İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/508 E. 2025/234 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/508
Karar No
2025/234
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/508 Esas - 2025/234 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/508 Esas KARAR NO : 2025/234 BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE :.... KATİP : .... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALILAR : 1-.... : 2- .... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... İHBAR OLUNAN : .... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 26/07/2022 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 YAZIM TARİHİ : 02/05/2025 DAVA: Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların 2019 yılına kadar yönetim organı sıfatı ile davalı şirketi yönettiklerini, şirketin 14/12/2019 tarihinde yapılan genel kurulunda şirketin geçmiş dönem hesaplarının yeminli mali müşavir veya bağımsız bir denetim şirketine incelettirilmesi için müdürler kuruluna yetki verildiğini, şirketin hesaplarının ... ... Şirketi'nce incelenmesi sonucu hazırlanan raporun 2021 yılı eylül ayında yapılan genel kuruluna sunulduğu ve tüm ortakların katıldığı toplantıda oy birliği ile kabul edildiğini, Bu kapsamda yapılan kontrollerde, dava dışı ... adı kişinin davalı şirketten usulsüz şekilde para aldığı, bu paraları şirkete iade etmediği, şirket zararına zenginleştiğinin tespit edildiğini, şirket kayıtlarında ... kodlu muhasebe hesabında bulunan kayıtların bunu tevsik ettiğini, bu kayıtların diğer davalıların yönetim döneminde tutulduğunu, diğer ortak ...'ne hisse devri yapılırken onaylanarak teslim edildiğini, .... esas sayılı dosyasında şirketin oluşan bu zararının tahsili için alacak davası açılmış ve derdest olup, oluşan bu zarardan zararın oluşumuna yol açan eski şirket yöneticisi davalıların da sorumlu olduklarını, Bu zararın tahsili için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar hakkında .... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hüküm olunmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalılar müşterek vekili cevap dilekçesinde özetle, usule ilişkin itirazlar başlığı altında, davalı müvekkillerinin, davacı ... Şirket ortaklığı sebebiyle davacı şirketten usulsüz şekilde para aldığını, iddia edilen bu paranın iade edilmediğini ve şirket zararına hareket edildiğinin iddia edildiği, bu sebeple davacı tarafından .... esas sayılı icra takibi başlatıldığını, haksız ve mesnetsiz başlatılan takibe 21.10.2021 tarihinde itiraz edildiğini, davacının dava dilekçesinde şirketten usulsüz para alındığının iddia edildiğini, bu iddia için, şirket kayıtlarında ... kodlu muhasebe kayıtlarına dayanıldığını, hiçbir şekilde işbu delili ve iddiayı kabul etmemekle beraber, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere şirketten alındığı iddia edilen paranın dava dışı ... hesabına geçmiş göründüğünü, buna rağmen davacının, müvekkilleri ... ve ...'ı hasım gösterdiğini, Müvekkillerin dava konusu olayla bir ilgisi bulunmadığını, bu sebeple davanın ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı dava dilekçesinde işbu davaya konu edilen alacak talebinin, ilgililerin yönetim organı iken vermiş oldukları zararlara yönelik olduğunu belirterek davasını TTK'nın 553. maddesi kapsamında nitelemiş ve davacı şirketin 03.09.2021 tarihli genel kurul kararına dayandırdığını, söz konusu genel kurul tutanağı incelendiğinde yönetim kurulunun oy birliği ile ibra edildiği görüleceğini, ilgili genel kurulun 12. maddesiyle sunulan faaliyet raporları, bilanço ile kar ve zarar cetvelleri ve nihayet özel amaçlı denetim raporu ile tam tasdik raporu ışığında ilgili dönemlerin faaliyetlerinin