İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/365 E. 2021/478 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/365
Karar No
2021/478
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/365 Esas KARAR NO : 2021/478 DAVA : Sözleşmenin İptali ve Alacak DAVA TARİHİ : 14/10/2020 KARAR TARİHİ : 08/07/2021 Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sayılı dava dosyasına Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderilen sözleşmenin iptali ve alacak davasının dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Davacı vekilinin Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasına ibraz etitği dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan eski ..., yeni ... ada ... parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olduğu, taraflar arasında ...'de bu taşınmazın satışı konusunda bir sözleşme düzenlendiğini, sözleşme uyarınca ... tarafından ...'in hesabına ...-TL para gönderildiğini, tarafların ... tarihinde bu sözleşmeyi tadil ettiklerini, bu kez aynı taşınmazın imarlı hale getirilmesi, tanıtım ve pazarlaması ve ondan sonra satışı konusunda bir sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşme ile de ... tarafından ...'e ....-TL ödendiğini, ... tarihinde anılan sözleşmenin tekrar değiştirildiğini, ... tarihinde ise önceki sözleşmeleri tadil eden yeni bir sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşmenin konusunun da yine ...'in pay maliki olduğu taşınmazın imarlı hale getirilmesi, tanıtım ve pazarlaması ve sonrasında satışı olduğunu, bu sözleşme sırasında ...'e ....-TL ödendiğini, ayrıca ...-... vade tarihli ve ....-TL bedelli iki bono düzenlenerek ...'e verildiğini, ...'in sözleşme ile üstlendiği edimlerini yerine getirmediğini, ...-... vade tarihli ....-TL bedelli iki adet bonoyu Antalya ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takibe koyulduğunu, kambiyo senetlerine özgü bu takibin kesinleşmesi ile davacının dosya borcuna mahsuben ... de icra dosyası numarasını da açıkça göstererek ...'in avukatı ... ...'ın banka hesabına ...-TL gönderdiğini, ancak davalı ... ...'ın bu ödemeyi icra dosyasına bildirmediğini, icra işlemlerini sürdürdüğünü ve davacının paydaşı olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parseli düşük bedelle (...-TL) sattırdığını beyanla senet borcu olarak ödenen ancak icra dosyasına bildirilmeyen ....-TL'nin ... ... da müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere yaptığı toplam ödeme tutarı olan ....-TL'nin, sözleşmeler nedeni ile davalı ...'e yapılan tediyelerin, davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle faizi ile tahsiline, ödenen senet borcuna rağmen sürdürülen icrai işlemler sonucu davacının paydaşı olduğu taşınmazın düşük bedelle satılmasının yol açtığı zarar nedeniyle ....-TL, sözleşmelerle üstlenilen edimlerin yerine getirilmemesi sebebiyle davacının uğradığı kar kaybı olarak ....-TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasında davalılara tebligat yapılmış, davalı ... vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesi özetle; müvekkiline ....-TL tutarında banka havalesinin davacı tarafça değil, dava dışı ... tarafından yapıldığını, bu nedenle davacının talepte bulunamayacağını, aktif husumet ehliyetine sahip olmadığını, yine mükerrer tahsilat olduğu iddiası yönünden de müvekkilinin icra dosyasında taraf olmadığı için herhangi bir yükümlülüğü olmadığını, bu nedenle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davanın sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği 2 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, bu sürenin de dolduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesi özetle; müteselsilen talep edilen ....-TL bakımından paraya gönderen kişinin davacı olmadığını, dava dışı ... olduğunu, yine paranın gönderildiği kişinin de ... olduğunu, müvekkilinin herhangi bir zenginleşmesinin olmadığını, talebin zaman aşımına uğradığını, takipten sonra gönderilen ....-TL'nin ise ... tarihli sözleşmede davacının taahhüt edip de ödemediği ....-TL'ye mahsuben ödeme olduğunu, dayanılan tüm sözleşmelerin özünün ... ilçesindeki ... parsel sayılı taşınmazın imar durumu ve tahsis işlemlerinin ticari hale getirilerek pazarlanmasının davacı ve ... tarafından yapılması, müvekkilinin ise sadece taşınmazın bildirilen kişiye devrini gerçekleştirmesi ve bunun da belli bir süre içinde gerçekleştirilmesi olduğunu, ... tarihli ilk sözleşmede ....-TL kaparo ödendiğini, 45 gün içinde de satış bedeli olarak belirlenen miktardan bakiye kalan ....-TL'yi bloke edip, tapuya davet etmezse ödediği kaparoyu talep edemeyeceğinin açıkça yazılı olduğunu, bu sözleşmede davacının taraf da olmadığını, bu nedenle talepte bulunamayacağını, ... tarihli sözleşmenin ... tarihinde karşılıklı taraflarca feshedildiğini ve birbirlerini ibra ettiklerini, ayrıca davacı bu sözleşmenin feshedilmeyip geçerli olduğunu iddia ediyorsa sözleşmedeki ....