İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/9 E. 2024/940 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/9
Karar No
2024/940
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/9 Esas - 2024/940 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/9 Esas KARAR NO : 2024/940 HAKİM : KATİP : DAVACI/KARŞI DAVALI : VEKİLİ : DAVALI/KARŞI DAVACI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2020 KARAR TARİHİ: 23/09/2024 K. YAZIM TARİHİ: 18/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;"... müvekkili şirketin davalı şirket ile işçilik sözleşmesi akdettiği ve ifa için hazır beklenildiği ve her hangi bir sipariş verilmediği, sipariş durumu sorulması üzerine 15.08.2018 tarihinde toplantı gerçekleştirildiği anlaşma sağlanamadığı, sonrasında tekrar sipariş akıbeti sorulması üzerine sipariş talebi yapılmış ve müvekkili ile temasa geçmeden bir takım ürünlerin fabrikaya teslim edildiğini, teslim edilen ürünlerin işçiliğe uygun olmadığını ve bu tespitin Ankara ... Noterliğinin ihtarnamesi ile bildirildiğini ve ürünlerin geri alınmasının talep edildiğini ve teklif sunulduğunu, bir ay sonrasında gönderilen ihtarname ile protokol hükümlerine aykırı ve kabul edilmemiş bir sipariş başlatılmasının talep edildiğini, bu ihtarnameye cevap verildiğini, ürünlerin halen geri alınmadığı için hem yer kaplaması ve tehlike oluşturması, hem de muhtemel çekişmelerin artmasının önlenmesi için ihtarname ile geri alınması istenilerek depolama bedelinin tahakkuk ettirileceğinin bildirildiği, cevap verilmemesi üzerine depolama bedeli faturası keşide edildiğini, davalının cevabi ihtarnamesi ile faturaya itiraz edilip mülkiyeti müvekkiline ait ürün ve teknik çizimlerin iadesinin istenerek sözleşmenin feshedildiğini, taraflarınca Ankara Batı ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş tevdi mahalli tayini talep edildiği ve ürünlerin yeddiemin deposuna teslim edildiğini, depo ücretinin taraflarınca ödendiği ve ihtarname ile talep edildiği, menfi cevap verilmesi üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının ikame edildiği ve davalının itirazı üzerine arabuluculuk süreci başlatıldığı ve sonuç alınamadığını, iş bu davanın konusunun yediemin ücretinden ibaret olduğunu, davalının haksız ve yersiz itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. Davacı vekili karşı dava dilekçesine cevap dilekçesi ile özetle; Taraflarınca karşı tarafa hiçbir zaman ham madde temini taahhüdünde bulunulmadığını, davalı tarafın çerçeve sözleşmeye uygun olmayan bir şekilde ham maddeleri tek taraflı olarak ve kendi dilekçesinde de ifade etmiş olduğu üzere savunma sanayindeki bağlantılarını kullanarak temin ettiğini ve müvekkili şirkete, müvekkili şirketin fabrikasında teslim ettiğini, davalı tarafın kendisine iade edilen ürünlerin de bedelini talep etmeye çalıştığını, ham maddenin tesliminden sonra taraflar arasındaki ticari ilişkiye duyulan güven ile teslim edilen ham madde üzerinde çalışma yapılmaya başlanıldığını, taraflarına toplam 175 ton ham madde teslim edildiğini ancak yapılan çalışmada hammaddenin istenilen şekilde işçiliğe uygun olmadığının anlaşıldığını, yaklaşık 27 tonluk malzeme hurdaya çıktığını, bu hurdanın 6 tonu incelenmek üzere doğrudan davalıya teslim edildiğini, Ankara Batı ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... d. İş sayılı kararı doğrultusunda 20.038 kg’ı hurda olmak üzere toplamda 168.180kg ürün yeddiemin deposuna teslim edildiğini, davalı taraf hem kendisinin imza karşılığı teslim aldığı hem de hatalı ham madde temini neticesinde ağır işçiliğe uygun olmaması sebebi ile zayi olan ürünlerin bedelini taraflarından talep ettiğini, bahse konu ham maddelerin müvekkili şirketin fabrikasına teslim edildiğini, taraflar arasında aksi bir anlaşma da bulunmadığına göre iade almakla yükümlü olan tarafın davalı olduğunu, ihtar edilmesine rağmen ürünleri teslim almayan, mahkeme tarafından tesis edilen karar kendisine tebliğ edilmesine rağmen ürünleri teslim almamakta ısrar eden davalının taraflarından herhangi bir nakliye bedeli talep etme hakkı bulunmadığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazını gerçeğe aykırı beyanlar ile desteklemeye uğraştığını, davalı tarafın ürünleri teslim almakla asıl davayı kabul etmiş durumda olduğunu, davalı tarafın ürünleri 05.09.2020 tarihinde yeddieminden teslim aldığını, böylelikle mahkeme kararının kendisine tebliğ edilmesinden itibaren yapması gerekeni ifa ettiğini, tek taraflı eylemi ile asıl davaya konu masrafın oluşmasına sebep olan davalı, aslen davayı da kabul etmiş durumda olduğunu, T.B.K.nun 109. Maddesinin düzenlenmesi doğrultusunda artık ürünlerin taraflarınca geri alınmasının mümkün olmadığını, davalının; taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin hiçbir hükmüne uymamasının yanı sıra, bir şekilde teslim ettiği ve işçiliğe uygun olmayan ürünleri taraflarının hiçbir yükümlülüğü olmamasına rağmen teslim almaktan kaçındığını, akabinde kendisine de tebliğ edilen mahkeme kararı doğrultusunda yeddiemine teslim edilmesi sebebi ile doğan ücreti de yazılı olarak talep etmelerine rağmen yine ödemediğini, başlatılan takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, tüm bu nedenlerle asıl davanın, dava dilekçesinde belirtmiş oldukları talepler doğrultusunda kabulüne, karşı davanın reddine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; karşı dava ile talep edilen 5.000,00 EURO + 5.000,00 TL alacak talebini 13.812,9 EURO + 44.849,99 TL artırarak dava değerini 18.812,9 EURO + 49.849,99 TL'ye ıslah ettiklerini, karşı davanın kabulünü, asıl davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin Davacı-Karşı Davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. CEVAP : Davalı şirket vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle "...talep edilen 72.000,00-TL yediemin ücretinin davacı-karşı davalının kusurundan kaynaklandığını, dava dilekçesine konu iddiaların tamamen mesnetsiz ve gerçeği yansıtmadığını, boru şekillendirme işinin davacıya verildiği ve anlaşmaya varıldığını, protokol ile birim fiyatlarının sabitlendiğini, davacının boruların temini sağlama yükümlülüğü altına girdiğini uzun süre sağlayamayınca müvekkilinin alıp faturalandırmasını istediğini, bunun üzerine müvekkilinin siparişi verdiğini ve davacıya teslim edildiğini, uygun ve kaliteli olduğu geri bildiriminin alındığını, ... yetkililerinin toplantı yapmaktan kaçındığını, 24.06.2019 günü yapılan toplantıda da erteleme talep ederek teslim ve ödeme şekli belirlenmesinden kaçınıldığını, müvekkili şirketin davacının sorumluluğu olan ham madde teminini sağladığını, sözleşmenin sürüncemede kalmaması için uğraştığını, teslim edilen ham maddelerin işlenmeye başladığını, ancak teknik şartnameye uygun olmadığının tespit edildiği ve durumun ...'e bildirildiği, daha sonrasında sabitlenmesine rağmen iki katı fiyat üzerinden fiyat talep edildiğini, haklı olarak red edildiğini, müvekkili şirketin taahhüt altına girdiği üretimi teslim edebilmek için ... yerine getirmesi için bir çok kez talepte bulunduğunu, davacının sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirmediği halde ifa veya iade müvekkilince kabul edilmiş iken mülkiyeti müvekkiline ait malların yedieminliği tevdi hakkının olmadığını, davacının yan edimleri ifa etmekten imtina ettiğini, müvekkilince sağlanan ham maddelerin bir kısmının zayi edildiğini ve kalanın iade edilmediğini, davacının ısrarlara rağmen edimi ifadan kaçındığını ve müvekkiline önerilen bir ifanın bulunmadığını, davacı tarafın çelişkili davranışlarda bulunduğunu, kötüniyet tazminatı ödemeye hükmedilmesi gerektiği ile karşı dava dilekçesinde; davacının ham madde sağlayamaması üzerine onun gösterdiği tedarikçiden 121 adeti 57.626,50 EURO+ nakliye ve gümrükleme ve sair masrafları, 203 adeti 96.701,78 EURO+ nakliye ve gümrükleme ve sair masrafları yapıldığını, davacının sabitlenmesine rağmen daha sonra 2 katı ücret talep ettiğini, imzalanan 05.02.2018 ve 27.02.2018 tarihli sözleşmelere rağmen yükümlü olunmadığının iddia edildiğini, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirmeyecekler ise ham maddelerin iadesi ihtarının dikkate alınmadığı ve 50 adet eksikle yediemine tevdi edildiğini ve 50 adet çelik borunun üretilmediği gibi ham madde olarak iade edilmediğini ve bu 50 adet çelik boru bedeli + nakliye ve gümrükleme ve sair masrafları ile haksız yedieminliğe tevdi edilen ham madde çelik boruların nakliyesi için yapılan 10.797,00-TL nakliye ücreti ile vinç ücretinin ödenmesi gerektiğini, haksız açılan asıl davanın reddine, karşı dava yönünde ise 50 adet ithal çelik boru karşılığı şimdilik 5.000,00 Euro alacağın ve buna dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca Euro ile açılan 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı ile fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalıdan tahsiline, 50 adet ithal çelik boru ithalatı için yapılan nakliye ve gümrükleme ve sair masrafları ile yediemine bırakılan ham maddelerin müvekkili adresine nakliye için yapılan nakliye ve vinç masrafları için şimdilik 5.000,00-TL' sının dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline...." karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası, tarafların ticari sicil kayıtları, Ankara Batı ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası, bilirkişi raporu, ek raporu, BAM ... Hukuk Dairesinin kaldırma kararı sonrası mahkememizce yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi kurulu 12/08/2021 tarihli raporu ile özetle; takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; dosyaya kazandırılan belgelerin incelenmesinden; davacı- karşı davalı ile davalı-karşı davacı şirketler arasında 05.02.2018 Tarihli Satınalma Protokolü ile 27.02.2018 tarihli ..., ..., ..., ... bomba gövde şekillendirmesi konulu çerçeve protokol akdedildiği, davalı- karşı davacı şirketin daveti üzerine yapılan davet neticesinde tarafların sipariş konusunda bir anlaşmaya varamadıkları yani sözleşme hukuku çerçevesinde henüz geçerli bir siparişin verilmediği buna rağmen davalı-karşı davacı şirketin temin ettiği ham maddelerin davacı- karşı davacıya tesliminin gerçekleştiği, davacı- karşı davacı şirketin teslim almış olduğu ham maddenin işçiliğe uygun olmadığına dair ayıp ihbarını davalı- karşı davacı şirkete noter ihtarnamesi ile bildirdiği fakat sonrasında bu ayıbın giderildiğine dair bilginin dosyada olmadığı gibi daha sonrası yapılan beyanlarda davalı-karşı davacının ise halen sözleşmedeki ifanın yerine getirilmesi talebinde bulundukları, sözleşme konusu bomba gövde yapımına uygun olmayan ham maddenin ayıp ihbarı sebebiyle ifanın gerçekleşmediğinin kabulü halinde 6098 Sayılı TBK' nun 106. maddesine göre davalı- karşı davacı ... firmasının temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, sayın Mahkemece davalı- karşı davacının 6098 Sayılı TBK' nun 106. maddesine binaen temerrüde düştüğünün kabulü halinde davacı- karşı davalının yine TBK' nun 107. maddesinde tevdi mahalli tayini talebi hakkının doğduğu ve buna ilişkin yapılan masraflara da diğer tarafın katlanması gerektiği bildirilmiştir. Bilirkişi kurulu ek raporu ile özetle; takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; kök rapordaki değerlendirme ve tespitlere dair görüşlerimizde bir değişiklik olmamakla ek incelememiz neticesinde; davacı- karşı davalı firma yönünden; davanın tarafları arasında akdedilen sözleşmeye konu bomba gövde yapımına uygun olmayan ham maddenin, ayıp ihbarı sebebiyle ifasının gerçekleşmediğinin Sayın Mahkemece kabulü halinde 6098 Sayılı TBK' nun 106. maddesine göre davalı- karşı davacı ... firmasının temerrüde düştüğünün kabulünün gerektiği, davalı- karşı davacının 6098 Sayılı TBK' nun 106. maddesine binaen temerrüde düştüğünün kabulü halinde davacı- karşı davalının yine TBK' nun 107. maddesinde tevdi mahalli tayini talebi hakkının doğduğu ve buna ilişkin yapılan masraflara da diğer tarafın katlanması gerektiğinden davacı- karşı davalının yediemin ücreti talebinin de haklı olduğu ve buna bağlı olarak icra takibine konu edilebileceği, davalı- karşı davalı firma yönünden; davalı - karşı davacının sözleşme konusu gövde yapımı için davacı- karşı davalıya teslim etmiş olduğu ham maddenin işçiliğe uygun olmadığının kabulü halinde bu ham maddenin ithal- nakliye- gümrük ve sair masraflarına ithal eden firmanın katlanması gerektiğinden davalı- karşı davacının bu istemlerini davacı- karşı davacıdan talep edemeyeceği, ancak davalı- karşı davacının iade olunmayan 50 adet ham madde yönünden talebinde ise bu maddenin davacı- karşı davalı firmanın üretim için kullanıldığı ( 27 tonluk kısmının hurdaya çıktığı ) beyan edildiğinden bu ağırlık birimine karşılık gelen adetin tespiti sonucunda elde edilecek miktarın çıkarılmasından sonra kalan miktar yönünden davalı- karşı davacının isteminin değerlendirilmesi gerektiği bildirilmiştir. Keşfe katılan bilirkişi kurulu 09/05/2023 tarihli raporları ile özetle; Taraflar arası yapılan sözleşme kapsamında davacı tarafça üretimi üstlenilen bomba gövde imalatı için gerekli malzemeyi kimyasal kompozisyon ve mekanik özellikler bakımından tanımlayan bir bilgi ve belgenin dava dosyasında olmadığı, davacı tarafın kendilerine davalı tarafından teslim edilen malzemelerin yapılacak bomba gövde yapımı için uygun malzeme olmadığını gösterir somut bilgi ve belge sunmadığı, davalı tarafın iki ayrı tarihte davacı yana teslim ettiği malzemeler için düzenlediği irsaliye belgelerinde teslim ettiği malzemeleri “...“olarak tanımladığı, dava konusu malzemeler üzerinden yapılan analizler sonucu elde edilen kimyasal kompozisyonu gösterir verilerin davacı tarafa teslim edilen çelik boruların ... standardı kimyasal kompozisyon değerleri ile bire bir uyumlu olduğu, mevcut çelik boruların yüksek standarda sahip vasıflı bir çelik olduğu, ancak bomba gövde imalatı için hangi uygulamalara tabi tutulacağı yönünde dava dosyasında görüp değertendirebileceğimiz bir bilgi ve belge bulunmadığından mevcut çelik boru Malzemenin bomba gövde imalatı için Uygun ya da uygun olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılamayacağı, davalı tarafından davacı tarafa ... standardında dikişsiz çelik boru teslim edilmiş, bu durum düzenlenen irsaliye belgelerinde açıkça belirtilmiş iken, davacı tarafın mevcut malzemenin bomba gövde yapımı için uygun malzeme olmadığını söyleyebilmesi için taraflar arasında mutabık kalınan ve sözleşme eklerinde belirtilmiş başka bir malzeme olması durumunda kendilerine testim edilen malzemenin farklı bir malzeme olduğu ve yapılacak işleme uygun olmayacağı iddiasında bulunabileceği, mevcut şartlarda davalı tarafından davacı yana teslimi yapılan ... standardına uygun çelik malzemenin bu iş için uygun olmadığı ve ayıplı olduğunu iddia etmenin doğru olmadığı görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. Bilirkişi kurulu 07/07/2023 tarihli ek raporu ile özetle; Sayın mahkemeye 04.07.2023 tarihli sunmuş oldukları kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik olmazken ayrıca; Davalı/Karşı davacı yanın Davacı yana 28/05/2019 ve 12/06/2019 tarihlerinde toplam 374 Adet (169.590 Kg) ... çelik boru teslim ettiği, 05.09.2020 tarihinde Yedieminden 274 Adet çelik Boru ve 19.730 Kg Imalat hurdası (Toplam: 168.180 Kg) malzeme teslim aldığı, buna göre davacı yanın 1.410 Kg eksik malzeme teslimi ettiği, 1.410 Kg (22,19 Metre) eksik malzemenin, çelik boru Ithal birim fiyatı (57.72 EURO/Metre) üzerinden bedelinin 2.280 EURO olduğu, 06.07.2023 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası verilerine göre (1 EURO-28,35 TL) 1.280 EURO'nun TL karşılığının 36.288 TL olduğu, davacı tarafından gerçekleştirilen ve sonuç alınamayan uygulamalar neticesinde imalat hurdası durumuna gelen ve tekrar değerlendirilebilmesi mümkün olmayan 19.730 Kg imalat hurdasının maddi olarak karşılığının 06.07.2023 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası verilerine göre 508.810,20 TL olduğu, eldeki hurda malzemenin güncel değerinin 157.840 TL olduğu ve bu değer 508.810,20 TL den çıkartıldığında Davalı/Karşı davacı tarafın hurdaya çıkan malzemeden olan kaybının 50.810,20-157.840 TL - 350.970,2 TL olduğu, davalı/Karşı Davacının ... şirketine 72.000 TL ve adına düzenlenen iki ayrı fatura İle toplam KDV dahil 9.027 TL yükleme ve nakliye ücreti ödemiş olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi kurulu 22/11/2023 tarihli ek raporları ile özetle; mahkemeye 04.07.2023 tarihli kök ve 07.07.2023 tarihinde sunmuş oldukları ek raporda görüş ve kanaatlere bir değişiklik olmaksızın; Davacı ... Şirketi'nin Davalı ... Şti.'den teslim almış olduğu 324 Adet çelik Boruya karşılık 274 Adet işlem görmemiş çelik boru ve de 37,7 Adet çelik boru karşılığı 19.730 Kg çelik hurdası teslim ederken 12,7 Adet borunun eksik olduğu ve teslimatının hiç yapılmadığı, davalı tarafın 37,7 adet çelik borunun hurdaya çıkmasından, 12.763,9 EURO ve eksik teslim edilen 12,7 Adet borudan kaynaklı olarak ta 6.049 EURO olmak üzere toplam 18.812,9 EURO maddi kayba uğradığı, nakliye ve gümrükleme masrafları ile vinç ücretinin 324 adet çelik boru üzerinden yapılmış olduğundan eksik teslim edilen veya hurdaya çıkmasından kaynaklı değer kaybına uğrayan çelik boru malzemeler üzerinden bu hususta ayrıca bir hesabın yapılamayacağı ve davacı taraftan talep edilemeyeceği bildirilmiştir. Bilirkişi kurulu 13/03/2024 tarihli ek raporları ile özetle; mahkemeye 04.07.2023 tarihli sunmuş oldukları kök ve 07.07.2023 tarihinde sunmuş oldukları ek rapordaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik olmaksızın; 37,7 Adet hurda haline gelmiş çelik boru için gümrük masraflarının (vergiler, navlun, sigorta,) ortalama olarak toplam 28.323,62 TL olarak hesaplanacağı müşavirlik hizmeti ve taşıtüstü gümrüklü sahada bekleme ücretinin ise toplam eşyadan ayrıştırılamayacağı, vinç ücretinin ise ortalama 2.400 TL olarak hesaplanacağı, 12,7 adet iadesi yapılmayan çelik boru için gümrük masraflarının (vergiler, navlun, sigorta,) ortalama olarak toplam 9.499,37TL olarak hesaplanacağı müşavirlik hizmeti ve taşıtüstü gümrüklü sahada bekleme ücretinin ise toplam eşyadan ayrıştırılamayacağı, vinç ücretinin ise ortalama 600 TL olarak hesaplanacağı bildirilmiştir. GEREKÇE : Asıl dava, yediemin ücretinden kaynaklandığı iddia edilen alacakla ilgili davacı tarafça başlatılan icra takibine itirazının iptali talebine ilişkindir. Karşı dava ise Protokol kapsamında teslim edilen malların eksik iade edilmesi sebebi ile zayi bedeli ve yapılan masraflara yönelik alacak talebine ilişkindir. Mahkememizin 04/11/2021 tarih 2020/519 esas 2021/861 karar sayılı kararı ile özetle; Asıl davanın KABULÜNE, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında vaki itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak miktarı olan 73.816,11 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın REDDİNE dair karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 01/12/2022 tarih 2022/103 esas 2022/1202 karar sayılı ilamı ile özetle;".... Mahkemece davacının takip öncesi faiz talebi de kabul edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekir. Ya da aynı maddenin II. bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Alacaklı tarafından gönderilen ihtarnamenin borçluyu temerrüde düşürücü etkisi olduğunun kabul edilebilmesi için, ihtarnamenin belirli bir süre içerisinde bir borcun ödenmesi ihtarını içermesi zorunlu olup bir bedel içermeyen ya da içeriğinden bedel belirlenemeyen ihtarnameler borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte kabul edilemez.(15 HD 25.05.2015 tarihli, 2014/7125 Esas, 2015/2786 Karar sayılı ilâmı) Somut olayda davacının çektiği ihtarnamelerin bu anlatımlar çerçevesinde irdelenmesi ve takip öncesinde temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gereklidir...." denilmekle mahkememiz kararı kaldırılmış, dosya yeni esasa kayıt edilerek mahkememizce yargılamaya devam edilmiştir. Eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470; mülga BK m. 355). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Sözleşmede kararlaştırılan niteliklerin veya dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken lüzumlu vasıfların eserde bulunmaması ayıp olarak nitelendirilir. Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Asıl dava ve karşı dava kapsamında protokol kapsamında yapılan değerlendirmede karşı davacının usulüne uygun hammadde temini soncu protokolün işlerlik kazanacağı anlaşmanın tabii sonucudur. Tarafların yükümlülükleri de karşılıklı borç yükleyen sözleşme kapsamındadır. 6098 sayılı TBK'nın 97. maddesi de, "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." düzenlemesini içermektedir. TMK'nın 6. maddesi, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü içermekte olup, taraflar iddialarını kanıtlamakla yükümlüdür. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede taraflar arasındaki protokol kapsamındaki ön sözleşmenin yerine getirilmesi için karşı davacının edimi usulüne uygun yerine getirilmesi gerekmektedir, Protokolün işlerlik kazanması hammaddenin usulüne uygun olduğunun kabulüne bağlıdır. Bu kapsamda protokolün feshi hususunda davacı karşı davalının haklı olup olmadığı, haksız kabul edilmesi halinde davalı karşı davacının Protokol kapsamında teslim edilen malların eksik iade edilmesi sebebi ile zayi bedeli ve yapılan masraflara yönelik alacak talebinin yerinde olup olmadığı hususu asıl tartışılması gereken hususlardır. Taraflar arasında öncelikle 05/02/2018 tarihli satın alma protokolü başlıklı belge ile taraflar arasında yapılacak olan alış ve satış bedellerinin sabitlenmesi kararlaştırılmıştır. Daha sonra yine taraflarca 27/02/2018 tarihinde protokol başlıklı belge ile ... bomba gövde şekillendirmesinin davacı ... tarafından imal etmesi konulu çerçeve protokol akdedilmiştir. Protokolün 4. Maddesine göre sipariş usulü ise şu şekilde belirlenmiştir; Siparişin kendisine ulaşmasını takiben ... firması, davacı ...'i yazılı olarak görüşmeye davet edecektir. Görüşmede sadece sipariş sayısı, teslim süresi, ödeme şekli görüşecektir. Görüşme sonrasında protokol 5 numaralı ekindeki toplantı tutanağı imzalanacaktır. Toplantı tutanağının imzalanması ile birlikte davalı karşı davacı ... tarafından sipariş verilmiş, davacı karşı davalı ... tarafından sipariş yüklenilmiş kabul edilecektir. Taraflar arasında düzenlenen 27/02/2018 tarihli çerçeve protokolünün 5. Maddesine uygun olarak toplantı tutanağı imzalanmadığından verilmiş bir sipariş mevcut değildir. Taraflar arasında 05/02/2018 tarihli satın alma protokolü ile 27/02/2018 tarihli ... bomba gövde şekillendirmesi konulu çerçeve protokol sözleşmesi düzenlendiği, asıl davacı olan ... bu projenin 1-2-3-4 numaralı eklerinde bulunan proje gövde kısmını sözleşmede belirtilen şartlar altında imal etmeyi yüklendiği, bu protokolün çerçeve olarak hazırlandığı sipariş usulünün ise ... siparişin kendisine ulaşmasını takiben ...'i yazılı olarak imalat öncesi görüşmeye davet edeceği ve görüşmede sadece sipariş sayısı, teslim süresi ve ödeme şeklinin görüşüleceği konuları yer almıştır. Bu kapsamda asıl davacının bomba gövde imalatı karşı davacı ... tarafından gövde imalatında kullanılan ham maddenin gönderilmesiyle yerine getirileceği hususu ile ilgili uyuşmazlık bulunmamaktadır. Asıl uyuşmazlık davalı karşı davacı tarafından gönderilen hammaddeyle gövde imalatı yapılamayacağı iddiasıdır. Ayıp ile ilgili yapılan değerlendirmede 09/05/2023 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporu ile yapılan tespit ile Taraflar arasında anlaşmazlık konusu bomba gövdesi üretimi için davalı tarafından temin edilen ve davacı tarafından uygun malzeme olmadığı öne sürülen davalı taraf adresinde bulunan ... Salı günü keşif esnasında görülen malzemeler üzerinden ... Perşembe günü alınan numuneler ... Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölüm laboratuvarında bilirkişi heyeti tarafından incelenmiş İlk olarak numuneler üzerinden malzemenin kimyasal kompozisyonunu tayin etmek üzere spektral analizleri yapılmıştır. Numuneler üzerinden kimyasal analiz ölçümleri üç defa yapılmış olup, elde edilen ortalama değerler malzemenin ... standardı kimyasat kompozisyonu ile birebir uyumlu olduğunu göstermektedir.Taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında davacı tarafça üretimi üstlenilen bomba gövde imalatı için gerekli malzemeyi kimyasal kompozisyon ve mekanik özellikler bakımından tanımlayan bir bilgi ve belgenin dava dosyasında olmadığı, Davacı tarafın kendilerine davalı tarafından teslim edilen malzemelerin yapılacak bomba gövde yapımı için uygun malzeme olmadığını gösterir somut bilgi ve belge sunmadığı, Davalı tarafın iki ayrı tarihte davacı yana teslim ettiği malzemeler için düzenlediği irsaliye belgelerinde teslim ettiği malzemeleri “... “ olarak tanımladığı,Davalı tarafından davacı tarafa ... standardında dikişsiz çelik boru teslim edilmiş, bu durum düzenlenen irsaliye belgelerinde açıkça belirtilmiş iken, davacı tarafın mevcut malzemenin bomba gövde yapımı için uygun malzeme olmadığını söyleyebilmesi için taraflar arasında mutabık kalınan ve sözleşme eklerinde belirtilmiş başka bir malzeme olması durumunda kendilerine teslim edilen malzemenin farklı bir malzeme olduğu ve yapılacak işleme uygun olmayacağı iddiasında bulunabileceği, Mevcut şartlarda davalı tarafından davacı yana teslimi yapılan ... standardına uygun çelik malzemenin bu iş için uygun olmadığı ve ayıplı olduğunu iddia etmenin doğru olmadığı yönündeki bilirkişi heyeti raporu gözetilerek asıl davacının protokolü fesihte haksız olduğu kanaatine varılarakAsıl davanın yediemin ücretinden kaynaklandığı iddia edilen alacakla ilgili davacı tarafça başlatılan icra takibine itirazının iptali talebi ile asıl talep edilen zarar kaleminin ön sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı zararın tahsili mahiyetinde olduğu asıl davacının fesihte haksız olduğu gözetilerek menfi zarar talebi kapsamında talep edilen yediemin ücretinden kaynaklandığı iddia edilen alacakla ilgili davacı tarafça başlatılan icra takibine itirazının iptali talebinin reddine karar verilmiştir. Asıl davacının fesihte haksız kabul edildiği gözetilerek Karşı dava yönünden talep edilen menfi zarar kalemleri bilirkişi raporu ile değerlendirilerek davacının ham madde sağlayamaması sebebiyle nakliye ve gümrükleme ve sair masrafları, 50 adet çelik boru bedeli + nakliye ve gümrükleme ve sair masrafları ile haksız yedieminliğe tevdi edilen ham madde çelik boruların nakliyesi için yapılan nakliye ücreti ile vinç ücretine yönelik alacak talepleri değerlendirildiğinde; 22/11/2023 tarihli bilirkişi raporu gözetilerek ;Asıl Davacının Karşı Davalı'dan teslim almış olduğu 324 Adet çelik Boruya karşılık 274 Adet işlem görmemiş çelik boru ve de 37,7 Adet çelik boru karşılığı 19.730 Kg çelik hurdası teslim ederken 12,7 Adet borunun eksik olduğu ve teslimatının hiç yapılmadığı,Davalı tarafın 37,7 adet çelik borunun hurdaya çıkmasından, 12.763,9 EURO ve eksik teslim edilen 12,7 Adet borudan kaynaklı olarak da 6.049 EURO olmak üzere toplam18.812,9 EURO maddi kayba uğradığı kanaatine varılmıştır.13.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda, tarafımızca dosyaya sunulan gümrük beyannameleri uyarınca müvekkilce yapıldığı tespit edilen ilgili masrafların, hurda olarak teslim edilen 37,7 adet ham madde çelik boruya ve hiç teslim edilmeyen 12,7 adet ham madde çelik boruya oranlanması suretiyle hesaplama yapılmıştır. İlgili hesaplamalar uyarınca;37,7 adet hurda ham madde çelik boru için yapılan gümrük masrafının toplam 28.323,62 TL; vinç ücretinin 2.400,00 TL olduğu,12,7 adet teslim edilmeyen ham madde çelik boru için yapılan gümrük masraflarının toplam 9.499,37 TL; vinç ücretinin 600,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda; zayi edilen ve teslim edilmeyen ham madde çelik boruların ithalatı için yapılan nakliye, gümrükleme ve sair masraflar sebebiyle uğranıldığı tespit edilen zararın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 28.323,62 TL + 2.400,00 TL + 9.499,37 TL + 600,00 TL olmak üzere Toplam 40.822,99 TL olduğunu kabulü gerekmektedir. Davacı-Karşı Davalı'nın yediemine bıraktığı 274 adet ham madde çelik boruların ve 19.730 kg çelik hurda için yapılan nakliye masrafı 07.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda 9.027,00 TL olarak hesap edilmiştir. Buna ilişkin döküm aşağıdaki gibidir : KDV dahil 5.015,00 TL (Yumurtacı Nakliyat) + KDV dahil 4.012,00 TL (Yumurtacı Nakliyat) Toplam 9.027,00 TL olduğu kabul edilmiştir. İş bu kapsamda karşı davanın kabulü ile 18.812,90Euro'nun dava tarihi olan 10/11/2020 tarihinden itibaren devlet bankalarınca euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (40.822,99 T + 9.027,00 TL) 49.849,99TL nin dava tarihi olan 10/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsili ile karşı davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.( 18.812,90 Euro= 5000 euro (dava tarihi itibari ile karşı davacı 48.799,5 TL harcın yatırıldığı, kalan 13.812,9 EURO ıslah tarihi itibari ile karışılığı 489.025,005TL olduğu toplam 587.674,495TL ve 49.849,99TL toplam 587.674,495TL karşı dava yargılama giderleri hesaplanmıştır.) HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl Davanın REDDİNE 2-Karşı davanın KABULÜNE; a-18.812,90Euro'nun dava tarihi olan 10/11/2020 tarihinden itibaren devlet bankalarınca euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-49.849,99TL nin dava tarihi olan 10/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsili ile karşı davacıya verilmesine, Asıl Dava yönünden; 3-a)Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.100,82 TL peşin harç ile 1.000,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 1.673,22 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, b) Zorunlu arabuluculuk nedeniyle 2020 yılı Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 995,59 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, c)Daha önce Mahkememizce yazılan 01/12/2021 tarih ... esas ... harç nolu Harç Tahsil Müzekkeresinin tahsil edildiği anlaşıldığından, davalı tarafın talebi halinde kendisine iadesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Karşı dava yönünden; 6-Alınması gereken 40.144,04 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 919,00 TL karşı dava harcı ve 9.117,25 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 30.107,79 TL'den mahkememizin BAM kaldırma kararı öncesinde 25/01/2022 tarih ... esas ... harç nolu harç tahsil müzekkeresi ile tahsil edildiği anlaşılan 2.941,56 TL'sinin mahsubu ile kalan 27.166,23 TL'nin karşı davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Karşı davacı tarafından yatırılan 919,00 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı, 7,80 TL vekalet harcı ve 9.117,25 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.098,45 TL harcın karşı davalıdan tahsili ile karşı davacıya verilmesine, 8-Karşı Davacı tarafından sarf edilen 1.274,90 TL keşif harcı, tebligat ve posta gideri ile bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 13.285,30 TL yargılama giderinin karşı davalıdan alınarak karşı davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Karşı davada karşı davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 90.151,17 TL vekalet ücretinin karşı davalıdan alınarak karşı davacıya ödenmesine, 10-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.23/09/2024 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/9, K. 2024/940, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-9-e-2024-940-k-67ea3a96faad