ortakların onayına sunulduğunu ve davacı şirketin yönetim kurulunun 01.07.2016 - 30.06.2017, 01.07.2017 - 30.06.2018, 01.07.2018 - 30.06.2019 ve 01.07.2019 - 30.06.2020 tarihli özel hesap dönemlerine ilişkin iş ve işlemler yönünden oy birliği ile ibra edildiğini, TTK'nın 558/2. maddesi aynen "Şirket genel kurulunun, sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır. Diğer pay sahiplerinin dava hakları ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer." hükmüne haiz olduğunu, açıkça görüleceği üzere davacı şirket ortakları ilgili hesap dönemlerini ve bilançoları usulüne uygun olarak incelemiş ve müzakere ettiğini ve bununla da kalmayıp 14.12.2019 tarihli genel kurulla geçmiş dönem hesaplarının incelettirilmesi kararı alındığını ve ... A.Ş ilgili hesap dönemlerini incelendiğini, ardından 03.09.2021 tarihli genel kurulda da işbu bağımsız denetim raporu ışığında yönetim kurulu üyeleri ibra edildiği ve yönetim kurulu üyelerinin şirkete verdiği herhangi bir zararının olmadığı kabul edilerek yönetim kurulu aklandığını, Genel Kurul, Yönetim Kurulu üyelerini ibra ettiğine göre, 14.3. maddede dava açılması için yönetim kuruluna yetki ve talimat verilmesinin bir anlamı olmadığını, çünkü Genel Kurulda, Yönetim Kurulu üyeleri ibra edildiğini, ortaklığın dava açma hakkı bulunmadığını, çünkü Genel Kuruldan çıkan geçerli bir ibra kararı, ortaklığın ilgili hesap dönemine ilişkin işlemler sebebiyle tazminat talebi bulunmadığını ikrar etmesi anlamını taşıdığını, artık yönetim kurulu üyelerine karşı söz konusu döneme ait ve ibranın kapsamına giren işlemler sebebiyle tazminat davası açılamaz olduğunu, açık ibra kararları gibi, bilanço ve başarı hesabının tasdikiyle gerçekleşen ibra varsayımı da menfi borç ikrarı niteliğinde olduğunu, TTK'nın 424. maddesinde aynen "Bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası sonucunu doğurur." hükmünün haiz olduğunu, yönetim kurulu üyeleri usulüne uygun olarak ibra edildiğini, bu nedenle ibranın gerçekleştiği hallerde de ortaklığın dava açma hakkı ortadan kalktığını, dolayısıyla işbu haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esasa girilmeden usulden reddedilmesinin gerektiğini, TTK'nın 560. maddesine göre "sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." Davacı dava dilekçesi eklerinde 2019 yılına ait hesap defterlerini dayanak olarak gösterdiği ve müvekkillerinin usulsüz işlemlerle şirketi zarara uğratarak kendi menfaatlerine zenginleştiğini iddia ettiğini, işbu iddiaların hiçbirini kabul etmemekle birlikte tüm işlemler davacı şirketteki diğer yönetici ve denetçilerin de bilgisi dahilinde ve genel olarak da şirket tüzel kişisinin bilgisi dahilinde gerçekleştiğini, kabul etmemekle birlikte yöneticilerin sorumluluğuna zararın öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl içinde giderilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği gibi bu derecede geniş çaplı bir zarar mevcutsa karine olarak şirketin bunu bildiği varsayıldığını, ancak böyle bir zarar mevcut olmadığını, dava zaman aşımına uğradığını, dolayısıyla davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, Esasa ilişkin itirazlar başlığı altında; Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28 Ağustos 2019 Tarih ve 9897 sayılı nüshasında ...' ın 16.08.2022 tarihine kadar ... ve Ticaret A.Ş.'yi temsile yetkili olarak seçildiği fakat 19.12.2019 tarihinde ..." in yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğini, Davacı dava dilekçesinde dava dışı ... 'nin davacı şirketten usulsüz şekilde para aldığını, bu paraları şirkete iade etmediği ve şirketin zararına zenginleştiğini belirterek davayı ... 'ye karşı açmak yerine konuyla hiçbir ilgisi bulunmayan müvekkillerine karşı TTK'nın 553. maddesindeki sorumluluk davası hükümlerine dayanarak icra takibi başlatıldığı ve akabinde işbu hukuki mesnetten yoksun ve haksız davayı ikame edildiğini, dava dilekçesinde belirtilen soyut ve gerçeklikten uzak iddiaları kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkillerinin2016-2019 yılları arasında tek pay sahibi olarak şirketi yönettiğinin, ... 2011-2016 ve 2019'dan günümüze kadar davacı şirkette pay sahibi ve hatta yönetici konumunda olduğunun, davacının ...'den kaynaklı olarak müvekkillerine sorumluluk yüklediği dönemin 2019-2020 yıllarına ait olduğunu, Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarında açıkça görüleceği üzere müvekkil ...'ın yönetim kurulu üyeliğinin 19.12.2019 tarihinde son bulmasına ve müvekkillerinin hiçbir şekilde yönetimde yer almamasına rağmen davacının müvekkillerinin sorumluluğuna gitmesinin kabul edilemez olduğunu ve kötü niyetli olduğunu, Davacının dayanak gösterdiği belgelerde müvekkillerinin isminin dahi bulunmadığını, davacının dava dilekçesi eklerinde sunmuş olduğu hesap defterlerini kabul etmemekle birlikte geçmiş yılların elektronik defterleri ve muavin defterleri incelenmesi gerektiğinin, ortada davacı şirketin zarara uğradığını gösteren hiçbir Husus olmadığı gibi müvekkillere isnat edilecek hiçbir kusur da bulunmadığının, dava dilekçesi ekinde sunulan kayıtlar incelendiğinde davaya konu paranın ... hesabına yattığı açıkça görüldüğünü, yöneticinin sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle yöneticilerin iş ve işlemleriyle bir zarara sebebiyet verildiğinin ispatlanması gerektiğinin ve eylem ile zarar arasında illiyet bağının bulunmasının zorunlu olduğunu, müvekkillerinin söz konusu hesap dönemlerine ilişkin iş ve işlemleri için ibra edildiğini, davacının dava dilekçesinde sunduğu belgelerin ...'yle ilgili olduğu, dolayısıyla davanın ... 'ye ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi ile haksız icra takibi nedeniyle müvekkilleri yararına kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, TTK'nın 553. maddesinde düzenlenen davalıların davacı ... şirketinin yöneticisi olduğu dönemde dava dilekçesinde açıklanan nedenlere dayalı olarak oluşan maddi zarardan sorumlu oldukları iddiasına dayalı olarak oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı şirket tarafından, mevcut davanın görülebilmesi için ön şart olan genel kurul kararı, 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının yapıldığı 03/09/2021 tarihli olağan genel kurulun 14.3 maddesinde alınmıştır. Taraflarca delil olarak dayanılan tüm belgeler dosyaya sunulmuş ve yazılan müzekkerelerle temin edilmiştir. Davalıların ikametgah adresinin .... oluşu dikkate alınarak TTK'nın 561. maddesi gereğince yetki itirazı haklı görülmemiştir. Davacı tarafça davalıların sorumluluğunu doğuracak şekilde TTK'nın 560. maddesine göre davalıların zarar ve sorumluları öğrendiği tarihin 2019 yılı olduğu, buna göre 2 yıllık süre içerisinde dava açılmadığı, davanın zamanaşımına uğradığı iddiası, zararın tespitine ilişkin özel amaçlı denetim raporunun 05/05/2020 tarihli, zamanaşımını kesen icra takibinin 07/10/2021 tarihinde yapılmış olmasına göre haklı görülmemiştir. .... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden, Davacı şirket tarafından davalılar aleyhine dava dışı ...'nin cari hesapta biriken borcu ve borca sebebiyet veren yönetim kurulu üyelerinin tazmin sorumluluğu gerekçe gösterilmek suretiyle, 536.783,64 TL asıl alacağa 07/10/2021 olan takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 oranında avans faizi uygulanmak suretiyle tahsil amacıyla başlatılan icra takibinde, davalılara 20/10/2021 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği, müşterek vekilleri aracılığı ile 21/10/2021 tarihinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. ... müzekkere cevabı ekinde gönderilen belgelerin incelenmesinden, ... ve Tic. A.Ş.'nin 12.02.2016 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında 3 yıl süre ile görev yapmak üzere ... A.Ş.'ni temsilen ... ve ...'ın Yönetim Kurulu üyeliklerine seçildiği ve 12.06.2016 tarih ve .... nolu Yönetim Kurulu Görev Dağılımı konulu Yönetim Kurulu kararı ile ... A.Ş.'ni temsilen ...'ın ..., ...'ın ise .... seçildiği ve 14.12.2019 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında ...'ın istifasının görüşüldüğü ve oy birliği ile kabul edildiği, ... ve Tic. A.Ş.'nin 15.02.2016 tarih ve .... nolu Yönetim Kurulu kararı ile; ...'nin Genel Koordinatör olarak atanmasına karar verildiği, ... ve Tic. A.Ş.'nin 15.02.2016 tarih ve .... nolu Yönetim Kurulu Kararı ile; şirket müdürlüğüne ...'nin atandığı ve şirketi her hususta temsil ve şirketi temsile imza yetkili yönetim kurulu üyelerinden herhangi birinin müşterek imzası ile temsil ve ilzam etmek üzere yetki verilmesine karar verildiği, ... ve Tic. A.Ş.'nin 03.03.2016 tarih ve .... nolu Yönetim Kurulu Kararı ile şirket, tarafından işletilen ..., ..., ..., ... Kurucu Temsilciliğine ... gereğince ....TC kimlik numaralı ...'nin atanmasına, Kurucu Temsilci olarak atanan ...'nin ... gereğince Kurum açma, kapatma, devir ve benzeri işlemlerini yürütmek üzere yetki verilmesine, karar verildiği, .... Noterliği'nin 05.07.2017 tarih ve ... yevmiye numarası ile ... ve Tic. A.Ş. Yetkilisi ... tarafından ...'nin vekil olarak tayin edildiği, anlaşılmıştır. Davacı şirket kayıtları üzerinde talimat mahkemesi aracılığı ile inceleme yapmak suretiyle mali müşavir ve nitelikli hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 21/11/2023 tarihli raporda, Dava dışı ... adına, personel avansları hesabıyla ilgili para alışveriş ve mahsup işlemlerinin 2016 yılı itibariyle başladığı ve yıllar itibariyle borç bakiyesinin arttığı ve söz konusu borç bakiyesinin 01/07/2018 - 31/07/2019 dönem sonu itibariyle 536.738,64 TL tutara ulaştığı, söz konusu tutarın 30/06/2022 tarihi itibariyle 128.96 ... şüpheli ticari alacaklar hesabına aktarıldığı tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır. ...'nın ....., sayılı 25/02/2022 tarihli "Kovuşturmaya Yer Olmadığına" dair kararın incelenmesinden, davacı şirket ve mevcut davada davalı gerçek kişiler tarafından müşteki sıfatıyla dava dışı ... aleyhine yaptıkları şikayet sonrasında, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunun işlendiği iddiasına dayalı olarak yapılan tahkikat sonucu dava dışı şahsın anılan suçu işlediğinin sübuta ermediği gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği, .... ., sayılı 22/12/2022 tarihli ilamının incelenmesinden, davacı şirket tarafından dava dışı ... aleyhine şirkete ait paraları amacı dışında kullandığı iddiasına dayalı olarak kısmen tazminat istemli açılan davanın, yukarıda bahsedilen ve kesinleşen savcılık ilamına da dayalı olarak iddia olunan maddi vakıaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilince anılan kararın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf aşamasında kaldırıldığı, dosyanın ticaret mahkemesine gönderilmesi aşamasında olduğu ifade edilerek, mevcut davanın anılan dava ile birleştirilerek görülmesi gerektiği karar oturumunda ifade edilmiş ise de; Dosya içeriği dikkate alınarak, davacılar vekilinin farklı bir bilirkişi kurulundan rapor aldırılması yönündeki isteminin, mevcut davada davaların şirket yönetim kurulu üyesi olarak sorumluluğu cihetine gidilip, diğer mahkemede görülen davada ise şirket adına harcama yapan