-TL'lik cezai şarttan sorumlu olduğunu, ibra ile sonuçlanan bu sözleşme ile sonrası ... tarihinde yeni bir sözleşme yapıldığını, bu sözleşmede de ödemelerin geri istenemeyeceğinin yazılı olduğunu, süresinde yine ifa etmediklerini, ... tarihli sözleşmeden de bunun anlaşıldığını, müvekkilinin haklı ihtarı ile bu sözleşme sona erdikten sonra ... tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmede sürenin ... tarihine kadar olduğu yazılı olup, bu sürede de davacının edimlerini ifa edemediğini, bu nedenle ... tarihinde yeniden son bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin bitiş tarihinin de ... olarak belirlendiğini, 9 maddesinde süresinde ifa edilmezse yapılan masraflar ve verilen avansların talep edilemeyeceğinin yazılı olduğu ayrıca taleplerle ilgili zaman aşımı süresinin dolmuş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Asliye hukuk mahkemesinde yapılan yargılama sırasında ... tarihli ara kararla uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanması ve TBK'nun 146 maddesinde 10 yıllık zaman aşımı süresi dolmadığından zaman aşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Yine mahkemece yapılan yargılama sonunda ... tarih ... esas ... karar sayılı kararla uyuşmazlığın kambiyo senetlerinden kaynaklanıp, TTK'nun 4 maddesine göre mutlak ticari davalardan olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek karar istinaf edilmeksizin dosya mahkememize gönderilmiştir. Dava, taraflar arasında imzalanan ..., ..., ... ve ... tarihli gayri menkul satış, pazarlama, danışmanlık ve ortaklık sözleşmeleri nedeniyle davacı tarafından davalı ...'a elden verilen nakit para, teslim edilen iki adet ....'er.-TL'lik çekin icraya konulması nedeniyle icra dosyasına ödenmek üzere avukat olan davalı ...'a ... tarafından banka havalesi yoluyla gönderilen ....-TL ve icra takibi nedeniyle davacıya ait taşınmazın satış bedeli olan ...-TL olmak üzere toplam ....-TL ödemenin istirdadı, icra takibi nedeniyle taşınmazın düşük bedelle satılması nedeniyle davacının uğradığı zarar olarak ....-TL ve sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedilmesi nedeniyle yine davacının uğradığı kar kaybı olarak ....-TL'nin tahsili davasıdır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 maddesinde ticari davalar belirlenmiş, 5 madde de ticari davaların Ticaret Mahkemelerinde görüleceği düzenlenerek görevli mahkeme belirlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralların kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkemece görevli olup olmadığı hususunun kendiliğinden değerlendirilmesi gerekir. 6102 Sayılı TTK'nun 19/1 maddesinde; bir tacirin borçlarının ticari olması asıl olduğu ancak gerçek kişi olan tacirin işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesi ile ilgisinin olmadığını, diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borcunun adi sayılacağı, 19/2 maddede taraflardan yalnız biri için ticari nitelikte olan sözleşmeler kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılacağı düzenlenmiştir. TTK'nun 4 maddesinde her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanundan ve tek tek belirtilen kanunlardan doğan hukuk davaları ile kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denileceği, her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan kanunda gösterilen bu ticari davalar dışında tarafların sıfatına ve uyuşmazlık ticari işletmeye ilişkin bulunmasa bile 1163 sayılı yasanın 99. maddesi Ticari İşletme Rehni kanununun 22. maddesi, 3226 sayılı kanunun 31, İİK'nun 154, 182, 296. maddelerinden doğan davalar da mutlak ticari dava sayılmaktadır. Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması ve her iki unsurun birlikte bulunması gerekir. Somut olayda ise; davacı taraf karşılıklı imzalanan sözleşmelerin davalının haksız feshi nedeniyle sona erdiğini, bu yüzden sözleşmeler gereği gerek elden gerek banka havalesi gerek icra takibi nedeniyle kendisinden tahsil edilen toplam ....-TL ödemenin istirdadını ve yine haksız icra takibi nedeniyle taşınmazının düşük bedelle satılması nedeniyle uğradığı zarar ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğradığını iddia ettiği kar kaybının tahsilini talep etmekte olup, davada kambiyo hukukuna ilişkin herhangi bir iddia veya menfi tespit talebi bulunmadığı gibi davanın tarafları da tacir olmayıp, gerçek kişi konumunda bulunduklarından dava mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmayıp, davaya bakma görevi mahkememize ait olmayıp, genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan karşı görevsizlik kararı vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE; Mahkememizin görevsizliğine, davaya bakmaya Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, Mahkememizce verilen karar, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması halinde; dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde; olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için, dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine, Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede nazara alınmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair karar verildi.08/07/2021 Başkan ... (E-İmzalı) Üye ... (E-İmzalı) Üye ... (E-İmzalı) Katip ... (E-İmzalı)

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/365, K. 2021/478, T. 08.07.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-365-e-2021-478-k-52bb63bbeebf