İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/491 E. 2024/777 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/491
- Karar No
- 2024/777
- Karar Tarihi
T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/491 Esas - 2024/777 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2024/491 Esas KARAR NO : 2024/777 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2024 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla 29.03.2024 tarihinde .... .... .... Esas sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı/borçlu’nun borca itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı/borçlu, ödeme emrine davacı müvekkili uhdesinde herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle tamamen haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, davalı/borçlu ile müvekkili arasında 01.01.2024 ve 16.03.2024 tarihleri arasında düzenlenen cari hesap ekstresi ile de görüleceği üzeri müvekkili ile davalının ticari iş ilişkisi mevcut olup, müvekkilinin hesap dönemi sonu bakiye alacağının 30.000,00 TL olduğunu, bu hususun müvekkilinin faturaları ve ticari defter kayıtları incelendiğinde de açıkça görüleceğini, ancak davalının dönem sonunda müvekkiline ödeme yapmaktan kaçındığını, davalı/borçlu tarafça yapılan itiraz üzerine dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de bir Anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı-borçlunun haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına ve %20’den az olmamak şartıyla icra-inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davaya yetki bakımından itiraz ettiklerini, HMK'da "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" şeklinde düzenleme bulunduğunu, bu sebeple HMK'da düzenlendiği şekli ile davanın müvekkili şirketin yerleşim yerinde açılması gerektiğini, müvekkili şirketin yerleşim yerinin ".... .... .... " olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin yerleşim yeri göz önüne alındığında davanın yetkili Adana Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğini, bu sebeple yetkiye itiraz ettiklerini, bbbb bbbb bbbb gösterilmiş ise de müvekkili şirketin borçlu .... .... .... Ticaret A.Ş. ile herhangi bir ilişkisi bulunmadığını, söz konusu tebligatın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ancak davacı tarafın iş bu davayı hukuka aykırı bir şekilde müvekkili şirkete karşı açtığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili şirket nezdinde hiçbir hak ve alacağı bulunmadığından davanın açılmasında davacının hukuki yararının olmadığını, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğu da gözetilerek usulen reddini talep ettiklerini, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkiline isnat edilmeye çalışılan borç için öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili ile davacı arasında cari hesaba ilişkin herhangi borç ilişkisi bulunmadığını savunarak, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile, müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatan ve itirazın iptali davası açan davacı aleyhine, takip miktarının %20’sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının cari hesap ekstresine dayalı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine .... .... .... Dairesinin .... .... .... Esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiden doğan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine açılan işbu davada; davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde davalı şirketin merkezinin Seyhan/ADANA olması nedeniyle davanın yetkili Adana Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini belirterek yetki itirazında bulunduğu, yapılan incelemede davacının merkezinin Gaziantep, davalının ise Adana olup, taraflar arasında yetkiye ilişkin bir sözleşme hükmü veya anlaşma olmadığı, bu durumda davanın ...'da görülmesini gerektirir yasal bir dayanağın bulunmayıp, davalının yetki itirazının HMK'nun 19/2. Maddesine uygun bulunduğu görülmekle, davalının yetki itirazının kabulü ile işbu davada HMK'nun 6. Maddesi uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi olan Adana Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili mahkeme olduğu anlaşıldığından mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmekle, buna ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının HMK'nun 19/2. Maddesi uyarınca yaptığı yetki itirazının KABULÜ ile, 2-Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin usulden REDDİNE, 3-Kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 4-Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kararın HMK'nun 331/2. Maddesi hükmü uyarınca yetkili mahkemece verilmesine, 5-HMK'nun 20. maddesi gereğince; kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, istinaf edilmesi ve başvurunun esastan reddi halinde istinaf kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurularak dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, aynı madde gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılması ile harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda karar verileceğine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2024