İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/680 E. 2023/682 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/680
Karar No
2023/682
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/680 Esas KARAR NO : 2023/682 DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 01/02/2023 KARAR TARİHİ : 30/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete Antalya ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından davalı alacaklı ...'ın talebiyle haciz ihbarnameleri gönderildiğini, müvekkilinin söz konusu haciz ihbarnamelerinden haberdar olmadığını, bilgisizliği ve haberdar olamaması nedeniyle haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edemediğini, müvekkili şirketin davalının ve takibin borçlusu ...'a haciz müzekkerelerinin gönderildiği tarih itibariyle herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı borçluya neye istinaden borçlu olduğu hakkında hiçbir açıklama getirilmediğini belirterek dava dışı borçlu ... ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığının dolayısı ile müvekkilinin icra dosyasında borçlu bulunmadığının tespitine, mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak takip dosyası hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine, neticeten Antalya ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında yürütülen haksız icra takibinin müvekkili açısından durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açmış olduğu davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, İİK madde 72/3 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve esasa aykırı olduğunu, davacının kötüniyet iddiasının asılsız ve haksız olup kabul edilemeyeceğini belirterek davanın süre aşımı nedeniyle usulden reddine, esasa girildiği takdirde haksız, mesnetsiz ve ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davalı alacaklı ... tarafından borçlu ... Şirketi ve ... Şirketi aleyhine toplam ...-TL alacak için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, ... tarihinde borçlu ... Şirketi adresinde haciz gerçekleştirildiği, borçlu ... Şirketi yönünden takibin ... tarihinde kesinleştirildiği, dosyada ... tarihinde gerçekleştirilen haciz sırasında ...'ın icra kefili olduğu, icra kefili ...'ın davacı şirkette telif alacağı olduğu gerekçesiyle 3. şahıs konumunda olan davacı şirkete İİK'nın 89. Maddesine göre haciz ihbarnameleri gönderildiği, birinci haciz ihbarnamesinin ... tarihinde, ikinci haciz ihbarnamesinin ... tarihinde, üçüncü haciz ihbarnamesinin ise ... tarihinde davacı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı tarafça haciz ihbarnamelerine karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Dava; İİK'nın 89. maddesi uyarınca üçüncü şahıs tarafından açılan menfi tespit davası niteliğindedir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ... tarih ... Esas ... Karar sayılı karar ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, işbu karar davacı tarafça istinaf edilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile " 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/3568 esas, 2016/6425 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere "İİK 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir." İİK 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir. (Dairemizin 2020/71 Esas 2020/680 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık, davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde çıkarılan haciz ihbarnameleri nedeniyle borçtan davacının sorumlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. İİK 89. maddesindeki özel düzenleme ile İİK 72. maddesindeki menfi tespit davasına ilişkin genel düzenleme gözetildiğinde genel düzenleme hükmünün İİK 89. maddesini işlevsiz bırakacak biçimde uygulanamayacağı da açıktır. Bu durumda İlk derece Mahkemesince, İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun resen gözetilmesi gereken görev yönünden kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve görevsizlik kararı verilmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılmış olmakla dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık, davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde çıkarılan haciz ihbarnameleri nedeniyle borçtan davacının sorumlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. İİK 89. maddesindeki özel düzenleme ile İİK 72. maddesindeki menfi tespit davasına ilişkin genel düzenleme gözetildiğinde genel düzenleme hükmünün İİK 89. maddesini işlevsiz bırakacak biçimde uygulanamayacağı da açıktır. Bu durum karşısında; görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Dair; davacı vekilinin ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize sunulmak üzere herhangi bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurulmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/11/2023 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/680, K. 2023/682, T. 30.11.2023, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-680-e-2023-682-k-8ee5a20cbbfa