İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/482 E. 2020/618 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/482
- Karar No
- 2020/618
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/482 Esas KARAR NO : 2020/618 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2020 KARAR TARİHİ : 27/11/2020 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın müvekkilinden haksız kesinti yaptığını, bu kesintinin iadesi için Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile takip başlattıkları bankanın haksiz itiraz ettiğini, davalı bankanın müvekkilinin ticari hesabından talebi olmamasına rağmen sözleşmeye aykırı ... ile gönderilmeyen ...-TL hesap özeti ve ekstre ücreti adı altında kesinti yapıldığını, BDDK nın yayınlandığı tebliğ de yer almadığı gibi 6502 sayılı kanunun sipariş edilmeyen mal ve hizmetler başlıklı 7. Maddesi uyarınca söz konusu hizmeti müvekkilinin talep etmediği müvekkilinin rızası alınmadan kullandırılmış karşılığında bedel tahakkuk ettirilmesi hukuka aykırı olduğunu, bu ücretlerin iadesini istediklerini, davalı banka üçüncü kişilere harcamış olduğu masrafları ispatlamakla yükümlü olduğunu, ...-TL nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi ile iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davacı ... vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; Davacı, davalı Müvekkil Bankanın ... Şubesinden,Genel Kredi Sözleşmesini imzalayarak ...- TL tutarlı Teminatlı Ticari Kredi kullandığını, kullandığı kredi nedeniyle davacından taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ve hukuka uygun olarak; ...- TL tutarında Hesap Özet ve Ekstre ücreti tahsil edildiğini, davaya konu masraflar davacının bilgi ve onayı dahilinde tahsil edildiğini, tacir olan davacı imzalamış olduğu sözleşmeler ile bağlı olup, davacıdan alınan masraflar taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine uygun olduğunu, dava konusu masraflar, davacı tarafından sözleşmeyle beraber masraf bilgilendirme formu imzalanmış olup davacı işbu masrafları kabul ve ödemeyi taahhüt ederek, dava konusu krediyi kullanıldığını; dava konusu kredi limiti tahsis edildiğini, davacı bu sözleşmeye uygun olarak yaptığı ödemelerin iadesini isteyemeyeceğini, aksi yönde bir düşünce “sözleşmeye bağlılık” ve “irade özgürlüğü” ilkesine aykırı olacağını, Davacının kredi talebi üzerinde söz konusu kredinin kullanım koşulları ve kredi kapsamında tahsil edilecek ücretler davacıya bildirildiğini, Davacı ile müvekkil Banka arasında “Genel Kredisi Sözleşmesi” imzalanmıştır. Davacıdan alınan tüm masraflar anılan genel kredi sözleşmesi hükümlerine uygundur. Davacı tacir sıfatıyla imzaladığı işbu sözleşme hükümleriyle bağlı olup, sözleşme gereğince yaptığı ödemelerin iadesini talep edemeyeceğini, Davacının bilgi sahibi olarak uygun bulduğu ve bu kapsamda sözleşme imzaladığı masrafları iade talep etmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı tacir oldğunu, müvekkil bankadan ticari kredi kullandığını, Her basiretli tacirin, imzalayacağı sözleşme hükümlerini değerlendirerek işlem yapması esas olduğunu, tahsil edilen masrafları ödemeyi özgür iradesiyle kabul eden tacir davacının krediyi kullandıktan sonra itiraz etmesi Medeni Kanunun 2. maddesinde yer alan "dürüstlük kuralına” da aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu ücretler, türk ticaret kanunu ve bankacılık kanununa da uygun olduğunu, Davacıdan tahsil edilen dosya masrafı, ekstre ücreti, hesap özet ücreti davacının bilgisi ve kabulü dahilinde yukarıda anılan sözleşme hükümleri ve yasal düzenlemeler kapsamında tahsil edilmiş olup bu tutar, yine yukarıda açıklanan Merkez Bankasına Bildirimi yapılan masraf-komisyon listesine de uygun olarak belirlendiğini, davacıdan alınan dosya masrafı/ekstre ücreti hukuka uygun olup davanın reddi gerektiğini, tacir olan bankanın bankacılık hizmetleri sebebiyle masraf tahsil etmesine yasal bir engel olmadığı, davacının tacir olması sebebiyle kendisinden tahsil edilen masrafların iadesini isteyemeyeceği emsal yargıtay kararları ile sabit olduğunu, tacir olan bankanın, müşterilerine sunduğu bankacılık hizmetleri sebebiyle hizmet bedeli, komisyon, masraf gibi adlar altında ücret tahsil edebileceği, tacirin kendisinden tahsil edilen masrafların iadesini isteyemeyeceği Yargıtay kararları ile de açıkça düzenlendiğini, öte yandan hesap ekstresi/dekontlar fatura niteliğinde olup tacir olan davacı ttk hükümleri gereğince basiretli davranarak borçlarını takip etmekle yükümlü olduğunu, Müvekkil Bankaca alınan dava konusu masraflar usule, yasaya ve mevzuata uygun bir biçimde tahsil edilmiş olup tacir olan davacının bu durumdan haberdar olduğu konusunda ihtilaf olmadığını, davacının iddiaları dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacı, davaya konu masrafları öderken hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini; bu nedenle yapılan ödemenin iadesini talep edemeyeceğini, davacının faiz talebi de haksız ve hukuka aykırı olup, reddi gerektiğini, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Mahkememizce dava dilekçesi incelenmiş ve davacı vekiline ... tarihli tensip ara kararın ... nolu bendi uyarınca " Dava dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 119/1. Maddesinde belirtilen unsurları haiz olmadığı anlaşılmakla;-Dava dilekçesinde gösterilen dava değeri ile netice-i talep kısmında belirtilen talep miktarının çelişkili olması ve dava dilekçesi başlığında davanın niteliği itirazın iptali olarak belirtilmesine rağmen netice-i talep kısmında alacak davası şeklinde talepte bulunulması nedeniyle dava dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu 119/1-ğ maddesinde belirtilen şartları taşımadığı anlaşıldığından, davacı vekiline HMK'nın 119/1-ğ ve 119/2 maddesi uyarınca açık bir şekilde dava değerini ve talep sonucunu bildirmek üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine, süresi içerisinde beyanda bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına" karar verildiği, davacı vekiline tensip zaptını içerir ihtaratlı davetiyenin ... tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından dosyaya herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür. Bir dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlar ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’nun “Dava dilekçesinin içeriği” başlıklı 119 uncu maddesinde belirtilmiştir. İlgili maddede; “(1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.” hükümlerine yer verilmiştir. Dava dilekçesinin incelenmesinde; davacı vekilinin dava dilekçesinin başlığında dava konusu olarak "itirazın iptali" isteminde bulunduğu ve dava değerini ... TL olarak gösterdiği, dava dilekçesinin sonuç ve istem başlıklı kısmında ise davasını alacak davası olarak belirterek ... TL bedelin davalıdan tahsilini talep ettiği görülmektedir. Buna göre dava dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1. Maddesinin d ve ğ başlıklı maddelerine uygun olmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesi ile talep ve sonucunu açık olarak belirtmediği ve dava değeri bakımından dava dilekçesinde açık çelişkilerin olduğu kuşkusuzdur. Buna göre Mahkememizce davacı vekiline dava dilekçesindeki eksikleri ve çelişkileri gidermek üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine rağmen davacı tarafından eksikliğin tamamlanmadığı edilmediği anlaşılmakla Hukuk Muhakemeleri Kanunu 119/2.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu 119/2.maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kısmının ilgili tarafa iadesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Dair tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda miktar itibariyle kesin olarak üzere karar verildi. 27/11/2020 Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı