunun TCK'nın 89. Maddesini ihlal niteliğinde olduğu, 5560 Sayılı Kanun ile değişik 89/5 maddesi mucibince bilinçli taksir hali hariç olmak üzere soruşturmasının şikayete bağlı olması ve olayın oluş şekli nazara alındığında şüphelinin kusurunun basit taksir niteliğinde olduğu, müştekinin olay nedeniyle şüpheliden davacı ve şikayetçi olmadığını beyan ettiği, trafik güvenliğinin taksirle tehlikeye sokulması halini düzenleyen TCK'nın 180. Maddesinde karayolu araçlarının sayılmadığı, TCK 179/2. Maddesinde düzenlenen suçun, trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokulduğu hallerde uygulanabileceği, bu nedenle karayolu üzerinde taksirle meydana gelen trafik kazalarında 5237 Sayılı TCK'nın 179/2. Maddesi hükmünün uygulanması imkanının bulunmadığı, TCK 179/3'teki şartların da olayda mevcut olmadığı, ayrıca TCK'nın 179/2. Maddesinde yer alan trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunun yasal unsurlarından olan kast unsurunun olayda bulunduğuna dair iddia ve delil de elde edilememesi..." gerekçeleriyle şüpheli hakkında üzerine atılı suçtan kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. Mahkememiz dosyası davacının iddiası, davalı taraf savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre davaya konu kazada tarafların kusur oranlarının tespiti bakımından kusur/trafik konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dosyaya ibraz edilmiş, 06/01/2020 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "Önceden teknik olarak belirlenmiş hukuk normunu (Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama, şerit izleme ve değiştirme kural ve yasaklarını - KTK 52 ve 56 Md.) ihlal ederek trafikte en ilkel (basit) dikkat ve özeni göstermeyerek hareket eden ve kazanın hazırlanmasında belirleyici olan, önemli birden çok emredici trafik kuralını ihlal ile ilk tehlikeli davranışta bulunduğu değerlendirilen ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ....'in %100 oranında asli ve tamamen kusurlu olduğu, kazanın hazırlanması ve sonuçlanmasında kusur atfedilebilecek başkaca taraf ya da durum bulunmadığı'' değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı sigorta şirketi vekili tarafından rapora karşı itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Mahkememiz dosyası, davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu düzenlenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulunun 08/10/2021 tarih ve ... Sayılı raporunun sonuç kısmında; "...Mevcut belgelere göre; ... ve .. oğlu,1959 doğumlu ...'ın 06/04/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, kişide gelişen komplikasyon nedeniyle iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği" şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. ATK raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. 12/01/2022 tarihli celse ara kararı ile; Mahkememiz dosyası, ATK ... İhtisas Kurulunun 08/10/2021 tarih ve ... sayılı raporu ile ... Hastanesinin 26/09/2017 tarih ... sayılı %32 engellilik raporu arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla, bu çelişkinin giderilmesi için ATK Üst Kuruluna gönderilmiş, Adli Tıp .. Üst Kurulunun 23/06/2022 tarih ve ... Sayılı raporunun sonuç kısmında; "...davacı hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler ... Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ... oğlu, 1959 doğumlu .... ’in 06/04/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme ile meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak; Gr 1 XII (20e-------------0)A%3, E cetveline göre:%4.0(yüzdedörtnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı; 30/03/2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında yönetmeliğine göre, Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye, kalça eklem hareket kısıtlılığı tablo 3.8a ve 3.8b ye göre: %10 uzunluk farkı Tablo 3.3’e göre;%5, Balthazard formülüne göre %15 olup, tablo 3.2 ye göre:%8 olduğuna göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranın %8(yüzdesekiz) olduğu, Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, İyileşme (iş göremezlik) süresinin gelişen komplikasyon nedeniyle olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği" şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. ATK raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Mahkememiz dosyası, davacının maddi zararının tespiti için aktüerya bilirkişisi ile doktor bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, Aktüerya Hesap Bilirkişisi .... ve Dr. ... tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 07/04/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... 06.04.2017 tarihinde trafik kazasında yaralanan 15.03.1959 doğumlu ...’ın dosya içeriğideki 61.164,13 TL belgeli tedavi giderinin; 28.189,15 TL kısmının kazada meydana gelen sol kalça kırığı ile illiyetli olduğu, 32.974,98 TL kısmının kazada yaralanması ile illiyetli olmadığı, davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 39.651,69 TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 24.11.2017; davalı sürücü ve işleten yönünden 06.04.2017 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu'' değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı sigorta şirketi vekili tarafından rapora karşı itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Davacı vekili UYAP üzerinden gönderdiği 23/05/2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırarak maddi tazminat taleplerini 67.840,84-TL.ye çıkartmış ve aynı tarihte tamamlama harcını ikmal etmiştir. 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 Sayılı TBK'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olup; aynı Kanunun 56/1. fıkrasında da, bir kimsenin bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği, hüküm altına alınmıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni de doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları TBK'nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur.(TBK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(TBK 163/2) Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(BK163/1) Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, 07/04/2017 tarihinde tanzim edilen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. sayılı dosyası, tanık beyanları, 06/01/2020 tarihli kusur bilirkişi raporu, Adli Tıp ... Üst Kurulunun 23/06/2022 tarih ve ... Sayılı raporu, 07/04/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın haksız fiil iddiasına dayalı geçici iş göremezlik ve tedavi giderinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu; olay tarihinde saat 23:30 sıralarında davalı sürücü ....'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Şirinevler istikametinden ..... istikametine seyir halinde iken D-100 güney transit yolda ... hastane inşaatı karşısına geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu araç aydınlatma direğine çarparak metrobüs bariyerlerini ve telleri ezerek 10 metre bariyer üzerinde gitmesi sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiği; 06/01/2020 tarihli bilirkişi raporu ile benzer tespitler içeren 07/04/2017 tarihinde tanzim edilen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre meydana gelen trafik kazasında davalı sürücünün hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama, şerit izleme ve değiştirme kural ve yasaklarını ihlal ittiği olayda %100 oranında asli kusurlu olduğu tespitlerinin yapıldığı, anlaşılmakla; kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesinin davalı ... Sigorta Şirketi tarafından tanzim edildiği; aracın maliki olmakla işleten sıfatının kazanıldığı, KTK madde 85'de işletenin sürücünün eylemlerinden kendi kusuru gibi sorumlu olacağının düzenlendiği, KTK madde 86'da düzenlenen sorumluluktan kurtulma halinin somut olayda gerçekleşmediği, bu nedenle işletenin söz konusu olayda sorumlu olduğu, motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına sebep olunması halinde hiç bir ayrım yapılmaksızın işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen sigortacının da sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilerek; davalıların, davacının kaza nedeniyle maruz kaldığı maddi zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; sigorta poliçesinde teminat limitinin 330.000,00-TL olarak belirlendiği, davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce davacıya 19/12/2017 tarihinde 10.531,02-TL sürekli iş göremezlik ödemesi yapıldığı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan Adli Tıp ... Üst Kurulunun 23/06/2022 tarih ve ... Sayılı raporu ile davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, iyileşme (iş görmezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği görüşünün bildirildiği; 07/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 39.651,69-TL; tedavi giderlerinin 28.189,15-TL olarak hesaplandığı, davacının sürekli iş göremezlik talebi olmadığından bu hususta hesaplama yapılmadığı ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle ödendiğinden mahsup yapılmadığı, yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle ve davanın HMK’nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası şeklinde açılması sebebiyle davacı tarafın bedel artırma dilekçesi doğrultusunda maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiş; manevi tazminat davası yönünden ise olayın meydana geldiği tarih, olayın gerçekleşme şekli, yeri, davalı sürücünün kusuru, davacının yaralanma derecesini gösterir Adli Tıp ... Üst Kurulunun 23/06/2022 tarih ve ... Sayılı raporu, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması, tarafların sosyal ekonomik durumları, hakkaniyet ilkesi ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000-TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile, 39.651,69-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 28.189,15-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 67.840,84‬-TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumlu tutulmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 20.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ....'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE, 3-Davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açılan manevi tazminat davasının REDDİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.000,40-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 105,89-TL peşin harç ile 1.250,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile kalan 4.644,51-TL harcın davanın maddi ve manevi tazminat talebi yönünden kabul ve kısmen kabulü dikkate alınarak (davalılar ... ve ... bu miktarın tamamından davalı ... Sigorta A.Ş ise bu miktarın 3.220,40-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafından yatırılan 105,89-TL peşin harç, 1.250,00-TL tamamlama harcı ve 35,90-TL başvurma harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yapılan 3.111,00-TL adli tıp fatura ücreti, 1.409,65‬-TL tebligat masrafı, 6.120,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.640,65-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranı dikkate alınarak %89,78'i olan 9.553,17-TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş bu miktarın 7.342,04-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AAÜT gereğince hesaplanıp takdir olunan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Davalı ... Sigorta A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve sigorta yönünden reddedilen manevi tazminat bakımından A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, 10-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, 11-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/11/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/312, K. 2023/1057, T. 15.11.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-312-e-2023-1057-k-8c7f9b582886