İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/439 E. 2025/42 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/439
Karar No
2025/42
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/439 Esas KARAR NO : 2025/42 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/05/2024 KARAR TARİHİ : 24/01/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yan ile vekil eden arasında bir ticari ilişki yaşanmış olup vekil eden dava konusu ürünleri eksiksiz bir şekilde zamanında teslim ettiğini, taraflar arasında faturalar düzenlendiğini ve belgeler tanzim edildiğini, ticari ilişkisi sonrasında ise bakiye borç davalı tarafça ödenmediğini, akabinde, ... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası üzerinden ... tarihinde icra takibine başlatıldığını, fakat ... İcra Dairesi takip dosyası kapsamında borçlu/davalının yapmış olduğu yetki itirazının kabul edildiğini ve dosyasının yetkili olduğu belirtilen Antalya İcra müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiğini, vekil eden üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz ve sorunsuz bir şekilde yerine getirdiğini, alacağını talep ettğinde ise davalı tarafça böyle bir borcun oluşmadığı iddiasıyla borca ve borç ilişkisine kötü niyetle, haksız bir şekilde itiraz edildiğini, davanın kabulüne karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacı tarafça başlatılan Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. ...'ne müzekkere yazılarak Göndericisi davacı ..., alıcısı davalı ... olan tüm kargo gönderilerine ilişkin teslim tesellüm ve tevsik edici her türlü belge celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. ... ve ... Vergi Dairelerine müzekkere yazılarak (icra dosyası içinde bulunan takip dayanağı belgeler arasında yer alan faturalar ve cari hesap ekstreleri de gönderilerek) dava konusu faturalara ilişkin, mal veya hizmet satımı ile ilgili beyannameli alış ve satış formları (BA ve BS formları) sureti ile varsa bunlarla ilgili düzeltme beyannameleri ve diğer beyanname suretlerinin, bildirimlerin ve diğer belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davalı ... hakkında 2022 ve 2023 yıllarına ait tacir araştırması yapılarak tüm bilgi ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 308. maddesinde "Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur" 311. maddesinde "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Davayı kabul, davalının mahkemeye ulaşması gerekli tek taraflı irade beyanı ile davacının dava dilekçesindeki talep sonucu kısmına kısmen veya tamamen muvafakat etmesi şeklinde tanımlanabilir (Kuru, B.; Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, C. IV., İstanbul 2001, s. 3674; Tanrıver, S.; Mahkeme Huzurunda Yapılan Kabuller, AÜHFD, 1995/I, s. 221). Kabul, davayı sona erdiren usul işlemi olmasının yanı sıra aynı zamanda davalı, davacının istemiş olduğu hakkın varlığını da kabul ettiğinden bir maddi hukuk işlemidir (Kuru, s. 3677). Davayı kabul, her şeyden önce bir usul işlemi olduğundan, kabulün şartları ve etkileri usul hukuku bakımından düzenlenir. Davayı kabulden söz edilebilmesi için dört koşulun bir arada bulunması gerekir. Bunlardan ilkini; davalı tarafından mahkemeye yöneltilmiş bulunan tek taraflı ve varması gereken bir irade beyanının mevcudiyeti oluşturur. Bu irade beyanının kendisinden beklenen hüküm ve sonuçları doğurabilmesi mahkeme veya davacı tarafından kabul edilmesine bağlı değildir. Diğer bir koşul, davayı kabule ilişkin irade beyanının, kayıtsız, şartsız ve açık olması gereklidir (6100 s. HMK m. 309/4). Usul işlemleri kural olarak şarta bağlı olarak yapılamayacağından, şarta bağlı olarak bir kabul beyanında bulunulmuş ise, davalının bu beyanının davayı kabul olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Davalının, davanın kabulüne ilişkin davayı kabul eden irade beyanının, kayıtsız, şartsız olmasının yanı sıra, açık ve tereddüte yer vermeyecek bir biçimde kesin olmalıdır. Zımni olarak davayı kabul de mümkün değildir (Kuru, 3692-3694). Diğer taraftan, davalının kabule ilişkin irade beyanının davacının talep sonucunu konu alması gerekir. Davalı sözü edilen irade beyanı ile davacının dava dilekçesinin talep sonucu kısmına rıza gösterir. Davayı kabul davacının dava dilekçesinin talep sonucunun tamamına ilişkin olabileceği gibi, talep sonucunun bir kısmına ilişkin de olabilir ( HMK m. 309/3). Son koşul olarak kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda hüküm doğurur (6100 s. HMK m. 308/2). Medeni Usul Hukukunda kural olarak tasarruf ilkesi (1086 s. HUMK m. 72, 6100 s. HMK m. 24) uygulandığından, bu ilkeden hareketle davalı da dava konusu üzerindeki tasarruf yetkisine dayanarak açılmış bir davayı kabul edebilir. Bu suretle davalının kabulü davayı sona erdirir. Kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilir ( 6100 s. HMK m. 309/1). Kabulün zamanı ise 6100 sayılı HMK'nın 310. maddesinde düzenlenmiş ve feragatta olduğu gibi hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği öngörülmüştür. Kabul, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemidir. Davayı kabul ile mevcut olduğu tespit edilen veya yeni doğan hak, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava konusu yapılamaz ( 6100 s. HMK m. 311). Davanın kabulü, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (6100 s. HMK 311/1, 1.c) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinde; “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” düzenlenmesine yer verilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesine göre; Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; Davalı tarafça ... tarihli dilekçesinde icra dosyasına yaptığı itirazından vazgeçtiğini, davayı kabul ettiğini, kabul beyanı doğrultusunda karar verilmesini talep ettiğini belirttiği, 6100 sayılı HMK'nın 311/1 fıkrası gereği kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurması ve aynı sayılı yasanın 309/2 maddesi gereği hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması sebebiyle, davanın kabul nedeniyle kabulüne, kabul beyanı ön inceleme duruşmasından sonra sunulduğundan harcın ve vekalet ücretinin buna göre belirlenmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabul nedeni ile KABULÜ İLE, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki davalının itirazının iptali ile, takibin AYNEN DEVAMINA, 2-Hükmolunan alacağın %20'si tutarında hesaplanan ... TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ...-TL harçtan peşin olarak alınan ...-TL harcın mahsubu ile ...-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 4-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ...-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere gösterecekleri bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 24/01/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/439, K. 2025/42, T. 24.01.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-439-e-2025-42-k-98f7760f6852