Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2424 E. 2024/3881 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2424
- Karar No
- 2024/3881
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/10 E., 2024/66 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; tarafların ortak murisi ...'ın ölümünden önceki döneme ilişkin tahakkuk eden vergilerinin, taraflar arasında akdedilen 18.04.2003 tarihli sözleşmelere uygun olarak davacılar tarafından ödendiğini, anlaşma gereğince davacıların davalılara rücu hakkının bulunduğunu ileri sürerek, 24.820.851,06 USD tutarındaki alacağın her bir taksit ödemesine ödeme tarihinden itibaren işleyecek sözleşme faizi ve toplam alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek sözleşme faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 09.01.2013 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 24.820.851,06 USD tutarındaki alacaklarının dava tarihinden itibaren işletilecek sözleşme faizi ve temerrüt faizi ile davalıların miras yoluyla sahip olacakları gayrimenkuller üzerindeki haklarından alınabilmesi için tereke gayrimenkullerinin tanınmış ve ciddi bir firmaya yaptırılacak ekspertiz değerleri itibarıyla alacaklarının miktarına ulaşan ve dilekçe sonunda belirttikleri gayrimenkullerdeki davalılara ait miras paylarının müvekkillerine ait olduğuna karar verilerek tapularının müvekkillerine eşit oranda geçirilmesini; talepleri kabul edilmezse, 24.820.851,06 USD ve dava tarihinden itibaren işletilecek sözleşme ve temerrüt faizi ile alacağın ve davalıların gayrimenkullere ilişkin terekedeki miras payları üzerinde bu alacak tutarına denk gelecek şekilde aynî olarak doğan haklarının tanınarak sözleşmeye göre sahip oldukları hakkın tespiti suretiyle hüküm altına alınmasını; miras hukuku sözleşmelerinin gereğinin yerine getirilmesi yönündeki taleplerinden birisi cevaz görmez ise 24.820.851,06 USD alacağın dava tarihinden işleyecek aylık %2 sözleşme ve temerrüt faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında yapılan ilk sözleşmenin geçersiz olduğuna dair müvekkilleri tarafından açılan davanın reddedildiğini, ancak davalıların o tarihte küçük yaşta olduğunu, sözleşme tarihinde küçük olan davalıların velisi tarafından bu tür bir sözleşme yapılmasının geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.05.2015 tarihli ve 2011/24 Esas, 2015/176 Karar sayılı kararı ile davacı tarafın tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacıların terditli taleplerinden alacak miktarına denk gelecek şekilde ayni hak tanınması ve tespiti talebinin reddine, diğer terditli talebi olan alacağın tahsiline ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 04.05.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.06.2016 tarihli ve 2015/23640 Esas, 2016/11153 Karar sayılı kararıyla "…Davalılar vekilinin asıl alacağa dava tarihinden itibaren hükmedilen faize yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; uyuşmazlığın çözümü bakımından karar tarihinden önce yürürlüğe girmiş bulunan ve halen devam eden davalarda da uygulanması gereken hükümler içeren ve yukarıda açıklanan 6098 sayılı TBK 88 ve 120 inci maddelerinin ve 6101 sayılı Yürürlük Kanunu'nun somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının irdelenip değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre, mahkemece dava tarihinden itibaren hükmedilecek faizin, düzenleniş amacı ve niteliği gözetildiğinde emredici nitelik taşıyan TBK'nun 88. ve 120. maddeleri dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Mahkemece anılan yasal düzenlemeler karşısında faiz hesaplamasına ilişkin olarak izah edilen bu hususları kapsayan taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak, hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Davalılar vekilinin işlemiş faiz alacağına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; somut olayda; 18.04.2003 tarihli "anlaşma" başlıklı sözleşmede taraflar "Tüm vergi borçlarının 1 inci taksidi, mirasçılardan ... ve ...'a velayeten ...'ın ödeme yapmaması nedeni ile diğer mirasçılar ..., ... ve ...'a velayeten ... tarafından ödenmiş olup, kalan diğer taksitler de bu üç mirasçı tarafından aynı şekilde ödenecektir. Her taksit tutarı vergi dairelerine ödeme yapıldığı tarihlerdeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden Amerikan Dolarına çevrilecektir" düzenlemesine yer vermişlerdir. TBK'nun 117 ıncı maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacıların, ... Otelcilik Turizm Sağlık Hizmetleri Tic.A.Ş.'ye ait vergi borcu ilk taksidinin 28.03.2003'tarihinde 700.670,72 TL, ... Turizm San. ve Tic. A.Ş'ye ait vergi borcu ilk taksidinin 31.03.2003'tarihinde 130.880,06 TL, ... Turizm A.Ş.'ye ait vergi borcu ilk taksidinin 27.03.2003'tarihinde 313.484,49 TL olarak ödedikleri görüldüğünden ödemelerin davalılar tarafından bilindiğinin ve ödemelere ilişkin davalılara daha önce herhangi bir ihtarat yapıldığı iddia ve ispat edilmediğinden, davalıların anılan ilk taksit ödemelerinden 18.04.2003 tarihli "anlaşma" başlıklı sözleşme ile haberdar olduklarının kabulü ile ödenen bu ilk taksitler için faizin 18.04.2003 tarihinden itibaren başlatılması gerekmektedir. 18.04.2003 tarihli "sözleşme" başlıklı sözleşmede faiz oranı, döviz bazında aylık %2 olarak belirlenmiş, aynı tarihli "anlaşma" başlıklı sözleşmede her taksit tutarının vergi dairelerine ödeme yapıldığı tarihlerdeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden Amerikan Dolarına çevrileceği kararlaştırılmıştır. Bu açıklamalar ve anılan kanun hükümlerine göre, mahkemece, asıl alacak hakkındaki işlemiş faiz hesabında, davacı tarafça ödenen ilk taksitler için sözleşme tarihi olan 18.04.2003'ten itibaren faiz uygulanması, uygulanacak faiz oranının belirlenmesinde, 6098 sayılı TBK 88 ve 120. inci maddelerinin ve 6101 sayılı Yürürlük Kanununun somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının yukarıda açıklandığı şekilde irdelenip değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı tarafça ödenen diğer taksitlere ilişkin işlemiş faiz hesaplamasında ise; taraflar arasındaki 18.04.2003 tarihli sözleşmelerde, yukarıda açıklandığı üzere, TBK'nun 117 inci maddesi uyarınca kesin vade mevcut olmadığı gibi borçlu tarafa ihtarat yapılarak temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilmediğine göre, dava tarihi olan 17.01.2011 tarihinden itibaren hesaplama yapılması, hesaplamada taraflarca kararlaştırılan faiz oranı ile 6098 sayılı TBK 88 ve 120. maddelerinin ve 6101 sayılı Yürürlük Kanunu'nun somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeden anılan hususları kapsamayan bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır ..." gerekçesiyle bozulmuş ve davacılar vekili ve davalılar vekilinin karar düzeltme talepleri reddedilmiştir. 3. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 12.12.2017 tarihli ve 2016/20954 Esas 2017/16642Karar sayılı kararıyla davacılar vekili ve davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. 4. Mahkemenin 28.10.2021 tarihli ve 2018/9 Esas 2021/580 Karar sayılı kararı ile davacı tarafın tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli talep olan alacak miktarına denk gelecek şekilde aynî hak tanınması ve tespiti talebinin reddine, diğer terditli talep olan alacağın tahsiline ilişkin talebinin kabulü ile 9.256.211,82 USD asıl alacağın ve 15.395.114,28 USD faiz alacağının davalılardan müştereken tahsili ile davacılara verilmesine, asıl alacak kısmına dava tarihinden itibaren sözleşmesel aylık %2 faiz uygulanmasına karar verilmiştir. 5. Mahkemenin 28.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 6. Dairemizin 07.11.2022 tarihli ve 2022/383 Esas, 2022/6646 Karar sayılı kararı ile Mahkeme hükmü bozulmuş, davacılar vekili ve davalılar vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Dairemizin 03.10.2023 tarihli ve 2023/2698 Esas, 2023/4390 Karar sayılı kararı ile davacılar tarafından ödenen toplam 9.256.211,82 Amerikan Dolarının davalılardan alınarak davacılara verilmesine ve sözleşmeden önce ödenmiş olan taksitler için 458.014,33 Amerikan Dolarına sözleşme tarihinden dava tarihine kadar bilirkişi tarafından hesaplanan işlemiş faiz tutarı 282.418,53 Amerikan Dolarının davalılardan alınarak davacılara verilmesine, sonra asıl alacak toplamı olan 9.256.211,82 Amerikan Dolarının ise, dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a, TBK 88 ve TBK 120 nci maddeleri gereğince belirlenen oran üzerinden işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine, şeklinde karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma ilâmı kaldırılarak, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davacı tarafın tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacıların terditli taleplerinden, davacı tarafın 24.820.851,06 Amerikan Dolarının dava tarihinden itibaren işletilecek sözleşme ve temerrüt faizi ile alacağın gayrimenkullere ilişkin davalıların terekedeki miras payları üzerine bu alacak miktarına denk gelecek şekilde ayni olarak hak tanınması ve tespiti talebinin reddine, davacı tarafın terditli taleplerinden, alacağın tahsiline ilişkin talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile davacılar tarafından ödenen toplam 9.256.211,82 Amerikan Dolarının davalılardan alınarak davacılara verilmesine ve sözleşmeden önce ödenmiş olan taksitler için 458.014,33 Amerikan Dolarına sözleşme tarihinden dava tarihine kadar bilirkişi tarafından hesaplanan işlemiş faiz tutarı 282.418,53 Amerikan Dolarının davalılardan alınarak davacılara verilmesine, sonra asıl alacak toplamı olan 9.256.211,82 Amerikan Dolarının ise, dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a, TBK'nın 88 ve 120 inci maddeleri gereğince belirlenen oran üzerinden işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece faiz miktarının hatalı hesaplandığını, taleplerinin asıl alacağı oluşturan her bir takside ödeme tarihinden itibaren dava tarihine kadar akdi faiz uygulanması, asıl alacağa dava tarihinden itibaren fiilen ödemenin yapılacağı tarihe kadar akdi faiz uygulanması, asıl alacağa ve dava tarihine kadar işlemiş akdi faiz tutarına ayrıca dava tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, Dairemizin bozma ilamından önce Mahkemece davalılar vekiline 27.201,00 TL vekalet ücreti takdir edildiğini ve bu hususa ilişkin temyiz itirazı bulunmadığından bozma sebebi yapılmayarak kesinleştiğini, Mahkemece bu sefer yeniden farklı bir ücrete hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88, 120 ve 121 inci maddeleri. 3. 3095 Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun’un 4/a maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.