Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2023/102 E. 2025/416 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/102
Karar No
2025/416
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/102 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN KARAR NO : 2025/416 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/11/2022 ESAS NO : 2022/579 E 2022/812 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 14/04/2025 YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkilinin ... isimli kişinin sahibi olduğu ... şti. den ... plakalı aracı satın aldığını, taraflar arasında yapılan anlaşmaya göre ödemenin eksik kalan 34.000,00 TL'lik kısmı için açığa imzalı senedin keşide edilerek verildiğini senet bedelinin ödenmesine rağmen açığa imzalı senedin anlaşmaya aykırı doldurularak icra takibine konu edildiğini, belirterek müvekkilinin icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, %20’ından aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalılara usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde; eldeki davada Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen zorunlu unsurları taşıdığından kambiyo senedi niteliğinde olan bono nedeniyle ödeme iddiasından dolayı borçlu olunmadığının tespiti talep edildiği, senet üzerindeki imzaya itiraz da bulunmadığı, davacı dava dilekçesine ekli olan ödeme dekontlarına dayanmış olup, ödeme evraklarının incelenmesinde yapılan ödemelerin dava dışı şahıslara yapıldığının anlaşıldığı, takibe dayalı bono nedeniyle ödeme iddiasının ancak senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebileceği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvuurlmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; mahkemenin gerekçeli kararında dava dışı şahıslara ödeme yapıldığı ve takibe dayalı bono nedeniyle ödeme iddiasının ancak senet (kesin delil) ile ispat olunabileceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de senet üzerinde satılan aracın plakası bulunduğu gibi ödeme belgelerinin de davalı adına yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması gerekirken araştırılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, dava değerinin de 14.909 ,33TL olmasına rağmen 16.000,00 TL bedel üzerinden vekalet ücretine karar verilmeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık davaya ve takibe konu bakiye senet bedelinin ödenip ödenmediği hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; eksik unsurlu düzenlenen senedin bedelinin ödenmesine rağmen kısmen icra takibine konu edilmesi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. I-Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, takibe konu senet bedelinin ödendiği ve bedelsiz kaldığı iddiasının usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlanamamasına davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığından aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. II- Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf itirazları değerlendirildiğinde ise; Dava menfi tespit davasıdır. Davalı davanın dayanağı olan takipte, toplam 14.909,33 TL üzerinden takibe girişmiştir. Davacı açtığı menfi tespit davasında takip bedeli kadar borçlu olmadığını talep ederek 14.909,33 TL üzerinden dava dilekçesini harçlandırmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş reddedilen tutar üzerinden ise davacı aleyhine 16.000,00.-TL vekalet ücreti taktirine karar verilmiş ise de, AAÜT’nin 13/2.maddesi uyarınca hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği yönündeki düzenlemeye aykırılık oluşturduğu anlaşılmaktadır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde; "1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3)Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4)Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesi yapılmıştır. Kaldı ki yargılamada davalı yanın kendisini vekil ile temsil ettirmediği anlaşılmakla davalı yararına vekalet ücreti takdiri de yerinde olmayıp davalı yararına takdir edilen vekalet ücretinin kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin aleyhine hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile söz konusu hatanın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeni ile HMK’nin 353/1-b-2.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; 2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/579 Esas, 2022/812 Karar ve 18/11/2022 Tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-a)Davanın REDDİNE, b)Alınması gereken 80,70 TL harcın peşin alınan toplam 254,62 TL harçtan mahsubu ile bakiye 173,92 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, c)6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, ç)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, d)Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerine ilişkin olarak; 4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince kesin olmak üzere14/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/102, K. 2025/416, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-22-hukuk-dairesi-2023-102-e-2025-416-k-f472ae631407