Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/922 E. 2024/1361 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/922
Karar No
2024/1361
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/03/2024 NUMARASI .... DAVA TARİHİ : 11/01/2024 KARAR TARİHİ : 12/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/01/2025 Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından... ..... ... aleyhine açılan davada anılan şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini belirterek... Ltd. Şti.-... ...'ın ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; gerçek kişi ticari işletmesinin terkini için gerekli belgelerin müdürlüğe ibraz edildiğini, sicilden terkin edildiğini, ticaret sicilden terkin edilen gerçek kişiye ait ticari işletmenin yeniden ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararının bulunmadığını, gerçek kişinin hak ve fiil ehliyetine sahip olduğunu, ihyası istenen firma açısından temsil sorunu bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı tarafça ihyası talep edilen işletmenin gerçek kişi ticari işletme olduğu, işletmenin ticaret sicilinden terkin edilmiş olması halinde gerçek kişinin hak ehliyetinin dolayısıyla davadaki taraf ehliyetinin sona ermeyeceği, bu nedenle şahıs işletmesinin terkin edilmesi nedeniyle derdest dava için ihya talebinde hukuki yararın bulunmadığı, davada hukuki yararın bulunmasının HMK 114/1-h maddesi gereğince dava şartı olduğu, davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nun 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca açılan dava ile sicilden kaydı silinen şirket aleyhine Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/309 Esas sayılı dosyada verilen ara karar ile şirketin ihyası için taraflarına süre verildiğini, bu nedenle işbu davanın açıldığını, Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde devam eden yargılamada davalı olarak görünen şirket hakkında davanın devamı için ihya talebi mecburiyeti oluştuğunu, mahkemece verilen kararın haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; TTK'nın geçici 7. madde uyarınca ticaret sicilden terkin edilen gerçek kişi ticari işletmesinin ihyası istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara ... ... Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevap, Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/309 Esas sayılı dosyasının Uyap üzerinden gelen sureti dosya içerisinde yer almaktadır. Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/309 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının ..., davalısının... Ltd. Şti.-... ... olduğu, yargılama aşamasında 19/12/2023 tarihli ara karar ile davalı şirket... Ltd. Şti.'nin terkin olduğu bildirildiğinden bu konuda beyanda bulunmak üzere davacı vekiline 1 ay kesin süre verilmesine karar verildiği görülmüştür. Ankara .. ... Müdürlüğünün 15/01/2014 tarihli müzekkere cevabından, ... ... Yemek şahıs işletmesinin 26/10/2020 tarihinde ticaret sicilinden terkin olup, gerçek kişiye ait ticari işletmenin yetkilisi ve ortağının ... ... olduğu anlaşılmıştır. HMK'nun 114/1.h maddesi uyarınca hukuki yararın bulunması dava şartı olup, HMK'nun 115. maddesi uyarınca hukuki yararın bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılmalıdır. Hukuki yarar; davacının sübjektif hakkına hukuki koruma sağlanması hususunda mahkemeye başvuru esnasında hukuken korunacak bir yararın bulunmasıdır. Davacının mahkemeden tescil istemi ile bir dava açılabilmesi için, bu davayı açmakta veya hukuki korunma istemekte "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" haklı bir yararının bulunması gerekir. Davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü için; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olması, bu yararın dava açan hak sahibi ile ilgili olması ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmasıdır. Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın varlığından sözedilebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/12/2013 tarih ve 2013/10-436 Esas 2013/1748 Karar sayılı ilamı). Bu durumda dava tarihinde var olan hukuki yararın kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekir. Buna göre hakim dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını tespit ettiğinde davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmekle yükümlüdür. İhyası istenen şirketin ... ... Yemek gerçek kişi ticari işletmesi olduğu, işletmenin 26/10/2020 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, gerçek kişi ticari işletme ticaret sicilinden terkin edilmiş ise de, gerçek kişi ... ...'ın ticaret sicilinden terkin edilen işletmenin gerçek kişi işletmesi olması nedeniyle işletmeyi temsil etmeye ilişkin hak ve yetkilerinin devam ettiği, davadaki taraf ehliyetinin ticari işletmenin sicilden terkin edilmesiyle sona ermeyeceği dosya içeriğiyle sabittir. Bu durumda mahkemece, ihyası talep olunan işletmenin gerçek kişi ticari işletme olduğu, ticaret sicilinden terkin edilmesinin gerçek kişinin davadaki taraf ehliyetini sona erdirmeyeceği, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/309 Esas sayılı dosyasında davacıya ihya davası açmak üzere süre verilmesinin davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması sonucunu doğurmayacağı gözetilerek davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı harçtan muaf olup, harç yatırmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/12/2024 Başkan Üye Üye Zabıt Katibi Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/922, K. 2024/1361, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-21-hukuk-dairesi-2024-922-e-2024-1361-k-c81b536c9826