İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/726 E. 2023/860 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/726
Karar No
2023/860
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/726 Esas - 2023/860 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/726 Esas KARAR NO : 2023/860 HAKİM :... KATİP : .... DAVACI :.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1- .... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/11/2023 KARAR TARİHİ : 15/12/2023 YAZIM TARİHİ : 09/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 26/04/2017-30/04/2017 tarihleri arasında ailesiyle davalı tarafa ait ... isimli otelde konakladığını, müvekkilin 29/04/2017 tarihinde söz konusu otelin aquapark'ındaki kaydıraktan kayarken kaymasını tamamlayamadığını, bu durumun müvekkilinin annesi tarafından aquapark görevlisine bildirildiğini, görevlinin cevap olarak telsiz aracılığıyla kaydırak başındaki görevliye bildirdiğini söylediğini, başka bir şey yapmadığını, bu bildirime rağmen kaydıraktan şişme botla iki yetişkinin gönderildiğini, bunun sonucunda çarpışma meydana geldiğini, bu kaza sonucu müvekkilinin ... acil hizmetler bölümünde tedavi gördüğünü, burnunda kırık olduğunun anlaşıldığını, .... 'da tekrar muayene olduğunu, bu muayene sonucu müvekkiline ... tanısı konulduğunu ve ameliyat olması gerektiğinin anlaşıldığını, 03/05/2017 tarihinde müvekkilinin ...'ne yatırıldığını ve ... redüksiyonu operasyonu yapıldığını, müvekkilinin babasının .... adına, .... E. Sayılı dosyası ile (Görevsizlik Kararı Öncesi : .... .) maddi manevi tazminat talepli dava ikame edildiğini, söz konusu davada dosyaya kazandırılan 10/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda; olayın kaza olduğunun, taksirli eylem ile meydana gelen olayın öngörülebilir-önlenebilir bir olay olduğunun, olayın meydana gelmesinde kaçınılmazlık unsurunun bulunmadığının, raporun “Olayın İncelenmesi” bölümünde açıklanan nedenlerden dolayı kaza olayının meydana gelmesinde; Davalı .... A.Ş. 'nin %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğunun, kazazede ...'nun kusurlu olmadığının, dava konusu olayda başkaca kimsenin kusurlu olmadığının, kimsenin kasıt unsur ve davranışının söz konusu olmadığının tespit edildiğini, devamında; dosyaya kazandırılan 28/10/2022 tarihli ATK raporunda; "Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kemik kırıklarına neden olduğu, kişide mevcut olan nazal kemik kırığının yaşam fonksiyonlarına etkisi 2 (iki) orta derecede etkilediği, yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %5 olduğu" tespitine yer verilerek müvekkilinin söz konusu kaza sebebiyle %5 sürekli maluliyeti olduğu belirtildiğini, işbu dava; sigortacıyla birlikte zarar veren aleyhine ikame edilmekle; özel görevli mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesinin gerektiğini, işbu davada; HMK md. 16 uyarınca davacı müvekkilinin yerleşim yeri mahkemeleri de yetkili olmakla; müvekkilinin yerleşim yerinin .... da bulunması sebebiyle .... mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulünün gerektiğini, müvekkilinin burnunun tam olarak düzelebilmesi için ileride yapılması gerekecek estetik ameliyat masraflarına istinaden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00TL belirsiz alacağın olay tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, ek olarak, ATK raporu ile, müvekkilinin %5 sürekli maluliyeti tespit edildiğinden, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli işgöremezlik sebebiyle şimdilik 10.000,00 TL belirsiz alacağın olay tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiğini, olay sonucu meydana gelen kaza sebebiyle; kaza tarihinde sadece 12 yaşında olan müvekkilinde, kaza sırasında yaşamış olduğu korku ve acı, kaza sonrasında ameliyat olana kadar yaşadığı ağrılar ve neticesinde çocuk yaşta ameliyat koltuğuna oturmanın vermiş olduğu tedirginlik neticesinde telafisi mümkün olmayan zararlar ortaya çıktığını, gelişme çağındaki müvekkilinin ruh sağlığı da zarar gördüğünü, yapılan tetkikler sonucu %5 malul olduğunu öğrenen müvekkilinin üzüntüsünün daha da arttığını, açıklanan sebeplerden, gelişme çağında yaşamış olduğu söz konusu kaza sebebiyle %5 oranında maluliyeti tespit edilen müvekkili lehine 50.000,00TL manevi tazminata hükmedilerek, olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi ile davalı ... A.Ş. arasında 02.05.2016-02.05.2017 vadeli ... no’lu Sorumluluk ''Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet'' Sigorta Poliçesi akdedildiğini, poliçede Üçüncü Şahıs Sorumluluk Teminatı limiti olay başı 1.000.000,- EUR olarak belirtildiğini, poliçede beher hasarda minimum 100-EUR olmak üzere hasarın %10 oranında muafiyet olacağı poliçeye derç edildiğini, yine poliçede su üstü ve su altı sporları işletmeciliği sebebiyle meydana gelebilecek hasarlar şahıs başı 50.000-EUR yıllık toplam 100.000-EUR ile sınırlı olarak teminata dahil edildiğini, müvekkili şirket uhdesinde tanzim edilen konu poliçe ile temin edilen herhangi bir hasar ödemesinde, ilgili genel şartların birinci ve dokuzuncu maddelerinde kayıtlı tazminat tutarı, yasal faiz tutarı ve dava masrafları ile avukatlık ücretleri toplamında sigortacının azami sorumluluğunun, poliçede belirtilen limitlerle sınırlı olduğunu, sigortacının sorumluluğunun hiçbir durumda poliçe üzerinde belirtilen limitleri aşamayacağını, meydana gelen kazanın oluşumunda davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, bu kapsamda ... e. sayılı dosyasında alınmış bilirkişi kusur raporunda müvekkili şirket sigortalısı aleyhine olan hususları kabul etmediklerini, müvekkili şirket sigortalısına atfedilen kusur oranının fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını, dosya kapsamında konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile, ... denetimine elverişli bir kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, hiçbir şekilde davayı ve iddiaları kabul etmemekle birlikte, bir an için müvekkili sigorta şirketinin meydana gelen olay sebebiyle, davacı tarafın manevi tazminat talebinden sorumlu olduğu düşünülse dahi, poliçe özel şartlarında manevi tazminat taleplerinin teminat altına alınmadığını, poliçenin 3. şahıs mali mesuliyet teminat muafiyetleri arasında sayılmış olup manevi tazminat talepleri kapsam dışı bırakıldığını, davacı tarafça talep edilen manevi tazminatın hak ve adalete uygun olarak hüküm altına alınması gerektiğini, aksi halin, manevi tazminat talebinin zenginleşme aracı olarak kullanılması sonucunu doğuracağını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkili şirket bakımından temerrüdün ihbar dilekçesinin tebliği ile oluştuğunun kabul edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Turizm vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin adresinin "..." olduğunu, mevcut davada ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, mevcut davada davacının talebi zamanaşımına uğradığını, yetki ve zamanaşımı itirazlarının saklı kalmak kaydıyla dava konusu olayda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkil şirkete ait ...’de konaklayan davacı 13.04.2005 doğumlu olup 29.04.2017 tarihinde ... kaydırağında kayarken kaydırağın orta yerinde takılı kalmış olduğundan diğer bir misafirle yaşanan çarpışma neticesinde gerekli ilk yardım müdahalesi otelin hemşiresi tarafından yapılarak ambulansla ...’ne sevki sağlandığını, davacının belirttiğinin aksine, söz konusu süreçte otel yetkililerinin kendileriyle sürekli olarak ilgilendiğini, yetkililerden ...'nin misafirin arkadaşları ile birlikte otel aracı ile arkalarından hastaneye ulaştıklarını, ...’nde doktorlar tarafından gerekli işlemlerin yapıldığını ve yine yetkililerce yapılan ziyaret esnasında çocuğun ailesi ile görüşüldüğünde herhangi bir tehlikenin mevcut olmadığını, sadece hastane tarafından birkaç saat müşahade altında tutulacağının aktarıldığını, misafirlere ileri bir tarihte kullanmadıkları tatil süresi kadar ücretsiz tatil imkanı sunulduğunu, ancak tüm bu teklifler misafirler tarafından kabul görmediğini, müvekkili şirketçe her defasında davacının karıştığı kazadan kaynaklı olarak “nazal fraktür redüksiyonu” operasyonu geçirdiğine dair ilk tanı ve tedavi raporları istendiğini ancak bu süreçte davacının babası tarafından ‘ben size evrak göndermek zorunda değilim’ şeklinde belirtmek suretiyle herhangi bir sağlık raporu veya belge müvekkile sunulmadığını, halbuki davacının karıştığı kazanın diğer tarafı olan ...’tan da ilgili raporlar ile belgeler istendiğini ve kendisinin müvekkiline gerekli raporlar ile belgeleri iletmesi üzerine tedavisi için yapmış olduğu tüm masrafların müvekkili şirketçe ödendiğini, ayrıca, davacının belirttiğinin aksine davacının annesi tarafından havuzda görevli personele çocuğunun kaydırakta takılı kaldığının aktarıldığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, bu beyanlarına itibar edilmesi mümkün olmadığı gibi tüm çalışanlarına gerekli eğitimleri eksiksiz olarak sağlamış olan müvekkili şirkete izafe edilecek herhangi bir kusurun da söz konusu olmadığını, davacı tarafın, ... Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi ve adli tıp kurumu raporlarını delil olarak sunmuş ise de söz konusu dosyanın henüz kesinleşmemiş olduğunu, dosyadaki raporlara da davalı tarafça itiraz edildiğini, davacı taraf 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de davacının bu talebinin de kabulü mümkün olmadığını, manevi tazminatın bir ceza olmadığı gibi, malvarlığına ilişkin olarak zararın giderilmesini de amaç edinmediğini, ...’ın yerleşik içtihatlarında da, olayın oluş şekline, davalının sorumluluğunun niteliğine, kusur oranları da göz önünde tutularak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, zenginleşme sonucunu doğuracak nitelikte manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini, müvekkiline izafe edilebilecek herhangi bir kusur ya da hizmet ayıbı söz konusu olmayıp davacının maddi ve manevi tazminat isteminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının kaza sonrası hiç psikiyatri başvurusu olmadığını, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, neticeten haksız ve davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava otelde müşteri olarak bulunan davacının meydana gelen kaza nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. 28 Kasım 2013 tarih ve 28835 sayılı Resmi Gazetede yayınlanıp 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre Tüketici:" Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi" olarak, aynı yasanın 3/1-l maddesine göre Tüketici işlemi: "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" olarak tanımlanmıştır. Bu yasada yapılan en esaslı değişiklikler tüzel kişilerin tüketici kavramının dışında tutulması ve tüketici işlemi kavramının kapsamının genişletilmesidir. Buna göre tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder şeklinde yeniden tanımlanmıştır. Böylece uygulamada ortaya çıkan ve tüketici sözleşmelerinin kapsamının daraltan yorumların da önüne geçilmiş olacaktır."olarak belirtilmiştir Yukarıda kısaca içeriği özetlenen yasal düzenleme nedeni ile davalı 28 Kasım 2013 tarih ve 28835 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanıp 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi olarak tüketici konumundadır. Aynı Yasa'nın 3/1-l maddesine göre uyuşmazlık sigorta işleminden kaynaklanan tüketici işlemidir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 83/2 maddesinde" Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez."hükmü yer almaktadır. Mahkemelerin görevi, dava şartıdır. (HMK m. 114/(1)-c) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (HMK m.115/(2)) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Somut olayda, davacının davalı ile arasındaki konaklama sözleşmesinin tüketici ilişkisi olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6100 sayılı yasanın 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden REDDİNE, ... Tüketici Mahkemelerinin görevli olduklarının TESPİTİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine, 4-Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, 5-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine, Dair, Davacı Vekili Av. ... , Davalı ... Vekili Av. ... 'un yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/12/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/726, K. 2023/860, T. 15.12.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-726-e-2023-860-k-55ff077dad58