İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/477 E. 2024/1381 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/477
Karar No
2024/1381
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/477 Esas - 2024/1381 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2024/477 Esas KARAR NO : 2024/1381 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/04/2024 KARAR TARİHİ: 17/12/2024 K. YAZIM TARİHİ: 25/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, aralarındaki güven ilişkisine güvenerek davalı şirkete 21.07.2023-14.11.2023 tarihleri arasında toplam 407.278,29 TL tutarında mal sattığını, akabinde satışları gösterir faturaları davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirketin müvekkili şirkete gönderdiği "Mutabakat Mektubu" ile toplamda 407.278,29 TL borçlarının olduğunu kabul ettiğini, davalı şirketin faturalara itiraz etmediği gibi faturalardaki bedeli kabul ettiğini beyan eder "Mutabakat Mektubunu" müvekkili şirkete gönderdiğini, tacir olan davalı şirketin faturalardaki borcu olmadığını iddia ediyorsa faturalar kendisine ibraz edildiğinde 8 gün içerisinde basiretli bir tacir gibi itiraz etmesi gerektiğini, davalı şirketin faturalara 8 gün içerisinde itiraz etmediği için yaptığı itirazı ispat ile mükellef olduğunu, Müvekkili şirketin, davalı şirkete olan edim borcunu yerine getirip malı teslim ettiğini, ancak davalı şirketin borcunu ödeme konusunda imtina ettiğini, temerrüde düşen davalıya karşı taraflarınca icra takibi başlatıldığını ancak davalı yanca icra takibine ve icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğini, söz konusu itirazın haksız olup hukuki açıklamadan uzak olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında satım sözleşmesinden kaynaklı bir borç ilişkisi olup davalı yanın müvekkiline para borcu olduğunu, alacaklının yerleşim yerinin ... adresi olduğunu, bu durumda yetkili icra müdürlüğünün ... İcra Müdürlüğü olduğunu, Borçlu/Davalı tarafın yetki itirazında bulunurken yetkili icra müdürlüğünü yanlış gösterdiğini, bu sebeple de icra müdürlüğüne yapılan yetki itirazının geçersiz olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalı yanın Ankara ... Genel İcra Dairesinin ... Esas Sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takibe haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde öne sürdüğü iddiaların haksız olduğunu, öne sürülen iddiaları reddettiğini, müvekkilinin yerleşim yerinin ... olduğunu, bu nedenle taraflar arasındaki işbu davada ... Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, bu nedenle müvekkili aleyhine açılan işbu davaya yetki yönünden itiraz ettiğini, Davacının açmış olduğu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin davacıya belirtilen miktarda bir borcu bulunmadığını, bu hususta ticari defterler ve banka kayıtları incelendiğinde maddi gerçeğin ortaya çıkacağını, söz konusu icra takibine itirazın haklı olduğunu beyan ederek, davanın reddi ile davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara ... Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 16/09/2024 ve 05/11/2024 tarihli bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 23/02/2024 tarihli ödeme emri ile 407.278,29 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 28/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 26/02/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 24/04/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 407.278,29 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2023 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır. Davalı şirket kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 16/09/2024 tarihli raporda özetle; "...Davalı tarafın 2023 yılı defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. m. 64, 65, 66 ve 82.83 Mad. VUK. m. 220-226, 229, 230, 231, 232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı, Davacı nezdindeki davalı cari hesap ekstresi incelendiğinde; Davacı ve davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin ... yılında başladığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2023 yılına kadar devam ettiği, 2023 yılı itibariyle davalının davacıya 407.278.29.- TL cari hesap borçu olduğu tespit edilmiştir. Taleple bağlılık ilkesi gereği takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacı .... Şti. tarafından ilamsız takip ödeme emrinde asıl alacağa; 407.278.29.- TL ; Borçlunun temerrüde düşürüldüğü görülmüş olup yapılan faiz hesaplamasında 6.210.99.-TL işlemiş faiz alacağı hesaplanmıştır. Ankara ... Genel İcra Dairesi ... Esas ilamsız takip ödeme emrinde ihtarname masrafı alacağı davacı yanca davalıdan talep edilmiş olup işbu alacağın takdiri Sayın Hakimliğinizdedir. Davacı alacağının kabulü halinde, 23/02/2024 Takip ve dava tarihi olan 24/04/2024 itibariyle, Davacı ... şti ; Davalı ... A.Ş’ den 407.278.29.- TL asıl alacak ve 6.210.99.- TL işlemiş faiz olmak üzere 413.489.28.- TL toplam alacağı olduğu, tespit edilmiştir. Asıl alacağa 23/02/2024 ilamsız takiplerde ödeme emrinde alacağın tahsil tarihine kadar %9 faiz talepli olduğu, masraf ve vekalet ücreti ile tahsili BK 100 e göre yapılmasını talebi; Değerlendirme asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f.4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/f.3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye aittir..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 05/11/2024 tarihli raporda özetle; Davacı tarafın, davalı taraftan 407,278.29 -TL asıl alacağı olduğu bildirilmiştir.Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 25 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuş, söz konusu faturaları da ticari defterlerine kaydetmiştir. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı olan 407.278,29TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Ankara ... Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE ; Davalının Ankara ... Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, 2-407.278,29 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 27.821,18 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.918,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.902,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 4.918,91 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.407,31 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 8.500,00 TL bilirkişi ücreti, 102,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 8.602,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 65.091,74 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/12/2024 Katip Hakim e-imza e-imza

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/477, K. 2024/1381, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-477-e-2024-1381-k-1e1f3704b717