İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/253 E. 2025/521 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/253
- Karar No
- 2025/521
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/253 Esas KARAR NO : 2025/521
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Dvaya dayanak teşkil eden takibe konu senetlerin bono niteliği bulunmadığını davacının okuma yazması olmayan ve imza atamayan biri olduğunu, HMK 206.maddesine göre işlemin noter tarafından düzenleme şeklinde oluşturulması gerektiğini, bono üzerindeki bulunan mührün davacı tarafından atılmadığını, davacının vefat eden eşinden kalan emekli maaşını alabilmek için yıllar önce kullandığı mühre ihtiyacı kalmadığı için kaldırıp evde bir kenara koyduğunu, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .../... E. Sayılı dosyasında, ... İcra alacaklısı olarak mahkemeden yetki alınarak açılan ortaklığın giderilmesi davasının kesinleştiğini ve davacının ... ili ... ilçesi ... Köyü ... Mevkii ... ada ... parsel ve ... ili ... ilçesi ... Köyü ... Mevkii ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazlardaki hissesini satış nedeniyle kaybetme tehlikesi altında olduğunu, davacıya ait mührü evine girip çıkan üvey oğlu ...'in almış olabileceği, yine ipotek verilmesi esnasında mührü kullanırken senette kullanılmış olabileceğini, ...'in ... hakkında şikayetçi olduğunu, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle re'sen davanın yasal hak düşürücü süreler içerisinde açılıp açılmadığının, taleplerin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespitini; dava şartlarından hukuki yarar, görev ve yetki koşullarının bulunup bulunmadığının incelenmesini, kesin hüküm, derdestlik ve husumet itirazlarımızın da değerlendirilerek davanın bu nedenlerle reddini talep ettiklerini, davacı yan tarafından takibe konu senedin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığı iddia edilmişse de söz konusu iddianın doğru olmadığını, zira takip konusu bono dava dışı ... tarafından keşide edilerek davalı müvekkil şirkete verildiğini, bono incelendiğinde keşidecinin imzasını, düzenleme tarih ve yerini, ödeme tarihini, bedeli ve tüm yasal unsurları taşıdığının açıkça görüldüğünü, takip konusu senedin kambiyo vasfı ve davacının senetten sorumluluğu davacı tarafından süresinde şikayet yoluna başvurulmayarak kesinleştiğini, davacı yanın mührün kendisi tarafından atılmadığı iddialarının mesnetsiz olduğunu, nitekim davacı yanın ileri sürdüğü iddialara ihtimal ve varsayımlara dayalı olduğunu, bu nedenle ispat yükünün davacı yanda olduğu da gözetilerek ispatlanamayan iddiaların reddi ile mührün davacı tarafından bonoya basıldığının açık olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle açıklanan gerekçelerle usulden aksi kanaatte olunacak olunur ise esastan tümden reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, okuma yazması olmayan davacının, mühür basarak cirosu bulunan bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili aleyhine kefil imzası kısmında mührü bulunan bono nedeniyle takip başlatıldığını,davacının okuma yazma bilmediğini, anılan bononun HMK'nın 206. maddesine göre düzenlenmemesi nedeniyle geçersiz bulunduğunu ileri sürerek, borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ederek işbu davasını açmıştır. Davalı süresi içerisnde verdiği cevap dileçesinde ; takip konusu bononun dava dışı ... tarafından keşide edilerek davalı şirkete verildiğini, bono incelendiğinde keşidecinin imzasını, düzenleme tarih ve yerini, ödeme tarihini, bedeli ve tüm yasal unsurları taşıdığını , kambiyo senedi vasfının taşıdığını, Antalya ...ATM .../... D.iş dosyasında sözkonusu bono hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini , takip tarihinden beş yıl sonra açılan menfi tespit davasında davacının hukuki yararı bulunmadığını , davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davalı ... tarihli beyan dilekçesinde ayrıca ... CBS .../... soruşturma dosyasında bahse konu senet üzerinde yapılan kriminal incelemede senetteki yazı ve imzaların kişilerin kendilerine ait olduğundan bahisle takipsizlik kararı verildiğini beyan ettiği, Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas, ... Sulh Hukuk Mahkemesi .../... Esas, Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas, ... Cumhuriyet Başsavcılığı .../... Soruşturma dosyaları celbedilmiştir. 6102 Sayılı TTK'nın 776/g maddesine göre bonoda tanzim edenin imzasının bulunması zorunlu olup, aynı Kanunun 777. maddesine göre imzayı ihtiva etmeyen bir senet bono sayılamaz. Yine TTK'nın 756. maddesine göre imza yerine mekanik herhangi bir vasıta veya el ile yapılan yahut tasdik edilmiş olan bir işaret veya resmi bir şahadetname kullanılamaz. Somut olayda, icra takibinin dayanağı ... keşide tarihli,... vade tarihli ve ... TL bedelli bonoda kefil olarak davacı ... adının yazılı olduğu, ancak karşısında "..." yazılı mührün bulunduğu, davacının kefil olarak imzanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Celbedilen ... CBS Ceza soruşturma dosyasında da yapılan kriminal imza incelemesi davacı dışındaki dava dışı diğer gerçek kişiler ait olduğu, davacı yönünden yapılan incalemede "....4)Tetkike konu niteliklerini raporumuzun “İnceleme Konusu Bulgular” bölümünün “Tetkik Konusu Belgeler” kısmıştla senedin “Kefil” bölümündeki "..." isim yazısı yanında kalem ile tersim edilmiş İmzanın olmadığı, imza mührü olduğu değerlendirilen basım izinin bulunduğu görülmüştür..."şeklinde açıklama bulunduğu, takip konusu bononun incelenmesinde de bono da davacı ad ve soyadının yanına bonoya kefil sıfatıyla "..." yazılı mühür basıldığı imza bulunmadığı görülmüştür. Taraf dilekçelerinden de davacının bono da imzası olmadığı hususu ihtilafsız olduğu, ihtilaf konusu ise bonoda yazan bedelden kefil ... ismi yanındaki mühürden kaynaklı mühür sahibi olan davacının sorumlu olup olmadığı hususu olduğu, takip kambiyo senedine dayalı olarak başlatıldığından TTK hükümlerinin de dikkate alınması gerekir. Bonolar hakkında da geçerli olan TTK 756 maddesi; "Poliçe üzerindeki beyanların el ile imza edilmesi gerekir. El ile atılan imza yerine, mekanik herhangi bir araç veya elle yapılan veya onaylanmış bir işaret veya resmî bir şahadetname kullanılamaz" şeklindedir.Dava konusu icra takibine konu bonoda kefil sıfatıyla davacı için kullanılan mühür HMK'nun 206. Maddesi ve TTK'nun 756/2 maddesi kapsamında usulüne uygun imza olmadığından, davacının dava konusu bonoda imzası bulunmadığı,TTK.'nun 756. maddesinde, poliçe üzerindeki beyanların el ile imza edilmesi gerektiği, el ile atılan imza yerine mekanik herhangi bir araç veya el ile yapılan veya onaylanmış bir işaret veya resmi bir şahadetnamenin kullanılamayacağı, TTK.'nun 776. maddesinde düzenleyenin imzasının bulunması bononun bir unsuru olarak sayıldığı ve Yasa'nın 777. maddesinde ise düzenleyenin imzasının bulunmadığı bir senedin bono sayılamayacağının belirtildiği, 6100 Sayılı HMK'nun 206.maddesinde imza atamayanların mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi noterler tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmasına bağlandığı, somut olayda ise takip konusu bonoda davacının eli ürünü bir imzasının bulunmadığı, davacının mührü kullanıp kullanmadığının araştırılması istenmişse de 6100 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde mührün noterce tasdikli olmasının değil, senedin noterde düzenleme şeklinde yapılması şartının arandığı, cüzdanla iş yapmayı usul edinmiş kuruluşlarla olan işlemlerde anılan maddenin üçüncü fıkrasında ayrı bir düzenleme yapıldığı, ancak somut olayda banka işlemi söz konusu olmadığından anılan maddenin üçüncü fıkrası gereğince araştırma yapılmamasının esasa etkili olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 756 ncı maddesi gereğince de bonoda mühür kullanılamayacağı davacının icra takibine konu bonodan kaynaklı borçlu olmadığının tespitine davanın kabulüne karar verilerek davalı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebine reddine karar verilmiştir. (benzer Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1253E. 2024/4694K. Sayılı ilamı) Her ne kadar davacı tedbir talebinde bulunmuş ve takibin iptalini talep etmiş ise de davacının tedbir kararı İİK72/3 maddesi uyarınca ara kararla değerlendirildiği,kabule göre de İİK'nın 72/5 maddesinde; ''Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir..."hükmü bulunduğundan, menfi tespit davasının kabulüne karar verilmekle İİK72/5 uyarınca takip derhal durduğundan takibin iptali talebi konusuz kaldığından itirazın iptali talebi hususunda karar verilmesine yer olmadığına, ayrıca tedbir talebi hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE; davacı ... yönünden Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E sayılı takip dosyasından dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Takibin iptali talebi hususunda menfi tespit kararı verilmekle konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Alınması gerekli, ... TL harçtan, peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsiline, Hazine'ye gelir kaydına. 4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç ile, ... TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ...TL tebligat giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine , Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.14/07/2025
Katip ... ¸e-imzalı
Hakim ... ¸e-imzalı