İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/67 E. 2021/454 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/67
Karar No
2021/454
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2021/67 KARAR NO : 2021/454 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Şirket Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/02/2021 KARAR TARİHİ : 30/06/2021 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ (Şirket Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tek ortaklı sahibi olduğu ...'ni davalı borçlu ...'a ... tarihli "Devir Sözleşmesi" ile ... TL karşılığında devrettiğini, sözleşmenin 3/d. Maddesi gereğince devre konu şirketin ... Bankası ... Şubesi nezdinde kullanmış olduğu ... no'lu ticari kredi ve ... Bankası A.Ş. ... Şubesi nezdinde kullanmış olduğu ... no'lu taksitli kredi borçlarının tamamının (devir tarihi itibariyle iki kredi toplamı ....-TL) alıcı davalı ...'a ait olduğunun kabul edildiği, temerrüt halinde oluşan farkın da alıcı davalıya ait olduğunu, ... Bankası ... Şubesi nezdinde kullanılmış olan ... no'lu ticari kredi borcunun, zamanında ödenmediğini, borca kefaletinin bulunması nedeniyle ... tarihinde ....-TL olarak krediyi kapattığını, bu alacağını rücuen davalıdan tahsil edebilmek amacıyla Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibini başlattığını, takibe itiraz edildiğini, Arabuluculuk görüşmelerininde anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlular tarafından takibe yapılan itirazın haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve açıkça kötü niyetli olduğunu belirterek itirazının iptali ile takibin devamınına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesini ve davalı/borçluların likit olan asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevabında; Davacının dava dilekçesinde ...'ne yöneltilen dava, kefilin zararının asıl borçlu tarafından karşılanmasına yönelik olduğunu, bu durumda dava alacak davası olduğundan görevli mahkemenin de Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, diğer davalıya yöneltilen dava, borcun iç üstlenilmesinden kaynaklandığından TBK.nun genel hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, mal varlığına ilişkin alacak davalarında da görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan mahkemenin görevsiz olduğunu, ... tarihli devir sözleşmesinin 4-c-1 bendinde yer alan ifadenin borcun müvekkili tarafından üstlenildiğini değil bankaya olan borcun davacı tarafından ödenmemesi halinde doğabilecek zararların alıcı tarafından karşılanacağının anlaşılması gerektiğini, davacı kendi şahsi kefaletinin bulunduğu ticari kredi borcunu ödemesi neticesinde borcun temerrüt yahut ödenmeme riskini ortadan kaldırdığını, riskin meydana gelmemesi neticesinde müvekkilinin de sorumluluğunun ortadan kalktığını, mükerrer icra takipleri başlatıldığını (dosya numaraları bildirilmiştir), devir sözleşmesi kapsamında vadesi kesin olmayan davacı tarafından ödendiği iddia edilen kredi borcunun muaccel olmadığı gibi müvekkillerinin de temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan alınıp müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; sözleşmeden doğan edimin yerine getirilmemesi nedeniyle üçüncü kişiye yapılmak zorunda kalınan ödemenin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Öncelikle davalılar vekili görev itirazında bulunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren Yasanın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. TTK.nun 4/1-c.maddesinde; Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. Maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Huzurdaki dava da bir işletmenin devrinden kaynaklığından mutlak ticari dava olarak kabul edilmiş olup, görev itirazları yerinde görülmemiştir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile ... tarihinde davalılar aleyhine, dayanak ... tarihli "Devir Sözleşmesi"nin 3-d bendi gereği alıcı tarafından zamanında ödemesi yapılmayan ... Bankası ... Şubesi ... numaralı taksitli ticari kredi ödemesi, ... tarihli ... TL bedelli kredi kapama dekontu, ... tarihli ".... Ltd. Şti. Devir Sözleşmesi nedeniyle ....