Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2022/911 E. 2024/1387 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/911
- Karar No
- 2024/1387
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/911 - 2024/1387 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2022/911 (DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR NO : 2024/1387 KARAR VERİLMESİ ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/12/2020 ESAS-KARAR NO : 2017/541 E - 2020/530 K DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 11/11/2024 YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2024 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili,davalıların kurmuş olduğu adi ortaklık ile davacı arasında mal satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, davalıların son cari hesap borcu olan 32.495,06 TL'yi ödemediklerinden aleyhlerinde Ankara 27. İcra Dairesi’nin 2017/4017 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve borçlu şirket tarafından takibe kısmen itiraz edilerek 14/03/2017 tarihinde 247,50 TL'nin (tahsil harcı ve masrafları ile birlikte 587,92 TL) takip dosyasına ödendiğini, bakiye 32.221,04 TL yönünden takibin itiraz ile durduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek davalının itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde; adi ortaklık aleyhine takip yapılması nedeni ile husumet ehliyetinde bulunduklarını, şirket kayıtlarının incelenmesinde alacak/borç miktarının tespit edilerek icra dosyasına borçlu olunan miktarın yatırıldığını, hesaplar arasındaki farkın 98 adet ayıplı malın iadesinden kaynaklandığını, ayıplı malların yenisi gönderildiği halde yeniden fatura düzenlendiğini, bu faturanın davacıya iade edildiğini, davacıdan alınan 2400 cihazdan 98'i dışında da ayıplı cihazlar olduğu halde yalnız bu malların fatura bedelinin ödenmediğini, bu hali ile davacıya borçlu olmayıp alacaklı olduklarını, ayıplı mallarla ilgili Makine Mühendisleri Odası'ndan rapor aldıklarını, kutusundan çıkarılmadan iki adet numune üzerinden değerlendirme yapıldığını, cihazlardaki ayıbın üretim hatasından kaynaklandığının tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece, her ne kadar davalılar vekili adi ortaklığın husumet ehliyeti bulunmadığına ilişkin savunmada bulunmuş ise de icra takibine bu yönde yapılmış itiraz bulunmadığı gibi, davalılar vekilinin de iki şirkete ait vekaletnameyi sunarak davaya cevap verdiği gözetildiğinde taraf teşkilinin sağlandığı, her ne kadar davalı dosyaya sunduğu uzman görüşü ile ayıbın üretim hatasından kaynaklandığını bu nedenle faturaya itiraz etmiş ise de; servis tutanağının 10/02/2016 tarihinde iade edilen ürünler değerlendirilerek düzenlendiği, uzman görüşünün ise kullanılmamış iki adet cihazın incelenmesi ile 29/08/2016 tarihinde düzenlendiği gözetildiğinde cihazlara yetkisiz olarak müdahale edilmesi karşısında bu savunmaya itibar edilemeyeceği, böylelikle icra takibine konu edilen asıl alacak yönünden bilirkişiler tarafından belirlenen alacak miktarı yönünden davalının itirazının kısmen yerinde olmadığı, alacak faturadan kaynaklansa da ayıp defi'nde bulunulduğu ve bu hususun yargılamayı gerektirmesi nedeni ile alacağın likit olmadığı değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığı belirtilerek; davanın kısmen kabulü ile Ankara 27. İcra Dairesi’nin 2017/4017 esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu kısmi itirazın kısmen iptali ile takibin 32.166,02 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar vekili tarafından; Eksik incelemeye dayalı karar verildiği, davanın reddi gerektiği bildirilmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Öncelikle dava şartı bulunup bulunmadığı hususu uyuşmazlık konusudur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 27. İcra Dairesinin 2017/4017 esas sayılı dosyasında; ... Şirketi tarafından ... Yapı San A.Ş , ... Taahhüt A.Ş Adi Ortaklığı takip talebinde borçlu gösterilerek 13.02.2017 tarihinde cari hesap alacağına dayalı olarak 32.495,06TL için ilamsız takip yapıldığı, adi ortaklık vekili 274,02 TL borcun icra dairesine ödendiği bakiye 32.221,04TL ye itiraz ettiklerini bildirmiştir. Ödeme emri de adi ortaklığa tebliğ edilmiştir. Bilindiği üzere TBK.'nin 620 vd. maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından, taraf ehliyeti yoktur. Tüzel kişiliği olmayan adi ortaklık adına veya aleyhine dava açıldığında, şekli taraf kavramının kabulünün sonucu olarak, dava dilekçesinde davacı veya davalı gösterilen adi ortaklık, davada taraf konumu elde eder. Bu nedenle adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerekir. Somut olayda davacı ile davalıların içinde bulunduğu adi ortaklık arasında mal alışverişi bulunduğu, takibe dayanak faturaların adi ortaklık adına kesildiği anlaşılmış olup adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, açılacak davanın ve yapılacak takibin her bir ortak ayrı ayrı gösterilerek ortaklara birlikte yöneltilmesi gerekmektedir. Dava konusu takip ortaklığı oluşturan şirketler ayrı ayrı gösterilmeden yalnızca tüzelkişiliği bulunmayan adi ortaklığa karşı yapılmış olmakla usulüne uygun bir icra takibinin varlığından söz edilemez. İtirazın iptali davalarında geçerli bir takibin varlığı diğer dava şartlarından olup,resen gözetilmesi gerektiğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek HMK'nin 114/2.maddesi ve 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine dair yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/541 Esas 2020/530 Karar sayılı 01/12/2020 tarihli kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 2- a-Davanın HMK'nin 114/2.maddesi ve 115/2.maddesi uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 550,26 TL harçtan mahsubu ile bakiye 122,66-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, ç-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine, d-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar tarafından yapılan 73,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/(1).g. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 11/11/2024 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."