İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/714 E. 2024/561 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/714
- Karar No
- 2024/561
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/714 KARAR NO : 2024/561 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 17/04/2024 KARAR TARİHİ : 04/10/2024 KARAR Y.TARİHİ : 08/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/09/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı ve aracın kullanılamamasından kaynaklı mahrumiyet bedeli ortaya çıktığını, meydana gelen kazada davalı sigorta şirketine sigortalı davalı şirketin maliki ve diğer davalının sürücüsü olduğu aracın %100 kusurlu olduğunu beyan ederek davalı ... ve davalı ... yönünden 100,00 TL araç mahrumiyet zararının davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın araç mahrumiyeti tazminatı talebinde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava, davacıya ait araca davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarparak hasar görmesine neden olduğu iddiasına dayalı ödenmeyen değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizin .... E, ve 02/10/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilini araç mahrumiyeti zararına yönelik taleplerinin tefrikine karar verilerek yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerinde görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında Bölge Adliye Mahkemesi'nce re'sen incelenir. Dosya içerisinde toplanan tüm deliller ve diğer belgelerin incelenmesinde dava konusunun trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyet bedelinin tahsili isteminden kaynaklanan uyuşmazlıkta davalı tarafların TTK 12, 16 maddeleri kapsamında kalan tacir olmadığından mutlak ticari dava sayılmadığından, açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1, 20 maddeleri uyarınca, görevli ve yetkili .... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM 1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesi ve iki haftalık yasal sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK.323 ve 331 maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/10/2024 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza