İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/71 E. 2020/106 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/71
- Karar No
- 2020/106
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/71 KARAR NO : 2020/106 DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/02/2020 KARAR TARİHİ : 12/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı bulunan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketince sigortalı olduğunu, söz konusu araç ile dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... tarihinde çarpışması sonu kaza meydana geldiğini, kaza nedeniyle Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, davanın sigorta şirketine ihbar edildiğini, verilen kararda ...-TL geçici iş göremezlik tazminatının ve ...-TL tedavi masrafının, ...-TL maddi tazminatın, ...-TL tedavi giderinin ve ...-TL manevi tazminatın tahsiline karar verildiğini , müvekkili aleyhine verilen kararda Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, müvekkilince karşılandığını, davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri kapsamında rücuen ödemek zorunda olduu maddi ve manevi tazminat olmak üzere şimdilik ...-TL' nin poliçe limiiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; sigortalının, sigorta sözleşmesi uyarınca kendi akidi olan, sigortacısına karşı açtığı rücuen alacak davasıdır. Davacı gerçek kişi, sigortalı araç hususi niteliktedir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığının res'en araştırmakla yükümlüdür. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır. Anılan kanunun 3. maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (l) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir. Aynı kanunun 83. Maddesinde ise "bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki ilişkinin sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı sigortalının kendi akidi olan sigortacısına karşı, aralarındaki sigorta sözleşmesi kapsamında rücu talebinde bulunduğu, trafik kaydına göre sigortalı aracın kullanma şeklinin “hususi” olduğu, "ticari" olmadığı, davacının da gerçek kişi olduğu, tacir olmadığı, aracın gerçek kişi davacı adına kayıtlı olduğu bu nedenlerle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan, uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği nazara alınarak, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. Maddeleri uyarınca davanın usulden reddi ile kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. Maddeleri uyarınca usulden REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'nin görevli OLDUĞUNA, 3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nın 331/2. Maddesi gereğince görevli mahkemece nazara ALINMASINA, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.12/02/2020 Katip ... E-imzalı Hakim ... E-imzalı