İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/77 E. 2020/338 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/77
- Karar No
- 2020/338
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/77 Esas KARAR NO : 2020/338 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/03/2019 KARAR TARİHİ : 09/07/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin ... tarihinde kendi sevk ve idaresinde olan bisikleti ile seyir halindeyken yolun sağ tarafında park halinde bulunan ... plakalı aracın sürücü kapısının birden açılması sonucu kapıya çarparak yaralandığını, kaza tespit tutanağı tutulmadığını, polis memurları tarafından tutulan ... tarihli görgü ev tespit tutanaklarında ... plakalı aracın sürücü kapısının iç kısmının boyalarında sürtünmelerin olduğu ve dış kısmında da 10 santimlik boyada çizik olduğunun tespit edildiğini, yine aynı tarihli başka bir görgü tespit tutanağında davacı müvekkile ait bisikletin ön lastik kısmında ve direksiyonda eğiklik ve hasarların olduğunu, olay tarihi olan ... tarihinde ... plakalı aracın davalı ... şirketinin ... başlangıç tarihli sigorta poliçesi ile ZMMS yapıldığını, davalı ... şirketine ... tarihinde başvuru yapıldığını ancak ... tarihli yazı cevaplarında başvuru dilekçesinin ekinde gönderilmiş olan evrakların eksik olduğunun bildirildiğini, oysa ki eksik belge olmadığını, olay yerinde ve sonrasında tarafların kusur oranlarını gösterir bir rapor mevcut olmadığından davacı müvekkil ile dava dışı araç sürücüsünün kusur oranlarının tespiti gerektiğini, araç sürücüsünün kusurunun tespitini, müvekkilinin maluliyet oranının tespitini, davanın kabulü ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davacının dava konusu taleplere ilişkin müvekkil sigorta şirketine yapılmış başvurusu bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, zira başvuru şartının yerine getirilmemesinin sonradan giderilebilir bir dava şartı olmadığını, 2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde, 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde, 97.maddenin eski metninde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava açabilme hakkı mevcut iken 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda madde hükmü "Zarar görenin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 Sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" denildiğini, bu maddede yapılan değişiklikle, zarar gören hak sahiplerinin ZMMS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacaklarını, öncelikle sigortacıya tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvuracaklar ve yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabileceğini, bu hali ile trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanlar sigortaya davadan açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvuruda bulunmak zorunda olduklarını, dava açabilmeleri için yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerektiğini, bu sebeplerle davadan önce yazılı başvuruda bulunmak ve başvurudan itibaren 15 günlük sürenin geçmesi ZMMS sigortacısına tazminat davası açılmasının ön şartı olduğunu, bu hususun anılan maddenin değişiklik gerekçesinde vurgulandığını, 2918 sayılı KTK'nın 97. Ve 99. Maddelerindeki değişiklikle, zarar görenin ZMSS poliçesi kapsamında sigorta şirketi aleyhine dava açmadan önce yazılı başvuruda bulunması ve başvuruda sigorta şirketinin yapacağı ödemeyi belirleyebilmesi için zorunlu olan belgelerin iletilmesi zorunluluğu getirilmiş olup, bahse konu düzenlemelerin 6100 sayılı HMK'nın 114.maddesinin 2. Fıkrasında belirtilen kapsamda dava şartı olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının düzenlendiği 114.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeye göre "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır". 115.maddenin 1.fıkrasında ise, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." denildiğini, 2.fıkrada ise, "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." hükümlerinin mevcut olduğunu, davacı vekili tarafından, müvekkil sigorta şirketi aleyhine; fazlaya dair haklar saklı tutularak ... için ... TL maddi tazminat ve ... için ... TL maddi tazminat talepli işbu tazminat davası ikame edildiğini, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olup masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER : Dosyada tüm deliler toplanmış, dosya tarafların kusur oranlarının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli raporda, Sürücü ...'nın %100(yüzde yüz) oranında kusurlu, Sürücü ...'in kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek raporda sunulmuştur. Dosya davacının maluliyet oranının tespiti amacıyla İstanbul ATK'ya gönderilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli raporda, ... oğlu ... doğumlu, ...’in ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Kakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10’a göre üst ekstremite özürlülük oranı %1 olup Tablo 2.3’e göre; 1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %1 (yüzdebir) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, 3. Başka birisinin geçici bir süre veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığını bildirir rapor sunmuştur. Dosya daha sonra aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporda, ... tarihinde trafik kazası sonucu %1 oranında sürekli ,3 ay geçici iş göremezlik durumuna düşen davacı ...'in; -Geçici iş gücü kaybından kaynaklanan ve SGK ödemelerini aşan bakiye maddi zararının ...(TL), -Sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının ...(TL)) Olduğunu bildirir rapor sunmuştur. Davacının davasını ıslah ettiği ve ıslah harcını da yatırdığı görüldü. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, TBK 49 vd. Maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen işleten-sürücünün ZMMS si aleyhine açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir. Yukarda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu , öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesi mevcuttur. 6098 sayılı TBK 54.maddesinde de bedensel zararlar "bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1-Tedavi giderleri, 2-Kazanç Kaybı, 3-Çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar, 4-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiştir. Somut olay yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar ile kusurlu araç sürücüsünün fiili arasında illiyet bağı bulunması nedeniyle kusurlu aracın sigorta şirketinin yukarıdaki açıklamalar ve kanun maddeleri gereği davacıya karşı sorumlu olduğu kanaatine mahkememizce varılmıştır. Mahkememizin bu kabulü doğrultusunda; hüküm kurmaya ve denetime elverişli oluşa ve yasaya uygun , kusur , maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları sonucu davacının kaza nedeniyle uğradığı zararı ... TL geçici iş göremezlik, ... TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam ... TL olarak bulunmuş ve bu miktar üzerinden davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kabulü ile ... TL geçici iş göremezlik, ... TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam ... TL maddi tazminatın davalıdan temmerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL den peşin ve ıslah ile alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Davacının yapmış olduğu ilk dava masrafı posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücretinden ibaret toplam ... TL nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde TARAFLARA İADESİNE, Dair, davacı vekili yüzüne karşı karşı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır