İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/655 E. 2024/975 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/655
Karar No
2024/975
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/655 Esas - 2024/975 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/655 Esas KARAR NO : 2024/975 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 28/12/2022 KARAR TARİHİ: 26/09/2024 K.YAZIM TARİHİ: 09/10/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkil şirketin, davalı-borçlu şirketin iş yerinde yapılacak beton atma işinin işçilik, koordine ve kontrollük hizmetini üstlendiğini ve yükümlülüğünü gereği gibi ifa ederek davalı yana eksiksiz teslim ettiğini, müvekkili şirketin üstlenmiş olduğu işin tüm malzeme alımları ve ödemeleri davalı şirket tarafından karşılanmak üzere yapılması ve tüm harcama kalemleri hesaplanıp çıkan maliyet üzerinden müvekkili şirkete %10 hizmet bedeli ödeme şartlarında anlaşılan işin ifa edilerek davalı yana teslim edildiğini ve işe ilişkin 15.08.2022 Tarih 983.494,60TL bedelli fatura düzenlenerek davalı yana tebliğ edildiğini, davalı tarafça yapılan toplam 898.500,00TL haricinde davalı yanın fatura bedelinin tamamını ödemediğini ve bakiye 84.994,60TL'nin ödenmesi hususunda birçok kez şifahi talepte bulunulduğunu, davalı yanın sürekli ödeme tarihleri verdiğini ve fakat verilen ödeme tarihlerinde de bakiye alacağın ödenmediğini, bakiye alacağın tahsiline ilişkin davalı yan aleyhinde Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın itirazı ile icra takibinin durduğunu, davalı-borçlunun itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, salt icrai işlemleri durdurmak amaçlı ve kötü niyetli olduğunu, hizmet bedeli bakiyesini ödemekten kaçınan davalı yanın tamamen kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini ve itirazlarının kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek, davanın kabulü ile davalı yanın Ankara ... İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyasına vaki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptaline, icra takibinin devamına, kötü niyetle itirazda bulunan davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, dolayısıyla yetkisizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, harcın da eksik yatırıldığını, zamanaşımı, husumet ve görev itirazlarının da bulunduğunu, davacı tarafça anlaşma ile yüklenilmiş olan işlerin eksik ve ayıplı olarak yapıldığını, tüm bedellerin ödendiğini, temerrüt koşulu oluşmadığından faiz talebinin de kabul edilemeyeceğini, icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve kayıtları, tarafların 2022 yılına ait BA-BS formları, Ankara Batı ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyası, mahallinde yapılan keşif, 17/01/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu, 07/06/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi heyeti raporunda, davacı yüklenici tarafından, davalı işveren aleyhine Ankara ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile yapmış olduğu icra takibine davalı işverenin yapmış olduğu itirazın 75.536,60TL'lik kısmının iptali ile takibin 75.536,60TL bedel üzerinden devamı gerektiği, icra inkar tazminatı konusunun ise mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporunda, mahkemenin, 19.03.2024 tarih, ... nolu celse ara kararı ile, öncelikle taraf defter ve kayıtlarının mukayesesinin yapılması, uyuşmazlık konusu fatura ve ödemelerin deftere işlenip işlenmediğinin tespiti, daha sonra davanın itirazın iptali davası olduğu ve alacağın takip tarihi itibari ile hesaplanması gerektiğinden kök rapordaki hesaplamalarda takip tarihi olan 22.11.2022 tarihi esas alınarak davacı vekilinin beyanları ile davalı vekilinin itirazları değerlendirilerek itirazları karşılar ek rapor tanzimi görevi verilmesi üzere, davacının, davalıdan, 76.337,49TL alacak bakiyesinin olduğunun kabul edilebileceği, ödenmesi gerektiği, davacı yüklenici tarafından, davalı işveren aleyhine Ankara ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile yapmış olduğu icra takibine, davalı işverenin yapmış olduğu itirazın 75.536,60TL'lik kısmının iptali ile, takibin 75.536,60TL bedel üzerinde devamı gerektiği, taraflar arasında ödeme gününe ilişkin bir sözleşmenin mevcut olmaması ve davacı tarafça icra takibi öncesi bir ihtar söz konusu olmadığı dikkate alındığında davalının, Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile, 23.11.2022 tarihinde yapılmış olan icra takibi ile temerrüde düşmüş olduğu dikkate alındığında icra takibi öncesi 5.098,04TL işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, icra takip tarihi olan, 23.11.2022 tarihinden, dava tarihi olan, 29.12.2022 tarihine kadar, T.C. Kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi (Ticari faiz) uygulanması ile, ana para 75.536,60TL, faiz başlangıç tarihi 23/11/2022, bitiş tarihi 29/12/2022 olmak üzere 36 gün, faiz oranı 0,1075 olmak üzere 800,89TL faiz hesaplandığı, 75.536,60TL asıl ve 800,89TL işlemiş faiz olmak üzere toplam,76.337,49TL ödenmesi gerektiği, taraf vekillerinin dosyada mevcut 19.01.2024 kayıt tarihli kök bilirkişi raporumuza teknik yönden yapmış oldukları itirazlar sonucunda kök rapordaki görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Ankara ... ATM'nin ...E-...K sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı verilerek mahkememize gönderilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir. Davacı alacaklı taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 30.11.2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 28.11.2022 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Davalı yan süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesiyle görev ve husumet itirazı ile zamanaşımı definde bulunduğundan bu hususlar öncelikle incelenmiştir. Tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlığın tarafların ticari işlerinden kaynaklandığı anlaşılmakla davanın nispi ticari dava olduğu ve mahkememizin görevli olduğu kabul edilerek bu itiraza itibar edilmemiştir. Yine husumet itirazının değerlendirilmesinde, dosya kapsamından taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, davacının yüklenici davalının işveren olduğu anlaşıldığından yerinde olmayan itirazın reddine karar verilmiştir. Zamanaşımı defi yönünden ise, eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresinin TBK'nın 147/6. maddesi uyarınca 5 yıl olduğu, takip ve dava tarihi itibariyle bu sürenin dolmadığı görüldüğünden yerinde olmayan zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Davacı yan yapmış olduğu malzemeli şap yapılması ve çukur yapılması işine yönelik düzenlemiş olduğu fatura sebebiyle bakiye kalan tutar yönünden alacaklı olduğunu iddia ederek davalının takibe vaki haksız itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise yapılan işin eksik ve ayıplı teslim edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlık, davacının 15/08/2022 tarihli KDV hariç 833.470,00TL, KDV dahil 898.500,00TL tutarlı faturadan bakiye kalan 84.994,60TL kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı ve işlemiş faiz talep edip edemeyeceği hususundadır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2022 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına, 1 adet belge karşılığında KDV hariç 833.470,00TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça davacı adına 1 adet belge karşılığında KDV hariç 833.470,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerinin örtüştüğü tespit edilmiştir. Uyuşmazlık konusuna ve dava değerine göre iddia ve savunmanın tanıkla ispatı mümkün olmadığından tanık dinlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce iddia ve savunma kapsamında bildirilen deliller toplanarak tarafların davalının ticari defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde ve mahallinde yapılan keşif ile bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen 17/01/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, itirazın 75.536,60TL yönünden iptali gerektiği rapor edilmiştir. Mahkememizce gerek tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi gerekse taraf defterlerinin mukayese edilerek incelenmesi ve takip tarihi itibariyle alacak borç dökümü yapılması için dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 07/06/2024 tanzim tarihli ek rapora göre incelenen davalı defter ve kayıtları ile uygulanan %5 oranındaki nefaset bedeli kesintisi neticesinde itirazın 75.536,60TL asıl alacak ve 800,89TL işlemiş faiz yönünden iptali gerektiği belirtilmiştir. Dava konusu alacak, faturadan kaynaklanan bakiye alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. TBK'nun 474. maddesinde "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir." şeklinde, 477. Maddesinde "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır" şeklinde ayıba ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. Bu düzenlemelerden iş sahibinin açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı anlaşılmaktadır. TTK m. 18/III uyarınca "Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile" yapılır. Tüm açıklamalar ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında malzemeli şap ve çukur yapılması işine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacının işi yapıp davalıya teslim ettiği ve uyuşmazlık konusu faturayı tanzim ettiği, bu faturayı vergi dairesine BS formuyla bildirdiği, davalının da işi kabul ederek teslim aldığı, davacının düzenlediği faturayı ticari defter ve kayıtlarına işleyerek vergi dairesine BA formuyla bildirdiği, davalı tarafça faturaya süresi içerisinde itiraz edilmediğinden faturanın taraflar yönünden kesinleştiği, davacı yanın sözleşmesel ilişkiyi ve işin ifası yönündeki iddiasını ispatladığı, nitekim davalının da işin ifa edilmediğine yönelik bir savunmasının bulunmadığı, davalı yanın savunmasının ayıplı ifaya yönelik olduğu, davalı yan bu savunmasına dayanak olarak davacı yana gönderilmiş 29/11/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameyi ve dava tarihinden sonra yaptırmış olduğu tespite ilişkin 18/04/2023 tanzim tarihli tespit raporunu sunduğu, ayıplı ifaya yönelik karşı dava/birleşen davasının bulunmadığı, davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, davalının teslim aldığı işi yasada açıklanan sürede incelettirmediği ve davacıya süresi içerisinde ihbar etmediği gibi faturayı defterlerine işlediği ve vergi dairesine bildirdiği, bu sebeple davalının ayıp savunmasına itibar edilemeyeceği, davalının kendi ticari defter ve kayıtlarında dahi davacı yana borçlu olduğu, eksik ifa yönünden ise taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından yapılan işin sözleşmeye aykırı veyahut sözleşmede belirtilen şekilde yapılmadığının, eksik yapıldığının ispata muhtaç olduğu, bunun ispat yükünün ise davalıda olduğu, bu hususta dosyaya ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığı, bu kapsamda eksik ifa savunmasına da itibar edilemeyeceği, davalının kendi ticari defter ve kayıtlarında dahi davacıya 84.994,60TL borçlu olduğu, bilirkişi raporunda nefaset indirimi yapılmışsa da somut uyuşmazlık bakımından bu indirimin uygulanmasına yer olmadığı değerlendirilerek davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 84.994,60TL kadar alacaklı olduğu ve davalının itirazının haksız olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. İşlemiş faiz talebi yönünden ise her ne kadar davalıya ihtarname gönderildiği görülmüşse de ihtarnamenin davalıya tebliğine ilişkin dosya kapsamında tebliğ mazbatası bulunmadığından ve taraflarca sunulan bilgi ve belgeler ile mahkememiz bağlı olduğundan süresinden sonra da delil sunulamayacağından temerrüt hususunun ispat edilemediği kanaatiyle işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Neticeten davanın kısmen kabul kısmen reddine, Ankara ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 84.994,60TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 84.994,60TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 16.998,92TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Ankara ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 84.994,60TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 84.994,60TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Asıl alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 16.998,92TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 5.805,98TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.538,56TL harcın mahsubu ile bakiye 4.267,42TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 2.220,05TL'sinin davalıdan, 133,17TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 1.538,56TL peşin harç, 80,70TL başvuru harcı, 11,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.630,76TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 159,50TL tebligat ve posta gideri, 1.912,35TL keşif harcı, 705,00TL keşif araç ücreti ile 5.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.776,85TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 7.336,78TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 5.098,04TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/09/2024 Katip- Hakim- e-imzalı e-imzalı

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/655, K. 2024/975, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-655-e-2024-975-k-bbbae61e5a1a