Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2022/518 E. 2024/1218 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/518
- Karar No
- 2024/1218
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2022/518 (DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2024/1218 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2021 ESAS-KARAR NO : 2014/185 E - 2021/1056 K DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALILAR DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 16/10/2024 YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2024 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin 08 Haziran 2011 tarihinde davalı ... ile Sincan 2.Noterliğinin 9024 yevmiye sayılı sözleşmesi ile davalıya ait ... plaka sayılı aracı oğlu ... için satın aldığını, müvekkilinin 17.400,00.TL satım bedelinin 12.800,00.TL'lik kısmını kredi çekmek suretiyle ödediğini, kalan bakiye için ise kendisine ait ... plaka sayılı aracı davalıya devrettiğini, müvekkilinin işbu satım sözleşmesinden önce 07/11/2011 tarihinde davaya konu senedi düzenleyerek alacaklı kısmını boş bırakarak davalı ...’a tevdi ettiğini, davalı ...'ın söz konusu sözleşmeye konu bu araç alışverişinde aracı olduğunu, davaya konu senedin de onun huzurunda düzenlendiğini, davalı ... işbu senedin alacaklı kısmına kendi ismini eklemek ve diğer davalı ...’ya cirolayarak ... tarafından müvekkilinin borcu olmadığı halde araç devrinden 1,5 yıl sonra müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı ve ...'nın birlikte hareket ettiklerini, takip alacaklısı gözüken ... adına cirolama nedeninin iyi niyetli üçüncü kişi savunması için olduğunu, müvekkilinin davalı ... ve ... ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığnı, davalılara hiçbir borcunun da bulunmadığını, davalıların müvekkilini borç altına sokmak için özel evrakta tahribat yaptıklarını, bu konuda haklarında Sincan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, Sincan 2.İcra Müdürlüğünün 2012/2666 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine yapılan takibin durdurulmasına, takibin iptaline, müvekkilinin borcu bulunmadığının tespitine, haksız takip nedeniyle davalıların icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı ... vekili; müvekkilinin Sincan 2.İcra Müdürlüğünün 2012/2666 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlattığını, davacıya ödeme emrinin ve bono suretinin gönderildiğini, hiç bir şekilde borca itiraz etmediğini ve takibin itirazı yönünde bir dava açmadığını, takibin kesinleştiğini, davacının maaşına haciz konulması için çalıştığı kuruma yazı yazılması üzerine haksız ve kötü niyetli olarak dava açtığını, ... isimli şahsın ilgili icra dosyasının taraflarıyla hiç bir ilgisi bulunmadığı gibi takibe konu senette adının dahi geçmediğini, davacının ödemeleri bizzat ... isimli şahsa yaptığını, araç alım satım işlemini de ... ile yaptığını, müvekkiline yapılmış hiç bir ödeme olmadığını, davacı tarafın senetle ilgisi olmayan ve senette adı geçmeyen üçüncü kişilere olan alışverişini ve üçüncü kişilere yaptığı ödemelerini bu senetle ilyetlendirmeye ve bu şekilde borçtan kurtulmaya çalıştığını, müvekkilinin tamamen iyi niyetli olarak senedi ciro ile devraldığını, davacının iddialarının muhatabının müvekkili olamayacağını, müvekkiline karşı ileri sürülebilecek defilerden de olamayacağını, emre muharrer senedi ciro yoluyla devrelan ticari işlemlerin gerektirdiği çabukluk ve ticari müesseseye inanma ilkesi gereği iyi niyetli olarak senedi iktisap eden müvekkilinin haklarını da helale uğratmayacağını belirterek, Sincan 2.İcra Müdürlüğünün 2012/2666 Esas sayılı dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki tedbirin kaldırılmasına, davanın reddine, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden ve müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakan davacı aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; icra dosyasında alacaklı olmadığını, kendisinin de borçlu olduğunu, ...'un ilgili icra dosyasının taraflarıyla hiç bir ilgisi olmadığı gibi takibe konu senette adı dahi geçmediğini, davacının bizzat dava dilekçesinde tüm ödemeleri ... isimli şahsa yaptığını, araç alım satım işlemini de ... ile yaptığını ikrar ettiğini, davacının senetle ilgisi olmayan ve senette adı dahi geçmeyen üçüncü kişilerle olan alışverişini ve üçüncü kişilere yaptığı ödemeleri bu senetle ilyetlendirmeye çalıştığını, davacının bahsettiği araç alım satımıyla alakalı bir yetkisi olmadığı gibi aracılık yaptığı iddiasını da kabul etmediğini, davacıya verdiği borca karşılık senedin tarafına verildiğini, kendisinin de ...'ya olan borcuna karşılık senedi cirolamak zorunda kaldığını, ayrıca senet illetten mücerret olup, bir ticari ilişkisi olmadığını ispat külfetinin davacıya ait olduğunu belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... adına çıkartılan meşruhat içerir davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen cevap sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece, davalı alacaklıların ceza yargılamasında kesinleşen maddi olgular ile temel ilişkiden kaynaklı alacağı olduğunu