İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/385 E. 2024/1316 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/385
- Karar No
- 2024/1316
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/385 Esas - 2024/1316 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2024/385 Esas KARAR NO : 2024/1316 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/03/2024 KARAR TARİHİ: 28/11/2024 K. YAZIM TARİHİ: 06/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin ... Plakalı aracın sahibi olduğunu ve yük taşımacılığı yaptığını, ... Belediyesi Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü ile ... arasında yapılan karo taşı alımı nedeni ile dava dışı ... Belediyesi ile davalının anlaşmaya konu karo taşlarının taşınması konusunda anlaştığını, davalının müvekkili ile görüştükten sonra dava dışı belediyeye müvekkilin karo taşlarını taşıyacağını ve plakasını verdiğini, Müvekkilinin ... Belediyesi tarafından satın alınan ve davalı tarafından taşıma sözleşmesi imzalanan Karo taşlarını 2 parça halinde teslim etmek üzere ilk kısmını 30.10.2023 tarihinde ... adresinden dava dışı ... firmasından teslim aldığını ve kendisine belirtilen adrese teslim ettiğini, aynı şekilde ikinci kısmını 31.10.2023 tarihinde aynı adresten teslim alındığını ve kendisine belirtilen adrese teslim edildiğini, Müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek taşınması gereken karo taşlarını süresi içerisinde belirtilen yerlere teslim ettiğini, vermiş olduğu taşımacılık hizmeti karşılığında ... ve ... numaralı faturaları düzenleyip davalı firmaya ilettiğini, ancak sonrasında davalı ile bir daha iletişim kuramadığını, davalının kötü niyetli olarak müvekkilinin telefonlarını açmadığını, fatura bedellerini ödemediğini, bu alacağın tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibe itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle davalılar aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, 22/07/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacının tacir olup olmadığının tespiti amacıyla yapılan araştırma sonucu ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 05/04/2024 tarihli cevabi yazısında; ... vergi kimlik numaralı mükellefi ...' ın 16/08/2021 tarihinde "Kara Yolu İle Şehirler Arası Yük Taşımacılığı (Gıda, Sıvı, Kuru Yük,Vb.) (Gaz Ve Petrol Ürünleri Hariç)," faaliyet türünden işe başladığı, mükellefiyetinin halen devam ettiği, defterlerini bilanço esasına göre tuttuğu bildirilmiş, dolayısıyla tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2023 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 22/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... Davacı ...'ın ticari defterlerine göre 02.01.2024 takip tarihi itibariyle davacı ...'ın davalı ... A.Ş.'den 37.120,00 TL alacaklı olduğu, Davalı ... A.Ş.'nin davaya cevap vermemesi nedeniyle ticari defterlerinin incelenemediği, Gelir İdaresi Başkanlığı'nca sunulan davalı 2023 yılı Ba formu ile davacının 2023 yılı Bs formlarının birbirini teyit etmediği, davacı Bs formunda 32.000,00 TL'lik işlem bildirilirken davalının Ba formunda işlem bildirilmediği, Davacı ...'ın 02.01.2024 takip tarihi itibariyle davalı ... A.Ş.'de 37.120,00 TL alacaklı olduğu, davacının söz konusu tutarı takip tarihinden tahsil tarihine kadar geçen sürede talepteki %9 faiz oranı ile birlikte talep etme hakkına sahip olduğu, bu çerçevede takibin 37.120,00 TL üzerinden devamının gerektiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davalıya verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bulundukları yerin adresi de bildirilmediğinden davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 22/07/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda davacının takip tarihi itibariyle 37.120,00TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle hükme esas alınmıştır. Dava konusu alacak, faturaya dayalı alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan davalıya sağladığı nakliye hizmeti nedeniyle faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtlarından davacının alacağının bulunduğu bildirilmiştir. Yine faturaya konu sevk irsaliyelerinin incelenmesinde malı teslim alan kısımların imzalandığı görülmüş, bunu üzerine malların götürüldüğü davadışı ... Belediyesine müzekkere yazılarak, gelen cevabi yazıda irsaliyelere konu malların taraflarına teslim edildiği, teslim alan kısmında imzaları bulunan şahısların Belediye çalışanları olduğu bildirilmiştir. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve davacının davalıya ait malları davadışı belediyeye teslim ederek faturaya konu nakliye hizmetini ispatladığı kabul edilmiştir. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. Davacının hukuki ilişkiyi, hizmetin ifasını ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 37.120,00 TLTL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği, davalıyı temerrüte düşürücü bir belge bulunmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE ; Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin 37.120,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-37.120,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 2.535,67 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 643,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.891,90 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk nedeniyle 2020 yılı Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00TL'nin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesinin 11. Bendi uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderinden sayıldığından ve davalı ilk oturuma katılmadığından tamamının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 643,77 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.132,17 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 162,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.662,00 TL yargılama giderinin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesinin 11. Bendi uyarınca davalı ilk oturuma katılmadığından tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/11/2024 Katip Hakim e-imza e-imza