İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/86 E. 2024/928 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/86
Karar No
2024/928
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/86 Esas - 2024/928 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2024/86 Esas KARAR NO : 2024/928 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/01/2024 KARAR TARİHİ: 19/09/2024 K. YAZIM TARİHİ: 03/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, davacıdan 3 kez vinç kiraladığını, buna istinaden vinç kiralama bedeli olarak 18.03.2023 tarihli ... numaralı 10.620 TL, 20.04.2022 tarihli ... numaralı 5.310 TL ve 26.04.2022 tarihli ... numaralı 10.620 TL faturanın düzenlendiğini, söz konusu tutarların ödenmemesi nedeniyle, davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının 06.03.2023 tarihli dilekçesi ile tüm borca itiraz ettiğini, ancak 06.04.2023 tarihli dilekçesinde 18.03.2022 tarih ve 10.620 TL'lik faturadan dolayı borçlu olduğunun anlaşıldığını ifade ederek söz konusu tutar açısından itirazlarından vazgeçtiklerini, diğer iki adet faturadan dolayı borca itirazlarının devam ettiğini, ancak davalının 2 faturadan dolayı asıl alacak ile ferilerini ödemediği gibi itirazdan vazgeçilen 18.03.2022 tarihli faturadan doğan borcun da ferilerini ödemediğinden bakiye borcunun kaldığını, Davalının 18.03.2022 tarihli fatura yönünden asıl alacak hariç, diğer 2 fatura bedelinin tamamının davalı tarafından ödenmediğini, 8 günlük süre içerisinde faturalara itiraz edilmediğini, itiraz etmeyen davalının, faturada yer alan bilgilerin doğru olmadığını geçerli vasıtalar kullanarak ispatlamak yükümlülüğü altına girdiğini, taraflar arasında ticari ilişki olduğu noktasında tereddüt olmadığını, 18.03.2022 faturaya itiraz edildiğini, ancak borçlu olunduğunun anlaşıldığını, söz konusu fatura yönünden asıl alacak tutarının takip ve ödeme emri tebliğinden sonra icra dosyasına yatırmış olduğu için asıl alacak tutarına işlemiş faiz, icra vekaletname ücreti ve icra masraflarını ödemesi gerektiğini, alacağın likit olduğunu, dayanağın yapılan işleri gösterir faturalar olduğunu, alacak tutarının belli olduğunu beyan ederek, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça Ankara Batı İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile baştılan takibe kendilerince itiraz edildiğini, ancak daha sonra yapılan incelemede 18.03.2022 tarihli 10.620,00 tutarlı faturadan dolayı borçlu olduğunun anlaşıldığını, iyi niyetli olarak bu kısım için itirazdan vazgeçildiğini ve ödemesinin yapıldığını, müvekkili şirket kayıtlarında sadece 18.03.2022 tarih ve 10.620,00 TL tutarlı fatura kaydının olduğunu, davacının bu faturaya konu çalışmayı müvekkili şirkete yaptığını, borcun müvekkili tarafından kabul edildiğini, diğer 2 faturanın şirket kayıtlarında bulunmadığını, bu faturalara konu bir borcun olmadığını, taraflar arasında addedilen bir sözleşme olmadığını, davacı tarafça tek taraflı düzenlenen faturaları destekleyen herhangi bir belge sunulmadığını, müvekkilin kısa süreli olarak belirli bir iş için davacıya ait vinci kullandığını, iş bittikten sonra da kullandığı süre için olan ücreti ile ilgili olarak 10.620,00 TL borcu kabul ederek ferileri ile birlikte ödediğini, müvekkilinin işi bitikten sonra davaya konu vincin üst işveren ... Ortaklığına ait ... şantiyesinde üst işveren lehine çalışmaya devam ettiğini, müvekkili ile ilgisi kalmadığını, davacının üst işverene yaptığı çalışmaları da müvekkiline yüklemeye çalıştığını, müvekkili kayıtlarında bulunmayan faturalara itiraz edilmesinin mümkün olmadığını, faturalarda yer alan bilgilerin doğruluğunun onu düzenleyen kişinin ispatlamasının zorunlu olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli bir düşüncesinin olmadığını, eğer öyle olsa idi 18.03.2022 tarihli faturayı da ödemeyeceğini, müvekkilinin 18.03.2022 tarihli 10.620,00 TL'lik fatura yönünüzden asıl alacak tutarının tüm ferileri ile birlikte dosya hesabını çıkartıp 13.299,00 TL olarak ödediğini beyan ederek, davanın reddine, kötü niyetli davacı aleyhine "20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları BA-BS formları, 12/07/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, vinç kiralama sebebiyle düzenlenen faturalara yönelik başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacının tacir olup olmadığının tespiti amacıyla dosyaya kazandırılan ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 21/02/2024 tarih ... sayılı yazısında; davalı ...'ün ... vergi kimlik numarası ile 28/02/2005 tarihinden itibaren "vinç ve benzeri diğer inşaat ekipmanlarının operatörü ile birlikte kiralanması" faaliyetinden mükellefiyet kaydının olduğu, bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş, davacının tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır. Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; Davacı (alacaklı) vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 09/02/2023 tarihli ödeme emri ile 26.550,00 TL asıl alacak 1.973,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.523,98TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 07/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 06/03/2023 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 12/02/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların uyuşmazlık dönemini kapsayan BA-BS formları dosyaya celp edilmiştir. Taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla dosyaya kazandırılan 12/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... Davacı ... ticari defterlerine göre 09.02.2023 takip tarihi itibariyle davacı ...ün davalı ... Şti.'den 37.537,81 TL alacaklı olduğu, Davalı ... Şti.'nin ticari defterlerine göre, 09.02.2023 takip tarihi itibariyle davacı ...'ün davalı ... Şti.'den bir faturadan kaynaklı 10.620,00 TL alacaklı olduğu, itirazdan vazgeçilerek söz konusu borç tutarının icra masrafları ile birlikte 13.298,81 TL olarak ödendiği, hesabın kalan vermediği, ancak takibe konu iki faturanın kayıtlarında yer almadığı, Gelir İdaresi Başkanlığı'nca sunulan davalı 2022 yılı Ba formu ile davacının 2022 yılı Bs formlarının birbirini teyit eder nitelikte olduğu, bu kapsamda davalının kayıtlarına almayan 20.04.2023 tarihli, ... numaralı ve 5.310,00 TL fatura ile 26.04.2023 tarih, ... numaralı ve 10.620,00 TL tutarlı faturanın kabulünün gerektiği, Davalının itirazdan vazgeçtiği ... numaralı 10.620,00 TL tutarındaki faturayı bütün ferileri ile ödediğinden bu faturadan kaynaklı borcunun olmadığı, öte taraftan kayıtlarına almadığı ancak Ba formunda bildirdiği ... numaralı ve ... numaralı iki faturadan 15.930,00 TL borçlu olduğu, Davacı ...ün 09.02.2023 takip tarihi itibariyle davalı ... Şti.'den 15.930,00 TL alacaklı olduğu, davacının söz konusu tutarı takip tarihinden tahsil tarihine kadar geçen sürede talepteki %9 faizi tutarı ile birlikte talep etme hakkına sahip olduğu, bu çerçevede takibin 15.930,00 TL'lik kısmı üzerinden devamının gerektiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dava konusu alacak, faturaya dayalı alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tarafların 2022 yılı BA/BS formlarının karşılaştırılması neticesinde ise; tarafların bu kayıtlarının da uyumlu olduğu, Yargıtay 19.HD 2016/7490 esas, 2017/2932 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere bu hususun fatura konusu malların teslimine karine teşkil ettiği ve aksinin ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla da taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Tüm bu açıklamalar, HMK'nın 222. Maddesi ve belirtilen Yargıtay kararları ışığında tüm ödemeler düşüldükten sonra davanın kabulüne ve takibin iki fatura bedeli toplamı olan 15.930,00 TL asıl alacak üzerine birikmiş faiz olmaksızın devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki miktarı aşmamak üzere avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf TTK 1530. Maddesine dayanarak her ne kadar fatura tarihinden itibaren yasal faiz talep etmişse de ve icra takibine işlemiş faiz üzerinden girişmişse de; Türk Borçlar Kanunu'nun 117. Ve devamı maddeleri gereğince faiz alacaklının faiz talebinde bulunabilmesi için borçlunun temerrüde düşmüş olması gerekmektedir. TBK 117. Maddesi gereğince borcun ödeneceği gün belirli değilse borçlu alacaklının ihtariyle temerrüde düşer. Ayrıca Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. Maddesinin 2-3-4 ve 5. Fıkralarında yer alan; (2) Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. (3) Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır. (4) Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır: a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda. b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda. c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda. d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen süre, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresi mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir" düzenlemesi gereğince alacaklı tarafından herhangi bir ihtar çekilmese bile borçlu, sözleşmede belirtilen ödeme tarihinde, ödeme tarihi belli değilse faturanın veya faturada belirtilen mal veya hizmetin alındığı tarihten itibaren 30 günlük sürenin sonunda mütemerrit sayılır. Dava konusu somut olayda borcun ödeneceği gün taraflarca belirlenmediği gibi takip tarihinden önce borçluya gönderilmiş bir ihtar da bulunmamaktadır. Ayrıca faturanın borçlu tarafından alındığı tarih de belirli değildir. Hal böyle iken; davacı tarafın temerrüde düşürmesinden bahsedilemeyeceği için işlemiş faiz talebi yersiz olduğundan takibin işlemiş faiz olmaksızın takip tarihi itibariyle avans faizi işletilerek 15.930,00 TL asıl alacak üzerinden devamına ev faturaya dayalı olduğu gözetilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE ; Davalının, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline, takibin 15.930,00 TL asıl alacak üzerinden işlemiş faiz olmaksızın devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-15.930,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 1.088,18 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 660,58 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.120,00 TL'nin, 2.776,00 TL sinin davalıdan, 344,00 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 44,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 4.044,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 3.598,13 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 15.930,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 1.973,98 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 19/09/2024 Katip Hakim e-imza e-imza

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/86, K. 2024/928, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-86-e-2024-928-k-db7a8edfe203