İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/934 E. 2020/18 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/934
Karar No
2020/18
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/934 Esas KARAR NO : 2020/18 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 31/12/2018 KARAR TARİHİ : 07/01/2020 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ye ait diğer davalı ... tarafından kullanılan ve davalı ... şirketine sigortalanmış ... plakalı aracın ... tarihinde otobüs şoförünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile devrilerek tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, sürücünün tam kusurlu olduğunu, otobüste yolcu olarak bulunan müvekkillerinin yaralandığını, kazanın müvekkillerinin türkiyeye tatile geldikleri sırada meydana geldiğini, tatillerinden mahrum kaldıklarını, kaza sebebiyle dönüş tarihlerini 20 gün kadar ertelemek zorunda kaldıklarını, işlerinden olup yaklaşık ...-USD'lik ekstra otel ve uçak bileti masraflarına katlandıklarını, psikolojik olarak yıprandıklarını, zararın tazmini için davalı ... şirketine yaptıkları başvurunun cevaplandırılmadığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığında açılan soruşturma dosyasının halen devam ettiğini belirterek davacıların her biri için ...-TL olmak üzere toplam ...-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... şirketi dışındaki davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların her biri için ...-TL olmak üzere toplam ...-TL maddi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davalı ... vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; kazanın ... da olup yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacıların yerleşim yerinin ... olmadığını, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacıların dava açarken teminat göstermeleri gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkilinin kusurunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin yerleşim yerinin ... olması sebebiyle yetki itirazında bulunduklarını, davanın ... Asliye Ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacının maddi tazminat kalemlerini açıklaması gerektiğini, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın bildirdikleri sigorta şirketine ihbar ettiklerini, aracın malikinin esasen ... olup malik ile müvekkili arasında taşıt kira sözleşmesi akdedildiğini, zararın kusurun ispat edilmesi gerektiğini, davacı emniyet kemeri takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tedavi ve iyileşme masraflarından SGK'nın sorumlu olduğunu, SGK ve sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemelerin mahsubunun gerektiğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu, zaman aşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... şirketi vekili ibraz ettiği cevap süresinin uzatılması talepli dilekçesinde zaman aşımı, görev, kesin hüküm, husumet, derdestlik, hak düşürücü süre yönlerinden davanın reddini talep ettiklerini, belirtmiştir. Dava, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91/1, 85/1 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3 maddesi uyarınca trafik kazasından kaynaklı bedensel zararın (geçici ve sürekli iş gücü kaybı) ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. HMK'nun 6. Maddesinde genel yetki kuralı düzenlenmiş olup, buna göre ; genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir. Haksız fiilden kaynaklı davalarda genel yetkinin dışında aynı yasanın 16. Maddesine göre haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. HMK'nun 7. Maddesine göre; Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Somut olayda; davalı ... vekili müvekkili şirketin yerleşim yeri sebebiyle ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı ... ise kazanın meydana geldiği yer olması sebebiyle ... mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuşlardır. Kaza tespit tutanağından kazanın ... (...) da meydana geldiği, davalı ...'in ...'ta ikamet ettiği, davalı şirketin yerleşim yerinin ... olduğu, davalı ... şirketinin merkezinin de ...'da olduğu anlaşılmıştır. Davacıların adresi olarak dava dilekçesinde yazılı ... adresinin davacılar vekilinin kendi adresi olup, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacıların esasen başka ülkede ikamet ettikleri, tatil için Türkiye de bulundukları, dava dilekçesinde adres yazılması zorunlu olduğundan davacılar vekilinin adresinin davacılar için de yazıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili, davalı ... şirketinin bölge müdürlüğünün ... da olması sebebiyle ... mahkemelerinin yetkili olduğunu belirtmişse de; poliçenin incelenmesinde poliçeyi tanzim eden ... isimli acentenin adresinin ... olduğu ve bağlı olduğu bölgenin ... Bölge Müdürlüğü olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... şirketinin bölge müdürlüklerinden birinin ...'da olması davanın da ... da açılmasını haklı göstermemektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2018 tarih 2017/17-1092 esas 2018/463 karar sayılı ilamı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk dairesinin 05/07/2018 tarih 2017/1759 esas 2018/1148 karar sayılı ilamları dikkate alındığında; yasal mevzuatta bölge müdürlüğünün bulunduğu yer yetkili mahkeme olarak düzenlenmemiş olup, bölge müdürlükleri acente ve şubeyi denetleyen üst merci olsa da bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun kabul edilebilmesi için en azından sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yerin bölge müdürlüğü olması zorunludur. Acentenin bağlı olmadığı bir bölge müdürlüğünün acentenin yaptığı iş ve işlemlerden haberdar olması, bu iş ve işlemleri denetlemesi ve acenteden daha yetkili bir üst merci olarak kabulü mümkün değildir. Yukarıda belirtilen yetki kuralları ve sözleşmeyi yapan acentenin ...'da bulunması sebebiyle davanın ...'da açılmasını gerektirir bir yetki kuralının bulunmadığı, HMK'nun 16. Maddesi uyarınca zararın meydana geldiği yer mahkemesinin davalılar açısından ortak yetkili mahkeme olduğu, davalıların ikisi tarafından farklı yer mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki itirazında bulunulsa da, HMK'nın 7. Maddesi lafzından davanın ortak yetkiyi taşıyan mahkemede görülmesi gerektiği gözetilerek davalı ...'in usulüne uygun ve süresinde yaptığı yetki itirazının kabulü ile ; mahkememizin yetkisizliğine, dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk (Ticaret mahkemesi sıfatı ile) mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davalı ...'in süresinde yaptığı yetki itirazının kabulü ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı.07/01/2020 Katip ... [~e-imzalı~] Hakim ... [~e-imzalı~]

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/934, K. 2020/18, T. 07.01.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-934-e-2020-18-k-3f2f38024788