İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/25 E. 2021/325 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/25
- Karar No
- 2021/325
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/25 KARAR NO : 2021/325 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/01/2020 KARAR TARİHİ : 26/05/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalanarak krediler kullandırıldığını, davalının kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borç tutarının sözleşmeye uygun olarak ödenmemesi üzerine noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğini, davalının borcu ödememesi üzerine borçlu hakkında Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalının itiraz ettiğini beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir.(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 6.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar) 7.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası, iş bu dosyamız arasına alınmıştır. 8.Mahkememizce dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır. 9. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının ... şubesi ile dava dışı kredi lehtarı ... arasında; ... tarihli ... numaralı genel kredi sözleşmesi ve sözleşme eki ... TL limitli cari hesap kredi sözleşmesi, ... tarihli ... numaralı genel kredi sözleşmesi ve sözleşme eki ... TL limitli cari hesap kredi sözleşmesi,... tarihli ... numaralı ticari kart sözleşmesi bağıtlanarak ticari nitelikte akdi ilişki kurulduğu; davalının ... tarihli ... TL kefalet limiti altında düzenlenen "kefalet sözleşmesiyle" banka ve dava dışı ... arasında bağıtlanan ... tarihli ... numaralı genel kredi sözleşmesi kapsamında doğmuş doğacak tüm borçlara müteselsile kefil olduğunun anlaşıldığı, davalının ... tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün anlaşıldığı, dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilere fiilen uygulanan en yüksek faizin baz alınarak temerrüt faizinin belirlenmesinin yargı kararları gereği olduğu, yapılan hesaplamalar gereği; ... numaralı kredi (çek yaprağı tazmininden doğan) bakımından; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere; ... TL; ... numaralı kredi (taksitli kredi) bakımından; ... TL asıl alacak, ... işlemiş faiz, ... gider vergisi olmak üzere; ... TL; ... numaralı kredi (taksitli kredi) bakımından; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere davalının borcunun bulunduğu, bankanın çek depo bedelinin yerinde olmadığı belirtilmiştir. 10.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 11.Davacı vekili, rapora karşı beyanlarını sunmuştur. 12.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 13.Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu, itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. 14.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporundaki tespitler gereği; Davanın kısmen kabulü ile; davalının, Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin; ... numaralı kredi (çek yaprağı tazmininden doğan) bakımından; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere; ... TL; ... numaralı kredi (taksitli kredi) bakımından; ... TL asıl alacak, ... işlemiş faiz, ... gider vergisi olmak üzere; ... TL; ... numaralı kredi (taksitli kredi) bakımından; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere ... TL üzerinden aynı şartlarda devamına; sözleşmede açık hüküm bulunmaması ve davacının çek yapraklarının baskı tarihlerinin tevsik edilmemesi nedeniyle davacının çek depo talep yetkisi bulunmadığından fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir. 15.Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; 16.Alacaklının icra dairesine yapacağı takip talebi ile başlayan, takibin durması için borçlunun itirazının yeterli olduğu ve cebri icraya devam edilebilmesi için alacaklının harekete geçmesinin gerekli olduğu ilamsız icra usulunde; gerek alacaklının haksız ve kötüniyetli takipte ve gerekse borçlunun haksız itirazda bulunmasını önlemek amacıyla icra tazminatına hükmolunması esası kabul edilmiştir. Anlaşıldığı üzere alacaklı lehine hükmolunacak icra tazminatının amacı, gerçekten borçlu olduğunu bildiği halde, süre kazanmak kasdı ile ya da başka bir sebeple icra takibini haksız olarak engelleyen kişinin, alacaklının hakkına kavuşmasını geciktirmeye yönelik kötü niyetli davranışlarını önlemektir. İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. 17.Dosyaya baktığımızda; yukarıda belirtilen kanuni şartların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu anlaşılmakla; davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. 18.Her ne kadar hüküm sonunda kararın davacı için kesin olduğu belirtilmişse de bu hususun sehven yazıldığı anlaşılmış olup, hüküm davacı için de istinaf kanun yoluna tabidir. Tarafların hak kaybına uğramaması için bu husus burada belirtilmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının, Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin; A) ... numaralı kredi (çek yaprağı tazmininden doğan) bakımından; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere; ... TL; B) ... numaralı kredi (taksitli kredi) bakımından; ... TL asıl alacak, ... işlemiş faiz, ... gider vergisi olmak üzere; ... TL; C) ... numaralı kredi (taksitli kredi) bakımından; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere; ... TL üzerinden AYNI ŞARTLARDA DEVAMINA; Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile; ... TL üzerinden (%20'si) hesap edilen ... TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin harcın ve 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 29/3 gereği mahsup edilen ... TL olmak üzere toplamda ... TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden, bu gider yargılama gideri olduğundan, haklılık durumu gereği (davalı arabuluculuk görüşmelerine katılmıştır); ... TL nin davalıdan; ... TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ...'nın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda davacı yönünden verilen karar kesin, davalı yönünden ise kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/05/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır