İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/333 E. 2021/126 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/333
- Karar No
- 2021/126
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/333 Esas KARAR NO : 2021/126 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/08/2020 KARAR TARİHİ : 02/03/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; müvekkil şirketin ... çapında ... markasıyla ... muhasebe ve önbüro hizmetleri bilgisayar yazılımları üretimi, satış ve teknik destek hizmetleri işiyle iştigal ettiğini, Davalı tarafından davacı müvekkilden, ... tarih ve ... no'lu (KDV Hariç ...-TL) ...-TL bedelli bir adet e-arşiv fatura ile "... Otomasyonu/Önbüro, Muhasebe ile Eğitim Destek ve Hizmeti" satın aldığını, fatura konusu yazılım davalıya ait ... de kurulup, davalının kullanımına bırakıldığını, davalıya kesilen fatura “e-arşiv fatura” niteliğinde olduğundan ayrıca fiziki olarak tebliğ edilmesine lüzum olmaksızın, ... ... sistemi üzerinden davalıya iletildiğini, davalı tarafından bu fatura kabul edildiğini, iade edilmediğini, davalı, davacı müvekkilden fatura ile satın ve teslim aldığı yazılım ve hizmetin bedelini müvekkilin tüm başvurularına rağmen ödemediğini, Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... E. Sayılı dosyası hakkında takip yapılmış ve fakat borçlu, borcu ödememekteki ısrarlı davranışını sürdürerek, icra müdürlüğünün yetkisi ile takibe konu faturanın kapsam ve içeriğine, böyle bir yazılımın teslim edildiğine, eğitim-destek hizmeti aldığına itiraz etmeksizin yalnızca borcu olmadığını iddia ederek takibe itiraz ettiğini, Arabuluculuga müracaat ettiklerini, anlaşamadıklarını, davalının icra takibine itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, Davalı, yetki itirazında bulunduğunu, takibe yetkili icra dairesinin davalı şirket merkezinin bulunduğu ... İcra Dairesi’nin yetkili olduğunu iddia ettiğini, İcra İflas Kanunu’nun 50. Maddesinde para vya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlendiğini, 6100 Sayılı HMK.nun 10.maddesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 89. Maddesine göre; para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Bu yönüyle, davacı şirketin Ticaret Sicili'ne kayıtlı olduğu yer olan ... İcra Müdürlükleri yetkili olduğunu, Bu nedenle davacının ikametinde ödenmesi gereken para borcu için davacı şirketin merkezinin bulunduğu ...'da icra takibi başlatılması ve Mahkemenizde dava açılması usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının haksız ve mesnetsiz yetki itirazının reddini talep ettiklerini, borçlu şirket, davacı müvekkilden ... yazılımı satın aldığını, buna ilişkin faturayı da kayıtlarını aldığı ... tarihli bs mutabakat formu ile kabul ettiğini, Dosyaya sunduğumuz mutabakat faks ile yapılmış olsa dahi, davalı şirket, icra takibine itiraz ederken bu mutabakattaki imzaya ve kaşeye karşı çıkmadığını, mutabakat içeriğini, itiraz dilekçesiyle kabul ettiğini, Bu bakımdan mutabakatın taraflar arasında geçerli ve bağlayıcı olduğunu, Davacı müvekkil, davalıya kestiği fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu, öncelikle davalının mallarını satarak kaçırması halinde müvekkilin alacağının tahsilinin mümkün olmaması, davacı müvekkilin telafisi imkansız zararlara uğrama tehlikesinin bulunması ihtimaline binaen, en azından haksız olarak itiraz edilen alacağın teminatını teşkil etmesi bakımından davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere teminat mukabilinde veya teminatsız olarak ihtiyaten haczine, davanın kabulü ile davalı – borçlunun Antalya Genel İcra Dairesi’nin .../... E. sayılı dosyasında asıl alacak olan ...-TL’lik kısmına itirazının iptaline, takibin haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı davaya cevap vermemiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi' nin .../... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Antalya Genel İcra Dairesi' nin .../... Esas sayılı takip dosyasının Mahkememizce celp edilerek incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... TL bedelli fatura olduğu, ödeme emrine davalı tarafından süresi içerisinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın iddiası; davalı şirkete ... otomasyonu/önbüro, muhasebe ile eğitim destek ve hizmetinin sağlandığı, satışı yapılan bu yazılım nedeniyle düzenlenen ... TL'nin davalı şirket tarafından ödenmediği hususlarına dayanmaktadır. Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararı). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302E. 2015/12272K. sayılı kararı). Mahkememizce davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; davacının ibraz edilen 2019 yılına ait ticari defterlerinin usulüne usulüne uygun tutulduğunu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğunu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre ... tarihi itibari ile davacının davalıdan ...-TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunu, davacı tarafından davalıya ... tarihinden 2019-... dönemine ait BS mutabakat mektubu gönderildiği, bu mutabakat mektubunda 2019-... dönemine ait 1 adet KDV hariç ...-TL faturanın beyan edileceğinin bildirildiğini, davalı tarafından davalıya ait kaşe ile ... ismi ve imza ile mutabık olunduğunun bildirildiğini, davacı tarafından düzenlenen faturaya ait hizmetin verilmesi ile ilgili ellerinde bir belge olup olmadığı sorulmuş olup davacı tarafça tarafımıza ibraz edilen belgele de davalı tarafından kaşe ve imza ile davacının faaliyet gösterdiği ... ne hitaben davacının personeli ...'un ... -... tarihleri arasında ... programının geliştirilmesi için tesislerinde bulunarak çalışma yaptığının bildirildiğini, davacı yanın 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve temerrüt faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi isteyebileceğini bildirdiği görülmüştür. Davalının defterlerinin incelenmesi için ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, talimat evrakının incelenmesinde davalı tarafın usulüne uygun tebliğe rağmen ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Alınan ... tarihli rapor taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği malların teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Buna göre davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, takibe konu fatura alacağının davacı tarafın ticari defter kayıtlarında yer aldığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacı tarafın dava konusu faturadan kaynaklı edimlerini yerine getirdiğini ticari defterler kayıtları, ... tarihli mutabakat belgesi ve davalı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçınması hususları nazara alınarak ispat ettiğinin kabulü gerekmiştir. Buna karşılık olarak davalı tarafın davacı tarafın yerine getirdiği mal ve hizmetler karşılığında faturadan kaynaklanan borcunu ödediğini ispat edemediği kanaatine varıldığından davalı tarafından takip dosyasına yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, -Antalya Genel İcra Dairesi' nin .../... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin ... TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi üzerinden takibin devamına, -Alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeni ile asıl alacak üzerinden hesap edilen ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan ... TL başvurma harcı, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ... TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/03/2021 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır