İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/549 E. 2021/245 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/549
Karar No
2021/245
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2019/549 KARAR NO : 2021/245 DAVA : MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/10/2019 KARAR TARİHİ : 31/03/2021 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline karşı, davalı ... tarafından ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile ....-TL üzerinden kambiyo denetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığını, müvekkilinin davalı/alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takibin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin ... ilinde ikametgah ettiğini, meslek itibariyle ticari ilişkisinin çok az olduğunu, yaz aylarında kendi halinde köyünde çiftçilik yaptığını, ...’ın fide ilanlarını görerek, icraya konu çek karşılığında fide alımı talebinde bulunduğunu, fidelerin tesliminin yapılmadığını, çekin de iade edilmeyerek icraya konulduğunu belirterek borçlu olmadığının tespiti ile davalının % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili süresi içerisinde verdiği cevabında; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, icra takibinin yapıldığı ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, ayrıca mahkemenin de görevli olmadığını, taraflar tacir olmadığını, davacının çiftçi olduğunu, davanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacının iddia ve beyanlarırır soyut ve ispattan yoksun olduğunu, müvekkilinin yetkili ve iyi niyetli hamil olduğunu, keşidecinin ve cirantanın temel ilişkiye dayanarak dava açması, ancak bononun temel ilişkinin tarafı lehtar tarafından ibraz edilmesi halinde söz konusu olduğunu, senet metninden anlaşılamayan defilerin kendilerine karşı ileri sürülmesi ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin müvekkili için sonuç doğurmasının mümkün olmadığını, kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesinin bulunduğunu, asıl borç ilişkisinden bağımsız bir varlığı olduğunu, müvekkilinin yetkili hamili olduğu çekten doğan ve borçlularca ödenmemiş olan alacağının tahsilini icra yoluna başvurmak suretiyle talep ettiğini, davacının davasını ve iddialarını yazılı belge ile ispatlamak zorunda olduğunu, ispat külfetinin de davacının üzerinde olduğunu, tanık dinletmesine de muvafakat etmediklerini belirterek davanın reddi ile her türlü hukuki dayanaktan yoksun olarak, takibi sürünceme de bırakma, borcu ödemeyi geciktirme amacına yönelik olarak yapıldığından alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere karşı taraf aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; icra takibine dayanak çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin menfi tespit davasıdır. Uyuşmazlık; dava konusu çekin fidan alış verişi nedeniyle davalıya verildiği ancak fidanların gönderilmediğiği iddiasına dayalı olarak borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin, İİK.nun 72/3.maddesine göre açılmış Menfi Tespit davasıdır. Davalı/alacaklı ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ... tarihinde dayanak dava konusu çek nedeniyle, ....-TL asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz, ....-TL %10 karşılıksız çek tazminatı olmak üzere toplam ....-TL üzerinden davacı ile dava dışı borçlular ... ve ... aleyhine icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:10) ödeme emrinin borçlu/davacıya ... tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği davacı borçlunun da ... tarihinde İİK.nun 72/3.maddesi gereğince huzurdaki Menfi Tespit davasını açtığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf mahkememizin görevsiz olduğunu ileri sürmüş ise de davacının iddiaasına konu olan çekin kambiyo senedi olması nedeniyle TTK.nun 4.maddesi gereğince bu itirazı kabul edilmemiştir. (Emsal; Yargıtay 19.HD.nin 17/09/2014 tarih ve 11216/13632 E.K.) Yine davalı taraf mahkememizin yetkili olmadığını illeri sürmüş ise de dava dilekçesinin ... tarihinde davalıya tebliğ edildiği, cevap dilekçesinin 2 haftalık cevap verme süresi geçtikten sonra ... tarihinde verildiği, yetki itirazının süresinde yapılmadığı, yetki itirazının kamu düzeninden olmadığı gibi davada kesin yetki hâlinin de bulunmadığı anlaşıldığından bu husustaki itirazı da kabul edilmemiştir. Davacı taraf, davalıdan mal satın aldığını ve peşin olarak davaya konu çeki verdiğini ancak malların teslim edilmediğini savunduğuna göre; yargıtay içtihatlarında da işaret edildiği gibi bu çekin davalıya bu amaçla verildiğini yazılı belgelerle ispatlamak zorundadır. Diğer bir ifadeyle ispat külfeti davacı üzerindedir. Uyuşmazlığın çözümü için senede karşı senetle ispat kuralı, kambiyo senedinin hukuki niteliği ve edimlerin aynı anda ifa edilmesine ilişkin kuralların bir arada irdelenmesi gerekmektedir. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 290. maddesinde yer alan senetle ispat kuralı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) 201. maddede yer almıştır. Buna göre, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen, senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin kanunda belirtilen miktardan az bir miktarda olsa bile tanıkla ispat edilemeyecektir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesine göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. 6100 sayılı HMKnun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222/5. Maddesi gereğince; Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Davacı taraf vekili ... tarihli 4.celsede HMK.nun 222/5.maddesi gereğince davalının defter ve belgelerine münhasıran dayandığını imzalı beyanı ile açıkça ifade etmiştir. Ancak; davalının vergi mükellefi olmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre; davacı taraf, dava ve icra takibine konu çeki davalıya mal teslimi karşılığı verdiğine dair hiç bir belge sunamamıştır. Bu nedenle iddiasını ispatlayamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın REDDİNE, Alınması gerekli ....-TL harcın DAVACIDAN ALINMASINA, Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.31/03/2021 KATİP ... (E-imzalıdır) HAKİM ... (E-imzalıdır)

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/549, K. 2021/245, T. 31.03.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-549-e-2021-245-k-3e5d7f6e467f