Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2022/1198 E. 2024/1072 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1198
Karar No
2024/1072
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2022/1198 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2024/1072 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR.... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/09/2021 ESAS-KARAR NO : 2020/650 E - 2021/601 K DAVACI : VEKİLİ DAVALI DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 30/09/2024 YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2024 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin hiçbir ticari ilişkisi, alış verişi olmadığını, müvekkili henüz 24 yaşında iken henüz ticaret ve hayat tecrübesi yokken kendisine yapılan ısrarlar nedeni ile davalıya borçlu olan tanıdığının üzerindeki hacizlerden iş yapamaz olmasından dolayı borçlu olan tanıdığının elini bir süreliğine rahatlatmak ve borçlarını ödeyebilmesi amacıyla davalıyla bu borçlarla alakalı sözleşme yaptığını, sözleşmede ilgili maddeler olmasına rağmen asıl borçlu borcunu ödemeyince müvekkilinin de alacaklıya kendinin olmayan ve ödeyemeyeceği büyüklükte olan bu bonoları ödeyemediğini, davalının da icra takibi başlattığını, 2003 yılından beri takip yaptığını ve belli zamanlarda haciz ve muhafaza yaptığını, müvekkilinin alacaklının elinde bulunan bu çeklerin hapis cezalarına ve başlatılmış olan icra dosyalarında haczedilmiş menkul, gayrimenkul araç haczi ve diğer hacizlerine güvenerek bu sözleşmeyi yaptığını, çünkü eğer asıl borçlu ödemez ise alacaklı takibe kaldığı yerden devam ettiğinde nasıl olsa alacağını tahsil edebileceğinden ve cezai yaptırım uygulayabileceğinden büyük bir sıkıntı yaşamayacağını düşündüğünü, ancak davalının kötü niyetli olduğunu, elinde haczi yapılmış (Ankara 9. İcra Müdürlüğü’nün 2002/4299, 2002/4632, 2002/6137, 2002/6213, 2002/4035, 2002/1398, 2002/6216, 2002/4232, 2002/6214, sayılı dosyaları ile Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2002/16326, 2002/16498 ve 2002/14804 esas sayılı) dosyaları ve bu dosyalarda haciz konulmuş mallar olmasına ve yine elinde çok uzun yıllar karşı tarafın hapis cezası ve para cezasına maruz kalacağı çekler olmasına rağmen 18.03.2003 tarihli sözleşmeye uymadığını, davalı asıl borçla sözleşmeye konu edilen icra dosyalarını sözleşmede yazılı olduğu şekilde takip etmesi gerekirken takip etmediğini ve dosyaların düştüğünü, çeklerle alakalı cezai işlem yapmadığını, haczedilen mallarla ilgili işlem yapmadığını, bu sözleşmede adı geçen diğer kişi ve şirketlere karşı hiçbir girişimde bulunmadığını, sadece müvekkiline haciz işlemlerini ısrarla hiç aksatmadan Türkiye’nin her tarafında 17 yıldır devam ettiğini belirterek Ankara 10. İcra Müdürlüğü’nün 2014/23798 esas (2003/7424 esas) no.lu icra dosyasına konu sözleşme ve eki senetlerin ve iş bu icra takibinin iptaline, müvekkilinin icra tehdidi altında tahsil edilen para ve malların bedellerinin faizi ile davalıdan istirdadına, kötü niyetli davalı alacaklı bakımından %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, davacının esasa ilişkin iddialarının da yasal dayanağı bulunmadığını, davaya dayanak yapılan sözleşmede öncelikle bonoların ödenmesi kararlaştırıldığını, bonolar ödenmediği taktirde keşideciye karşı işlem yapılacağı açıkça belirtildiğini, bu bonoların takibe konulmasını engelleyen hiçbir hüküm bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 18/03/2003 tarihli sözleşmede, Ankara 9. İcra Müdürlüğü’nün 2002/4299, 4632, 6137, 6213, 4035,1398, 6216,4232, 6214 ve Ankara 30. İcra Müdürlüğü’nün 2002/16326,16498,14804 Esas sayılı dosyalarında alacaklı vekili ile davacı ve dava dışı kişiler arasında sözleşme imzalandığı, yukarıda belirtilen dosyalarda borçlu ... aleyhine yapılan takiplerde bugünkü tarih itibariyle tahakkuk eden alacağa karşılık olmak üzere keşidecisi ... ile ... İnşaat Ltd Şti, olan lehtarı ... ...Ltd.Şti adına yazılan ve arkası bu şirket ile ... tarafından ciro edilen aşağıda vade ve miktarları yazılı toplam 290.000,00 TL tutarındaki bononun alacaklı vekiline teslim edildiği, sözleşmenin 3. kişinin borcunun üstlenilmesi için verilmiş senetleri içerdiği, davacının senetleri ciro ettiği tarihte ergin ve tacir olduğu, tecrübesizliğinden söz edilemeyeceği, sözleşmede önce asıl borçlu için başlatılmış icra takiplerinin sonuçlandırılacağı, bu gerçekleşmez ise sözleşme gereği verilen bonoların icraya konulacağına dair bir hükmün sözleşmede bulunmadığı, benzer bir itirazın daha önce ilamsız icra takibine itiraz dilekçesi ile tüm borçlular tarafından yapıldığı ve Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 02/12/2003 tarih ve 2003/395 E., 2003/821 K. sayılı dosyasında bu itirazların reddedildiği ve takibin devamına karar verildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Davalı yan tarafından usulüne uygun verilmiş bir vekaletname ve yetki belgesi olmayan vekilin duruşmaya iştirak ettiği, davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olmadığı, sözleşmeye uygun davranılmadığından mahkemece Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin kararı verdiği zamandaki durumla mevcut durum farklılaştığından bu kararın gerekçede dayanak yapılmasının yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin çok açık olduğu, davalı yanca kötüniyetli olarak asıl borçlulara karşı icra takiplerine devam edilmeyerek müvekkilinden alacak talebinde bulunulmasının hatalı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin borcun dış üstlenilmesi olarak yorumlanmasının da doğru olmadığı bildirilerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık taraflar arasındaki 13/03/2003 tarihli sözleşme kapsamında davacının Ankara 10. İcra Müdürlüğü’nün 2014/23798 E. sayılı dosyası kapsamında borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK 72. maddesi kapsamında açılan menfi tespit davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 30/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1198, K. 2024/1072, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-22-hukuk-dairesi-2022-1198-e-2024-1072-k-9f07a78bbe9c