müdürün sorumluluğu cihetine gidilmiş olmakla, özellikle mevcut davalılar ile diğer davalı arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamakla, yargılamanın çabukluğu ve ucuzluğu ilkesi dikkate alınarak, birleştirme talebi haklı görülmeyerek reddedilmiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra mahkememizce Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişi ...'dan 10/02/2025 tarihli rapor aldırılmıştır. Davalı yönetim kurulu üyelerinin 15/02/2016 tarihinde aldıkları yönetim kurulu kararları ile ...'nin davacı şirkete genel koordinatör ve şirket müdürü olarak atanmasına karar verdikleri, yine sonraki aşamalarda da yetkisinin genişletildiği anlaşılmakta olup, TTK'nın 553/2. maddesi uyarınca, "Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçimlerinde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hali hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar." düzenlemesi mevcuttur. Mevcut dava, davalı yönetim kurulu eski üyelerinin bizzat ifa ettikleri işlem ve fiiller nedeni ile açılmayıp, 15.02.2016 tarih ve .... nolu Yönetim Kurulu kararı ile; koordinatörlüğe, 15.02.2016 tarih ve 6 nolu Yönetim Kurulu Kararı ile; şirket müdürlüğüne, 03.03.2016 tarih ve .... nolu Yönetim Kurulu Kararı ile şirket, tarafından işletilen ..., ..., ..., ... Kurucu Temsilciliğine atanan ve bu atama ile ... gereğince kurum açma, kapatma, devir ve benzeri işlemlerini yürütmek üzere yetki verilen, yine .... Noterliği'nin 05.07.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davacı şirket adına vekil tayin edilen dava dışı ...'nin, bu yetkiler ve vekaletname ile şirket banka hesaplarından çektiği paralar nedeni ile şirketin uğradığı ifade edilen zararın tazmini talebi ile açılmıştır. Davacı tarafça, dava konusu tutarları davacı şirketin banka hesabından çekerek zarara uğrattığı ifade edilen dava dışı eski şirket müdürü ...'ye karşı aynı konuda .... Mahkemesi'nde açılan tazminat davasının 22.12.2022 tarih ve ..... Sayılı karar ile reddine karar verilmesi, dava dışı ... aleyhine, dava konusu tutarlarla ilgili olarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan davacı şirketçe yapılan şikayet hakkında ...'nın 25.02.2022 tarih ve .... Soruşturma, .... Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, davalı eski yönetim kurulu üyelerinin dava konusu olan ve şirketin banka hesabından çekilen tutarlara ilişkin bizzat işlem ve fiillerinin bulunmaması, bu tutarları şirketin banka hesabından çeken dava dışı ...'nin, şirketin koordinatörü, müdürü, kurucu temsilcisi olarak ve şirket adına noterden verilen vekaletname ile bizzat çekmesi, davalı eski yönetim kurulu üyelerinin şirket müdürü ve vekili tayin edilen ...'nin seçilmesinde makul derecede özen göstermediklerine dair iddianın TTK'nın 553. maddesi içeriğine uygun şekilde kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddi cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Davalılar vekilinin kötü niyet tazminat isteminin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin alınan 6.483,01‬ TL harçtan mahsubu ile artan 5.867,61‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalılar yararına hesaplanan 84.517,55 TL nispî vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Arabuluculuk için ödenen 1.600,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Davacı Vekili Av. ...., Davalılar Vekili Av. .... 'ın yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/04/2025 Başkan .... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Üye.... ¸e-imzalıdır. Katip .... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/508, K. 2025/234, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-508-e-2025-234-k-e3397e9207cb