İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/866 E. 2023/674 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/866
Karar No
2023/674
Karar Tarihi

T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/866 Esas - 2023/674 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2022/866 KARAR NO : 2023/674 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 20/12/2022 KARAR TARİHİ : 08/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/11/2023 DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; ... 5. Sulh Ceza Hakimliği'nin 26/10/2015 tarih ve 2015/4104 D.İş sayılı kararıyla müvekkili şirket dahil olmak üzere ...Holding Anonim Şirketi bünyesindeki grup şirketlerin tamamına kayyım atanmasına karar verildiğini ve şirketlerin yönetim organlarının yetkililerinin tümünün kayyım heyetine devredildiğini, devamında ... 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin 06/09/2016 tarih ve 2016/4628 D.İş sayılı kararı ile ...Holding bünyesindeki şirketlerde görev yapan kayyımların yetkilerinin TMSF'ye devrine karar verildiğini, müvekkili şirketin şu an itibariyle TMSF'nin idaresinde olup, TMSF'nin atadığı yönetim kurulu üyeleri tarafından yönetildiğini, müvekkili şirketin hissedarlarından ve eski yöneticilerinden olan davalının, müvekkili şirket hesabından kişisel harcamaları için çekmiş olduğu tutarların, davalı tarafça ödenmemesi nedeniyle söz konusu tutarlara ilişkin adat faizi tahakkuk ettirildiğini, adat faiz tahakkuk ettirilerek müvekkili şirketçe davalıya fatura edilen tutarların davalı tarafından ödenmemesi akabinde davalıya karşı ... 32. İcra Müdürlüğü'nün 2022/16482 sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine borca, ferilerine itiraz edildiğini ve ayrıca takibe konu faturaların zamanaşımına uğradığı ve borçlu olunmadığı iddia edilerek icra takibinin durdurulduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan kişisel harcamalara ilişkin faturaların, bu faturaya konu borçların ödenmemesi nedeniyle kesilen adat faturalarının ve davalının cari hesap ekstresinin incelenmesinden davalının icra takibine konu alacakların müvekkili şirkete ödenmediğinin anlaşılacağını, arabulucuya başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını, faturalar incelendiğinde görüleceği üzere davalının, eşinin, çocuklarının ve ailesel ilişkisi dahi olmayan üçüncü kişilerin Londra'ya gidiş uçak bilet ücretleri ile havaalanı transferleri için tam gün araç tahsisi ücretinin ...Holding tarafından karşılandığı ve hizmet alınan Bosfor Turizm İşletmecilik Anonim Şirketi tarafından müvekkili şirkete fatura edildiğinin görüldüğünü, davalının, kişisel harcaması olan ...-Dalaman uçak biletlerinin de müvekkili şirketin grup şirketlerinden olan ... Havacılık Ticaret Anonim Şirketi'ne kesildiğini ve 30/10/2015 tarihli fatura ile bu şirket tarafından müvekkili şirkete yansıtıldığını, söz konusu kişisel harcamaların müvekkili şirkete fatura edildiğini ve şirket tarafından karşılandığının açık olduğunu, davalı tarafından şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin, bir ortağa borç para verilmesinden ötürü, örtülü kazanç dağıtımı yönünden herhangi bir yaptırımla karşılaşmamak için emsal faiz oranını esas alarak adatlandırmak yöntemiyle faiz uyguladığını ve bunu davalıya adat faiz faturası olarak faturalandırdığını, davalının 29/04/2016 tarihli faturaya istinaden 3.431,48 TL ödeme yaptığını, bunun dışında başkaca bir ödeme yapılmadığını, dava konusu borca yönelik takas hakkının kullanılmış olduğu iddiasının yersiz ve hukuka aykırı bir iddia olduğunu belirterek itirazın iptaline, davalı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu istemin zamanaşımına uğradığını, TTK'nun 560.maddesinde belirtilen zamanaşımı süresinin