İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/561 E. 2024/347 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/561
- Karar No
- 2024/347
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/561 Esas - 2024/347 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/561 Esas KARAR NO : 2024/347 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/05/2023 KARAR TARİHİ: 02/04/2024 K.YAZIM TARİHİ: 29/04/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait araçların bakım ve onarım işlemini üstlendiğini, taraflar arasında cari hizmet ilişkisi bulunduğunu, yapılan bakım ve onarım hizmeti karşılığında ise taraflar arasında fatura düzenlendiğini, davalı adına kayıtlı ... plakalı aracın hizmet almak üzere müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin aracın bakım ve onarım işlemlerini yerine getirdikten sonra fatura düzenlediğini, davalının müvekkiline ödeme yapmadığını, davalı aleyhine Kahramankazan İcra Dairesi Müdürlüğü'nde ... E. numarasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı sonucunda takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek; davanın kabulü ile Ankara Batı İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; her iki taraf arasında cari hizmet ilişkisinin bulunduğu iddia edilmişse de taraflar arasında imzalanmış herhangi bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkilinin takip dayanağı faturadan ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmesiyle haberdar olduğunu, takip dayanağı faturanın müvekkilinin ticari defterlerine kayıtlı olmadığını, müvekkilinin davacıdan 2023 yılmda mal ve hizmet alımında bulunmadığını, Kahramankazan Vergi Dairesi Müdürlüğünün 31.05.2023 tarihli müzekkere cevabına itiraz ettiklerini, müvekkilinin ticari aracının bakım ve onarımını 2022 yılında davacıya yaptırdığım, ücretini de ödediğini, davacının müvekkilinden başkaca hak ve alacağının kalmadığını beyan ederek; haksız davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, davalı şirketin ticaret sicil kaydı, tarafların 2023 yılına ait BA BS formları, davacının ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 08/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve davacı kayıtlarının incelenmesi neticesinde; Davacının Kahramankazan İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 10.04.2023 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 21.965,70TL tutarlı faturadan kaynaklı alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamındaki taraflara ait 2023 yılı BA-BS formları incelendiğinde, dava konusu alacağın dayanağı 10.04.2023 tarihli ... nolu 21.965,70TL tutarlı e-arşiv faturanın davacının BS formunda ve davalının BA formunda görüldüğü, davacının dava konusu alacağın dayanağı faturayı 2023 yılı kayıtlarında davalının borcuna kaydettiği ve icra takip tarihi itibariyle 21.965,70TL davalıdan alacaklı gözüktüğü, davalının dava konusu alacağın dayanağı faturayı 2023 yılı kayıtlarına işlemediği ve icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun gözükmediği belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki araçların bakım ve onarımı işi kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı, taraflar arasındaki araçların bakım ve onarımı işi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 13.04.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 14.04.2023 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Davacı yan taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında faturaya konu araç bakım ve onarımı işini yerine getirdiğini, bu fatura sebebiyle alacaklı olduğunu iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise alacağa karşı zamanaşımı definde bulunmuş, taraflar arasında iddia olunan ticari ilişkinin 2022 yılında gerçekleştiğini, 2022 yılında yapılan araç bakım ve onarımına ilişkin bedelin ödendiğini, 2023 yılında herhangi bir ticari ilişki ve iş bulunmadığını, davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlık konusu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 21.965,70TL alacaklı olup olmadığı hususundadır. Takibe konu alacağın dayanağının 10/04/2023 tarihli KDV hariç 18.615,00TL, KDV dahil 21.965,70TL tutarlı fatura olduğu anlaşılmıştır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2023 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 1 adet belge karşılığında KDV hariç 18.615,00TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça da davacı adına 1 adet belge karşılığında KDV hariç 18.615,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin örtüştüğü ve uyuşmazlık konusu faturanın taraflarca vergi dairesine bildirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı taraf bildirim olmadığını savunmuşsa da vergi dairesince ikinci kez yapılan yazışma sonucu 2023 yılı Nisan döneminde bildiriminin bulunduğu tespit edildiğinden bu savunmaya itibar edilmemiştir. Davalı yan zamanaşımı definde bulunmuşsa da, TBK madde 146 uyarınca kanunda aksine hüküm olmadıkça her alacak için zamanaşımı süresi 10 yıl olup faturanın 2023 yılına ait olması sebebiyle takip tarihi itibariyle bu süre dolmadığından davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir. Mahkememizce taraf ticari defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 08/12/023 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve açılış/kapanış onaylarının yasal süresinde yapıldığı, bu itibarla davacı lehine delil mahiyetinde olduğu, uyuşmazlık konusu faturanın davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, bu kayıtlara göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 21.965,70TL alacaklı olduğu, davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve açılış onayının yasal süresinde yapıldığı, kapanış onayı için henüz yasal sürenin dolmadığı, bu itibarla davalı lehine delil mahiyetinde olduğu, takibe konu alacağın dayanağı olan faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı ile herhangi bir ticari ilişkiyi gösteren kaydın bulunmadığı rapor edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle davalı yanın yerinde olmayan itirazlarına itibar edilmeyerek rapor hükme esas alınmıştır. Dava konusu alacak fatura alacağıdır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/işin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen davacı defter ve kayıtlarından gerekse taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden araç bakım ve onarımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, her ne kadar davalı defter ve kayıtlarında buna ilişkin kayıt bulunmasa da davacı tarafça düzenlenen faturanın vergi dairesine bildirilmiş olması sebebiyle davalı yanın zımnen bu ilişkiyi kabul etmiş sayılacağı, zira davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, bu kapsamda görülmeyen işe ilişkin bildirimde bulunmaması gerektiği, bu sebeple davacının akdi ilişkinin varlığını ispat ettiği, bu ilişki kapsamında davacının düzenlemiş olduğu 10/04/2023 tarihli KDV hariç 18.615,00TL, KDV dahil 21.965,70TL tutarlı fatura kadar alacaklı olduğu, davacının alacağın varlığını ve muacceliyetini ispat etmesi karşısında davalının ispat edilmiş bir ödeme savunmasının bulunmadığı, bu doğrultuda takip tarihi itibariyle davacının 21.965,70TL alacaklı olduğu ve davalının itirazının haksız olduğu, iptali gerektiği sonuç ve kanaatiyle davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Alacak likit (bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 4.393,14TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE, Kahramankazan İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Asıl alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 4.393,14TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 1.500,47TL karar ve ilam harcından peşin alınan 375,13TL harcın mahsubu ile bakiye 1.125,34TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.591,19TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 375,13TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı, 25,60TL vekalet harcı olmak üzere toplam 580,63TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 129,25TL tebligat ve posta gideri ile 2.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.629,25TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 02/04/2024 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı