İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/474 E. 2023/537 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/474
Karar No
2023/537
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/474 Esas - 2023/537 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2023/474 KARAR NO : 2023/537 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE :... KATİP :... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :.... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/10/2018 KARAR TARİHİ : 13/09/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/09/2023 DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 22/10/2014 tarihli,...numaralı sözleşme düzenlendiği, sözleşmenin konusunun "...'in imalatının şartnamelere uygun yapılması, fabrika uygunluk ve kabul testlerinin yapılması, sözleşme konusu malın şantiyede montajı ve devreye alınması, saha kabul testlerinin yapılması ile malın kullanımına ilişkin operatörlerin eğitiminin yerine getirilmesi " olup sözleşme hükümleri ile tarafların hak, borç ve yükümlülüklerinin düzenlendiğini, davacı şirketin sözleşmeden kaynaklı tüm borç ve yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, 05/02/2015 tarihinde davalıya ... numaralı 510,000,00 USD tutarlı fatura düzenlenip gönderildiğini, faturanın kabul edilerek kayıtlara alındığını, davacı şirketin, davalının iş programı ve onay süreçlerine göre imalat ve kabul testlerini tamamladıktan sonra ...'da bulunan iş sahasına naklettiğini, montaj işlerini yerine getirdiğini, kabul tutanağı düzenleyerek sözleşme konusu edimlerini yerine getirdiğini, davacı şirketin ödemenin yapılmasını, davalıya sözlü ve yazılı olarak hatırlattığını, 17/05/2017, 05/11/2017 tarihli hesap mutabakatlarıyla, 51,000,00 USD ve 755,20 EURO alacaklı olduğuna ilişkin gerekli teyitleri aldığını ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını, davacı şirketin garantiden kaynaklı yükümlülüklerinin dahi sona erdiğini, ... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile, davalının alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi istediğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 22/10/2014 tarihli satın alma sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 8. maddesinde ödeme koşullarının belirlendiğini, dava konusu son ödeme olan %10 (51.000,00 USD) alacağın hangi halde ödeneceğinin sözleşmenin 8. maddesinde belirtildiğini, bu alacağın muaccel hale gelmesi için sözleşmede de ifade edildiği üzere davacı tarafından satılan vincin montajının tamamlanması, işletmeye alınması, muteber bankadan alınacak ve kesin kabul tarihinden itibaren 24 aylık garanti süresini kapsayacak sözleşme bedelinin %5'i tutarında kesin teminat mektubu sunulması şartlarının gerçekleşmiş olması gerektiğini ancak vincin kesin kabulünün idare tarafından yapılmadığını, sözleşme bedelinin %5'i tutarında 24 aylık garanti süresini kapsayacak kesin teminat mektubunun sunulmadığını, vinç imalatının ihale şartname ve dökümanına ve alıcı taleplerine uygun şekilde yapılmadığını, malın şantiyede montajı ve devreye alınmasının noksansız tamamlanmadığını, saha kabul testlerinden yeterli onayın alınamadığını, mal kullanımına ilişkin operatörlerin eğitiminin davacı tarafından yapılmayarak idare ve alıcı davalı tarafından kabul edilebilir halde teslimin gerçekleşmediğini, davacının sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getirmediği gibi vincin eksiksiz ve çalışır durumda tesliminin mümkün olmadığını, malın ihraç edilmek üzere satın alındığını, sözleşmenin 8.1 maddesinde ihracat faturasının düzenleneceğinin ifade edildiğini, faturanın kesilmesinin ve defterlere işlenmesinin tek sebebinin malın ihraç edilebilir hale gelebilmesi olduğunu, mutakabat belgelerindeki imzaların temsile yetkili kişilere ait olmadığını, borcun ödenmesi için öngörülen teminat mektubu şartı, hatasız montaj ve kesin kabul şartlarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine, asıl alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE : Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili isteğiyle girilen icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir. ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu hakkında faturadan kaynaklı bakiye cari hesap borcuna dayalı olarak 51.000,00 USD+755,20 EURO asıl alacak,12,861,78 USD+171,99 EURO işlemiş faiz olmak üzere 63.861,78 USD+927,19 EURO alacağın tahsili isteğiyle 12/09/2018 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin... esasına kayıtla yapılan yargılama sonucu, 12/06/2019 tarih,... sayılı kararla, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye konu vincin montajının 20/07/2016 tarihinde başladığı, 08/09/2016 tarihinde tamamlandığı, görsel testlerinin yapıldığı, vincin uygun şekilde çalıştığının tutanak altına alındığı, vincin 08/09/2016 teslim tarihinden ileriye doğru 24 aylık garanti süresini kapsar şekilde bir teminat mektubu verilmesi durumunda teminat mektubunun süresinin 08/09/2018 tarihinde dolacağı, bu tarihin icra takip tarihinden önce olduğu, bu tarih dolduktan sonra icra takibine geçildiği, takip tarihi itibariyle de vincin teslim tarihinden sonraki 24 aylık dönem süresini kapsar teminat mektubu verilmesinin mümkün olmadığı, sözleşmeye konu vincin tam ve eksiksiz olarak teslim edilip 24 aylık garanti süresi de geçmiş olup, bu aşamada teminat mektubu verilmesinin ve alacağın ödenmesi için bunun beklenmesinin yerinde olmadığı, ayrıca her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında 51.000,00 USD alacağın kayıtlı olduğu, davalı tacir olup, defterlerindeki kaydın delil teşkil edeceği, 51.000,00 USD borcun bulunduğu, ayrıca 755,20 Euro alacağın mal satışına ilişkin olup, faturanın her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu ve ödendiği hususunun da savunulmadığı gibi kanıtlanamadığı anlaşılmakla, asıl alacağa yönelik açılan işbu itirazın iptali davasının kabulüne, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş,... karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuş,... karar sayılı ilamı ile karar bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamında "TBK’nın 90 ncı maddesine göre, taraflarca kararlaştırılmamış veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça her borç doğduğu anda muaccel olur. Ancak taraflar ifa zamanını açık veya örtülü olarak belirleyebilirler. Borcun istenebilir hale gelebilmesi için muaccel olması, yani kararlaştırılmış ifa zamanının gelmiş olması gerekir. Alacaklı, ancak borcun muaccel olmasıyla borçludan ifayı isteyebilir ve borçluyu dava edebilir. Söz konusu açıklama somut uyuşmazlık bakımından değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.2 nci maddesine göre; takip konusu yapılan son ödemenin muaccel olması, sözleşme konusu vincin montajının tamamlanması ve işletmeye alınması ile birlikte muteber bir bankadan alınacak ve kesin kabul tarihinden itibaren 24 aylık garanti süresini kapsayacak, sözleşme bedelinin %5’i tutarında kesin teminat mektubu verilmesi şartına bağlanmıştır. Mahkemece, vincin 08/09/2016 tarihinde teslim edildiği, bu tarihten ileriye doğru 24 aylık garanti süresini kapsar şekilde bir teminat mektubu verilmesi durumunda teminat mektubu süresinin 08/09/2018 tarihinde dolacağı, bu tarihin icra takip tarihinden önce olduğu, bu tarih dolduktan sonra icra takibine geçildiği, takip tarihi itibariyle de vincin teslim tarihinden sonraki 24 aylık dönem süresini kapsar teminat mektubu verilmesinin mümkün olmadığı, alacağın muaccel hale geldiği belirtilmiş ise de, söz konusu tarihte vincin montajının tamamlanarak teslim edildiği sabit olmasına rağmen, sözleşme uyarınca işin kesin kabulünün ve kesin kabul tarihinden itibaren 24 aylık süreyi kapsayacak sözleşme bedelinin %5’i tutarında kesin teminat mektubu verilmesi şartlarının yerine getirilmediği anlaşılmıştır. İşin kesin kabulünün, icra takip tarihinden sonra 15.12.2008 tarihinde yapıldığı, takip tarihi itibariyle işin kesin kabulünün yapılmadığı anlaşılmış olup, alacak muaccel olmadan takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece, takip konusu yapılan 51.000,00 USD alacak için ... Karar ve 18.02.2022 tarihli kararı uyarınca, erken açılan davada davacının henüz hukukî yararı bulunmadığından, HMK’nın 114/1-h bendi uyarınca dava şartları