İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/26 E. 2025/403 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/26
- Karar No
- 2025/403
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/26 Esas KARAR NO : 2025/403 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ...- ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... T.C. ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/01/2025 KARAR TARİHİ : 14/05/2025 KARAR Y.TARİHİ : 29/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı tarafın, ... E. icra dosyanın asıl borçlusu olan ... Şirketi yerine, haksız olarak davacı ... Şirketi aleyhine icra takibi başlattığını, davacı tarafça takibe itiraz edilmiş ise de, itirazın kaldırılmasına veya iptaline yönelik bir karar almaksızın haciz işlemlerinin devam ettirildiğini, davacı şirketin, ödeme emrinde iddia ettiği borcın ... Şirketi 'ne ait olduğunu, davacı şirketin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirketin haciz baskısı altında davalıya bir kısım ödemeler yapmak zorunda bırakıldığını, haciz esnasında şirket yetkilisi veya vekili bulunmaması nedeniyle istihkak iddiasında bulunulamadığını belirterek, haksız tahsil edilen 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklanan davacının sağlayacağı hizmet nedeniyle sözleşmenin yapıldığı gün davalının davacıya 100.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının ödeme yapmasına rağmen davacının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, sözleşmede kararlaştırılan ve satışı yapılan ürünlerin davalıya teslim edilmediğini, bu durumda davacı yanın temerrüde düştüğünü, 23.12.2024 tarihinde davaya konu icra takip dosyasından ... Şirketi'ne taşınır haczi ve muhafaza işlemi yapılması talebi gönderildiğini, borçlu adresine gidilerek mahalde davacı vekili ile görüşülmüş ve borca karşılık 50.000 TL ödeme yapıldığını, ödeme yapıldıktan sonra açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, davalının tacir olmaması nedeniyle görev itirazlarının bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacı tarafından davalıya haksız haciz nedeniyle ödendiği iddia edilen bedelin ve muhafaza altına alınan malların geri verilmesi ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerinde görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında Bölge Adliye Mahkemesi'nce re'sen incelenir. ...'nın 24/01/2025 tarihli cevabi yazısında davalı ...'nun ... olduğu, ortaklı ve yöneticilik bilgisi, en son verdiği 2021 hesap dönemine ait yıllık gelir vergisi beyannamesi bilgisinin bulunduğu bildirilmiştir. ... cevabi yazısında, davacının esnaf kaydına rastlanmadığı, ...'nün cevabi yazısında ise davacının sicil kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir. Dosya içerisinde toplanan tüm deliller ve diğer belgelerin incelenmesinde dava konusunun haksız haciz nedeniyle ödenen bedelin iadesi isteminden kaynaklanan uyuşmazlıkta davalı tarafların TTK 12, 16 maddeleri kapsamında kalan tacir olmadığından mutlak ticari dava sayılmadığından,, taraflar arasında TTK'da düzenlenen ticaret mahkemesinin görevli olmasını gerektiren bir sözleşme bulunmadığı anlaşılmakla açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1, 20 maddeleri uyarınca, görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : 1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesi ve iki haftalık yasal sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK.323 ve 331 maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/05/2025 14/05/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı