İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/786 E. 2019/681 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/786
Karar No
2019/681
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/786 Esas KARAR NO : 2019/681 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/02/2016 KARAR TARİHİ : 24/10/2019 Mahkememizin .../... Esas .../... Karar sayılı dosyası Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile bozularak mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasa kaydı yapılarak Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, ... günü davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ... Mah. ... Bulvarı yan yolda seyretmekte iken o esnada sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile yan yoldan ana yola geçmeye çalışan davacı müvekkilin desteği müteveffa ...'e çarptığını, ve bu kaza sonucunda ...'in yaşamını yitirdiğini, kaza mahallinde tutulan kaza tespit tutanağında yapılan tespite göre müteveffanın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu bulunduğunu ve araç sürücüsü ... aleyhine Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas nolu dosyası ile ceza davası açıldığını, müvekkilinin müteveffa ile yaklaşık 12 yıldır birlikte yaşamakta olup, olay nedeniyle büyük üzüntü yaşayıp, destekten yoksun kaldığını, bu sebeplerle maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulünü, yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasını dava ve talep etmiştir. CEVAP :Davalı ... mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davacı ile ölenin 12 yıldır yaşamının kapsamının ne olduğunun açıklanmadığını, kazada vefat eden ...'in yakınlarının iyi niyetle ve kendilerine göre kusuru olmadığı halde ölen ...'in kendileri ile birlikte kaldığını, kendilerini bakıp gözettiğini ifade eden yakınlarına iyi niyetle ödemede bulunulduğunu, yakınlarının davacıdan hiç söz etmediklerini, hatta iddianın aksine, davacının başka bir kişi ile evli olduğu iş bu davanın sırf davalıdan haksız menfaat temin etmek için danışıklı ikame edildiğini, iddia ve taleplerin asılsız olduğunu, davacının ölen ile ölenin kendisine destek olmasını gerektiren yakın akrabalığı olmadığını, birlikteliğin ise karı koca ilişkisi sayılmaması nedeniyle tazminat talebine haklılık kazandırmayacağını, bu sebeplerle esas ve usul yönünden koşulları bulunmayan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde bahsi geçen ... tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkil şirkete ... ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaraları ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçelerde teminat limitlerinin kişi başı ... TL olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, buna göre trafik sigortalarının işletenlere düşen sorumlulukları karşılanmak üzere yapıldığını, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluğunda olmadığını, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken, tazminat talep edenlerin ölen kişi ile ilişkileri, yaşları, medeni durumları ve vefat sebebiyle destekten yoksun kalıp kalmadıklarının belirlenmesini, destekten yoksun kalmışlarsa bu zararların uzman bilirkişilerce ayrı ayrı hesap edilmesini, tazminat hesabı sonrasında Kask indirimi yapılması gerektiğini, bu sebeplerle, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Dosya tarafların kusur oranlarının araştırılması için Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmiş ve mahkememize sunulun ... tarihli raporda, davalı sürücü ...'in %25 oranında kusurlu olduğunu, sürücü ...'in %75 oranında kusurlu olduğunu bildirir rapor sunulmuştur. Dosya daha sonra aktüerya bilirkişiye tevdii edilmiş ve bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporu ile davacı eş ...'in talep edebileceği destek tazminatının ... TL, dava dışı hak sahipleri anne ve babanın haklarının saklı tutulduğunu bildirir rapor sunmuştur. Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli dilekçesi ile davasını ... TL olarak ıslah etmiştir. B.A.M KARARI: Mahkememizin .../... Esas .../... Karar sayılı dosyası Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin .../... Esas .../... Karar sayılı ilamının Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Mahkemece verilen karar, eksik incelemeye dayalıdır. Öncelikle, kazada hayatını kaybeden ... ile davacının desteklik kapsamında birlikte yaşadıklarına dair mahkemece nüfus müdürlüğünden ölen ... ile davacının kaza tarihinden geriye yönelik mernis adreslerinin araştırılması, ayrıca mahallinde etraflıca zabıta araştırılması yaptırılmak suretiyle (davacı dışında mahalle muhtarından ve yakın komşularından sorulmak suretiyle ve beyanına başvurulan kişinin kimlik bilgileri ve imzasını içerir usulüne uygun düzenlenen tutanakla) ,davalının itirazında belirttiği ve dayandığı icra dosyaları,aile mahkemesinde görülen dava dosyaları,özellikle ölenin anne babasının açtığı tazminat dava dosyası, adres kayıtları vs deliller ile varsa tarafların bu yöndeki tüm delilleri eksiksiz toplanarak ölenin ve davacının geliri,ekonomik sosyal durumu gözetilerek yerleşik Yargıtay uygulamaları doğrultusunda desteklik hususu tartışılmak suretiyle ölenin davacının desteği olup olmadığı, ne şekilde, hangi sürede ve ne zamana kadar desteklik sağladığının hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun şekilde araştırma yapılmadan tek taraflı olarak düzenlenen memur tutanağıyla yetinilerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durum sair istinaf itirazları incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve açıklanan işlemlerin yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini gerektirir gerekçesi ile mahkememiz gönderilmiş ve yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, TBK 49 vd. Maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki ölümlü trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen işleten- sürücü ve ZMMS aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatı ile sigorta şirketi dışındaki işleten- sürücü aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; müteveffa ...'in sağken davacının desteği konumunda olup olmadığı, desteği konumunda ise davacının talep edebileceği tazminat miktarına ilişkindir. 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesi mevcuttur. 6098 sayılı TBK 53.maddesinde de ölüm halinde uğranılan zararlar belirtilmiş, 3.bendinde "...ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları zararlar..."'ın talep edilebileceği belirtilmiştir. Aynı kanunun 55.maddesinde de, "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz..." şeklinde tazminatın belirlenmesine ilişkin esaslar belirtilmiştir. Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Türk Borçlar Kanunu’nun 53.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı). Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. Davada davacı tanığı olarak dinlenen müteveffanın anne ve babasının beyanlarında; davacı ile oğullarının birlikte aynı çatı altında yaşamadıklarını, komşuluk ve arkadaşlık ilişkileri içerisinde birbirleriyle görüştüklerini , müteveffanın kendileriyle birlikte yaşadığını beyan etmişlerdir. Yine davacı tanığı olarak dinlenen diğer tanıkların davacının yakın akrabaları olmaları hasebiyle davacı lehine verdikleri beyanlara itibar edilmemiştir. Yakın akraba dışında olan diğer tanıkların bilgileri de duyuma dayalı olduklarından bu tanıklarında beyanlarına itibar edilmemiştir. Davacının istinaf ilamından sunduğu yeni delillere davalı tarafın muvafakat vermemesi nedeniyle bu deliller( görüntü cd si ve fotoğraflar) esasa alınmamıştır. Kolluk birimlerine yazılan müzekkere cevabında davacı ile müteveffanın birlikte yaşamadıklarının tespit edildiği bildirilmiştir Nüfus müdürlüğüne yazılan müzekkerede davacı ile müteveffanın yerleşim yeri adreslerinin farklı olduğu bildirilmiştir. Müteveffa kaza nedeniyle hastaneye kaldırıldığında müteveffanın yakınları müteveffanın adresi olarak müteveffanın anne babasının da yaşadığı adresi vermiştir. Davacının eski eşinden nafaka aldığı Aile Mahkemesi dosyasından anlaşılmıştır. Tanık beyanlarından davacının temizliğe giderek kazancını sağladığı ve günlük ...-... TL ortalama kazancının olduğu anlaşılmıştır. Müteveffanın ... de işçi olarak çalıştığı ölmeden önce ... -... TL arası kazandığı gelen müzekkere cevaplarından ve tanık beyanlarından anlaşılmıştır. Müteveffanın borçlu olduğu icra dosyaları getirtilmiş bu dosyalarda müteveffanın telefon borcunu dahi ödeyemediği ve aracına haciz konulduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ve deliller kapsamında değerlendirildiğinde; davacının müteveffayla aynı evde yaşamadığı, aralarındaki ilişkinin arkadaşlık ilişkisi olduğu , müteveffanın davacıya eylemli bir destek sağlamadığı, , eylemli bir desteğin olduğu varsayımsal olarak kabul edilse dahi davacının maddi durumunun müteveffadan iyi olması ve müteveffanın sürekli borçlanma durumu içerisinde olması nedeniyle müteveffanın davacıya sürekli ve gerçek bir destek olamayacağı, müteveffanın ölümü öncesi ve sonrası arasında davacının maddi ve sosyal durumunda en ufak olumsuz bir fark olmadığı tüm bu nedenlerle müteveffanın ölümü nedeniyle davacının eylemli gerçek ve sürekli bir destekten mahrum kalmadığı hususları mahkememizce sabit görüldüğünden davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin ve ıslah ile alınan ... TL nin mahsubu ile fazladan alınan ... TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 3- Maddi tazminat yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren DAVALILARA VERİLMESİNE, 4- Manevi tazminat yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren DAVALI ...'E VERİLMESİNE 5-Davacının yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Tarafların yatırmış olduğu gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/786, K. 2019/681, T. 24.10.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-786-e-2019-681-k-ea4fdc89fc71