İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/299 E. 2021/384 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/299
- Karar No
- 2021/384
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/299 Esas KARAR NO : 2021/384 DAVA : Tasarrufun İptali (İİK 277 ve Devamı) DAVA TARİHİ : 04/06/2021 KARAR TARİHİ : 10/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan tasarrufun iptali davasının dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Davacı asilin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... olan alacağını tahsil edemediğini, alacağın tahsili için Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, davalı ...'in Manavgat C.Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, savcılık tarafından icra dosyasına tedbir kararı uygulandığını, savcılık tarafından üç kez imza incelemesine karar verildiğini, bütün raporlarda imzanın davalı ...'e ait olduğunun tespit edildiğini, savcılık tarafından tedbir kararının kaldırıldığını, yine davalı tarafından icra takibine yönelik olarak Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında imzaya itiraz davası açıldığını, mahkemenin ... esas sayılı dosyasında menfi tespit davası bulunduğunu, dosyaların henüz derdest olduğunu, yapılan itirazların ve açılan davaların gerçekten yoksun ve mesnetsiz olduğunu, yapılan şikayetlerin asıl amacının süre kazanıp, borcunu ödememek için mallarını eksiltmeye çalışmak olduğunu, takip tarihi itibariyle banka hesaplarını boşalttığını, diğer davalı ve şirket hesaplarına aktardığını, davalı şirketin % 96 ortağı iken ortaklık payını ve yönetim kurulu başkanlığını devrettiğini, bu eylemleri nedeniyle alacaklısını kasten zarara uğratmak ile mal mevcudunu eksiltmek suçundan Antalya ... İcra Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası ile şikayette bulunulduğunu belirterek öncelikle maddi durumunun kötü olması nedeniyle adli yardım talebinde bulunduğunu ve davalı şirketin hisselerinin diğer davalı tarafından devredilerek mal kaçırmasından ve daha fazla zarara uğratılmasından dolayı şirketin kaydına takdiren teminatsız olarak tedbir konulmasına karar verilmesini ve davalının muvazaalı olarak yaptığı hisse paylarının satış / devir işleminin iptaline, bankadan yapılan aktarma işleminin de hesaplardaki paraların davalıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; İİK 277 ve 280/1 maddesi uyarınca açılmış borçlunun, alacaklının alacağını engellemesi amacıyla yaptığı para aktarma ve hisse devirlerine ilişkin tasarruflarının iptali davasıdır. Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 maddesinde ticari davalar belirlenmiş, 5 madde de ticari davaların Ticaret Mahkemelerinde görüleceği düzenlenerek görevli mahkeme belirlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkemece görevli olup olmadığı hususunun kendiliğinden değerlendirilmesi gerekir. TTK'nun 5 maddesine göre 4 maddede sayılan ticari davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek işlere ticaret mahkemesinde bakılır. 6102 Sayılı TTK'nun 19/1 maddesinde; bir tacirin borçlarının ticari olması asıl olduğu ancak gerçek kişi olan tacirin işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesi ile ilgisinin olmadığını, diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borcunun adi sayılacağı, 19/2 maddede taraflardan yalnız biri için ticari nitelikte olan sözleşmeler kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılacağı düzenlenmiştir. TTK'nun 4 maddesinde her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanundan ve tek tek belirtilen kanunlardan doğan hukuk davaları ile kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denileceği, her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan kanunda gösterilen bu ticari davalar dışında tarafların sıfatına ve uyuşmazlık ticari işletmeye ilişkin bulunmasa bile 1163 sayılı yasanın 99. maddesi Ticari İşletme Rehni Kanununun 22. maddesi, 3226 sayılı kanunun 31, İİK'nun 154, 182, 296. maddelerinden doğan davalar da mutlak ticari dava sayılmaktadır. Somut olayda; dava, İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali niteliğindedir. Bu davalardaki amaç; borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı bazı tasarrufların geçersiz sayılması ya da iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasıdır. Böylece ve dolayısıyla o mal üzerinde cebri icraya devamla alacağın tahsili amaçlanır. Bu tür davalar, şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik olduğundan ve mutlak ticari dava niteliğinde olmadığından, bu niteliği itibarıyla asliye ticaret mahkemesinin görevi içinde sayılan ticari davalardan olmamasına göre, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. HMK'nun 115. maddesi gereğince yapılan incelemede göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmadığı ve tamamlanmasının da mümkün olmadığı saptanmakla dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda görevsizlik kararı vermek suretiyle ön incelemeye son verilmiştir. H Ü K Ü M: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle USULDEN REDDİNE, Kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde başvurulması halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmaz ise HMK 20/2-son ve 331/2. madde gereğince yapılacak işlemin mahkememizce dosya ele alınarak DEĞERLENDİRİLMESİNE, Vekalet ücreti yargılama gideri olup (HMK 323/1-ğ) süresinde başvuru halinde görevli mahkemede, başvurulmaz ve mahkememizce dava açılmamış sayılır ise bu kararda hükmedilebileceği (HMK 331/2) için vekalet ücreti TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair oy birliği ile karar verildi.10/06/2021 Başkan ... (E-İmzalı) Üye ... (E-İmzalı) Üye ... (E-İmzalı) Katip ... (E-İmzalı)