arasında sayılan hukukî yararın bulunmadığı durumda, davanın esastan değil, HMK’nın 115/2. maddesi gereği usulden reddi gerektiği gerekçesiyle bu alacak kalemi açısından davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu alacak kalemi için de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur." denilmiştir. Mahkememizin ... esasına kayıtla bozma ilamına uyularak yargılama sürdürülmüştür. Mahkemece yapılan inceleme, uyulan Yargıtay bozma ilamı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin 8.2.maddesine göre; takip konusu yapılan son ödemenin muaccel olması, sözleşme konusu vincin montajının tamamlanması ve işletmeye alınması ile birlikte muteber bir bankadan alınacak ve kesin kabul tarihinden itibaren 24 aylık garanti süresini kapsayacak, sözleşme bedelinin %5'i tutarında kesin teminat mektubu verilmesi şartına bağlandığı, sözleşme uyarınca işin kesin kabulünün ve kesin kabul tarihinden itibaren 24 aylık süreyi kapsayacak sözleşme bedelinin %5'i tutarında kesin teminat mektubu verilmesi şartlarının yerine getirilmediği, işin kesin kabulünün, icra takip tarihinden sonra 15/12/2018 tarihi olduğu, takip tarihi itibariyle işin kesin kabulünün yapılmadığı, alacak muaccel olmadan takip başlatıldığı, bu nedenle takip konusu yapılan 51.000 USD alacak için erken açılan davada davacının henüz hukuki yararı bulunmadığından bu alacak kalemi açısından davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Dava konusu 755,20 Euro alacağa ilişkin olarak, mahkemece yapılan inceleme, bozma kararı öncesi verilen karar içeriği, bozma ilamı içeriği de nazara alınarak 755,20 Euro alacağın mal satışına ilişkin olup, faturanın her iki taraf defterinde kayıtlı olduğu ve ödendiği hususunun savunulmadığı gibi kanıtlanamadığı ve Yargıtay bozma ilamı kapsamı dışında kalmakla bu miktar için davanın kabulüne, itirazın iptaline, alacağın eser sözleşmesinden kaynaklı olduğu, dosya kapsamı itibariyle likit sayılamayacağından, kabul edilen miktar üzerinden davacının, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davalının reddedilen miktar üzerinden yasal koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 51.000,00 USD asıl alacak yönünden uyulan Yargıtay bozma ilamı içeriği de gözetilerek hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilmekle, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabulü ile, davalının... sayılı dosyasında itirazının 755,20 Euro asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarınca Euro mevduata birer yıllık dönemler itibariyle uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin 51.000 USD asıl alacak yönünden erken açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, Tarafların tazminat taleplerinin reddine, Alınması gerekli 362,86 TL harcın peşin alınan 3.329,37 TL ile icra veznesine peşin yatırılıp mahsup ettirilen 2.095,48 TL toplamı 5.424,85 TL'den mahsubu ile artan 5.061,99 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya geri verilmesine, Bozma kararı öncesi davalıdan tahsiline karar verilip, davalı tarafça yatırılan 16.274,51 TL'nin istek halinde davalıya iadesi için yazı yazılmasına, Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 3.290,20 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren %1,7'si olan 55,93 TL ile 35,90 TL başvurma ve 362,86 TL peşin harç toplamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan 5,20 TL vekalet tasdik harcı ve 49,10 TL posta ve tebligat giderinden ibaret toplam 54,30 TL yargılama giderlerinin %98,3’ü olan 53,38 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen miktar üzerinden A.A.Ü.T. Madde 13/2 uyarınca 5.311,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, usulden ret kararı verilen kısım için maktu 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/09/2023 Başkan ... Üye ... Üye... Katip... Yargılama Gideri Dökümü Davacı Vekalet Tasdik Harcı : 5,20 TL Posta Gideri : 185,00 TL Bilirkişi Ücreti : 3.100,00 TL + Toplam : 3.290,20 TL

Atıf: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/474, K. 2023/537, T. 13.09.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-474-e-2023-537-k-b0562805e9e4