Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1707 E. 2024/300 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1707
Karar No
2024/300
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ : 18/11/2024 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 10/11/2020 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 18/11/2024 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirket tarafından Denizli 9.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davacı şirket aleyhine kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibine girişildiğini, takip dayanağı 23/09/2016 keşide tarihli 18.929,13 TL bedelli, 27/09/2016 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli çeklerdeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, çeklerdeki imzaların çek keşide etmeye yetkilisi olmayan yetkisiz ... T.C. Kimlik numaralı ... ait olduğunu, çekten dolayı sorumluluğun davacı şirkete ait olmayıp yetkisi olmamasına rağmen çeki keşide eden ... ait olduğunu beyan ederek, davaya konu Denizli 9.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasındaki takip dayanağı dört adet çeklerdeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespitine, asıl alacak üzerinden davacı lehine %10 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacı şirketin borca batık olduğunu şirketin kapanmasından önce tüm malvarlıklarını kaçırdığını, yani planlı bir şekilde şirketin batırıldığını, bu konuda halen devam eden Denizli 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas ve Denizli 3.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ve ...Esas sayılı dosyalarından açmış oldukları tasarrufun iptali ve istihkak iddialarının reddi davalarının halen devam ettiğini belirterek davanın reddi ile %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Yargıtay HGK'nun ...-...E. ...K. Sayılı emsal nitelikteki ilamında; "..örneğin kambiyo senedi şirket adına yetkili olmayan kişi tarafından düzenlendiğinde, şirket yetkilisinin bu işlemi kabul etmesi halinde 388.maddedeki koşullar artık aranmaz; bu şekilde işlem yapılıp, şirket yetkilisi tarafından buna ses çıkarılmamış, daha önce de bu tür işlemler yapılagelmiş ve teamül halini almışsa burada da zımni kabulün varlığı söz konusu olur ki, bu durumda da adına işlem yapılan şirketin sorumluluğunun kabulü gerekir. Sonuç itibariyle; yukarıda açıklanan hukuksal dayanaklar yanında, somut olayda, şirket yetkilisinin babasının daha önce de şirket adına kambiyo senedi tanzim ettiği, bunu yetkili bulunan oğlunun sözlü yetkilendirmesi ile yaptığı, bu yetkinin verildiği hususunda da şirket yetkilisinin kabulünün bulunduğu hususlarının diğer dava dosyaları ve kesinleşen karar kapsamı ile sabit olduğu, eldeki davaya konu çekin de bu şekilde düzenlendiği, artık taraflar arasında teamül haline gelen bu uygulamanın üçüncü kişiler karşısında şirketi bağlayacağı, bu nedenle davacı borçlu şirketin davasının reddine ilişkin mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilmiştir. " şeklinde davacı şirket tarafından daha önce yapılan işlemlere onay verilmesi halinde ticari teamül oluşacağı ve şirketin sorumluluğunun doğacağı kabul edildiğinden, davacının açmış olduğu davaların reddine" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu çekler üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ...ait olmadığını, bu hususun İstanbul ATK tarafından düzenlenen 24/06/2019 tarihli rapor ile sabit olduğunu, .,.,. Gömeç Noterliğinin 21/09/2015 tarihli düzenleme şeklindeki vekaletnamesi ile dava dışı ...vermiş olduğu vekaletnamede çek hariç kambiyo senedi düzenleme yetkisinin verildiğini, mahkemenin kabulünün yerinde olmadığını, davacı şirket yetkilisinin ...tarafından yapılan işlemlere açık veya zımni rızasının bulunmadığını, ... ...vekaletname verdikten sonra şirket işleri ile ilgilenmediğini, ,...şirketin kapısına kilit vurup şehir dışına çıkması ve şirkete ait kayıtları da yanında götürmesine kadar bu olaylarla ...ilgilenmediğini, ...şirket işleri ile ilgilenmediği için durumdan haberdar olmadığını, tüm alış verişlerin ...tarafından yapıldığını, şirket çalışanları ve müşterilerin dahi ...tanımadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava,takibe konu çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dava dışı ...vekaletname kapsamında geniş yetkiler verilmesi ve bu yetkilerin incelenmesinde ...TBK 'nun 547. Maddede düzenlenen ticari mümessil olduğunun anlaşılmasına, bu şekilde verilen bir çok çekin davacı şirket tarafından ödenmiş olmasına, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarını sunmayarak defter ibrazından kaçınmış olmasına göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 324,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 103,35 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...

Atıf: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1707, K. 2024/300, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2024-1707-e-2024-300-k-be2ef4301010