ispatladığı, senedin davalılar ile davacıya şahsi ilişkiden kaynaklı düzenlenip verildiği, 12.04.1933 gün 30/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na göre, borç ikrarını içeren senet aleyhine delil ikamesi mümkün olup ikrarda borcun sebebi belli ise sebebin gerçekleşmediğini, eğer borcun sebebi belirlenmemiş ise önce bu senedin muayyen bir sebebi olduğunu, sonra da bu sebebin gerçekleşmediğini ispatlaması gerektiği, davacı borçlunun borcun sebebinin gerçekleşmediğine dair dosya kapsamında yazılı delil sunmadığı görülmekle ceza mahkemesi dosyasındaki kesinleşen maddi vakıada 07/06/2011 tarihli oto satış protokolüne konu ... plakalı sayılı aracın önceden davalılardan ... adına kayıtlı olup protokolde taraf olan ...'un oğlu bulunan davalı ...'a satılarak devrinin verildiği, ancak aracın bir miktar borcu olmasına rağmen kısmi ödeme yapıldığı ve kalan borcun ödenmediği, bu neden ile davalı ...'in kayıt maliki olan davalı ...'ın babası ile bir araya gelerek aracı satıp bu şekilde borcu ödemek üzere anlaştıkları, satılık ilanından sonra araca davacı ...'in alıcı olduğu ve aralarında oto satış protokolü düzenledikleri, aracın bankadan kredi ile alınması nedeniyle kredi borcunun davacı ... tarafından ödendiği, sonuçta araç üzerinde davalı ...'ın da protokolde açıklandığı şekilde 12.800,00TL alacağının kaldığı, bu yüzden protokol içeriğine aynı protokolde imzası olan davalı ... tarafından "ben Muammer, ...'a ait olan borcun 12.800,00 TL borcuna kefilim, ...'ı yukarıdaki 98 model aracın satışı verilecek ve 10.000,00 TL'ye sayılacak, kalan 2.800,00 TL ... tarafından ödenecek, ödenmediği takdirde 12.800,00 TL olan senet ödenecektir imzamın arkasındayım" şeklinde şerh düşüldüğü protokolün altına alacaklısı davalı ..., borçlusu davacı ... olan 12.800,00 TL'lik senedin düzenlenerek imzalandığı, ancak davacı ...'in buradaki şerh beyanına rağmen belirttiği aracın devrini doğrudan ... adına yaptığı ve orada belirtilen bakiye 2.800,00 TL miktarında ödenmediği bu neden ile davalıların protokolde belirtilen nedenden dolayı senedi icraya koydukları, satışı yapılan minibüs marka araç üzerinde davalı ...'ın da hakkının olduğu, bu neden ile araç kaydı üzerine gözüken ... ve oğlu ...'tan alacağının olduğu, bu hususun protokolün özel şartlar kısmında açıkça yazıldığı, davalının da bu protokolü imzaladığı, davacının da bu özel şartlar kısmında 10.000,00 TL bedel biçtikleri doğan marka aracı Metin'e yada göstereceği kişiye devrini vermeyi ve ...'un 2.800,00 TL lik borcunun ödenmemesi durumunda kendisinin kefil olduğunu açıkça bildirdiği ve bu şartlar yerine gelmez ise protokol altındaki senedin icraya konulacağını kabul ettiği, bu kapsamda davalı alacaklıların temel ilişkiden kaynaklı senetten dolayı davacının borçlu olduğunu ispatladığı kanaatine varıldığından; Davanın ... yönünden pasif husumetten REDDİNE, Diğer davalılar ... ve ... yönünden esastan REDDİNE, kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili tarafından; Davacı (borçlu) tarafça açılan menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda yerel mahkeme müvekkili ... (alacaklı) yönünden davanın esastan reddine karar vermiş olup red kararının doğru olduğu, istinaf talebinin sadece davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş olmasına yönelik olduğu bildirilmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Kötüniyet tazminatı uyuşmazlık konusudur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, icra veznesindeki paranın ödenmemesi yönünde 13.11.2013 tarihinde tedbir kararı verildiği,28.12.2021 tarihli reddiyat makbuzuna göre 2021/40354(eski 2022/2666) Esas sayılı dosyaya 14.11.2013 tarihinde paranın yatırıldığı, ancak ödemelerin karardan sonra yapıldığı anlaşılmakla davalı ... tarafından tedbir nedeniyle alacağa geç ulaşılması nedeniyle lehine takip tarihine göre %20 tazminata(3.126,13TL) karar verilmesi gerektiğinden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.2. maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2.maddesi gereğince KABULÜ ile; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/185 Esas 2021/1056 Karar ve 23/12/2021 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 2- 1-Davanın ... yönünden pasif husumetten REDDİNE, 2-Diğer davalılar ... ve ... yönünden esastan REDDİNE, 3-İhtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, 4-a.Davalı ... lehine İİK 72.madde gereğince alacağın %20 si olan 3.126,13TL tazminatın davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, b.Diğer davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, 5-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 266,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 207,65 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 7-Davalı ...'nın kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, 8-Kararın taraflara tebliğine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 3-İstinaf eden tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının istek halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 16/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."