-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalı şirkete ... tarihinde tebliğ edildiği, diğer borçluya tebligat yapıldığına dair bir belgeye UYAP kayıtlarında rastlanmadığı, aksine bir iddianın da olmadığı, borçlular vekilinin ... tarihinde e-devlette takibi gördüklerini belirterek hiçbir borçları olmadığı, borcun tamamına ve faize itiraz ettiklerini belirterek takibi durdurdukları, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır. Davacı (devreden) ile davalı (devralan) ... arasında ... tarihinde "...'nin Devir Sözleşmesi" adı altında sözleşme imzalandığı, devre konu şirketin ... Bankası ... Şubesi nezdinde ... no'lu kredi kullandığı, bu kredi borcunun (dosyaya sunulan dekont) ... tarihinde şahsi kefaleti nedeniyle davacı (devreden) tarafından ....-TL olarak ödenmek suretiyle kapatıldığı ve anılan sözleşmenin 3/d.maddesine dayanılarak davalılar hakkında ödenen bedelin rücuen tahsili için icra takibi başlatıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sözleşmenin 3/d.maddesinin davacı tarafından yanlış yorumlanıp yorumlanmadığı, diğer bir anlatımla davalının yukarıda açıklanan kredi borcunun davacı tarafından ödenmek zorunda kalınmasında sorumluluklarının bulunup bulunmadığı ve mükerrer icra takibi bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Söz konusu sözleşmenin 3d. maddesinde "Taraflar, devri yapılan şirketin ... Bankası ... Şubesinde taksitli ticari kredi ... nolu ve . ... Bankası ... Şubesi ... nolu kredi borcu tamamen alıcıya ait olduğunu ve borçların en geç vade bitiş tarihlerinde ödenmesi, bu borç dahil tüm borçlarının alıcıya ait olduğunu kabul ve taahhüt ederler. Kredi ödemesi toplam ....-TL sözleşme tarihi itibari ile belirlenmiştir. Madde 4'te ödeme planına dahil edilmiştir. Ayrıca bu kredilerde satıcının şahsi kefaleti ve ipoteği bulunmaması sebebiyle alıcının kredileri ödeyememesi halinde, satıcının doğacak zararlarını tazmin edeceğini şimdiden alıcı kabul taahhüt etmiştir." hükmü bulunmaktadır. Yine aynı sözleşmenin 4/c-I.maddesinde de "Madde 3-d.bendinde belirtilen ... Şirketine alt 2 adet banka ticari kredi borcunu Toplam Bedel: ....-TL olarak alıcı üstlenmiştir. Bu ödeme devir tarihi itibari ile tarafların uzlaştığı bedel olup, alıcı temerrütte düşmeyerek şekilde islediği zaman kapatabilir. Doğacak bedel farklılıkları alıcıya aittir. Kredi sözleşmesinde satıcının kişisel kefaleti bulunması sebebiyle temerrüt veya ödenmemesi sebebiyle doğabilecek zararlarını alıcı karşılamayı kabul ve taahhüt etmiştir." hükmü bulunmaktadır. Devre konu şirketin ... Bankası ... Şubesi nezdinde ... no'lu kredi kullandığı, ... tarihinde, şahsi kefaleti nedeniyle davacı (devreden) tarafından ....-TL olarak ödenmek suretiyle kapatıldığı ilgili bankanın ... tarihli cevabi müzekkeresi ve eklerinden anlaşılmaktadır. Bu hususta esasen uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Davalılar vekili, cevap dilekçesinin "Esasa İlişkin Açıklamalarımız" başlıklı bölümün 1-2.maddelerinde, yukarıda belirtilen sözleşme hükümlerinin borcun müvekkili tarafından üstlenildiği şeklinde yorumlanamayacağını, bu sonuca varılamayacağını, davacının bu borcu ödeyerek müvekkilinin temerrüd riskini ortadan kaldırdığını ileri sürmektedir. Bu değerlendirme tam olarak anlaşılamasa da sözleşme hükümleri yeterince açık olduğundan, ödenmeyen kredi borcundan davalıların gerek sözleşme hükümlerine göre, gerekse TBK. genel hükümlere göre sorumlu olduğu kabul