Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2022/355 E. 2024/413 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/355
- Karar No
- 2024/413
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2022/355 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2024/413 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR.... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2021 ESAS-KARAR NO : 2019/487 E - 2021/890 K DAVACI VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 15/04/2024 YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2024 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, davalıdan sıfır km araçlar satın aldığını ve ödemelerde bulunduğunu, bahsi geçen araçların tümünde partikül filtre kurum doluluk oranı yüksek, motor yağı kirlenmiş durumda arıza uyarılarının olduğunu ve beklenen menfaatin temin edilemediğini, arıza lambasının yetkili serviste söndürüldüğünü fakat arızalarm tekrarladığını, söz konusu arızaların kronik olduğunu ve söz konusu 6 araçta da durumun tekrarladığını, yetkili servis tarafından araçların haftada en az 1- 2 kere sabit hızda 2500 devirde hiç durmadan 50 km yol yapması gerektiği ve partikül filtresinde biriken kurumun atılması gerektiğini ifade etse de gerek iş durumu gerek kullanım amacına gerekse trafik durumuna göre bunun fiili imkansız bir durum olduğunu ve müvekkilin bu hususta aydınlatılmamış olması sebebi ile söz konusu sorunun gizli ayıplı olduğunu, davalının ihtar edildiğini ve durumun bildirildiğini, satın alım bedelleri ve zorunlu masrafların iadesinin yapımaması üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşma sağlanamadığını belirterek şase numaraları dilekçede verilen 6 adet aracın iade alınarak bedelinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, dava konusu araçlarda üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığını ve davacıya sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini, DPF filtresinin emisyonların standartlarının sağlanması için bulunduğunu ve bu filtrelerin kullanımının kullanım kılavuzunda detaylı olarak açıklandığını, yetkili servise gelme sebebinin müşterinin DPF dolması sebebi ile ekranda uyarı görmesi olduğunu, uyarı verildiğinde aracın kullanıma devam etmesi durumunda kurum yakma işleminin gerçekleşeceğini ve servise gelmeye gerek kalmayacağını, bu durumun bir ayıp olmadığını ve kurum yakma işlemi için gereken sürüş koşullarının oluşturulması gerektiğini, bunun oluşturulmadığı için sorunun kullanım kaynaklı olduğunu, bu tip kronik bir sorun bulunmadığını, bu hususta kullanım kılavuzunda yeterince bilgilendirme olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu araçlarda meydana gelen arızanın Dizel Partikül Filtresinin(DPF) tıkanması neticesi meydana geldiği, bunun nedeninin ise imalat ya da üretim hatası olmayıp, kullanım koşullarına bağlı olarak oluştuğu, araçların doğalgaz arızalarına müdahale aracı olarak kullanılması nedeni ile kat ettiği mesafenin kısa olmasına bağlı olarak DPF içinde oluşan kurumun yakılamaması nedeni ile arızaların meydana geldiği, bu nedenle arızaların bir ayıp olarak da değerlendirilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, araç kullanım kılavuzunda da bu yönde bilgilendirmelerin mevcut olduğu, kullanım koşulları değişmediği sürece bu arızanın görülebileceği, arızanın meydana geldiği DPF'nin 5.500,00 TL değerinde olduğu, filtrelerin tamamen değişiminin dahi yüksek maliyetinin bulunmadığı, davacının basiretli tacir olup araç satın alırken kullanım koşullarını ve amacını gözeterek satın alınacak araçları belirlemesi gerektiği anlaşılmış olmakla, oluşan arızanın bir ayıp niteliğinde olmadığının belirlenmiş olmasına göre, davacı alıcının ''sözleşmeden dönerek, satış bedelinin iadesi talebinin'' yasal koşullarının gerçekleşen somut olayda bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden- davacı vekili tarafından; Basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün sadece müvekkilinden beklenmesinin hatalı olduğu, klavuzun araçlar teslim alındıktan sonra müvekkiline verildiği ve müvekkilinin satım sözleşmesinden önce yeterince bilgilendirilmediği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği, TBK’nın 227/4 maddesi uyarınca ücretsiz onaraım ya da satış bedelinden indirim hususlarının değerlendirilmediği, kullanıcı hatası tespitinin yerinde olmadığı bildirilerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu araçların ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinin ayıplı ifası nedeniyle sözleşmeden dönme ve bedelin iadesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özelikle satım sözleşmesine konu araçların üretiminden kaynaklanan bir ayıbın varlığı hususunun ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 15/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."