İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/571 E. 2022/392 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/571
Karar No
2022/392
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2020/571 KARAR NO : 2022/392 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI :... ... VEKİLİ : Av. ..... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 17/02/2015 KARAR TARİHİ : 05/07/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dilekçesiyle özetle; Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin,....Ortaklığına güvenlik hizmeti verdiğini, ortaklığın takip dayanağı fatura bedellerini ödemediğini, ...İş Ortaklığı adlı adi şirketin ortaklarının .... Olduğunu, borçlulardan ...ye 14/04/2014 tarihinde ödeme emrinin tebliğ olunduğu; itiraz üzerine ... esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, davalı borçlu İ....'ye daha sonra ödeme emrinin 26/03/2015 tarihinde tebliğ edildiği, yetkiye ve borca itiraz edildiğini, yetki itirazının haksız olduğunu, ...İş Ortaklığının ortaklarından ....'nin adresinin Ankara olduğunu, borçlulardan birinin adresinin bulunduğu .... Dairelerinin yetkili olduğunu, davalı borçlunun Osmaniye İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğu itirazının doğru olmadığını, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve dosyanın .... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir. ... sayılı kararı ile dava dosyasının .... esas sayılı dosyası ile HMK'nın 166.maddesi gereğince birleştirilmesine ve yargılamanın....esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar vermiş ve dosya mahkememize gelmiştir. Mahkememizin bu dosyasında 09/05/2016 tarihli tensip tutanağı ile dava dosyasının incelenmesinde; ... Mahkemesi'nce davalı müflis hakkında açılan davanın ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. mahkememizde görülmekte olan ... Esas sayılı dosyası ile hukuki ve fiili irtibatı olduğu gerekçesiyle birleştirme kararı verilmiş ise de mahkememizin ... esasında görülen davanın kayıt kabul davası niteliğinde olmayıp, itirazın iptali davası olduğu, yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve 15 günlük temyiz süresine tabi olduğu, oysa ki birleştirme kararı verilen kayıt kabul davasının basit yargılama usulüne ve 10 günlük temyiz süresine tabi olduğu yargılama usulü, temyiz süreleri ve temyiz mercileri farklı olan davaların birlikte görülüp hükme bağlanmasının olanaklı olmadığı, dolayısıyla davalar arasında hukuki ilişki varsayılamayacağı, bu yönüyle birleştirme kararının yasaya aykırı olduğu görülmekle birleştirilmesine karar verilen dosyanın tefriki ile mahkememizin .... esas sayılı numarasına kaydedilmiş ve bu dosya üzerinden yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır. DAVAYA CEVAP: Davalı vekili davaya cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili ... Hakkında...esas sayılı dosyası ile 10/07/2015 tarihinde iflasına karar verildiği ve .... Müdürlüğü'nün ... dosyası ile iflas kararının açıldığı, dava dilekçesi ve tensip zaptının iflas idaresine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı taraf arasında hiç bir şekilde yetki şartı içeren sözleşme imzalanmadığını, bu davanın yetkisiz olan...mahkemelerinde açılmış olduğunu, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini ve müvekkili hakkında iflas kararı verildiği için yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, faturanın gönderilmiş olduğunu kabul etmemekle beraber davacı taraf ile müvekkili arasında bir alacak doğuracak şekilde bir akdi ilişki doğduğunun göstergesi olmadığını, faturaların teslim edildiğinin davacı tarafça yazılı delille ispat olunması gerektiğini, müvekkili tarafından davacıdan herhangi bir hizmet veya mal alımı söz konusu olmadığı gibi davacı tarafa mal veya hizmet sağlamanın da söz konusu olmadığını açıklayarak davanın reddi ile davacı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini ve mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı şirket ile ...İş Ortaklığı ünvanlı şirkete güvenlik hizmeti verildiği, ...İş Ortaklığı adi şirketin ortaklarının ... Olduğu ve ortaklara takip başlatıldığı, borçlulardan ...'ye 14/04/2014 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiği, bu borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine .... esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı ve derdest olduğu, davalı borçlu...'ye daha sonra ödeme emri 26/03/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından yetkiye ve borca itiraz edildiği nedenle bu davanın açıldığı ve itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. .... sayılı kararında davacı ..., davalılar ...., ve feri müdahiller olduğu, dava iflasın açılması olup, davanın kabulü ile B...'nin iflasına, iflasın 10/07/2015 günü saat 13:49 itibariyle açılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. ... sayılı kararında davacı K...davalı... olup dava konusunun iflasın açılması olduğu ve yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, kararın süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edildiği ve dosyaya sunulmuş olan Y... sayılı ilamı incelendiğinde, "Davacı vekili, taraflar arasında... sözleşmesine dayalı bir ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, ticari ilişkiye dayalı olarak davalı tarafından müvekkiline 10.05.2013 tarihli 100.000,00 TL bedelli çek verildiğini, çekin karşılıksız olduğunu, müvekkili şirketin çeke ilişkin borcu ödemesi için borçluya birkaç defa başvuruda bulunmasına rağmen borçlu şirketin ödemeyi yapmadığını, borçlu şirket hakkında kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takibe geçildiğini, ödeme emri gönderildiğini, borçlu şirketin söz konusu ödeme emrine itirazda da bulunmadığını ileri sürerek, davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. etmiştir. Davalı vekili, iflas ödeme emri usul ve yasaya uygun olarak tebliğ edilmeden açılan iflas davasının reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, doğrudan doğruya iflası istenilen.... Şirketine yönelik yapılan yoğun icra takiplerinin bulunduğu ve iflasa konu olan alacak miktarının 2 yıla yakın bir sürede ödeyememiş olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, davacı şirketin başlatmış olduğu kambiyo senedine dayalı iflas yolu ile takibini ıslah ederek davalı şirketin doğrudan doğruya iflası talebine ilişkindir. 2-Davalı vekili, yargılama sırasında alacağın varlığına ve depo kararına hesap şekli ve esas itibariyle itiraz etmiş, ödeme belgelerinin değerlendirilmediğini savunmuş olup; mahkemece, savunmaları ve itirazları karşılar şekilde, davalının gerçek borç ve ödeme miktarlarının tespiti için rapor aldırılmadığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece, uzman bir bilirkişi heyeti seçilerek, davalının savunmaları, sunduğu ödeme belgeleri ile raporlara itirazları da karşılayacak şekilde taraf şirketlerinin defter, kayıt ve belgeleri ile hesapları üzerinde inceleme yapılarak, uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır. 3-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir" şeklinde belirtilerek hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. .... esas sayılı dosyasında ...arar sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine de karar verilmekle davanın mahkemenin belirtilen esasına kaydı yapıldığı ve bozma kararına uyulup uyulmama konusunun duruşmada dikkate alınmasına karar verilerek yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır. .... Mahkemesi'ne talimat yazılarak davacı ticari defterleri ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması istenilmiş, sunulan bilirkişi raporunda özetle, davacının dava tarihi itibariyle ...İş Ortaklığından 151.722,61 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği ve buna ilişkin hizmet faturalarının kaydedilmiş olduğu, davacının icra takibine dayanak yaptığı 4 adet faturanın 2013 senesinde 4 farklı yevmiye işlemi ile davacının defterlerine kayıt edildiği, ticari ilişkinin başı 31/07/2012 tarihinde ilişkinin sonlandırıldığı, 23/09/2013 tarihine kadar fatura, havale, çek ödemeleri şeklinde cari hesapların devam ettiği, sonuçta davacının davalıdan 151.722,61 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, davacının icra takibine konu yapmış olduğu 97.707,28 TL alacağın davacı ticari defterlerinde mevcut olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı ticari kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yapılması için .... Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış, talimat yazı cevabında ...Mahkemesine müzekkere yazılarak mahkemelerinin ...esas sayılı dosyası ve ekinde bulunan ....'ne ait 2012 - 2013 yılları ticari defterlerinin mahkemeye gönderilmesi istenmiş ancak ....yazılan yazı ile ... Mahkemesine talimat yazılarak defterler üzerinde inceleme yaptırılmış olduğu ve ...'ye ait herhangi bir ticari defterin dosyada bulunmadığı bildirilerek talimatın bila ikmal gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır. ....karar sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma kararına karşı karar düzeltme yoluna gidildiği ve ...Dairesi'nin 14/02/2019 tarih ve esas no...karar no:...sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği ve bu durumda bozma kararının kesinleşmiş olduğu, iflasın açılması ile birlikte davalı şirketin taraf ehliyetini yitirdiği, yerine iflas dairesinin geçtiği ancak bozma kararının kesinleşmesi sebebiyle iflas dairesinin temsil yetkisinin de İ.İ.K. 164.maddesi gereğince son bulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin ... Karar No: ... sayılı kararı ile davacı tarafça davalı aleyhine açılan bu davanın yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibi bulunmadığı nedenle, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. kanun yoluna başvurulmuştur. ....sayılı kararı ile; "Somut olayda, davalı yan süresinde icra dairesinin yetkisine itirazda bulunmuş ise de yetkili icra dairesi olarak sözleşmede münhasıran kararlaştırılan Diyarbakır icra dairelerini değil şirket merkezinin bulunduğu ....icra dairesini bildirmiş olup İlk derece Mahkemesince, davalı tarafın icra takibine itirazında yetkili icra dairesini doğru olarak bildirmediği gözetilerek usulsüz yetki itirazına değer verilmek suretiyle anılan şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddi ile uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden HMK m. 353/1,a.4 gereğince kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir." şeklinde belirtilerek mahkememiz kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkememize gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce ....) talimat yazılarak, davalı şirketin uyuşmazlık dönemi olan 2012-2013 yıllarına konu ticari defter ve belgeleri ibraz etmesi, ibrazında güçlük var ise, defterlerin bulunduğu adresi ve zimmetinde bulunduran kişinin adı ve adresi ile iletişim bilgilerinin mahkememize sunmak üzere HMK 222/3 maddesi uyarınca bu ihtarı içerir tebligat çıkarılmış, tebligata bu süre içerisinde delilleriyle birlikte ibraz edilmemesi veya kabul edilebilir bir mazeret gösterilmemesi durumunda davacı tarafın kayıt ve belgelerinin itibar edileceği hususunun ihtaren ... tarafından HMK 222. Maddesi uyarınca tebligat çıkarılması hususunda talimat yazıldığı ancak dönen talimat cevabında davalı şirketin 2 haftalık kesin süre içerisinde usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen ticari defterleri mahkemesine sunmadığı ve bulunduğu yeri de bildirmediği anlaşılmıştır. ...Mahkemesi'ne UYAP üzerinden yazı yazılarak Esas No: ....ayılı kararı kesinleşme şerhi ile birlikte gönderilmesi istenilmiş, kararda "davacı tarafın dava ve ıslah dilekçeleri doğrultusunda mahkememizce ... karar sayılı dosya kapsamında davalı İpek İnş. Şirketinin iflasına yönelik hüküm kurulmuş ilgili hüküm .... Karar sayılı ilamı ile gerçek borç ve ödeme miktarlarının tespit edilerek ödeme belgeleri ile davalı şirkete ait ticari defter kayıtları üzerinden uzman bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak değerlendirme yapılması yönünde bozulmuştur. Mahkememizce ilgili bozma ilamına uyularak dosya alanında uzman bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, tanzim olunan raporda; davalı şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yapıldığı bu nedenle davalı şirket lehine delil olma özelliğine haiz olduğu belirlenen defterler ve dosya kapsamındaki delillerin incelenmesi sonucunda davalı ...Şirketinin aktifinin pasifinden fazla olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce incelenen raporun denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Davacının iflas sebebi olarak öne sürdüğü borca batıklık, 6102 sayılı TTK 'nın 376/3. maddesinde gösterilen şekilde varlıkların rayiç değerine ve İİK’nın 178/1. madde ve fıkrasında belirtilen alacaklılar listesinde gösterilenler ile gerçek anlamda tespit edilebilecek diğer borçların tutarına göre belirlenmelidir. Borca batıklıktan kurtulma ise tüm borçların ödenmesi anlamına gelmeyip, aktifin pasiften fazla olmasını ifade eder. İcra İflas Kanunu'nun 179. Maddesi, sermaye Şirketleri (Anonim Şirketler, Limited Şirketler ve sermayesi paylara bölünmüş Komandit Şirketlerdir) ile kooperatiflerin borçlarının aktifinden fazla olması halinde doğrudan iflasını düzenlemektedir. Mahkememizce konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan ve teknik, detaylı ve denetime elverişli rapor sonucuna göre davacı şirketin borca batık olmadığı anlaşıldığından davacının iflası istemli davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak" şeklinde belirtilerek davanın reddine karar verildiği ve kararın tarafların temyiz etmemesi üzerine 12/10/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. ....ne talimat yazılarak davacı ticari defterleri ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması istenilmiş, sunulan bilirkişi raporunda özetle, davacının dava tarihi itibariyle ... Ortaklığından 151.722,61 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği ve buna ilişkin hizmet faturalarının kaydedilmiş olduğu, davacının icra takibine dayanak yaptığı 4 adet faturanın 2013 senesinde 4 farklı yevmiye işlemi ile davacının defterlerine kayıt edildiği, ticari ilişkinin başı ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. 31/07/2012 tarihinde ilişkinin sonlandırıldığı, 23/09/2013 tarihine kadar fatura, havale, çek ödemeleri şeklinde cari hesapların devam ettiği, sonuçta davacının davalıdan 151.722,61 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, davacının icra takibine konu yapmış olduğu 97.707,28 TL alacağın davacı ticari defterlerinde mevcut olduğunun bildirildiği anlaşılmış, O.... sayılı kararı ile "Davacının iflas sebebi olarak öne sürdüğü borca batıklık, 6102 sayılı TTK 'nın 376/3. maddesinde gösterilen şekilde varlıkların rayiç değerine ve İİK’nın 178/1. madde ve fıkrasında belirtilen alacaklılar listesinde gösterilenler ile gerçek anlamda tespit edilebilecek diğer borçların tutarına göre belirlenmelidir. Borca batıklıktan kurtulma ise tüm borçların ödenmesi anlamına gelmeyip, aktifin pasiften fazla olmasını ifade eder. İcra İflas Kanunu'nun 179. Maddesi, sermaye Şirketleri (Anonim Şirketler, Limited Şirketler ve sermayesi paylara bölünmüş Komandit Şirketlerdir) ile kooperatiflerin borçlarının aktifinden fazla olması halinde doğrudan iflasını düzenlemektedir. Mahkememizce konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan ve teknik, detaylı ve denetime elverişli rapor sonucuna göre davacı şirketin borca batık olmadığı anlaşıldığından davacının iflası istemli davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak" şeklinde belirtilerek davanın reddine karar verildiği ve kararın tarafların temyiz etmemesi üzerine 12/10/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan yukarıda ayrıntılı olarak anlatılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak değerlendirilmiş, .... Mahkemesinin yukarıda belirtilen gerekçeli kararında davalı ...şirketinin İ.İ.K. 177. Maddesi hükmü uyarında doğrudan doğruya iflas talebine ilişkin davasında, davanın reddine karar verildiği ve kararın 12/10/2021 tarihinde kesinleştiği değerlendirilmiş, her iki tarafın da tacir olduğu, ticari davalarda ticari defterlerle sözleşme ilişkisi ve alacak miktarının ispatı mümkün olduğu, ticari defterlerin kesin delil olduğu, bir sözleşme ilişkisi sözleşmenin esaslı unsurları üzerinde tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile kurulacağı, 6100 sayılı HMK 219 maddesine göre her iki tarafın ellerindeki belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorunda oldukları, HMK 222. maddeye göre bir tarafın verilen süre içerisinde o belgeyi ibraz etmemesi halinde mahkemece o tarafın amacı değerlendirilerek diğer tarafın o belgelere ilişkin açıklamaları kabul edilebileceğinin ön görüldüğü, her iki tarafın tacir olduğu, ticari işletmeleri ile ilgili olduğu, ticari defter ve belgelerle sözleşme ilişkisi veya alacağın miktarının ispatının mümkün olduğu, sunulan ticari defterler ve yazılı belgelerin aksinin ancak yazılı ve kesin delillerle de ispatı mümkün olabileceği anlaşılmakla, bu durum karşısında taraflar arasında sözleşme ilişkisinin mevcut olduğu, sözleşmeye konu güvenlik hizmetinin davacı tarafça, davalı tarafa verilmiş olduğu ve faturaların davalı tarafça itiraz edilmeksizin kabul edilerek ticari defterlere işlendiği ve fatura bedelinin ödendiğinin kanıtlanamadığı anlaşılmakla, takibe konu alacak likit bir alacak olduğu da anlaşılmakla icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiği, .... Esas sayılı takip dosyası ile ilgili olarak, davalının itirazının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; 97.707,28 TL asıl alacak üzerinden iptaline ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; .... Esas sayılı takip dosyası ile ilgili olarak, davalının itirazının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; 97.707,28 TL asıl alacak üzerinden iptaline, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında 19.541,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 6.674,40-TL harçtan 1.253,07-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 5.421,33-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 496,50-TL posta ve tebligat gideri, 500,00 TL bilirkişi ücreti, 4,10-TL vekalet tasdik harcı olmak üzere toplam 1.000,60-TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden (% 94,20 kabul) 942,57-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacının dava açarken ödediği 1,253,07-TL peşin harç ve 27,70-TL başvurma harcının ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 13.232,19-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddedilen bölümü yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın talep halinde ilgilisine iadesine, Dair Davacı Vekili Av. Y....yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde... Mahkemesi'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/07/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/571, K. 2022/392, T. 05.07.2022, www.arakarar.com/karar/ankara-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-571-e-2022-392-k-cd146a838f45