dolduğunu, somut olayda davacı yanın ekte sunduğu faturalardan da görüleceği üzere fatura tarihlerinin 2015 yılına ilişkin olup, 2020 yılı tarihi itibariyle hem 2 yıl hem de 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, sorumluluk davası açılması için genel kurul kararı alınması gerektiğini, bu gereğin yerine getirilmediğini, mahkemenin yetkisiz olup yetkisizlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, aynı şekilde mahkeme görevsiz olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, dava değeri düşük gösterildiğinden eksik harç ikmal edilmediğinden davaya devam edilmesinin bu aşamada mümkün olmadığını, esasa ilişkin olarak da dava konusu faturanın kişisel harcama olmayıp genel yönetim gideri olduğunu, harcamaların fatura edilmesinin mevzuata aykırı olmadığını, Danıştay tarafından verilen kararlarda, holdinglerin ve benzeri kuruluşların, yaptıkları sözlü veya yazılı sözleşmelere istinaden iştirak ettikleri şirkete fatura ettikleri bu tür giderlerin, kurumlar vergisi matrahından indirilmesinin prensip olarak kabul edildiğini, söz konusu giderlerin kendi grup şirketi olan ... Havacılık Anonim Şirketi'ne kesilmesinin yasal olarak mümkün olduğunu, mevzuata aykırı bir durumun söz konusu olmadığını, holding niteliği taşıyan ve esas amacı iştirak ettiği şirketlerin teşkilatlandırılması, murakabesi ve inkişafı olan şirketlerin yaptığı giderin masraf sayılmasının caiz olduğunu, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında holdingler ya da grup şirketleri şeklinde faaliyet gösteren işletmelerin merkezlerinden, grup şirketlerine verdikleri hizmetler ya da masrafın yansıtılmakta olduğunu, holding tarafından bağlı şirketlere verilen hizmetler için fatura düzenlenmesinin zorunlu olduğunu, dava konusu giderlerin şahsi gider olarak iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Gelir Vergisi Kanunu'nun indirilecekler giderler başlıklı 40.maddesinin 1.fıkrasında ticari kazancın elde ettirilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, ticari kazançtan indirilebileceğinin açıklandığını, uçak kiralama sözleşmesinde de açıkça görüleceği üzere müvekkilinin seyahatlerini yönetim kurulu başkanı sıfatıyla yaptığını, ortada herhangi bir zarar söz konusu olmadığından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, yapılan harcamaların kişisel harcama olduğunun ispatının davacıya ait olduğunu belirterek davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde davanın esastan reddine, asıl alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE : Dava; TTK 553-555 maddeleri uyarınca açılan sorumluluk davasıdır. Davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 18/11/2022 tarihinde tarafların katılımıyla anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır. ... 32. İcra Müdürlüğü'nün 2022/16482 sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu hakkında 339.877,41 TL alacağın tahsili isteğiyle 18/10/2022 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine borca, faiz ve ferilerine, faturaya ve yetkiye itiraz edildiği anlaşılmıştır. Davalı taraf görev itirazında bulunmuş ise de, davanın sorumluluk davası olduğu, TTK'da düzenlendiği, mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla yargılama mahkememizce sürdürülmüştür. Davalı taraf icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itirazda bulunmuş ise de, davacı şirketin adresi ... olmakla, davanın niteliği de gözetilerek ... icra daireleri ve ... mahkemeleri yetkili olmakla, davalı tarafın yetki itirazı yerinde görülmediğinden, bu itiraz reddedilerek yargılama mahkememizce sürdürülmüştür. Davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, TTK'nun 560.maddesinde; "sorumlu olanlara karşı tazminat isteme hakkı davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği takdirden itibaren ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği tarihten itibaren zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirir, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır. " hükmüne haiz olup, iddiaya konu eylemin suç teşkil etme durumu da nazara alınarak, fatura tarihi ile dava tarihi gözetildiğinde zamanaşımı dolmadığından bu itiraz kabule şayan görülmemiştir. Davacı şirketin ticaret sicil özeti ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden celp edilmiş, yapılan incelemede şirketin Uğur Mumcu Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı 10. kilometre No:310 Yenimahalle/... adresinde faaliyet göstermek üzere 17/03/2004 tarihinde kurulduğu, ... 5. Sulh Ceza Hakimliği'nin 26/10/2015 tarih 2015/4104 D. İş sayılı kararı gereği şirketin yönetiminin TMSF'ye devredildiği, şirketin son yetkililerini gösterir belge suretinin ekte sunulduğu, Hamdi Akın İpek'in yetkililerden olduğu anlaşılmıştır. TTK'nun 479/3-c hükmünde, ibra ve sorumluluk davası açılmasına ilişkin genel kurul kararlarında pay sahiplerinin oyda imtiyaz hakkının geçerli olmayacağı, bu durumda sorumluluk davası açılması için alınmış bir genel kurul kararı gerekmekte ise de davacı şirketin TMSF'nin idaresinde olduğu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 133. madde hükmü de gözetilerek genel kurul kararı gerekmediğinden, genel kurul kararı alınması yönünde ara karar oluşturulmaksızın davanın esastan incelemesine geçilmiştir. Dosya üzerinde ve davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyeti 15/05/2023 tarihli raporlarında şirketin incelenen 2015-2016-2017 ve 2018 yılları ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunduğunu, ticari defterlerde ortaklardan alacaklar hesabından davalı Hamdi İpek'in 339.877,41 TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğunu bildirmişlerdir. Davacı vekiline 05/07/2023 tarihli oturum 1 numaralı ara kararı ile icra takibinin dayanağı faturaların ve davalı yönünden sorumluluk atfedilen fatura içerikleri ve adat faiz tahakkuku olarak belirtilen faturaların asıl faturalarının hangileri olduğu ve faiz tahakkukunun hangi dönemlere ait olduğunu belirtip açıklama yapıp tablo halinde sunmak üzere süre verilmiş, davacı vekili tarafından bu yönde dilekçe ve flash bellek sunulmuş, dosya mevcut bilirkişi heyetine tevdi edilerek, davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi, ayrıca davacı şirket cari hesabında davalı adına gözüken faturaların faiz tahakkuklarının hangi faturalara ait olduğu, faiz tahakkuk değer ve oranlarını da belirtir şekilde ve ayrıca yansıtma faturalarına esas harcamaları gösterir asıl faturaların değerlendirilmesinin de yapılmak üzere ek rapor alınmasına ilişkin ara kararı oluşturulup, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyeti 11/10/2023 tarihli raporlarında itirazlar değerlendirilip yapılan incelemeler sonucunda adata konu faturalardaki harcamaların şirketin ticari faaliyetiyle ilgili gider mi yoksa, davalı Hamdi Akın İpek'in şahsi gideri mi hususunun taraflarınca tespit edilemediğini, davacı tarafın adata konu edilen faturalara uygulamış olduğu faiz oranlarının TCMB adat faiz oranlarıyla uyuşmadığının tespit edildiğini ve düzenlenmiş adat tablosu ile davalının sunduğu adat tablosuna da yer verildiğini, yapılan incelemeler sonucunda ana para ve faiz borcu toplamının 159.415,78 TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir. Dava; davacı şirket eski yönetim kurulu üyesi davalının şirket yöneticisi olduğu dönemde şirket hesabından kişisel harcamaları için çekmiş olduğu tutarların ödenmemesi nedeniyle tutarlara ilişkin adat faizi tahakkuk ettirildiği ve adat faizi tahakkuk ettirilerek davalıya fatura edilen tutarlar için şirketin zarara uğradığı iddiasıyla sorumluluk davası kapsamında davalıdan tahsili isteğiyle geçilen icra takibine itirazın iptali davasıdır. 