İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/118 E. 2020/660 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/118
Karar No
2020/660
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/118 Esas KARAR NO : 2020/660 DAVA : Tazminat (Yönetim Kurulu Üyesinin Haksız Azli Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 01/04/2019 KARAR TARİHİ : 11/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Yönetim Kurulu Üyesinin Haksız Azli Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacının ..-... yılları arası vekaleten ... olarak görev yaptığını, ... yılının ... ayında emekli olduğunu, davacının mülkiyeti ...’ne ait ve Belediyenin iştiraklerinin ortaklığı ile ...’da ..., ..., ... ve ... ... için kurulan davalı şirketin ... tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında davalı şirkete 2 yıl süre ile yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, davalı şirketin ... tarihli olağanüstü genel kurul toplatısı ile yönetim kuruluna seçilen davacının seçildiği tarihten ... tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıp ... tarihinde yapılan yerel seçim sonucu belediye yönetimi siyaseten değişmekle, davalı şirketin ... tarihinde yaptığı olağanüstü genel kurul toplantısı ile yeni yönetim kurulu oluşturularak davacının yönetim kurulu üyeliğinin haklı sebebe dayanmaksızın ve gerekçe göstermeksizin düşürüldüğünü, Türk Ticaret Kanunu’nun “Görevden Alma” başlıklı maddesinde politik nitelik taşıyan bir sebebin haklı sebep olarak nitelendirilemeyeceğini, sair açıklama ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; davacının davalı şirkete ... tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı ile Yönetim Kurulu Olarak 2 yıl süre ile atanmış olduğu halde ... tarihinde yapılan yerel seçimler sonucu belediye yönetimi değişikliği nedeniyle görev süresi dolmadan davacının ... tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı Kararı ile Üyelikten Haklı Gerekçe bulunmaksızın azli nedeniyle doğan maddi zararlarının karşılığı olarak şimdilik ... TL maddi tazminatın, haksız azil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınıp davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerine dair sözde alacağının zamanaşımına uğradığını, davalı şirket yönetim kurulunun oybirliği ile aldığı ... tarih ve ... karar nolu gündem kararı ile ... tarihinde Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapılmasına karar verildiğini, Toplantı Gündeminde “Yeni Yönetim Kurulu Üyelerinin Seçilmesi ve Huzur Hakkının Tespiti” maddesinin yer aldığını, davacı tarafın yönetim kurulu üyesi olarak bahsedilen olağanüstü genel kurul toplantısının yapılmasına dair alınan kararı herhangi bir ihtirazı kayıt öne sürmeksizin imzaladığını, davacının kendi imzasını taşıyan yönetim kurulu kararında olağanüstü toplantıya çağırılan Genel Kurulun görüşeceği gündem maddelerinin usule uygun olarak açıkça belirtildiğini, davalı şirketin kendi içerisinde yaptığı ve bir denetim ve inceleme neticesinde yönetim kurulna seçilen üyelerin kişisel ve çalışma hayatına ilişkin geçmişleri ve şirket yönetimine olan katkılarının da incelendiğini, yönetim kurulu üyelerinin şirkete yönetsel yahut işletmesel anlamda bir katkılarının olmadığının belirlendiğini, sayıca fazla olan üyeler arasındaki koordinasyonda yaşanılan aksaklıklarnı tespit edildiğini, bu nedenle alınan karar ile yönetim kurulunda sayıca azalmaya gidilerek yaşanılan aksaklıkların giderilmesinin sağlandığını, 10 kişi olan yönetim kurulunun 5 kişiye düşürülmesi ile yılda yalnızca ... TL kar elde edildiğini, genel kurul kararının ve yönetim kurulu üyeliğinin sonlanmasının haklı sebebe dayanmadığı belirtilmiş ise de; davalı şirketçe usule ve yasaya uygun olarak toplanan genel kurulda hukuka uygun olarak alınan kararların yargı yolu ile ancak hukuka uygunluk denetiminin yapılabileceğini, yerindelik denetimin yapılamayacağını, genel kurul kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasında ki ilişkiyi vekalet ilişkisi olarak kabul etmenin mümkün olmadığını, vekalet ilişkisi neticesinde ücrete hak kazanılabilmesi için vekilin çalışması gerektiğini, davacının görevden alınması ile huzur hakkına hak kazanmadığının açık olduğunu beyanla, haksız açılan iş bu davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflara duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. ...'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. ... Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak gelen cevbi yazı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında; ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği dava dosyasının re’sen seçilecek bir mali müşavir bilirkişiye tevdii ile dosya içerisinde mevcut Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... Esas -.../... Karar sayılı ilamı ile ... tarih .../... Esas – .../... Karar sayılı emsal içtihatlarındaki hesaplama teknikleri dikkate alınmak suretiyle tazminat miktarının hesaplattırılmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan ... tarihli raporda özetle; "...Dava dosyası ile ekindeki kayıt ve belgeler üzerinde yapılan incelemelerde, •Davalı ...nin ... tarihinde icra ettiği olağanüstü genel kurul toplantısında davacı ...'in 2 yıllık süre ile şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçildiği ve 2013 yılı ... ayından itibaren aylık net ...-TL. tutarında huzur hakkı ödenmesine karar verildiği, •Davalı ...nin ... tarihinde icra ettiği olağanüstü genel kurul toplantısında, şirket yönetim kurulu üyelerinin değiştiği ve bu nedenle de davacının davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinin ... tarihinde sona erdiği, •Bu durumda davacının 2 yıllık görev süresi dolmadan ... yılında genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyeliği görevinin sona erdiği, bu nedenle de davacının ... tarihinden ... tarihine kadar devam edecek dönemde davalı şirketin yönetim kurulu üyeliği görevini yapamadığı, •Davacının ... - ... tarihleri arasında alamadığı huzur hakkı ücretine istinaden davacının talep edebileceği tazminat tutarının ...-TL. olduğu..." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Davacı vekili ... tarihli ıslah dilekçesinde özetle; yargılama sırasında mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre davacının talep edebileceği miktarın ... TL olarak hesap edildiğinden davacı ... için ... TL maddi tazminat taleplerini ... TL olarak ıslah ettiklerini, davanın kabulü ile bilirkişi raporunda belirlenen ve ıslah edilen dava değerinin haksız azil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, TTK 364/2.maddesi uyarınca Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK 364. maddesinde; "Yönetim kurulu üyeleri, esas sözleşme ile atanmış olsalar dahi, gündemde ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı halinde, genel kurulun kararıyla her zaman görevden alınabilirler. Yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişi, kendi adına tescil edilmiş bulunan kişiyi her an değiştirebilir. 334. Madde hükmü ve görevden alınan üyenin tazminat hakkı saklıdır." düzenlemesi mevcuttur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30/11/2017 tarih, 2016/3773 Esas, 2017/6778 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce, davacı tarafından yönetim kurulu üyesi seçilmesine dair genel kurul kararına uyulması halinde kazanılması muhtemel ücretlerin dava konusu edilmesi ve davacının belirli süreyle yönetim kurulu üyesi olarak görev yapacak oluşu gözetildiğinde somut olaya belirli süreli hizmet aktine ilişkin yasa hükümlerinin uygulanması yerinde olacağı TBK'nın 438. maddesi uyarınca somut olay değerlendirildiğinde, davacı yararına hükmedilebilecek tazminat miktarı yönetim kurulu üyesi seçildiği süre boyunca elde edilebilecek gelir olmakla birlikte bu miktardan yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesi nedeniyle tasarruf edilen miktarlar ile başka bir işten elde edilen gelir veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin tenkisi gerekli olduğu, mahkemece TBK'nın 438/2. maddesi uyarınca davacı yararına hükmedilecek tazminat miktarından tenkis yapılmasını gerektirir bir durum olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 364/2. maddesinde tazminat miktarının nasıl belirleneceği hususunda bir hüküm yer almamakta ise de, anonim şirket yönetim kurulu üyesi ile şirket arasındaki hukuki ilişkilere somut olayın niteliğine uygun olacak biçimde vekalet aktine ilişkin hükümler uygulanabilecektir. Böylece, TTK m. 364/2 maddesi uyarınca azledilen üye, vekalete ilişkin genel hükümlere göre tazminat isteyebilir. Bu bağlamda 6098 sayılı TBK’nın 512. maddesine göre, ‘‘uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.’’Kural olarak, davacı taraf sözleşmenin haksız olarak feshi halinde dönem sonuna kadar olan ücretini isteyebilir. Bu husus iş sahibinin temerrüdü halini kapsamaktadır. Bu itibarla ihtilafın çözümünde, dava konusu olaya da uygulanması gereken 6098 sayılı TBK 408. maddesinin de gözardı edilmemesi gereklidir. TBK 408.maddesi (818 sayılı BK 325) “ İşveren, işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellerse veya edimi kabulde temerrüde düşerse, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup, işçiden bu edimini daha sonra yerine getirmesini isteyemez. Ancak, işçinin bu engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretinden indirilir.” hükmünü içermektedir. Bu durumda, mahkemece bu hususlar gözönünde bulundurularak davacının tazminat olarak talep ettiği ücretinden indirilmesi gereken miktarın saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir..." Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09/01/2017 tarih, 2015/12189 Esas, 2017/120 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin vekalet sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, haksız azil halinde vekilin menfi zararlarını isteyebileceği, yoksun kaldığı huzur hakkı bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının azlinin haklı sebebe dayanmadığı, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteme hakkının bulunduğu hususunda yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 6102 Sayılı TTK'nın 364/2. maddesinde tazminat miktarının nasıl belirleneceği hususunda bir hüküm yer almamaktadır. Bununla birlikte anonim şirket yönetim kurulu üyesi ile şirket arasındaki hukuki ilişkilere somut olayın niteliğine uygun olacak biçimde vekalet aktine ilişkin hükümler uygulanabilecektir. Böylece, TTK m. 364/2 maddesi uyarınca azledilen üye, vekalete ilişkin genel hükümlere göre tazminat isteyebilir. Bu bağlamda 6098 sayılı TBK’nın 512. maddesine göre, ‘‘uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.’’ Kural olarak, davacı taraf sözleşmenin haksız olarak feshi halinde dönem sonuna kadar olan ücretini isteyebilir. Bu husus iş sahibinin temerrüdü halini kapsamaktadır. Bu itibarla ihtilafın çözümünde, dava konusu olaya da uygulanması gereken 6098 sayılı TBK 408. maddesinin de gözardı edilmemesi zorunludur. BK’nun 408.maddesi (818 sayılı BK 325) “ İşveren, işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellerse veya edimi kabulde temerrüde düşerse, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup, işçiden bu edimini daha sonra yerine getirmesini isteyemez. Ancak, işçinin bu engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretinden indirilir.” hükmünü içermektedir. Bu durumda, mahkemece bu hususlar gözönünde bulundurularak davacının tazminat olarak talep ettiği ücretinden indirilmesi gereken miktarın saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi..." şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal içtihatlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Davacının, davalı ...'de ... tarihinde yapılan olağan üstü genel kurul ile iki yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak atanmasına karar verildiği, görev süresi dolmadan ... tarihinde yapılan olağan üstü genel kurul kararı ile üyelikten azline karar verildiği görülmüştür. Yukarıda belirtildiği üzere, Anonim Şirket yönetim kurulu üyesi ile şirket arasındaki hukuki ilişkinin somut olayın niteliğine uygun olacak şekilde vekalet akdine ilişkin hükümler uygulanabileceğinden TTK 364/2. Maddesi uyarınca azledilen üye, vekalete ilişkin genel hükümlere göre tazminat isteyebilecektir. Tazminat miktarının hesaplanmasında da yine yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda yönetim kurulu üyeliğine seçildiği süre sonuna kadar hak edeceği ücretten engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar indirilmek suretiyle Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplanan tutar üzerinden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; Buna göre ... TL tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin ve ıslah harcı toplamı olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan ... TL dava ilk masrafının davalıdan tahsili davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan ... TL tebligat ve müzekkere gideri, ... TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2020 Başkan ... ¸E- İmzalı Üye ... ¸E- İmzalı Üye ... ¸E- İmzalı Katip ... ¸E- İmzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/118, K. 2020/660, T. 11.12.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-118-e-2020-660-k-d47f81b37990