İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/669 E. 2019/917 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/669
Karar No
2019/917
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/669 Esas KARAR NO : 2019/917 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/12/2019 KARAR TARİHİ : 24/12/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirkete ... poliçe numarasıyla ... Mah. ... Sk. ... Sitesi No:... D:.. .../... adresindeki dairesini sigortalattıran dava dışı ...'ın iş bu dairesini ... tarihinde davalıyı kira verdiğini, ... tarihinde ... Mah. ...... Sk. ... Sitesi No:.. D:.. .../... adresinde bulunun daire de yangın hadisesi meydana geldiğini, yangın sonrası Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından ... tarihinde yangın raporu tutulduğunu, yangının davalının dava dışı ...'dan kiraladığı daire içerisinde çalışır vaziyette bulunan elektirikli ısıtıcının etrafındaki malzemeleri tutuşturması sonucu gerçekleştiğinin belirlendiği, enkaz kaldırma işlemleri yapılmadan önce ön inceleme sonrasında ... tarihinde ... şirketi tarafından yangının çıktığı sigortalanan dairede ön ekspertiz çalışmaları yapıldığı ve dairede ...-TL'lik hasarın olduğunun ortaya çıktığını, akabinde müvekkili şirket tarafından sigortalanan daire için ... Şti'ne ekspertiz çalışmaları yaptırıldığını ve ... tarih ve ... numaralı rapor ile ...-TL'lik bina hasarı ve ...-... nolu bağımsız bölümler için de ...-TL hasar olmak üzere toplam ...-TL'lik hasar olduğunun belirlendiğini, yapılan incelemede ayrıca ... tarihli yangın raporuna atıf yapılarak dairede kiracı konumundaki davalıya rücu imkanının mevcut olduğunun belirlendiğini, dava dışı sigortalanan daire maliki ...'a müvekkili şirket tarafından ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL olmak üzere toplam ...-TL hasar tazminatı ödendiğini, ... tarihinde hasar tazminatının ödenmesi hususunda davalıya rücu bildirimi yapıldığını ancak ... tarihinde davalı tarafından rücu talebine olumsuz cevap verilerek müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılamayacağının belirtildiği bu nedenlerle ... tarihinde meydana gelen yangın sonucu sigortalıya ödenen ...-TL tazminatın davalından tahsiline yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 18/09/2019 tarih, 2016/11419 esas, 2019/8199 karar sayılı ilamında "...Dava, konut sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde, her kat malikinin ana gayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde ise kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği öngörülmüştür. Somut olaya bakıldığında; davacının sigortalısının maliki olduğu dairenin bulunduğu ana taşınmazın, kat mülkiyeti kurulmuş bir taşınmaz olduğu; davacı sigorta şirketince sigortalanan konutun üst katında bulunan davalının kombi tesisatı ve tesisat tıkanıklığını giderme çalışmaları sonucu pis suların sigortalı konuttan geri tepmesiyle sigortalı konut içinde hasara sebep olduğu iddiasıyla kat maliki olan davalıya husumet yöneltildiği görülmektedir. Bu durumda, ana taşınmazda kat mülkiyeti kurulmuş olması nedeniyle, davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu açıktır. Görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır. Bu durumda mahkemece, davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek, HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde işin esasının incelenerek hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. 6100 Sayılı HMK'nın sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4.maddesinin 1/a bendi uyarınca kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir. Somut olayda, davacı sigorta şirketi tarafından konut paket sigorta poliçesi ile sigortalı olan dairede meydana gelen yangın sonucunda, sigortalısına ödenen tazminatın, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca dairede kiracı olan davalıdan rücuan tahsilini talep etmiştir. Dava dışı sigortalının, davalıya karşı kiralayan, davalının ise kiracı konumunda olduğu, davacının da kira ilişkisine dayalı olarak eldeki davayı açtığı, yasal düzenlemeler ve tespit edilen hususlar ve iddianın ileri sürülüş şekli bakımından taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı ve kira ile ilgili hususlarda Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nın 331/2. Maddesi gereğince görevli mahkemece nazara ALINMASINA, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/12/2019 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/669, K. 2019/917, T. 24.12.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-669-e-2019-917-k-f7d42d7915aa