İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/21 E. 2021/568 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/21
Karar No
2021/568
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/21 Esas KARAR NO : 2021/568 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/01/2021 KARAR TARİHİ : 12/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin araba motor tamiri üzerine ticari faaliyette bulunduğunu, davalılar ile müvekkilinin araç motoru alım konusunda ...-TL olarak anlaştıklarını, müvekkilinin araba motoru bedelini davalıların hesabına gönderdiğini, müvekkilinin araç motor parça bedelini ... tarihinde ...-TL'yi davalı ... adına ... A .Ş. ... IBAN numaralı hesabına, ... tarihinde ...-TL'yi davalı ... adına ... Bankası ... İBAN numaralı hesabına gönderdiğini, müvekkilinin davalılara araç motor bedelini göndermesine rağmen davalılar motor parçasını müvekkiline göndermediğini, davalılar aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini, davalıların uhdesindeki parayı iade etmediklerini, motor parçasını da göndermediklerini, davalı borçluların mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyaten haczine kararı verilmesini, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle takibin devamına karar verilmesini, likit alacağa haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine dava konusu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere lehimize icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ilgili davanın yetkisiz yer mahkemesinde açıldığını, yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, davacı ile diğer davalı ... arasında araba motoru alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, davacının oğlundan araba motoru istediğini, oğlunun söz konusu motoru temin edilmesi için yurtdışındaki bağlantılarıyla iletişim kurduğunu, yurt dışında bulunan motoru faturasıyla birlikte temin edebilmek için motor sahibinin oğlundan kapora istediğini, kaporanın kendi hesabına gönderildiğini, kendi hesabına gelen paranın yırt dışında motor aldıkları kişinin hesabına oğlunun gönderdiğini, yurt dışındaki motoru buraya getirmek için resmi prosedürler hazırlanırken davacının diğer davalı olan oğlunu sıkıştırdığını, davacının kendisini dolandırıldığını iddia ettiğini, oğlunun bu durum üzerine davacıya yurt dışındaki motor temin edecek tedarikçinin telefon numarasını verdiğini, yetki itirazının kabulüne, dosyanın yetkili Kilis Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, haksız olarak açılan davanın reddine, dava nedeniyle %20'den az olmamak üzere lehime icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ilgili davanın yetkisiz yer mahkemesinde açıldığını, davacı ile arasında araba motoru alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, davacının kendisinden araba motoru istediğini, bu motor temin edebilmesi için yurt dışındaki bağlantılarıyla iletişim kurduğunu, yurt dışından bulduğu motoru faturasıyla birlikte temin edebilmesi için motor sahibinin kendisinden kapora istediğini, kaporayı motor sahibine gönderdiğini, kendi hesabından gönderdiği parayı davcıdan istediğini, banamatik kartının süresi dolduğu için diğer davalı annesi ...'ın hesabına gönderilmesini istediğini, annesinin hesabına gelen parayı da yurtdışında motor aldığı kişinin hesabına gönderdiğini, bu süreçte davacının kendisini sıkıştırdığını, davacının kendisini dolandırdığını iddia ettiğini, bunun üzerine davacıya yurt dışındaki motor temin edecek tedarikçinin telefon numarasını verdiğini, davacının süreci kendisinin takip edeceğini söylediğini, davacı süreci devam ettirirken yurt dışındaki tedarikçi ile sorun yaşadığını, motorun gerekli işlemler yapılmadan yola çıkarıldığından gümrükte alıkonulduğunu, bu durumda kusurlu kişinin davacı olduğunu, yetki itirazının kabulüne, davanın reddine, haksız olarak açılan dava nedeniyle %20'den az olmamak üzere lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava; İtirazın İptali talebine ilişkindir. Araba motoru satım bedeli için ...-TL'nin davalı ...'e, ...-TL'nin davalı ... Yazgan'a banka yoluyla ödendiği ve araba motorunun davacıya teslim edilmediği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; Antalya icra müdürlüğünün yetkili, Mahkememizin görevli ve yetkili olup olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalılardan alacağının olup olmadığı, neticeten alacağın varlığı ile miktarı hususlarından ibarettir. ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... tarihli, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasının ... tarihli müzekkere cevaplarında, davalıların kaydının bulunmadığı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... tarihli müzekkere cevabında, davalılar hakkında herhangi bir mükellefiyet kaydının bulunmadığının bildirildirildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında davalıların tacir olduğuna ilişkin her herhangi bir belge, beyan veya delil bulunmamaktadır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında, "...Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği ... tarihinden sonra açılmıştır. Burada öncelikli olarak asliye ticaret mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi, davanın ticari niteliğinin ve görevli mahkemenin belirlenmesinde 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen düzenlemelerin değerlendirilmesi gerekir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile Değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 Sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Somut olayda; satım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve mahkemenin uyuşmazlığı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla çözmesi için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Mahkemece alınan SMM bilirkişi...'nun ... tarihli raporuna göre, davacının 2016 ve 2017 yılı işletme defterleri incelenmiş, takibe konu 3 adet faturanın deftere kayıtlı olduğu ancak işletme defteri olması nedeniyle ödemelerin tespit edilemediği, davacının faturalarının tümünün kapalı fatura olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Davaya ve takibe dayanak faturalara ve dava dilekçesindeki açıklamalara göre davacının ... ismi altında esnaf olduğu ve işletme defteri tuttuğu, davalının de ... ismi altında esnaf olduğu, tacir olduğuna ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı arasında yazılı her hangi bir sözleşme düzenlenmemiştir. Davanın tarafları tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. 6102 Sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanunla değişik 5. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava, 6335 sayılı Yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği ... tarihinden sonra açılmıştır. Görev, 6100 sayılı HMK’nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda mahkemece, davanın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir." belirtilmiştir. Somut olayda; uyuşmazlık, satım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Davalılar tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla, açılan davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, düşünce ve yargısına varılmış ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/07/2021 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/21, K. 2021/568, T. 12.07.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-21-e-2021-568-k-1148bed87afb