6102 sayılı yasa döneminde sorumluluk davası açan davacının/davacıların kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerin ihlalini, zararı ve sorumluluk süjelerinin kusurunu ispat etmek zorunda oldukları, 6762 sayılı yasa döneminde kanıt yükü davalı tarafta ise de 6102 sayılı TTK ile sorumluluk davasında kanıt yükü dava açan, sorumlu olduğunu iddia eden davacı taraftadır. Davacı taraf, şirket yöneticisi davalının yönetici olduğu dönemde kişisel harcamalar yaptığı halde şirket kasasından ödendiği iddiasıyla bu faturaların, adat faturası olarak davalı adına düzenlendiği, başlangıç faturalar ve adat faturalarından kaynaklı alacağın tahsili isteğinde bulunmaktadır. İcra takibine konu faturalar, adata konu olan faturalar, 19/10/2015 tarih 27.701,85 TL, 30/10/2015 tarih 52.828,41 TL, 30/10/2015 tarih -10.539,14 TL iade faturası, 02/11/2015 tarih 18.222,00 TL, 02/11/2015 tarih 4.998,00 TL, 02/11/2015 tarih 1.347,00 TL, 02/11/2015 tarih 3.559,01 TL bedelli olmak üzere toplam; 98.107,13 TL'dir. 6102 sayılı TTK'nun 558.maddesi ibra başlıklı olup, buna göre; ibra kararının genel kurul kararıyla kaldırılamayacağı, davacı şirket eski yöneticisi genel kurul kararlarıyla ibra edilmiş ise de, ibranın kapsamına giren hususlarda, sorumluluk davası açılmasına engel olacağı, genel nitelikteki ibranın kişisel harcamalar iddiasına konu işbu davada sorumluluk davası açılması yönünden engel oluşturmayacağı kanaatine varılmıştır. Mahkemece yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporları içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; 30/10/2015 tarih 52.828,41 TL bedelli faturanın ... Havacılık Ticaret Anonim Şirketi'nin 24/08/2015 tarihli faturasına istinaden yansıtma bedeli olarak düzenlendiği, uçak biletine ilişkin olduğu, 02/11/2015 tarih 18.222,00 TL bedelli faturanın otel rezervasyon bedeline ilişkin olduğu, 02/11/2015 tarih 4.998,00 TL bedelli faturanın havalimanı transferleri ve araç tahsis hizmet bedeline ilişkin olduğu, 02/11/2015 tarih 3.559,01 TL bedelli faturanın servis bedeline ilişkin olduğu, 19/10/2015 tarih 27.701,85 TL bedelli faturanın uçak bedellerine ilişkin olduğu, 02/11/2015 tarih 1.347,00 TL bedelli faturanın servis bedeline ilişkin olduğu, 23/08/2015 tarihli uçak kiralama sözleşmesinin açıklama kısmında yönetim kurulu başkanı ibaresinin yer aldığı, şirketlerin faaliyet konularına göre yapabilecekleri genel giderlerin değişiklik gösterebileceği, ortakların holding ve bağlı şirketlerinin yönetim kurulu üyesi olarak şirketleri yönetmekte olup, bu nedenle seyahat etme, konaklama ve temsil tanıtma giderlerinin yapılmasının işle ilgili harcamalar olmayıp, şahsi giderler olduğunun, kanıt yükünün davacı tarafta olup, adata konu faturalardaki harcamaların davalının şahsi giderine ilişkin olduğu hususunun kanıtlanamadığı, fatura içerikleri itibariyle ve uçak kiralama sözleşmesi içeriği de gözetildiğinde genel gider niteliğinde olabileceği anlaşılmakla kanıtlanamayan davanın reddine, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davalının yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, Davalının tazminat talebinin REDDİNE, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.000,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup 5411 sayılı yasanın 133 madde son fıkra hükmü uyarınca maktu 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.08/11/2023

Atıf: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/866, K. 2023/674, T. 08.11.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-866-e-2023-674-k-715f2cfe6d07