İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/485 E. 2023/676 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/485
Karar No
2023/676
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/485 KARAR NO : 2023/676 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/07/2023 KARAR TARİHİ : 28/11/2023 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirket ile olan ticari ilişkisi sebebiyle ... tarihli ve ... TL tutarlı fatura düzenlendiğini, ilgili faturadan doğan alacakların davalı şirket tarafından tam bir şekilde ödenmemesi üzerine ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibinin durduğunu, davalının itirazı kabul edilerek ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takip yapıldığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının itirazlarının yerinde olmadığını belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamını, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ödeme emrinde belirtilen tutarın ... TL'lik kısmı davacının banka hesabına müvekkili şirket tarafından takipten önce ... tarihinde ödendiğini, faturaya konu mal ve hizmetlerin davacının kendisinden beklenen özeni göstermemiş olması sebebiyle inşai ve fenni olarak gerekli standartları taşımadığının ortaya çıkmasına ve bu hususun davacıya bildirilmesine rağmen eksikliklerin ve ayıpların giderilmemesi sebebiyle işin gerekli standartlara ulaşması bakımından müvekkili tarafından ... TL'yi aşan ilave masrafı yapıldığını, kaynak testi kalemi olarak istenilen ... TL'den müvekkilinin sorumlu olmadığını, belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; itirazın iptali davasında yetkili mahkemenin tespiti noktasında toplanmakta olup, itirazın iptali davalarında uygulanan usul hükümlerinin incelenmesi yoluna gidilmiştir. Hukukumuzda borçtan kurtulma davası (İİK. m. 69/II, ) menfi tespit ve istirdat davaları (İİK. m. 72/VIII ve İİK. m. 89/III) için özel yetki hükümleri kabul edilmiş, bu davaların icra takibinin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği düzenlenmiş olmasına karşın, itirazın iptali davası için özel bir yetki kuralı düzenlenmemiştir. Bu nedenle itirazın iptâli davalarında HMK'nun yetkiye ilişkin düzenlemelerinin uygulanması gerekmektedir. Usul yasasında da bu davalar bakımından kesin bir yetki kuralı düzenlenmemiştir. İtirazın iptali davalarında kesin olmayan yetki kuralları uygulanacağından, yetki itirazının 6100 sayılı HMK'nun 116/1-a maddesi gereğince taraflarca ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekir. İlk itirazların bir ön sorun gibi incelenerek karara bağlanacağı hususu ise, aynı yasanın 117/3. maddesinde düzenlenmiş olup, mahkemenin takip edeceği süreç anılan yasanın 164. maddelerinde açıklanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetkiye ilişkin hükümleri “yetki” başlıklı birinci bölünün ikinci kısmında düzenlenmiş olup çok genel bir açıklamayla bunlar; davalının ikamet mahkemesi, sözleşmenin ifa olunacağı yer mahkemesi, gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesi ve diğer yetki belirlemeleridir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. maddesinin ilk fıkrası aynen; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” şeklindedir. Davalının ikametgahı mahkemesinin yanında, başka yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır. Özel yetki kuralları olarak adlandırılan ve bazı dava çeşitleri için kabul edilen bu istisnai nitelikteki yetki kuralları, ilke olarak kamu düzenine ilişkin değildir. Böylece, kamu düzenine ilişkin olmayan özel yetki kuralları, genel mahkemenin yetkisini kaldırmadığından, eş söyleyişle onunla birlikte uygulandığından, davacı davasını genel veya özel yetkili mahkemede açmak hususunda bir seçim hakkına sahiptir. Zira özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmaz, onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla dava veya icra takibi, davacının/alacaklının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili icra dairesinde veya mahkemede açılabilir. Bunun istisnası anılan kanunun 17. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri ile ilgili düzenlemeyi içeren ve kamu düzenine ilişkin olmayan özel yetki kuralı niteliğinde bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 10. maddesinde; “(1) Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.” düzenlemesi bulunmaktadır. Sözleşmenin ifa edileceği yerin taraflarca açık veya zımni olarak belirlenmediği durumlarda, şayet borç bir para borcu ise, sözleşmenin ifa edileceği yer 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 89. maddesine göre belirlenecektir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 89. maddesine göre; "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir." 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 89. maddesine göre aksi kararlaştırılmadıkça, para borcunun, alacaklının ödeme zamanında ikamet ettiği yerde ödenmesi gerekir. Bu durumda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 89. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 10. maddesi uyarınca bir para borcunun alacaklısının, kendi ikamet adresinde dava açmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19/03/2014 tarih 2013/11-630 E. 2014/332K. sayılı kararı). Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... sayılı kararında; "...Türk Borçlar Kanun'un 89.maddesi uyarınca, para borçları götürülecek borçlardan olduğundan alacaklının ikametgahında ifası mümkün olmakla HMK'nun 10.maddesi uyarınca akdin ifa edileceği yer mahkemesi, alacaklının ikametgahındaki yer mahkemesi olacaktır. Dava dilekçesi incelendiğinde, davacı alacaklının ikametgahı olarak Manavgat/Antalya ilçesinin gösterildiği, davacı tarafından düzenlettirilen vekaletnamede de aynı adrese yer verildiği, davacı tarafın dayandığı sözleşmede davacının ikametgahının ... olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Buna göre akdin ifa edileceği yer davanın açıldığı tarih itibariyle davacı alacaklının ikametgahı yer mahkemesi olacağından Manavgat Mahkemeleri belirtilen özel yetki kuralı gereğince ayrıca yetkili olacaktır. Davacı tarafça davanın,genel yetkili mahkeme olan Çanakkale Mahkemeleri ile özel yetkili mahkeme olan Manavgat Mahkemeleri haricinde ...'da açılmış olması sebebiyle yetkiye ilişkin seçim hakkı usulüne uygun süresi içinde yetki itirazında bulunan davalıya geçmiştir..." denilmiştir. Davamıza gelince, davacı faturalı alacağın tahsili istemi ile icra takibi başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Ancak davacı şirket adresinin ..., davalı şirket adresinin ise ... olduğu görülmektedir. Davalının süresi içinde yetki itirazında bulunması nedeniyle, yetkiye ilişkin seçim hakkının davalıya geçmesi nedeniyle yetki itirazının kabulüne yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmesi gerekmiştir. (01/09/2021 tarihli Hakimler savcılar Kurulu'nun 07/07/2021 Tarih ve 608 Sayılı kararı gereğince) Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkemece bakılacağından, bu konuda karar vermek yetkili mahkemeye bırakılmıştır. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum edileceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Yetki itirazının KABULÜNE, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE 2-Yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun Tespitine 3-HMK Md. 20 gereğince kararın süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep edilmesinin gerektiğine, talep edildiği takdirde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, talep edilmediği takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-HMK Md. 331 gereğince yetkili Mahkemeye gönderme başvuru yapılır ise yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, başvuruda bulunulmaz ise talep üzerine Mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespit ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceğine, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yetkili mahkemede tevzi edilecek dosyaya aktarılmasına, dava dosyasının yetkili mahkemeye süresi içinde gönderilmesinin talep edilmemesi ve dosyanın kesinleşmesi halinde, bakiye gider avansının istek halinde yatıran davacıya iadesine, Dair; davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'ın yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/11/2023 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/485, K. 2023/676, T. 28.11.2023, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-485-e-2023-676-k-0e995819af27