edilmiş, davalı vekilinin savunmalarına iştirak edilmemiştir. Davalılar vekilinin diğer savunması da, söz konusu devir sözleşmesine dayanılarak mükerrer takipler yapıldığı iddiasıdır. Davamızın dayanağı icra takibi nedeniyle yapılan itirazda mükerrer takip itirazı yoktur. Cevap dilekçesinde hangi takiplerin mükerrer olduğu konusunda da açıklama yapılmamıştır. Ancak bazı icra dosyası numaraları verilmekle yetinildiğinden, bu dosyalar UYAP kayıtlarından tek tek incelenerek mükerrer takip savunması üzerinde durulmuştur. Mükerrer Takip İddiasına Konu Dosyalar; Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası; davacı tarafından, davalılar aleyhine, sözleşmenin 4/c-II. Maddesindeki ... Bankasında bulunan ve sözleşmede belirtilen çekler, kredi kartı vb. İle ilgili olup, ... Bankasından gönderilen ... tarihli cevabi müzekkeresi ve eklerinde sunulan belgelerde belirtilen ... nolu kredi ile ilgisi yoktur. Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası; UYAP kayıtlarında böyle bir dosyaya rastlanmamıştır. Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası; davacı tarafından, davalılar aleyhine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... K.sayılı ilamından kaynaklı dosya masraflarına ilişkin olup, ... Bankasından gönderilen ... tarihli cevabi müzekkeresi ve eklerinde sunulan belgelerde belirtilen ... nolu kredi ile ilgisi yoktur. Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası; sözleşmenin 4/c-II. Maddesindeki ... Bankasında bulunan ve sözleşmede belirtilen kredi-kefallet borçları vb. İle ilgili olup, ... Bankasından gönderilen ... tarihli cevabi müzekkeresi ve eklerinde sunulan belgelerde belirtilen ... nolu kredi ile ilgisi yoktur. Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası; ... TL Miktarlı ... Tanzim Tarihli,... Vade Tarihli Senet alacağına ilişkin olup, ... Bankasından gönderilen ... tarihli cevabi müzekkeresi ve eklerinde sunulan belgelerde belirtilen ... nolu kredi ile ilgisi yoktur. Görüleceği üzere mükerrer takip savunması da yerinde değildir. 6100 sayııl HMK.nun usul ekonomisi ilkesi başlıklı 30.maddesi gereğince; Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. Sözleşme hükümleri ve bu sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan zararın davacı tarafından karşılandığı, uzman bir hesaplama yapmaya gerek olmayacak derecede açıktır. Bu nedenle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek duyulmamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, ödenmeyen kredi borcunun miktarı davalılar tarafından bilinebilir, hesaplanabilir kabul edildiğinden icra inkar tazminatına da hükmetmenin doğru olacağı kabul edilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABÜLÜNE, Davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE, Takibin ....-TL asıl alacak üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz UYGLANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit(belirlenebilir) olan alacak (....-TL) üzerinden %20 hesabıyla ....-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Alınması gerekli...-TL harçtan, peşin olarak alınan ....-TL harcın mahsubu ile kalan ....-TL harcın DAVALIDAN ALINMASINA, Davacı tarafça yapılan dava ilk masrafı ....-TL, tebligat gideri ....-TL, müzekkere gideri ....-TL olmak üzere toplam ....-TL yargılama giderlerinin ve mahkememizde peşin olarak alınan harç gideri ....-TL olmak üzere toplam ....-TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ....-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanu- nunun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.30/06/2021 KATİP ... (e-imzalıdır) HAKİM ... (e-imzalıdır)

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/67, K. 2021/454, T. 30.06.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-67-e-2021-454-k-5ac5764d999e