İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/400 E. 2019/843 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/400
Karar No
2019/843
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/400 Esas KARAR NO : 2019/843 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 30/07/2019 KARAR TARİHİ : 20/12/2019 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalının kendisine ait ve müvekkili şirketçe trafik sigorta poliçesi ile sigortalanan motosikleti ile seyir halindeyken durağa 45/50 metre kala gidiş yönüne göre sağ tarafta bulunan bisiklet yoluna geçerek kaldırım üzerinde yürüyen dava dışı yaya ...'e motosikletinin ön kısmı ile çarpması sonucunda tek araçlı yayaya çarpma sebebiyle yaralanmalı maddi trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sonra tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağında motosiklet sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesinde düzenlenen "Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak" kuralını ihlal etmesi sebebiyle tamamen kusurlu (%100) olduğu, dava dışı yaya ...'in ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığının tespit edildiğini, ayrıca kaza sonrası ...'in 2,56 promil alkollü olduğunu, davalının doktor raporunda 3,95 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, ...'in yaralanması sebebiyle müvekkili şirkete başvurduğunu, müvekkilimce ...'e ...-TL ödendiğini, davalı sigortalının meydana gelen kazada kusurlu olması sebebiyle ödenen tazminattan sorumlu olduğunu, arabulucuya başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda tarafların anlaşamaması nedeniyle sonlandırıldığını, belirtilen nedenlerle davanın kabulüne, meydana gelen trafik kazası sonucu malül olan dava dışı ...'e ödenen .../...-TL'lik maddi tazminatın ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış ancak davalı mahkememize cevap dilekçesi sunmamıştır. Dava, trafik sigorta poliçesinden kaynaklı, üçüncü kişinin zararını ödeyen davacı sigorta şirketince sigorta genel şartları çerçevesinde alkollü araç kullandığı iddiasıyla zararın davalıdan rücuen tahsilini istediği tazminat davasıdır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde bu kanunun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsayacağının belirtildiği, aynı kanunun 3. Maddesinde; tüketicinin, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işleminin ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade ettiği, aynı yasanın 73. Maddesinde de tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda; davacı sigorta şirketi ile davalı arasında zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi düzenlenmiş olup; 2918 sayılı Yasanın 91. Maddesi gereğince davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar gören kişi için ödenen tazminatın kaza tarihinde geçerli olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/3-C maddesi ile trafik sigorta poliçesine dayalı olarak davalıdan rücuen tahsili talep edilmektedir. Trafik sigorta poliçesinde ve kaza tespit tutanağında sigortalı aracın motosiklet olup hususi olduğu, ticari olarak kullanılmadığı, bu itibarla davacı sigorta şirketi ile davalı arasındaki ilişkinin, 6502 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi kapsamında tüketici işleminden kaynaklandığı anlaşılmıştır. 6502 sayılı Kanunda görev ve yetkiye ilişkin hükümlerin niteliğine ve zaman bakımından uygulamasına ilişkin hükümlere de yer verilmiş, Yasa'nın 83/2. maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi 6502 Sayılı TKHK'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilerek, maddenin özel hüküm niteliğinde olduğu vurgulanmış ve 6502 Sayılı TKHK'nın geçici 1. maddesinde, yasanın yürürlüğü sonrası açılacak davalarda usul kurallarının derhal uygulanması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır. Belirtilen düzenlemeler karşısında, sigorta sözleşmelerinin Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş olması, davanın mutlak ticari dava olduğunun kabulü ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bu itibarla, tüketici konumunda olan davalıya yönelik açılan iş bu davada, davaya bakmaya tüketici mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmiştir. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 20/12/2019 Katip ... [~e-imzalı~] Hakim ... [~e-imzalı~]

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/400, K. 2019/843, T. 20.12.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-400-e-2019-843-k-b9d044d216e6