Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/69 E. 2025/37 K.

Konu: Ticari Vedia Sözleşmesinden Kaynaklanan Zilyetliğin İadesi

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/69
Karar No
2025/37
Karar Tarihi
Konu
Ticari Vedia Sözleşmesinden Kaynaklanan Zilyetliğin İadesi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/69 Esas - 2025/37 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/69 KARAR NO : 2025/37 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2024 NUMARASI : 2024/663 Esas (Ara Karar) İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACILAR VEKİLİ ALEYHİNE TEDBİR TALEP EDİLEN DAVALI TALEP : İhtiyati Tedbir DAVA : Ticari Vedia Sözleşmesinden Kaynaklanan DAVA TARİHİ : 30/09/2024 KARAR TARİHİ : 30/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2025 Taraflar arasındaki ticari vedia sözleşmesinden kaynaklanan zilyetliğin iadesi davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacı vekili 10/10/2024 tarihli dilekçesinde özetle; daha önce dosyada ileri sürdükleri ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini ancak dava konusu matbaa makinelerinin sahte faturalar düzenlenerek III. kişilere devredilmekte olduğunu, devri önleyebilmek için tedbir kararı verilmesi gerektiğini, sahte faturalar ile ilgili olarak Vergi Denetim Kurulu'na şikayette bulunduklarını beyanla talep dilekçesi ekinde sundukları fatura ve işyeri fotoğrafları ile şikayet dilekçesi dikkate alınarak dosya yönünden esastan incelenene kadar faturaları sunulan matbaa makinelerinin III. kişilere devrinin önüne geçilebilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 18/10/2024 tarihli ara kararında ; mevcut delil durumuna göre davacının HMK 390.madde bağlamında ihtiyati tedbir talebinin kabulü gerektirir nitelikte yaklaşık ispat koşuluna uygun delil sunulmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan ve tedbir istemine konu makinelere ait faturaların tarafları ve konusu da dikkate alındığında başlı başına tedbir isteminin kabulünün gerektirir nitelikte delil olarak değerlendirilemeyeceği, yeniden ileri sürülen ihtiyati tedbir istemine dayanak olarak sunulan talep dilekçesi ekindeki işyeri fotoğrafları ve faturalar ile diğer bilgi ve belgelerin kapsamı ve nitelikleri itibariyle tedbir isteminin kabulüne elverişli deliller niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı saklaması için kendisine verilen faturası davacı şirketler adına mevcut olan malları kendisinin malıymış gibi üçüncü kişilere gösterdiği için mallar üzerine haciz konulduğunu, malların kaçırılması tehlikesi ve üçüncü kişiler tarafından mallar üzerinde hak iddia edilme durumu mevcut olduğundan mallar üzerine tedbir konulmasının taraflarınca talep edindiğini, ilk derece mahkemesi ara kararında "başlı başına tedbir isteminin kabulünün gerektirir nitelikte delil olarak değerlendirilemeyeceği" diyerek tedbir taleplerini reddettiğini, davacı şirketlere ait olan malların faturalarındaki mallara ait seri numaralarının ve icra dosyasındaki hacizli malların seri numaralarının aynı olduğunu, tedbir isteminin kabulünün gerektirdiğini ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. HMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, tedbir talep edilen tarih itibariyle yaklaşık ispat seviyesinde ispata elverişli olarak dayanak ve delillerin dosyada mevcut olmadığı ve mevcut delil durumuna göre yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi ara kararı usul ve yasaya uygundur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/69, K. 2025/37, T. 30.01.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-21-hukuk-dairesi-2025-69-e-2025-37-k-762c60b74037