İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/286 E. 2025/363 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/286
- Karar No
- 2025/363
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/286 Esas - 2025/363 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/286 KARAR NO : 2025/363 HAKİM : ...... KATİP : ...... DAVACI : ...... VEKİLLERİ : Av. ...... Av. ...... DAVALI :...... VEKİLLERİ : Av. ...... Av. ...... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 05/11/2024 KARAR TARİHİ : 02/05/2025 KARAR Y.TARİHİ : 06/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı belediyenin 5393 sayılı ... kapsamında faaliyet yürüttüğünü, 5779 sayılı ...... Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkındaki Kanunun 1. Maddesi gereği davacı belediyeye bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden pay verildiğini, bahsi geçen payların davalı banka üzerinden davacı belediyeye aktarıldığını, yapılan incelemelerde ..., ..., ..., ... ile ... davacı belediye paylarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil yoluna gittiğini, davalı bankanın adı geçen kurumlara davacı belediye paylarından gönderdiğini, ancak davalı bankanın davacı belediye borçlarına istinaden diğer kamu kurumlarına yasa gereği kesinti yapmak suretiyle ayın 10. Günü mesai saati bitimine kadar gönderilmesi gereken bedelleri geciktirmek suretiyle ayın 30. Günü gönderdiğinin tespit edildiğini, davalı bankanın geç ödeme yapması nedeniyle bazı kurumlar tarafından gecikme zammı uygulandığını, davacı belediye tarafından ilgili kurumlara Ekim 2022 tarihinde fazladan 2.676.771,10 TL gecikme zammı ödemesi yapıldığını, fazladan yapılan bu ödemenin davalı bankadan talep edildiğini ancak davalı tarafından taleplerin alacaklı kurumlara yöneltilmesi gerektiğinin bildirildiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimidliki 100.000,00 TL'nin geç ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak gecikme zammı ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde; eldeki davada görevli mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, 6107 sayılı ... A.Ş Hakkında Kanunun 1. Maddesine göre yetkili mahkemenin ...... Mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden itirazları bulunduğunu, işbu davanın davalı bankaya karşı yöneltilemeyeceğini eldeki davanın kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını beyan ederek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava, 5779 sayılı Kanun gereği diğer kamu kurumlarına olan borçların davalı tarafından geç ödenmesinden kaynaklı kamu zararının tazmini istemine ilişkindir 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır. Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK.'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, re'sen incelenir. Mahkemelerin görevi, ancak kanunla (6100 s. HMK m.1) düzenlenir. Görev ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir Kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir (HGK 14.04.2004 tarih ......sayılı kararı). Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava 5779 sayılı Kanun gereği diğer kamu kurumlarına olan borçların davalı tarafından geç ödenmesinden kaynaklı kamu zararının tazmini istemine ilişkin olup, davacı ... tacir olmaması, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Bankacılık Kanunun hükümlerine tabi bir sözleşmeden kaynaklanmadığı, uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmıştır. Bu halde, Mahkememiz görevli olmadığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1, 20. maddeleri uyarınca, görevli ...... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM 1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesi ve iki haftalık yasal sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ...... Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK.323 ve 331 maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/05/2025 Katip ...... e-imza Hakim ...... e-imza