İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/246 E. 2021/6 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/246
Karar No
2021/6
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/246 KARAR NO : 2021/6

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/01/2020 KARAR TARİHİ : 06/01/2021

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirket ile davalı nın şahsi borç ilişkisine dayalı olarak müvekkilinin davalıdan ipotek belgesi gereği faizi ile ... TL alacaklı olduğunu, alacak oldukları miktarın davalı tarafından ödenmediğini, davalı aleyhine Antalya Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasından ipoteğe ilişkin icra takibi yapıldığını, davalının ise borca itiraz ederek, takibi durdurduğunu, ...'nun müvekkilini arayarak borcu ve buna bağlı ipoteğinden dolayı icra ve haciz işlemlerine başlayacağını söylemesi üzerine müvekkilinin de ...'ı aradığını, ...'ın ise durumunun olmadığını, işlerini batırmış olduğunu söylediğini ve hakkında başlatılmış birçok icra takibi bulunduğunu söyleyerek ödeme yapamayacağını bildirdiğini, müvekkilinin ise bu nedenle bu borcu ödeyerek ipoteği temlik aldığını, davalı borcu ödemeyince Antalya ...Noterliğinin ... yevmiye no'lu ... tarihli ihtar ile ihtar edildiğini davalının ihtarı almasına rağmen ödeme yapmadığını, davalının itiraz dilekçesinde tam olarak borca itiraz etmediğini derdestlik itirazının bulunduğunu, bu nedenlerle davanın kabulünü davalı borçlunun itirazının iptaline karar verilerek takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, öncelikle, Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı dosyasında açılmış ve mahkemece dosya üzerinden görevsizlik yönünde hüküm kurulmuş ve dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Mahkememizce davalıya yasal tebligat yapılmış ve taraf teşkili sağlanmıştır. Davalı her hangi bir cevap dilekçesi vermemiştir. Mahkemelerin görevi dava şartıdır. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan hallere ise dava şartları denir (KURU/Baki// ARSLAN/Ramazan/YILMAZ/Ejder., Medeni Usul Hukuku (Ders Kitabı), Ankara 2005, s. 303)Görev kuralları kamu düzenindendir ve re'sen dikkate alınır, dava şartıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/17-1097 esas, 2019/458 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Somut olaya bakıldığında; Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı dosyasının gerekçeli kararında "tarafların tacir" olduğundan bahisle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Ancak, bakıldığında, bir tacir-esnaf araştırması yapıldığı görülmediğinden mahkememizce bu yönde yazışmalar yapılmış yine uyuşmazlığın temeline ilişkin olarak tapu kaydının ve banka belgelerinin bir örneği dosyaya getirtilmiştir. Davaya dayanak banka sözleşmesi dava dışı ... ile davalı arasında yapılmış, davacı kefil olarak sözleşmede yer almıştır. Davacı ipoteği bankadan temlik alan kişidir. ... den gelen sözleşme örneğine ve diğer belgelere bakıldığında, sözleşmenin "Tüketici Kredisi Borçlanma ve Rehin Sözleşmesi" olduğu, "Konut Finansman Sözleşmesi" olduğu anlaşılmaktadır. Tapu kaydında da taşınmazın dubleks mesken olduğu görülmektedir. Vergi dairesinden gelen ... tarihli yazı cevabında da özetle; davalının bir anonim şirketin kanuni temsilcisi olduğu, kurumun re'sen terkin edildiğinin anlaşıldığı görülmektedir. Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından verilen cevapta da ... adında bir kayda rastlanmadığı özetle; belirtilmiştir. TTK m. 16 ve m. 124 gereği anonim şirketler tacirdirler. Ticaret şirketi ortakları ve/veya kanuni temsilcileri ise kendiliğinden tacir sayılmazlar, gerekli şartları taşımaları gerekmektedir. Dosyada davalının tacir olduğuna yönelik bir bilgi/belge yoktur ki olsa dahi TTK m. 19 gereği; Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Yukarıda da belirtildiği üzere, uyuşmazlığın temelindeki sözleşmenin "Tüketici Kredisi Borçlanma ve Rehin Sözleşmesi" olduğu, "Konut Finansman Sözleşmesi" olduğu anlaşılmaktadır. Tapu kaydında da taşınmazın dubleks mesken olduğu görülmektedir. Bunun yanında sözleşmenin 27 inci maddesinde de açıkça uyuşmazlık halinde dava dışı banka ile davalı arasındaki uyuşmazlık çıktığında, uyuşmazlığın Antalya Tüketici mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiştir. Davacı da dava dışı bankanın haklarını (belirtilen tutar kadar) temlik alan kişidir. İşin ticari sayılmasına durumun da elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar ışığında, davada mahkememiz görevli değildir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. Dosyada, sözleşmenin "Tüketici Kredisi Borçlanma ve Rehin Sözleşmesi" olduğu, "Konut Finansman Sözleşmesi" olduğu anlaşılmaktadır. Tapu kaydında da taşınmazın dubleks mesken olduğu ve hatta sözleşmenin 27 inci maddesinde de açıkça uyuşmazlık halinde dava dışı banka ile davalı arasındaki uyuşmazlık çıktığında, uyuşmazlığın Antalya Tüketici mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilerek tüketici işlemi tespiti de yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar ışığında, dosyada tüketici mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır. HMK m. 114/1 de dava şartları belli bir sıra dahilinde belirtilmiştir ve HMK m. 114/2 de de "diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır" ibaresi ile dava şartlarının sınırlı sayıda olmadığı anlaşılmaktadır. HMK m. 114/1 deki sıralama ise kendi içinde anlamladır, belli bir sıra dahilindedir. Örneğin mahkeme görevsiz ise kesin yetki durumu mahkemece değerlendirilemez. Belli bir öncelik dahilinde dava şartlarının incelenmesi gerekmektedir. Bu usul ekonomisinin de bir gereğidir. 01.01.2019 tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklar bakımından da; dava şartı olarak arabuluculuk getirilmiştir. Bu düzenlemeye ilişkin kanun maddesi Türk Ticaret Kanun’un 5. maddesine eklenmiştir. Bu, HMK da belirtilen "diğer kanunlarda yer alan dava şartı" na örnektir. Somut olayda, mahkememiz kabule göre, görevsiz olduğundan, arabuluculuk başvurusunun, tutanağının usule uygun olup olmadığı, süresinde olup olmadığı, tamamlanabilir dava şartı olup olmadığı, gerekip gerekmediği hususunda mahkememizce bir değerlendirme yapılmamıştır. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Nöbetçi Antalya Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekili ...'nın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/01/2021

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/246, K. 2021/6, T. 06.01.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-246-e-2021-6-k-32815fc89079