İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/289 E. 2024/1210 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/289
Karar No
2024/1210
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/289 Esas - 2024/1210 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/289 Esas KARAR NO : 2024/1210 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2023 KARAR TARİHİ: 12/11/2024 K.YAZIM TARİHİ: 02/12/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkili şirketin tabldot usulü yemek imalatı, teslimi ve pazarlaması ve yiyecek içecek servisi veren işletmelerin işletilmesi alanlarında faaliyet göstermekte olduğunu, bu kapsamda davalı şirkete düzenli olarak yemek imalatı ve servisi hizmetleri sunulmuş, mal ve hizmet karşılığı faturalar düzenlenerek davalıya iletilmiş olduğunu, tarafların aralarındaki ticari ilişkinin devamlılık arz etmesi nedeniyle cari hesap usulüyle çalışmış olduklarını, müvekkilince verilen hizmete istinaden düzenlenen ve davalı şirket tarafından TTK md. 21/2'ye göre 8 günlük süresi içerisinde iade edilmeyerek içeriği kabul edilen faturalardan kaynaklanan cari hesap borcunun ödenmemesi nedeniyle müvekkili şirketin taraflar arasındaki cari hesap ekstresine göre 14.089,06TL tutarındaki bakiye alacağının tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası kapsamında davalı şirket aleyhine icra takibi başlatmış olduğunu, ancak icra takibine konu edilen alacağın iade edilmeyen faturalar, cari hesap ekstreleri ve sair ticari kayıt ile sabit olmasına karşın, davalı şirket tarafından süre kazanmak amacıyla borca itiraz edilerek takip durdurulmuş olduğunu, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da, süreç tarafların anlaşamamasıyla sonuçlanmış olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin her türlü haklarının saklı kalmak kaydıyla; davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin aynen devamına, alacağa fatura tarihlerinden itibaren, Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde ise takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, davalının takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; davacı tarafın alacak iddiasının taraflarınca reddedilmekle birlikte, bir an için kabul edilse dahi, talep edilen alacakların zaman aşımına uğramış olduğunu, bu nedenle zaman aşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin borçlu olduğu iddiaları reddedilmekle birlikte, müvekkil şirketin en kısa süre içerisinde ödeme yapacağını beyan ettiği iddiasının mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketin borçlu olduğunu müvekkili şirkete bildirmemiş, ödeme talebinde bulunmamış olduğunu, dolayısıyla dava konusu olan alacak iddiasının muaccel olmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmemiş olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirket tarafından kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia etmekte olduğunu, bu iddianın mesnetsiz olup, banka kayıtlarının celbi sonrası ödemelerin yapıldığı sabitlik kazanacağını, davacı tarafça, müvekkili şirkete yapılan hizmet ve işlerin karşılığı olan bedellerin tamamı, davacı şirkete teslim edilmiş olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın hiçbir hak ve alacağı bulunmamakta olduğunu, taraflarca tutulan BA/BS kayıtlarının celbi ile davacı tarafın iddia ettiği gibi bakiye alacağının olmadığı netlik kazanacağını, müvekkili şirket ile mutabık kalınmayan alacak kalemlerinin haksız icra yolu ile talep edilmesine itiraz ettiklerini, davacı tarafın iddialarının tek yönlü olup, müvekkili şirketin ticari kayıtlarında yer alan ve davacı taraf ile mutabık olunan iş ve hizmet tutarlarının tespiti gerekmekte olduğunu, müvekkili şirkete ait olan defterlerin/ticari kayıtların celbini talep ettiklerini, davacı taraf ile müvekkili şirket arasındaki ticari işlerin karşılığı olan ödemelerin tespitini talep ettiklerini, davacı tarafa ait banka kayıtlarının celbi sonrası yapılan işlerin karşılığı olan tüm bedellerin müvekkili şirket tarafından ödenmiş olduğunun sabit hale geleceğini, davacı tarafça başlatılan takip dosyasında %27 yıllık ve %15,75 yıllık olmak üzere, 2 farklı ve çelişkili faiz talep edilmiş olduğunu, söz konusu faiz talepleri mevzuata aykırı olduğu için, borca itiraz dilekçemizde faiz türüne de itirazlarının bulunduğunu, taraflar arasında herhangi bir faiz anlaşması mevcut olmadığını, alacak iddiasının taraflarınca reddedilmekle birlikte bir an için aksi düşünülse dahi, icra takibinde talep edilmesi gereken faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini, bu hususun da aksi düşünülse dahi takip 2023 yılında başlatılmış olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından açıklanan ve 2023 yılında avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranının ise %10,75 olduğunu beyan ederek, haksız davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası, tarafları ticaret sicil kayıtları, tarafların 2021-2022 yıllarına ait BA - BS formları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 07/12/2023 tarihli bilirkişi raporu, 16/05/2024 tarihli bilirkişi raporu, 30/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamı. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu alınan bilirkişi raporunda, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme ve ayrıntıları yukarıda yer alan gerekçeler ışığında; davacı ... Şti.’nin Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile davalı ... Şti. aleyhinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin takip tarihi olan 03.02.2023 tarihi itibariyle kendi ticari defter kayıtlarına göre davalı şirketten 14.089,06TL alacaklı gözüktüğü belirtilmiştir. Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu alınan bilirkişi raporunda, defterde işlenmiş yasal tutarlara göre davacının davalıdan alacağı olmadığı, bu ödemeye ilişkin deftere 2 adet toplam 110.000,00TL tutarında çek hesabı kullanılarak ödendiği, 260.614,96TL tutarındaki ödeme ... banka hesabı ... makbuz numarasıyla kapatıldığı, davalının yasal defter belge kayıtlarına göre davacıya borcu olmadığı tespit edildiği, takdiri mahkemeye ait olmak üzere; davalının yasal defter belgeleri üzerinden yapılan incelemede davacıya herhangi bir borcu olmadığının tespit edildiği belirtilmiştir. Bilirkişi ek raporunda, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme ve ayrıntıları yukarıda yer alan gerekçeler ışığında; davacı ... Şti.’nin Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile davalı ... Şti. aleyhinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin takip tarihi olan 03.02.2023 tarihi itibariyle davalı şirketten 14.089,06TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava; taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi kapsamında cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla ilamsız icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 08.02.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 15.02.2023 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Davacı yan taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında davalı yana yemek hizmeti verdiğini, bu hizmet karşılığında faturalar tanzim ettiğini, ancak davalı tarafça fatura bedellerinin bir kısmının ödenmediğini, bakiye cari hesap alacağı bulunduğunu iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise öncelikle zamanaşımı definde bulunmuş, ardından verilen hizmetin bedelinin eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Takibe konu alacağın 14.089,06TL cari hesap bakiyesine dayandığı anlaşılmıştır. Davalı yan zamanaşımı definde bulunmuşsa da işbu davanın TBK'nın 146. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinde açıldığından yerinde olmayan defiye itibar edilmemiştir. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2021 ve 2022 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; 2021 yılında davacı tarafça davalı adına 37 adet belge karşılığında KDV hariç 308.798,20TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, 2022 yılında herhangi bir bildirimin bulunmadığı, 2021 yılında davalı tarafça davacı adına 36 adet belge karşılığında KDV hariç 299.352,20TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, 2022 yılında 1 adet belge karşılığında KDV hariç 5.768,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin 1 belge haricinde örtüştüğü tespit edilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi kök raporları neticesinde; davacı defter ve kayıtlarında davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 14.089,06TL alacaklı olduğu, davalı defter ve kayıtlarında ödeme ile borcun son bulduğu, davacının davalıdan alacağı bulunmadığı tespit edilmiştir. Taraf defterlerinin karşılaştırılması yapılarak düzenlenen ek raporda, davacı defterlerine göre davalı yanın 310.000,00TL ödemesinin bulunduğu, davalı defterlerine göre davalı yanın 370.614,96TL ödemesinin bulunduğu anlaşılmşıtır. Dava konusu alacak faturalardan bakiye kalan cari hesaba dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. İddia ve savunma sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen taraf defter ve kayıtlarından gerekse taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden anlaşıldığı üzere yemek hizmetine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davalının hukuki ilişkiyi ve verilen hizmeti inkar etmediği, davalının ödeme savunmasında bulunduğu, davalının bir kısım ödemelerinin her iki taraf defterinde kayıtlı olduğu, ancak bir kısım ödemelerinin davacı defterinde kayıtlı olmadığı, bu ödemelere ilişkin ödeme belgelerini sunmak üzere davalıya kesin süre verildiği ancak sunulan belgelerin tüm ödemeleri karşılamadığı, bu itibarla davalının ödeme savunmasını ispatlayamadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 14.089,06TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olmakla davalının takibe vaki itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu sebeple davacının davasının kabulü ile, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 2.817,81TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 2.817,81TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 962,42TL karar ve ilam harcından peşin alınan 240,61TL harcın mahsubu ile bakiye 721,81TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 240,61TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı, 25,60TL vekalet harcı olmak üzere toplam 446,11TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 382,00TL tebligat ve posta gideri ile 6.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.882,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince takdir ve hesap edilen 14.089,61TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 12/11/2024 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/289, K. 2024/1210, T. 12.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-289-e-2024-1210-k-ff33e16e37c7